19 May 2017

Hamile Giyim Ürünlerine İfondi Aracılığıyla Sahip Olun!7

Hamile pijama takımları

Kadınların hamilelik dönemlerinde yeme ve içme konusu kadar giyimlerine de dikkat etmeleri gerekiyor. O nedenle hamileliğin özellikle 3. ayından 9. ayına kadar her daim rahat ve pamuklu giyim ürünlerine yönelmek de fayda var. Çatısı altında kadın dünyasına özel modern ürünler sunan İfondi, anne adayları için birbirinden güzel ürün grupları beğeniye sunuyor. Siz de hamilelik döneminizde rahata kavuşmak ve özgürce hareket edebilmek için markasının hamile & lohusa koleksiyonuna göz atabilirsiniz. Beğeninize ve ihtiyacınıza yönelik ürünler içerisinde seçiminizi yaparak kadınsı duruşunuzu yansıtabilirsiniz.

Sağlıklı bir Hamilelik için Kullanabileceğiniz Pamuklu Pijamalar

Hamilelik dönemi, Her geçen ay gerek anne adayı gerekse bebek için zorlu geçebiliyor. O nedenle anne adayının ev hayatında rahatlık sunan pijama ürünlerine yönelmesi gerekiyor. Pijama koleksiyonunda desenli, dantelli ve fırfırlı gibi farklı dekoratif detaylar dikkati çekiyor. Son dönemlerde yan kısımları bağlamalı formda olan jakarlı kumaş pijamalar popülerlik kazanıyor. Üç parça formunda olan estetik ürünler, kadınsı duruşunuzu ön plana çıkartırken diğer yandan da özgürce hareket etmenize yardımcı oluyor.

Pamuklu, koton ve polyamid gibi farklı kumaş materyallerinden dizayn edilen ürünler, nefes alabilir yapıları sayesinde teninizin gece boyunca kuru kalmasına izin veriyor. Yumuşak kumaş eklentileri, hem yaz hem de kış aylarında konforlu kullanım olanağı tanıyor. Koleksiyon içerisinde hamile t-shirt, emzirme sutyen ve bebek kundağı gibi parçalar da yer alıyor. Kırmızı, yeşil, pudra pembe, krem ve bej gibi farklı renk seçeneklerine sahip olan gecelikler içerisinden ten renginize uyumlu bir seçimde bulunabilirsiniz.

Ürün çemberi içerisinde uzun lohusa elbiseleri de bir hayli tercih ediliyor. Tek parça kesimde tasarlanan elbiseler, kontrast renkli desenlerle zenginleştirilerek daha hareketli bir görüntü ortaya çıkartıyor. V yaka ve yuvarlak yaka kesimde olan modeller içerisinden zevkinizi yansıtan güzel bir tercih yapabilirsiniz.
Dilerseniz sevdiğiniz bir arkadaşınıza hamilelik dönemi için hediye mahiyetinde sunabilirsiniz. Birbirinden modern Hamile pijama takımları İfondi 'de yer alıyor. Kolay ödeme seçenekleri sayesinde ihtiyacınıza uygun ürünü hemen satın alabilirsiniz.
devamı »

17 May 2017

Söz Dinlemeyen Çocuklar


Valla itiraf edeyim bir dediğimi iki etmeyen, ne istersem itiraz etmeden kabul edip hemen yapan, sorgulamayan, nereye çekersem oraya gidebilen çocuklarımın olmasını istemem. Yazarken bile kendimi delimisin kadın sen desem de durum cidden bu.

Tamam tabii ki sözümü dinlesinler, saygısız cevap vermesinler veya "tamam anne yaaa" diyerek beni geçiştirmesinler. Fakat bu onlarında birey olduğu ve fikirlerinin olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini unutmamak gerekli.

