16 Eki 2018

Beni Bu Kadar SEVME Anne


Yine bir Ahmet NAÇ kitabı ve ben yine okumanız için gerekirse yalvaracağım bir yazı yazacağım :)

Diğer kitabı hakkında yazdığım yazı linkini de ekliyorum hala okumadıysanız çok şey kaçırıyorsunuz :) GÖLGE

Kitap sadece anne babalara değil tüm öğretmen ve eğitmenler içinde güzel bir kaynak olarak kullanılacak şekilde yazılmış diyebilirim.

"Çocuğum ne isterse olsun yeter ki mutlu olsun demek ezberlenmiş bir söylemden başka bir şey değildir. Kolaycılıktır, amatörlüktür, geçiştirmektir. Kendine iyi bir anne baba sanmanın, rahatlamanın ucuz bir yoludur. Senin görevin çocuğunun ne istediğine karar verebilmesini sağlayacak ortamları oluşturmaktır ve bu ortamlar en doğru şekilde hareket edebilmektir. Ne istediğine en doğru şekilde karar vermesi için hazır olmasını sağlamaktır. Annelik, çocuğunu hayata hazırlamak değildir. Onun hayata hazır olmasını sağlamaktır.
Ne istediğini bilmeyen, tam anlamıyla bir birey olamamış çocuğun gelecekte hangi mesleği yaparsa yapsın mutlu olma şansı yok, başarılı olma şansı da yok. Mutlu ve başarılıyım dedikten sonra asıl başarı ve mutluluğu acıyla tecrübe edecektir, çok geç kaldığını anlayarak."

Bu satırlar beni çok etkilediği ve bir an "onların iyiliği için yapıyorum" dediğim bir çok davranışımın onlara ileride zarar vereceğini düşünmek canımı yaktı.

Mesela Yağız kitap okumayı çok sever ve ben ona her zaman açık çek veririm yeter ki benden kitap iste iki elim kanda olsa alırım senin için YETER Kİ OKU... İşte bunun yanlış olduğunu da bu kitap sayesinde öğrendim. Aylık olarak harçlık verdiğim çocuk isterse parasını toplayıp istediği kitabı alabilir. Ve kendi emek harcayarak sahip olduğu kitabın kıymetini daha iyi bilir. Kitapta bu kısmı Yağız ile birlikte okuduk oda kabul etti ve şuan para toplayıp kitap alma çabası içinde. Çocuklara fırsat verilirse başaramayacakları hiç bir şey yoktur.

DÜŞMESİNE izin verdikleri çocuklarının DÜŞÜNMELERİNE izin vermiyorlar!

Bu cümleyi tekrar tekrar okudum. Evet bebekken düşmesine izin verdim ve düşe kalka yürümeyi öğrendi fakat şimdi düşünmesine ne kadar izin veriyorum diye bayağı kendimi sorguladım. Ben bu konuda hatalarım olmasına rağmen doğru bir yol izlediğimi düşünüyorum. Çünkü Yağız'a hep sorumluluk vererek, yapabileceği şeyler konusunda "dur ben yapayım"demeyerek büyüttüm. "Yapamam ben bunu sen yapar mısın anne" dediği her şey de ona sarılıp DENEMEDEN bilemezsin dedim. Bana kızarak tekrar tekrar denediği her şeyi yapmayı başardı. Çözümlerini kendileri bulabilecekleri çocuklar yetiştirmek en büyük amacımdı. Bu kitapta ısrarla bunu vurguluyor. Kendinize bağımlı çocuklar yetiştirmekten acil vazgeçmek zorunda olduğumuzu anlatıyor.

"Ömrü boyunca belli alanlarda başarı kaydeden yüksek zekalı çocukların gittikleri üniversiteler, sahip oldukları meslekler elbette büyük bir başarıdır. Ama bunu yaparken ödedikleri bedel onları mutluluktan edebilir. En azından sahip olabilecekleri mutluluğun çok daha azına razı olacaklar ya da hiç keşfedemeyecekler hayatın güzelliklerini."

Gerçek mutluluk her zaman başarıda saklı değildir. Başarılı olsun diye çocukların tepelerine dikilirken milyonlarca kere düşünmek gerekli.

