11 May 2018

Anneler Günü Hediye Seçenekleri


Anneler günü yaklaşırken "yapmayın, etmeyin ne olur canım analara artık ufak ev aletleri almayın" diye her önüme gelene alt yazı geçiyorum :)

Özellikle anneler günü gibi maneviyatı yüksek bi günde hediyeden ziyade beklentim çocuklarla birlikte birbirimizin kalbine dokunalım yeter diye düşünüyorum. Zaten sadece bir gün değil hergün hatırlanma taraftarıyım ama madem böyle bir gün türemiş üreticilerde bunu kazanç kapısına çevirmiş o zaman hediye alınacaksa da bence bir annenin yüreğine dokunacak, kendini değerli hissedecek ve sadece kendine özel bir hediye olmalı diye düşünüyorum.

Geçen yıl olduğu gibi benim bu yılda tercihim sosyopix oldu. Geçen yıl gelen hediyelerimi çocuklarımla birlikte hazırladım bu yılda aynısını yapıyoruz. Hepimizin içinde bulunduğu en özel anların elimize geçtiği fotoğraf kareleri ile şahane bir anı albümü yaptık.

Her gün çocuklarımızın en özel anlarını elimizde ki telefonlar ile fotoğraflıyoruz ama ben o güzelim anların telefon ya da bellek içinde saklı kalmasını içime sindiremiyor illa her sene albüm hazırlıyorum. Dokunmak, o anı bir daha yaşamama sebep oluyor.

Bu arada sosyopix sayfasını incelerseniz anı kartları, anı albümleri, anı çerçeveleri, buzdolabı magnetleri gibi bir sürü anılarınızı ölümsüzleştireceğiniz ve sadece özel günler de değil her günü özelleştireceğiniz ürünlerin olduğunu görürsünüz.

Biz anı albümünüzü oluştururken çok eğlendik ;)






devamı »

8 May 2018

Düşünce Gücüyle Tedavi


Öncelikle bu kitabı elime aldığım andan itibaren, bir şeylerin değişmesi gerektiğini fark edip olumlu bir değişime girdiğimi gördükçe kendimi çok iyi hissettiğimi belirtmek isterim.

Bloğuma okuduğum her kitabı yazmıyor, beni çok etkileyen, bitmesini istemediğim bittiğin de ise bende izler bırakan, bu satırları herkes okumalı dediğim kitapları özellikle yazıyorum.

Bu kitapta aynen bu bahsettiğim türden bir kitap. Yakın çevremde bir çok arkadaşıma aldırdım. Belki sizleri de etkileyebilirim diyerek paylaşmaya karar verdim ;)

Pozitif psikoloji

Düşündüğünüz her şeyin, yaşayacağınız her şeyin belirleyicisi olduğunu hiç düşündünüz mü?

Yaşam gerçekten çok basit, Ne Ekersek, Onu Biçiyoruz
Kendi hakkımızda düşündüklerimiz, kendi gerçeklerimiz oluyor. İşte benim için en vurucu cümle bu oldu.

Önce düşüncelerini değiştir sonra hayatında ki her şey değişecek diyor. Çünkü aklımızda düşünce oluşturan yalnızca BİZ iz. Olumlu olumsuz tüm düşünceleri yaratan, başımıza gelmesini sağlayan biziz. Tabii kadere de inanan bir insanım ama bütün gün negatif düşüncelerle dolanan, etrafındakileri ve özellikle kendini sevmeyi bilmeyen insanın başına inanın her türlü kötü şeyler gelebilir. Buna inanmıyorsanız kendi üzerinizde denemeniz çok kolay. Bir sabah güne söylenerek, isyan ederek başlayın ve tüm gün suratınızı asın ve oturup başınıza neler geleceğini gözlemleyin.
Ertesi gün güne sağlığına şükrederek, kendine teşekkür ederek özenle güne başlayın ve gün boyu gülümsemeyi hatta ufak ufak iyilikler yapmayı deneyin işte bir de böyle bir günü gözlemleyin.