Söz dinletme taktiği olarak bir de dayağı seçenek olan görenler var. Dayak ile eğitilen çocuk hiç gördünüz mü? Ne kadar sopa yerse yesin çocuk yine bildiğini okur. Zamanla dayak yemeğe de alışır iş arsızlığa döner ve daha çok sinir harbi yaşanır. Ayrıca büyüdüğünde aynı şiddeti etrafındakileri de uygulayacaktır.

Kızmakta, öfkede, şımartmakta aşırıya kaçmamak için kırk takla atmak gibi bir kuralımız var. Bu kuralı da çocuk psikolojisini her şeyin önüne çıkaran, analara vicdan yaptıran zamane çocukları oldu. Yani sıkıyı gördük mü "aman çocuğun psikolojisi bozulur" lafını iyice benimsedik.

Yine bizlerin küçüklüğü ile kıyaslamak istiyorum. Annemden, babamdan korkmazdım. Öyle döven bir ailemde yoktu. Ama evde ciddi kurallar vardı hava karardığında, ezan okunduğunda sokakta olamazdık. Kolay kolay arkadaşlarıma yatıya gidemezdim. Buna benzer tartışmaya açık olmayan kurallar içerisinde büyüdüm. Bir şeyi çok istediğimde günlerce harçlık biriktirir öyle sahip olurdum. Ve o sahip olduğum şey benim en kıymetlim olur gözüm gibi bakardım. Özellikle babamın her şeye rağmen fikirlerimize olan saygısına hayrandım bende böyle çocuk yetiştirmek istiyorum dediğim günleri çok iyi hatırlıyorum.

Gel gelelim kazın ayağı öyle olmuyor. Bizler ve çocuklarımız arasında koca bir nesil var. Çocuklara söz dinletmek eskisi kadar kolay değil.

Daha geçen gün kolay kolay "tamam anne" demeyen Ela "yeter artık ben tamam anne demekten çok sıkıldım sen bana karışamazsın" diye bana posta koydu. Yani ayda yılda bir bile olsa TAMAM ANNE demek resmen çocuk rahatsız oluyor. Israrla kendi bildiğini okumak, kendi gönlüne göre özgürce hareket etmek istiyor. Belli bir seviye de tabii ki izin veriliyor ama bazı istekler yapılabilir cinsten değil olsa da her istediğini yapmak bana mantıklı gelmiyor. Benim ondan beklentilerim ile onun yapmak istedikleri birbirine asla uymuyor öyle inat ki orta yolu bulmak için ortalama yarım saatten fazla dil dökmem gerekiyor. Bu zamanda hangimizde bu kadar sabır var bilmiyorum ama bazen kendimi ciddi anlamda zorlarken buluyorum. Tam ikna edip odasından rahatlamış bir şekilde çıkarken mutlaka karşıma Yağız başka bir krizle çıkıyor. Yarım saatte onunla konuşuyorum o daha da asi kurallara uyma sıkıntısı yok ama aklına düşeni hemen o dakika olsun isteği aşırı fazla oluyor. Çok istedikleri bir şeye hemen sahip olduklarında ikiside değer bilmiyor anında hevesleri geçiyor ve 2 güne kalmadan başka bir şeylere gönül koyuyorlar ve yine tüm konuşmalar, tüm krizler başa dönüyor. Kolay elde edilir şeylere fazlasıyla alışık olan bu çocukları ikna etmek oldukça güç oluyor. Çünkü biliyorlar ki ne kadar arıza çıkarırsam o kadar pes edip almaları garanti olur.

Sabrım en fazla bu dönemde zorlanıyor ve ben kendimi en fazla bu dönemde çaresizlik içinde buluyorum. Bildiklerim, okuduklarım, gördüklerim, uygulamaya çalıştıklarım birbirine girmiş durumda. Zaman zaman gözüme minik canavarlar olarak görünüyorlar ve ben bazen ciddi ciddi korkuyorum. Zarar vermekten değil yanlış tepkiler verip, yanlış yönlendirmekten korkuyorum. Kolay yolu seçerek sussunlar yeter ki diye istediklerini yapsam önünü hiçten alamayacağımın gayet farkındayım bu yüzden konuşarak ikna etme yolunu tercih ediyorum tabii ki arada sesimde yükseliyor çünkü sabrımı sonuna kadar kullanmaktan asla çekinmiyorlar. Ben aileme ergenlik dönemimde bile karşılık veremez iken bu dönemde 4 yaşında ki çocuğun bana söyledikleri çoğu zaman damarıma dokunuyor. Karşılarında isyan etmemek için kapalı kapılar arkasında ağladığımda oluyor. Bu bir dönem sadece kendime bunu tekrarlıyorum.