Kitapta mutluluğun tarifi şu şekilde;
"Çok basit. Mutluluk, mutsuz olmamaktır. Mutsuz olmayı kabullenmemektir. Mutsuz olmasına izin ver ki mutlu olmayı öğrenebilsin. Gözyaşını silme onun yerine, gözlerindeki yaşları kendi silip devam edebilsin yoluna. Devam edebilsin ki hayatı boyunca ona engel olmasın hiçbir şey. İstediği olmadığında teselli edebilsin kendini başkalarının tesellisine ihtiyaç duymadan. Yolunu kaybettiğinde, "her zaman başka bir yol daha vardır" diyebilsin ve bulsun o yolu."
"Bir gün oyuncağını kaybettiğinde üzülüp ağlayacak. Bir gün de mesleğini icra ederken istediklerini yapamadığında üzülecek. Vazgeçmeyip dış etkenlere bahane bulmadan yoluna devam etmesi, oyuncağını kaybettiğinde yapmış olduğun anneliğe bağlı olacak."
"Mutluluk, tam olarak mutsuzluk durumundan kurtulabildiğin ölçüde senin olur. Bu bir beceridir ve deneyimle öğrenilir. Vakit varken öğrenmesine izin ver."

Yine Yağız dan örnek vermem gerekirse ders çalışmadığında sorumluluk onun oluyor geçtiğimiz yıllarda bunu deneyimledi çok düşük not aldı ve ben asla neden?? demedim bu onun sorumluluğu aldığı nottan mutlu olup olmamakta onun elinde ve o aldığı nottan çok mutsuz oldu. Şimdi bir daha o mutsuzluğu yaşamamak için sınav dönemlerine çok daha sıkı çalışıyor. Arada çocuğun düşmesine gerçekten izin vermek gerekiyor. Neden 100 değil, neden çalışmıyorsun, neden ödev yapmıyorsun...
Böyle bir şey yok bizim evde bu yüzden ödev kavgalarımız hiç olmuyor.

Elimden gelse kitabın her bir satırını buraya yazarım :) Gerçekten çok etkilendim.
Çocuklar bizim malımız değil biz sadece onları hayata hazırlayan yol arkadaşlarıyız biz olmadan da ayakta durabilmeyi onlara en iyi şekilde öğretmek bizim en büyük görevimiz olmalı. Ve bu yolda çocuklardan önce kendimizi eğitmeliyiz.

Sevgiler,








devamı »

11 Eki 2018

Tüp Bebek Tedavisi Kaç Defa Denenebilir?



Yakın zamanda Amerika'da yapılan bir çalışmaya göre; hamile kalmaya çalışan bir kadının, her bir tüp bebek tedavisi döngüsünde, başarı şansı artmaktadır. Peki, tüp bebek tedavisi kaç defa denenebilir?

Tüp bebek tedavisinin birkaç adımı vardır. Öncelikle, bir kadının yumurtalığı, hormonlarla uyarılır. Daha sonra yumurtalar, cerrahi olarak alınır. Ardından, laboratuvar ortamında döllenir ve bir ya da daha fazla embriyo kadına aktarılır ya da daha sonra kullanılmak üzere dondurulmaktadır.

İlk Döngü Bir Denemedir

Hormonlarınız test edilmiş, yaş, endometriozis ya da kısa adet döngüleri gibi belirli sağlık sorunları hesaba katılmış olsa da; doğurganlık, denemeye başlayana kadar doktorların sonucunu bilmediği tek alandır. Birçok hasta için, ilk tüp bebek döngüsü, muhtemelen bir deneme çalışması olacaktır. Hiç kimse ilaçlara nasıl tepki vereceğinizi, yumurtalarınızın nasıl gelişeceğini veya nasıl dölleneceğini bilemez.

Sonraki Denemelerde Aynı Protokolü Uygulamayın

Başarısız bir tüp bebek tedavisinden sonra, doktorunuza ne yapacağınızı sorun. İlaçlarınızı mı değiştireceksiniz? Yoksa dozunu mu? İlk denemede, yumurtaların hiç biri döllenmediyse, farklı bir yöntem denenebilir. Bu nedenle, başarısız bir tedavi sonrasında, ikinci denemenizde daha farklı bir yol izlemeniz gerekebilir.