Tabii ki hiçbirimiz pembe masal aleminde yaşamıyoruz. Canımıza sıkan iş arkadaşımız, patronumuz, arkadaşımız olabilir ama işte o an durup bir başkası yüzünden ya bütün günümü berbat edeceğim ya da derin nefes alıp kendimi sakinleştireceğim seçeneklerine odaklanın. Başlarda kolay olmuyor ama kitap bazı alıştırmalarla size çok güzel yön veriyor. Ve unutmayın bir şeyi alışkanlık olarak kazanmak için her gün düzenli olarak uygulamak ve tekrar etmek gerekiyor. Tıpkı şekersiz 21 gün ve şekersiz 40 gün uygulamalarım gibi... Bu iki uygulamadan sonra bana alışkanlık olarak kalan en büyük hediye şeker düşkünlüğümün çok çok azalması ve paketli ürünlerin etiketlerini okuma alışkanlığı diyebilirim.

Ben ÖNCE BEN kelimesini her yere yazan çizen biriyim. Bazıları bunu bencillikle karıştırıyor. Fakat asla bencillikle alakası yok. Kitapta da anlatılan tam olarak bu " KENDİNİ SEVMEK." Sevmek mucizeler yaratır. Kendini sevmek de yaşamımızdaki mucizelerin yaratıcısıdır.

Kendini beğenmişlikten, kibirden, herkese tepeden bakmaktan söz etmiyorum. Çünkü bunlar sevgi değil. Sadece korku. Kendimize büyük bir saygı, bedenimizin ve zihnimizin mucizevi yeteneklerine şükran duymaktan söz ediyorum. ( sayfa 39)

İşte benimde tam olarak yıllardır anlatmaya çalıştığım bu ;)

Şimdi de kendimizi nasıl sevmediğimizi gözden geçirelim;
*Kendimizi durmadan azarlıyor ve eleştiriyoruz. Bedenlerimizi sağlıksız yiyecekler, alkol ve sigara ile yıpratıyoruz.
*Sevilmeye layık biri olmadığımızı inanmayı seçiyoruz.
*Emeğimizin karşılığı olan hak ettiğimiz ücreti talep etmekten korkuyoruz.
*Bedenimizde hastalıklar ve ağrılar yaratıyoruz. (yorumum: kötüyüm, hasta olacağım galiba, hiç iyi değilim, sanki midemde kötü diye diye üzerimize çekmiş oluyoruz. Dikkat edin erkekler de çok fazla ama annelerde bu durum çok yok. Çünkü sorumluluklarımız koşturmamız fazla ve biliyoruz ki hasta olup yatarsak düzen kayar bu yüzden iyi olma yolunu seçiyor ve kendimizi hasta olmadan iyileştirmenin yollarını buluyoruz)
*Bize yararlı olacak şeyleri erteliyoruz. (spor yapmak, kendine vakit ayırmak,sağlıklı beslenmek. Bu arada kitaba göre ki bence de öyle; DEĞERSİZİM duygusu erteleme yaratıyor)
*Yaşamımıza da her türlü borçlanma ve yük yaratıyoruz.( gereksiz bir özenmeyle alınan eşyalar, kıyafetler)
Ve daha bir sürü örnek......

Kitap bir ara geçmişe yolculuk yapıp zihinsel temizlik yapmanızı sağlıyor. Örnekleri okudukça evet bende böyle tepkiler aldım, ve evet banada bu kelimeler çok söylenmişti diyeceğinize %100 eminim. İnanmıyorsanız sayfa :50 okuyun ;)

Bu kitapla birlikte hayatıma meditasyonda girdi. Hatta çocuklarımı da buna dahil ettim. Akşamları yatmadan önce meditasyon yapıyor zihnimizi boşaltıyor, sonrasında da duamızı edip yatıyoruz. Oğlum panik bir çocuk bu şekilde bayağı yol aldık diyebilirim ve bu farkı kendinde onun fark etmesinden dolayı oldukça mutluyum.