Bunları yazmamda ki amaç; bilin ki herkesin evinde bu krizler yaşanıyor. Sosyal medya da sorunsuz, mükemmel gibi gösterilen çocuklar bilin ki doğru değil. Seni beni öfkeli gördüğünde "aaa biz çocuklarımızda hiç görmedik böyle şeyler" diyenler de yalan söylüyorlar. Çünkü hiç bir anne mükemmel değil bu yüzden hiç bir çocuk mükemmel olamaz. Her çocuk bu sendrom denilen dönemlerden geçiyor. Ve her anne bu çaresizlik dönemini yaşıyor. Kimi isyan ederek, kimi sabırla, kimi yıpranarak bu süreci mutlaka atlatıyor.

Böyle bir dönem içerisinde enkaz yığınına dönmek istemeyen herkesi günün belli bir saatinde ÖNCE BEN demeye davet ediyorum. Yoksa akıl ve ruh hastalıkları hastanesinde el ele otururuz haberiniz olsun ;)

Kendinizi ihmal etmeyin...
Sevgiler,











devamı »

12 May 2017

ANNELER VE ANNE ADAYLARI! GELECEKTEKİ SİZE MEKTUP GÖNDERMEYE HAZIR MISINIZ?


Arçelik’in gözünde tüm anneler kraliçedir.
Anneler günü’nüz kutlu olsun!
Anneler ve anne adayları!

Gelecekteki size mektup göndermeye hazır mısınız?

Bu sayfadan gelecekteki bir güne mektup yazın, hem bugünden geleceği düşünmek için kendinize zaman ayırın hem de kendinize gelecekten bakma imkanı yaratın. “Anneyim” ya da “Anne olacağım” butonlarından birine basın. Mektubu doldurun. Gelecekte bir tarih belirleyin. Size o tarihte kendinize yazığını mektubu gönderelim.

İnsanın düşünceleri her gün değişiyor. Hele ki anne olmak insana bambaşka bir duygu kazandırıyor. Bu mektubu göndererek bugünkü hislerinizi gelecekte de hatırlamak ve geçmişteki hislerinizle o günkü hislerinizi karşılaştırma fırsatı bulacaksınız.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
devamı »

10 May 2017

Anneler Arası Çocuk Kıyaslama


Çocuklar arasında kıyaslama yapan tek millet biz miyiz bilemem ama bulunduğumuz ülkede bunu yapmayan ortamlar yok gibi diyebilirim.

İki çocuğumun bile birbirinden uçurum kadar karakter farkı olduğunu kabullenen ben böyle insanlara gülüp geçmekten ziyade tepki bile vermiyorum.

Geçtiğimiz gün bir arkadaş topluluğunda anneler arasında kreşlerde ki eğitim sistemi konuşuluyordu. Biri kendi çocuğunun gittiği okulda sırf ingilizce konuşan bir öğretmenin olduğundan diğeri okul içerisinde ki yüzme havuzundan ballandıra ballandıra bahsediyordu. Öteki bahçede ki parkın ne kadar büyük olduğundan, onun yanında ki de ispanyolca eğitimlerinin olduğundan altını çizerek göze sokmaya çalışıyordu.