Bir Klinikte En Fazla Üç Deneme Yapın

İkinci tüp bebek tedavisi döngüsünde, seçtiğiniz kliniğin, uygun bir protokolün uygulanması için yeterli bilgiye sahip olması gerekir. Üçüncüsünde ise, sizin üzerinizde uzman olmaları gerekir. Her seferinde aynı yaklaşımı kullanarak, üçten fazla tüp bebek tedavisi girişi yapılması nadiren tavsiye edilir.

Bir Yerde Bırakmalı Mı?

İstatistiksel olarak, iyi bir yumurtalık rezervi ve canlı spermi olan bir partneri olan 40 yaşında altındaki sağlıklı bir kadın için; tüp bebek tedavisinde, üç denemenin sonunda bebek sahibi olma şansı %70'tir. 40 yaşın üzerindeki kadınlar için oranlar, bunun yarısı kadardır. Ancak, bazı çalışmalarda, belirli bir sayıda, yaklaşık 6-7 arasında, oranların artmadığı ve gerçekte düşüş olduğu ileri sürülmektedir. Elbette, her kural için bir istisna söz konusudur; kısırlık için altta yatan neden ya da sağlıklı bir embriyonun implantasyonda başarısız olması durumunda, tekrar deneyebilirsiniz.

Başlarken Bir Limit Belirleyin

Tüp bebek tedavisi, yalnızca sayısal verilere dayanmamaktadır. Başarı oranlarının yanı sıra, dikkate alınacak başka faktörler de vardır. Buna ne kadar zaman, para ve emek harcamak istiyorsunuz? Bazen, bir çift, tedaviyi durdurmak zorunda kalabilir, çünkü paraları olmayabilir. Bazen de diğer seçenekleri göz önünde bulundurmak zorunda kalırlar, çünkü duygusal sorumluluk oldukça fazla olabilir. Bu nedenle, başlangıç aşamasındayken, planınızın ne olduğunu bilmeniz iyidir. Bir yıl boyunca mı deneyeceksiniz? Paranız bitene kadar mı? Doktorunuz söyleyene kadar mı? Bu düşünceleri, başlangıçta en iyi şekilde tartışmalısınız; süreç içerisinde fikirleriniz değişse bile, en azından bir planınız olmuş olur.

İlk Deneme Sonrası Umutlar Genellikle Oldukça Yüksektir ve Negatif Bir Hamilelik Testi Sonucu Yıkıcı Olabilir

Tüp bebek tedavisinde, başarının belirlenmesinde en büyük faktör, kadının yaşıdır ve bu çalışmaya yansır. Kadının kendi yumurtalarını kullanarak, dokuz tüp bebek tedavisi döngüsünü tamamlamış olan 40 yaşından küçük kadınlar için, başarılı doğum oranı %71.6'dır. 40-42 yaş aralığında bu oran %32.7'ye düşer. Ve 42 yaşın üzerindeki kadınlar için, %15.9'dur. Kadınlar, ilk yumurtalık uyarım döngüsündeki yaşlarına göre gruplandırılır ve tahminler; 9 denemeden sonra tedaviyi bırakanların sonuçları ile tedaviye devam eden benzer hikayeye sahip kadınların sonuçlarının benzeyeceğini varsaymaktadır.

Tüp bebek tedavisini birden fazla denemek, başarılı doğum oranlarını arttırmasına rağmen, oranlar her bir ardışık girişimde genellikle azalmaktadır. Örneğin, kendi yumurtalarını kullanarak bir tüp bebek tedavisi olan 40 yaşından küçük bir kadının doğum oranı %32.3'tür. Tüp bebek tedavisindeki ikinci döngüsündeki doğum oranı %27.1'dir. Dokuzuncu tedavide, oran %19.6'ya düşer. Yaşı ilerleyen bir kadın için, tüm oranlar önemli ölçüde düşmektedir. Kendi yumurtalarını kullanarak tüp bebek tedavisi olan 40-42 yaş aralığındaki bir kadın için doğum oranı %12.3'dür. İkinci bir tedavide oran, %10.1'e düşmektedir. Dokuzuncu denemeye gelindiğinde, bu yaş grubu için kaydedilmiş bir canlı doğum oranı bulunmamaktadır.