Ve şimdi lütfen yeterince iyi değilim, bana göre değil, vakit yok, başaramayabilirim, denemek isterim ama devam ettiremem gibi olumsuz düşünceleri bir kenara bırakarak kendinize bir iyilik yapın ve bu kitabı kendinizi iyi etmek için alıp okuyun. Bazı paragraflar sizin inanç sisteminize uymasa da uyanları kendinize seçin ve benimseyin.

Sevgiler,
instagram hesabım: @gulsahonen





devamı »

3 May 2018

Bebek Bekleyen Çiftlere Tavsiye Edebileceğim İsimler


 
Beğendiğim bazı bebek isimlerini paylaşarak çiftlere en heyecanlı dönemlerinde yardımcı olmak istiyorum.

 
Listemi hazırlarken, sevdiğim çiçekleri, bende anısı olan yerleri ve beğendiğim bazı ünlüleri şöyle bir  düşündüm. Her ne kadar bu yöntemler pek çok çift tarafından “çok klasik” olarak görülse de, bana göre en güzel isimleri bulmak için hala en geçerli yöntemler.

 
İşte, özenle seçtiğim kız bebek isimleri:

 
     Pera
     Doğa
     Sezen
     Saynur
     Birbenek
     Günseli
     Bahar
     Yasemin
     Lara

 

İşte, özenle seçtiğim erkek bebek isimleri:

 
     Çağan
     Duygan
     Ege
     Moran
     Fatih
     Berk
     Arın
     Bedis
     Kenan

 
Umuyorum bu isimlerden en az bir kaçını beğenmiş ve listenize eklemişsinizdir.
devamı »

18 Nis 2018

Şekersiz Tahinli Kek Tarifi


Şekersiz beslenmeye başladığım günden itibaren internette bulduğum evde yapabileceğim bir kaç şekersiz atıştırmalıklar tarifleri denedim.

Bunların arasında ailecek en sevdiğimiz, hemen hemen her hafta yaptığım şekersiz tahinli kek oldu :)

İlk başta tadı hepimize garip gelse de şekersiz beslenmeye alıştıkça bu kekin tadını da iyice benimsedik. Tarifi yapıp denerseniz mutlaka yorumunuzu beklerim ;)

Malzemeler;
* 2 yumurta
* 2 çorba kaşığı pekmez (mümkünse market pekmezi olmasın doğalını bulursanız süper olur)/ keçiboynuzu özüde olabilir
* 3/4 su bardağı süt
* 2 çorba kaşığı tahin
* 2 su bardağı tam buğday unu
* 1 yemek kaşığı hamur kabartma tozu
* ceviz ve kuru üzüm (isteğe bağlı)

Öncelikle yumurta ve pekmezi köpük köpük olana kadar mikserle çırpıyoruz. Sütü ve pekmezi ilave edip çırpmaya devam ediyoruz.
Tam buğday unu ve kabartma tozunu da ilave edip karıştırıyoruz. Tarifte içinde sadece ceviz vardı ben birde kuru üzüm ekliyorum. Güzel bir tat veriyor.
Çok sıvı bir kıvam olmuyor beceremedim sakın diye düşünmeyin.
Yağlı kağıt serdiğiniz kalıba karışımı döküp 180 derecede ısıttığınız fırına atabilirsiniz. 20dk gibi bir sürede pişmiş oluyor. Tabii siz fırınınızın durumuna göre ara ara kontrol etmeyi ihmal etmeyin.

Evinizi miss gibi kek kokusu saracak fakat tadı daha önce yediğiniz hiç bir keke benzemeyecek buna hazırlıklı olun :))

İnstagram hesabım: @gulsahonen


Tarif instagram @betella hesabından alıntıdır. Daha bir sürü şekersiz tarifler için takibe alabilirsiniz.
devamı »

12 Nis 2018

Şekersiz Beslenme

Meyve Candır
 
En son şekersiz 40 gün e başladığımı yazmıştım. Bugün tam tamına 39.gündeyim.