Kaynaklar :



devamı »

1 Eki 2018

İnternetten Kırtasiye Ürünleri Satın Almak İçin En İyi Nedenler

Okul sezonunun açılması ile birlikte öğrenciler uzun süre ayrı kaldığı arkadaşlarına kavuşmanın heyecanını yaşarken veliler okul kırtasiye listelerini tamamlamak derdindedir. Kırtasiye alışverişi için oluşturulan ihtiyaç listeleri daha aktif bir eğitim ile birlikte uzar gider. Kalem, defter, çanta, matara, dosyalama ürünleri ve bunun gibi bir sürü malzeme her sene velileri o dükkân senin bu dükkân benim gezdiriyor. Günümüzde bu durum artık değişti ve ürünler ayağınıza geliyor. Hatta okul ihtiyaç listesi bile okul tarafından anlaşmalı kurumlara veriliyor ve hazır paket şeklinde hiç yorulmadan evinize, şirketinize olduğunuz her yere kargo yapılıyor. Nezih Kırtasiyede bu uygulama oldukça gelişmiş durumda okul ihtiyaç listeniz siparişinizden sonra 3 iş günü içerisinde kargoya veriliyor. Böylece zamanınız size kalıyor.


Teslimat Hızı

Web üzerinden yapılan alışverişler zamandan tasarrufunun yanı sıra hızlı teslimat ile de tercih sebeplerindendir. Gelişen teslimat teknolojisi ile hem zamanınız size kalıyor hem de ürünleriniz bulunduğunuz lokasyona kadar geliyor. Böyle bir lüks varken neden mağazaları gezerek zaman kaybedelim ki? Üstelik okul listeleri oldukça uzun!

Hızlı Fiyat Kıyaslaması

Okul listeleri oldukça uzayan ve sürekli yeni bir ürün ihtiyacı doğan, kısacası bitmek bilmeyen listelerden oluşur. Bu uzun listeyi kabaca evinizde hesapladınız ve bütçenize uygun mağazaları gezdiniz. Evdeki hesabın çarşıya uyması için büyük bir efor harcayarak zamanınızın çoğunu en uygun fiyatları not etmek için tükettiniz. Fakat en uygun fiyatlı ürün oldukça uzak bir mağazada kaldı, tekrar geri dönmeniz zaman kaybetmeniz ve yorulmanız demektir. Oysa internet üzerinden yaptığınız okul alışverişlerinizde ürünleri ve fiyatları karşılaştırmanız oldukça kolay, sadece açtığınız sayfaların sekmeleri arasında bir tıklama ile gezmeniz yeterli olacaktır. En uygun listeyi oluşturduktan sonra, okulların açılmasını dert etmenize gerek kalmayacak! https://www.nezih.com.tr/ adresinde özel okulların her sınıfı için özel oluşturulmuş indirimli listelerini bulmanız mümkün, okulunuz için hazırlanmış listeleri oradan seçebilirsiniz. Böylece okul kırtasiye ürünleri arasında neler olmalı derdine de bir son vermiş olursunuz. Bitmek bilmeyen listelerin en başında kalemler ve yazı gereçleri gelir. Kalem veya diğer yazı gereçlerini arıyorsanız Nezih’ten fiyat kıyaslaması yapmanız daha iyi olur. Kalemler ve yazı gereçleri Nezih kalitesiyle ön plana çıkıyor. Nezih Kırtasiye’den alışveriş yaparak yeni okul dönemine rahatlıkla başlayabilirsiniz.








Ödeme Fırsatları

İnternet alışverişleri zaman tasarrufu sağlarken boşa harcanan efor sorununu da ortadan kaldırmaktadır. Avantajları saymakla bitmeyen internetten yapılan alışverişin bir diğer özelliği ise ödeme fırsatları sunmasıdır. Kredi kartı ile ödeme, havale ile ödeme ve kapıda ödeme gibi birden çok seçenek sunmaktadır. Kullanıcılar genellikle kredi kartı ödeme seçeneğini tercih etmektedir. Sebebi ise taksit ve indirim fırsatlarıdır. Okul sezonu artan bu kampanyalarla birlikte www.nezih.com.tr'de geçerli garanti pay ile 150 tl ve üstü ödeme seçeneğinize 20 tl bonus hakkı kazanabilirsiniz. Okul malzemelerinde de birçok kategoride çeşitli indirimler bulunmaktadır. İndirim tarihlerini ve kampanyaları kaçırmadan alışverişinizi gerçekleştirin.

İade Hakkı

Tüketici kanunun değişmesi ile birlikte mağazalar iade hakkını mağaza kurallarından çıkarmıştır. İnternet alışverişlerinizde almış olduğunuz ürünlerden 14 gün içerisinde cayma hakkınız bulunmaktadır. Güvendiğiniz bir web sitesinden alıp beğenmediğiniz bir ürünü iade hakkınız olması size özgür bir alışveriş hakkı sunar. Böylece beğenmediğiniz bir ürünü değiştiremeyeceğiniz için kullanmak zorunda kalmazsınız. Bu hakkınızın saklı kalması için sitenizin güvenilir olması gerekmektedir. Tüm haklarınızı koruyarak size güvenli bir alışveriş imkânı sunan Nezih Kırtasiye'den tüm okul ihtiyaçlarınızı gönül rahatlığıyla satın alabilirsiniz.
Okulların açılmasına sayılı günler kala siz sadece heyecanını yaşayın, alışveriş için zaman ve efor harcamayın diye internetten alışveriş yapmanızı öneriyoruz! Başarılı geçecek bir okul sezonu için güvenli bir alışveriş sitesi seçin!


devamı »

26 Eyl 2018

Günlük Elbise Modelleri İle Rahat Edin


Kadınların en çok önem verdikleri konuların başında kıyafet seçimi gelir. Her kadının güzel görünmek istemesi en doğal hakkıdır. Bu noktada kıyafet tercihinin çok büyük bir önemi vardır. Giyilecek kıyafetin hem günlük kullanıma uygun hem de rahat olması gerekir. www.oxxo.com.tr bu alanda sizlere her türlü zevk ve beğeniye uygun olan giysilerini inceleyebilirsiniz.

Günlük Elbise


Kadınların Günlük Hayat Koşturmacaları

Hem yapı hem de mantalite olarak erkeklerden çok farklı olan kadınlar, günlük hayat içindeki yaşamış oldukları yoğun tempoya rağmen, giyimlerine çok dikkat ederler. Her zaman çok güzel ve bakımlı görünmek isteyen kadınlar, bu yüzden hayat akışlarını etkilemeyecek olan kıyafetlere yönelirler. Gerek iş yaşamı gerekse eğitim hayatı içinde aktif bir şekilde bulunan kadınlar, her türlü zorluğa rağmen kadınsılıklarını mutlaka ön plana çıkarırlar. Bu durum son derece doğaldır. Günlük kıyafetler, kadınlara bu anlamda avantaj sağlar. Çok gösterişli olmayan ancak vücutta güzel duran bir kıyafet, gündelik yaşamın koşturmacaları arasında kadının çekici görünmesini sağlarken, onun rahat hareket etmesini de sağlar.
Günlük Kıyafet Nasıl Seçilir?