Hiç kaçamak yaptım mı? Evet kızımın doğum gününde çilekli pastaya karşı koyamadım. Fakat onun haricinde kendi doğum günüm de dahil tatlı hiç yemedim. Sadece tatlı demeyelim paketli hazır ürünler ve beyaz undan yapılan hiç bir şey tüketmedim.

Şekersiz 21 günü yaparken inanın her gün şafak sayıyordum. Fakat bu 40 günlük süreçte hangi günde olduğumu saymak çok fazla aklıma gelmedi. Çünkü tatlı krizlerim kalmadı. Poğça, börek özenmelerim hiç olmadı. Bu yüzden şafak saymak yerine yaşam şeklim buymuş gibi ilerlemek beni daha da motive etti diyebilirim. Haftada en az 3-4 akşam da sporumu yapmaya devam ettim hala ediyorum. Şekersiz beslenmenin en büyük artısı enerjimin hiç bitmemesi olduğu için gece çocuklar uyuduktan sonra spor yapıyorum. Bu yüzden vakit yok bahanesi benim için çoktan rafa kalktı. İnstagramdan takip edenler bilirler bazı akşamlar çocukları eşime bırakıp yürüyüşe kaçıyorum. İşte o anların ruhuma da inanılmaz güzel katkısı var.

Ve inanın abartmıyorum sabah sürünerek kalkmalarım son buldu. Gece 11 -12 de uyumaya özen
gösteriyorum ama malum uykusuz bir kızçem var gece 10 kere kalktığı oluyor ona rağmen sabah dinç uyanmak beni fazlasıyla şekerden uzaklaştırıyor diyebilirim. Zaten bu yola çıkma amacım kilo vermek değil tamamen üzerimde ki halsizliği, yorgunluğu atmak içindi ve şimdi bunu başardığım için kendimle gurur duyuyorum.

Ev içinde ki duruma gelince abur cubur seven çocuklarım tamamen bitirmese de her akşam annelerinden şekersiz beslenmenin faydalarını dinledikçe eskisi gibi tüketmemeye başladılar. El mahkum tabii biraz da eve paketli gıda pek girmez oldu haliyle göremedikleri şeyi tüketemiyorlar 😉

Eşim hiç pes etmedi hatta aksine başta çok spor yaptığım için yarışlara mı katılacaksın diye dalga geçen insan hafta da 4 gün spor yapmaya başladı. Vucüdunda ki incelmeyi görmek, dar gelen gömleklerin rahatça olduğu görmek onu motive etti.

Ve en önemlisi bu yola çıktığımdan beri paylaşımlarımı görerek"ben asla yapamam" diyen bir çok insan şekerden uzaklaştı. Denemeye kalkışmaları bile çok güzel bir hareket iken sonuna kadar gidenleri en çok da kendileri tebrik etti. Çünkü mümkün olmayan bişeymiş gibi görüneni başarmak insana pes etmeme gücünü veriyor. Buna bizzat yaşayarak şahit olmuş oldum.

Bu arada evde ekmek yapmaya başladım. Benim gibi 2 çocuklu çalışan bir kadın için koşturma arasında bunu yapmak mucize gibi bir şey ama tadına bayıldık. Ayrıca her hafta şekersiz tahinli kek pişiyor evde başta burun kıvıran ev halkı şimdi benden daha çok tüketiyor. Ve ev yapımı fıstık ezmesi çocukların elinden düşmüyor. Bunları yaptıkça evdekilere yedirdikçe daha bir gaza geliyorum.

Şimdilik niyetim bu yaşam biçimini bozmadan devam etmek. Tabii ki arada kaçamaklar olabilir ama artık paketli gıdalardan uzak durmak gerektiği gerçeğini fazlasıyla kabullendim. Ayrıca aldığım her ürünün etiketini okuma alışkanlığı kazandığım için çok mutluyum.

Size de tavsiye ederim. Mümkün değil demeden önce mutlaka denemelisiniz ;)
İnstagram hesabım;  @gulsahonen

Sevgiler,





devamı »
Bumerang - Yazarkafe