Oxxo bayan giyim modellerinin rahat olmasının yanı sıra vücut tipinin de göz önünde bulundurulması gerekir. Bu noktada vücut tiplerine en uygun kıyafetleri şu şekilde sıralamak lazım;
       Armut olarak tanımlanan vücut tipine sahip olan kadınların, üst bölgeleri biraz daha küçüktür. Böyle bir vücut için en doğru seçim etek ve elbiselerdir. Alt bölümü kabarık olan bir elbise ya da etek giymek, oldukça mantıklıdır. Göbek bölgesinden robalı alternatifler, dikkate alınmalıdır.
       Geniş omuz, ince kalça ve normal bir bele sahip olan kişiler, ter üçgen adı verilen vücut yapıları ile ön plana çıkarlar. Düşük kemerli kıyafetler, bu tip bir vücut için uygundur. Alta doğru genişleyen pantolon ve etekler tercih edilmelidir.
       Hem üst hem de alt bedeni eşit olan kişiler, kolsuz üstler giyerek hem rahat bir kullanım elde edebilir hem de hem de omuzların ön plana çıkarabilir. Korseye sahip üstler, bu tip vücuda sahip olan bir kişi için idealdir. Düşük belli pantolonlardan kaçınmak gerekir.
       Kemik yapısı küçük, beli belirtili ve kavisli kalçalara sahip kadınlar için kum saati vücut tipi kullanılır. Düşük pantolon seçimi, bu tip bir vücuda çok uygundur. Bunun yanı sıra büzgülü kıyafet tercihi de yapılabilir.
       Bazı kadınların vücutları ise elmas şeklindedir. Kavisli olan bu vücuda en çok yakışacak kıyafetlerin başında gömlekler, kalça bölümüne doğru bollaşmaya başlayan ceketler gelir.
       Oval vücuda sahip kadınların, V yakalı kıyafetlere yönelmesi mantıklıdır.



Günlük Elbiseler Ne Gibi Avantajlar Sağlar?

Günlük elbise, kadınların kendilerine yakıştırdıklarını giymesi anlamına gelir. Seçilen bir gündelik kıyafet, kadına sağladığı avantajlar ile dikkat çeker. Bunların başında ise rahatlık gelir. Özel gece ya da balolardan farklı olarak daha rahat kesime sahip olan bu tip kıyafetler, hareket etme kabiliyetini de arttırır. Özellikle çalışan kadınlar, yoğun iş temposu sırasında seçmiş olduğu gündelik bir kıyafet ile daha şık görünebilirler. Ayrıca Oxxo süper fiyatlı giyim modelleri ile kendi kombinasyonunuzu rahatlıkla oluşturabilirsiniz. Kadınların gündelik yaşam tercihlerini çok iyi bilen marka, bu noktada hem farklı vücut tiplerine hem de değişik beğenilere uygun harika kıyafetlere sahiptir. Mevcut alternatiflerden size en uygun olanını seçerek hem şık ve alımlı görünebilir hem de özlediğiniz rahatlığı başarılı bir biçimde yakalayabilirsiniz.

devamı »

12 Eyl 2018

Böbrek Reflüsü / Vezikoüreteral Reflü (VUR)


Vezikoüreteral Reflü

Böbrek reflüsünü eminim benim gibi ilk defa duyanlar vardır. Bizde Ela sayesinde tanıştık. Ocak ayından beri nasıl bir şeydir algılamaya çalışıyorum. Geç kalmadan fark edip çözdüğümüz için çok şanslıyız tabii hiç kolay olmadı.

"Böbrek reflüsü, mesaneden böbreğe doğru idrarın geri kaçışıdır. Genetik yatkınlık sonucu, doğumsal ya da mesane çıkış problemlerine bağlı olarak ortaya çıkabilen böbrek reflüsü çocukların %1-2 'sinde görülürken bu oran idrar yolu enfeksiyonu geçiren çocuklarda %40'lara kadar çıkabilmektedir."
Diğer adıyla tıpta Vezikoüreteral Reflü yani VUR olarak da geçiyor.

Açıklamalar böyle söylüyor. 3 aylıkken Ela ya böbrek ultrasonu çekilmiş az da olsa orada da belli fakat hiç bir doktor bunu anlamamış. 5 yaşına kadar da bu çocuk sadece 1 kere idrar yolu enfeksiyonu geçirdi. Anne karnında da belli olabiliyormuş detaylı ultrasonlara bile girmiş biriyim kimse fark etmedi. Neyse başa gelecek varmış diyorum.

Ela kolay kolay ateşlenen, hasta olan bir çocuk değil. Ocak ayında sebepsiz bir ateş yüksekliği başladı. Ateşi günlerce 39 un altında düşmeyince babamız özel hastanede bir doktora götürdü. Sağ olsunlar ne kanına ne idrarına bakmadan üst solunum yollarında hafif kızarıklık var diyerek antibiyotik yazıp geri gönderdiler. Çalışıyor olduğum için ben yanlarında değildim yoksa kolay kolay doktorların ilaç yazmasını kabullenmem ve orada itiraz ederim. Fakat eşim solunum yolu sıkıntısı olduğuna ikna olmuş ve antibiyotiğini alıp eve gelmiş. Bir hafta o şurubu kullandık 5.gün oldu hala ateş devam ediyordu ve ben artık iyice panik olmaya başladım. En son 41 derece ateşi görünce çocuğu direk antibiyotiği yazan doktorun bulunduğu hastanenin aciline götürdük. Şansımızı aynı doktor nöbetçiydi ve saatlerce çocuğun ateşinin düşmesini beklediler. Ateş düştü ve doktor kontrole geldi. Yine boğazlarına baktı aslında biraz kızarıklık var ama bu kadar ateş yapmamalı demesinin üzerine direterek idrar testi yapmasını istedim. (Anlamıyorum özel hastane ve sadece boğazına bakıyor kan idrar hiç bir şey istemiyor)

Ve idrar testi yapıldı. 1 saat içinde çıkan sonuca göre tüm vücuda yayılmış enfeksiyonu hepimiz görmüş olduk. Kültür sonucunu bekleyemeden acilen daha o gece idrar yolu enfeksiyonu için ağız yoluyla değil direk iğne ile antibiyotiğe başlandı. 2 gün iğne olmasına rağmen ateş hala düşmedi. Ters giden bir şeyler var ve bir şey yapamıyorum işte en kötüsü buydu. 2 gün sonunda idrar kültürü sonucu çıktı ve daha önce üst solunum yolu enfeksiyonu sanıp verdiği antibiyotiğin etkisiyle çocuğun vücudu bütün antibiyotiklere dirençli çıktı. Yani vurulan iğne hiç bir işe yaramıyor. Araştırmalara göre kullanılan antibiyotiğin vücuttan atılması 4 yılı bulabiliyormuş varın gerisini siz düşünün. Neyse test sonucuna göre sadece 2 ilaca direnci olmadığı görüldü. Fakat doktorumuz sağ olsun zaten bakteri azalmış gerek yok diyerek elimizdeki 7 iğneyi bitirmemizi söyledi. Bizde saf gibi dinledik ağlata ağlata çocuğa toplamda işe yaramayan, vücudunun dirençli olduğu iğneleri vurdurduk. (bu iğneleri vurulanlar iyi bilir kalçadan yapılır ve bayağı bacak uyuşturan cinstendir can yakar) Tekrar idrar testi yapıldı bakteri üremesi çok aza düşmüş dedi ve bitkisel bir şurup verip bizi yolladı. Böbrekleri ne durumda bir bakalım asla demedi. İçime sinmediği için çocuk nefroloji uzmanı Uzm.Dr.Oğuzhan Durmaz ı buldum ve elimde ki tüm test sonuçları ile kapısına dayandım. Adam bile en son verilen bitkisel şurubu görünce şok oldu. Enfeksiyon sıfırlanmamış ve böbreklere bakılmamış hasta dosyası kapatılmış üzgün olduğumuzu gördüğü için ağzını açmadı. Ve her şeyi sil baştan yaptı. İLk yapılan ultrasonda sol böbrekte genişleme çıktı. Enfeksiyon devam ettiği için 7 tane dirençli olmayan iğne verildi. Tabii Ela için bu bir yıkım oldu. Aşırı derecede doktor ve iğne korkusu var. Oğuzhan Bey doktor önlüğü bile olmayan çocuklara sadece sohbet ederek yaklaşan bir hekim o yüzden Ela hiç direnmedi.

Oğuzhan Bey ultrason sonucuna göre böbrek reflüsünden şüphelendi ve voiding çekilmesini istedi. Oturdum araştırdım. İdrar yolundan sonda takılıyor ve ilaç veriliyor o sırada da ultrason ile görüntü alınıyor. Gecelerce bu çocuğa nasıl sonda takacaklar diye ağladım. Meğer 2sn lik bir işlem ve hiç acı duymuyormuş gelde bunu ana yüreğine anlat :) sondayı takan ablamızın da her şeyi detaylı Ela ya anlatması üzerine işlemi sorunsuz yaptırdık. Böbrek reflüsü olduğu da böylece kesinleşmiş oldu. 5 derece böbrek reflüsü var 4. ve 5.derece en ağırı ve açık ameliyat olması gerekiyor. Hangi evrede olduğu kesinleşmesi içinde sintigrafi çekilmesi gerekiyormuş. Bu seferde bilmediğim bu işlem için gecelerce uykusuz kaldım. Damar yolundan ilaç veriliyor 2 saat sonra bir ultrason cihazına giriyor ve 10dk içinde çekim yapılıyor. Bu arada vurulan iğneler sonuç verdi enfeksiyon temizlendi ateş hiç kalmadı.

En son yapılan işlemde de (sadece sol böbrekte) 3.evrede (grade 3) olan böbrek reflümüz meydana çıktı. Doğuştan yani düşünün 5 yaşına kadar hiç bir şekilde belli olmadı. Çok fazla idrar yolu geçirmiş olsa böbreğine zarar verebilirdi. 5.evreye ulaşmış olabilirdik. En büyük duam neyse ki geç kalmadık. Açık ameliyat olmayacaktı ama narkoz alıp operasyon geçirecekti. Çocuk uyutulacak, idrar yolundan kaçak olan kanala girilecek ve yama yapılıp tekrar geri çıkılacak. Bu süreç içinde buna kendimizi hazırladık.

Gel gelelim ne kadar hazırlanırsan hazırlan ameliyathaneye tek başına sedye üzerinde çocuk göndermek kolay değilmiş. 1 saat ameliyathane kapısında beklemek canından can kopması demekmiş ailecek öğrendik. Çok şükür operasyon başarılı geçti. Narkozun etkisinden de hemen çıktı ve biz aynı gün içerisinde evimize döndük. Ağrısı, sancısı olan bir işlem olmadığı için oldukça şanslıydık.

"VUR idrarın reflü derecesine göre değerlendirilir ve beşe ayrılır. Evre 1 ve evre 2 reflülerde reflü idrar kanalında kalır. Evre 3,4 ve 5 reflülerde reflü böbreğe ulaşır. Reflü evresiyle böbreğe verdiği zarar arasında doğru orantı bulunmaktadır. Reflü derecesi ne kadar fazlaysa böbrek hasarı o kadar fazladır." kaynak

Operasyonun üzerinden 4 ay gibi bir süre geçti. Ela çok çok iyi tekrar kontrolleri yapıldı. Operasyon başarılı geçmiş ve kaçak olan yer güzel kapanmış. Bazen bu işlemden başarılı sonuç alınamazsa açık ameliyat olması gerekebiliyormuş. Çok şükür bizde böyle bir şeye gerek kalmadı. Sadece elimizde 2 şurup var koruyucu antibiyotik olarak geçiyor her akşam çok az bir ölçek olarak onları kullanıyoruz. Onlarda kasım kontrolünde bırakılacak diye umuyorum.

İnstagramda bu konuyla ilgili çok soru aldım. Vakit buldukça uzun uzun açıklama yaptım panikle yazan annelere yardımcı olmaya çalıştım. Buraya da detaylı yazmam belki birilerine yardımcı olur.
Bu yaşadığımız deneyim sonucunda diyebilirim ki; lütfen kız ya da erkek annesi olmanız önemli değil çocuğunuz idrar yolu enfeksiyonu atlattığında doktorunuz akıl etmese bile siz tedavi bitince böbreklerine bakılmasını isteyin. Tek doktor ile kalmayın ikna olmadığınız da başka doktorlar ile de görüşün. Ben başta idrar testi yapmayan yapmadan yanlış ilaç kullandıran doktora çok kızmıştım fakat şimdi iyi ki diyorum iyi ki doğru teşhisi koymamış yoksa Ela yı iyileştirip böbreklerine de bakmadan yollayacaktı ve biz belkide böbrekleri arıza verene kadar bu çocuğun böbrek reflüsü rahatsızlığını daha acı bir tablo ile öğrenecektik. Her şerde bir hayır vardır ve yaşadığımız hiç bir şey sebepsiz değildir. Buna artık canı gönülden inanıyorum.

Hepinize sağlık dolu günler dilerim,


devamı »
Bumerang - Yazarkafe