Böyle bir mantıkta ki anneler topluluğuna çok sık karşılaşmanız çok doğal hiç kimseye atarlanıp yorum yapmayacağım. Sadece bu konularda rahatsız olduğum en önemli konu; okullarda yapılan sosyal aktivitelere dikkat edildiği kadar keşke müfredat gereği hangi eğitimi alıyorlar, ellerinde ki kitaplarda çocukları neleri daha iyi yapıyor, neleri yapamıyor kısmına dikkat edip ülkemizde ki eğitim sistemi hakkında bilgi edinmiş olmalarını dilerdim. Şuan devlet ya da özel anaokulu fark etmiyor milli eğitimin belirlediği müfredatı hepsi aynı şekilde işlemek zorunda kalıyor bunu bilseler, övündükleri konuların biraz dışına çıkıp okullarının ne kadar temiz olduğuna bir göz gezdirseler diye içimden dua ediyorum.

Bu konu da bazen gerçekten bendemi sorun var diye düşünmeden edemiyorum. Benim için bir çocuğun okulda gördüğü sevgi, saygı, el becerileri eğitimi, birey olma yolunda öğretmenlerin ne kadar destek olduğu her şeyden çok daha önemli. Çalışan anne babalarız okuldan biraz geç alabiliyoruz o süre içerisinde canını sıkan bir yaklaşımın olmaması, mutlu bir şekilde bizi bekliyor olması çok daha önemli. Ben kendi iyi yönlerimi bile milletin gözüne sokmazken parasını verdiğim bir okulu sanki bir lütufmuş gibi bana sundukları imkanları başkalarının gönderdiği yeri ezerek mümkün değil göze sokamam. Devlet anaokuluna gönderebilen bir aileyi de böyle bir topluluk içerisinde asla yok sayamam.

Anaokulu dışında yine aynı şekilde ilköğretim özel okullarında çocuklar ailelerinden habersiz kutlu doğum haftası kutluyorlar ya da ibadet için zorlanıyorlar. İşin kötüsü çocuklarıyla doğru iletişim kurmayan aileler bunu çok zaman sonra öğreniyor. Bunun neresi kötü diyenlerde olabilir ama sizden habersiz çocuğunuza böyle bir eğitim veriliyorsa bu çok doğru bir şey değildir. Aileler okulların sosyal imkanlarına kafa patlatırken çocukların nasıl bir eğitim aldıklarını gözden kaçırıyorlar.

Yanlış anlama olmasın özel okulları gömmek değil derdim. Bir çocuğum devlet okulunda, diğeri özel anaokulunda iki yerden de sağlam tecrübemiz var. Ve ikisininde aldıkları eğitimi dikkatle takip ediyoruz. Çünkü bu dönemde ticaret kapısı gibi görülen eğitim sistemi içerisinde çocukların yok olup gitmelerine engel olmak zorundayız. Dinimizi nasıl anlatıyorlar, aileden gizli neler aşılıyorlar, sorun olduğunda çözmek için mi uğraşıyor yoksa üstünümü kapatıyorlar bunların hepsi benim için sağladıkları sosyal imkanlardan çok daha önemli.

Kısaca ben anneler arasında çocuk kıyaslama muhabbetlerini hiç bir şekilde anlayamıyor ve ciddi bir şekilde yadırgıyorum. Bu muhabbetlerin içinde sadece okuldan bahsettim ama karakter kıyaslamaları da oldukça fazla oluyor. Ve bunu özellikle çocuklarının yanlarında yaptıklarında ben rahatsız olup onların çocuklarını alıp oradan uzaklaştırıyorum. Çocukların gittiği okul, yaşadığı ev, dış görünüşleri önemli olmamalı. Önemli olan mutlu oldukları ortamda büyüyorlar olmaları ve bunu anlayıp kabul ettiğimizde eminim şahane bir nesil yetiştirmeyi başaracağız ;)

Bir tv programında duymuştum "anne/babalar artık çocuklarını proje gibi görüp yetiştirmekten acilen vazgeçmeli" diye aynen bende bu söze katılıyorum.

Sevgiler,











devamı »

3 May 2017

Eğitici Materyaller İçin Duyu Market

Eğitici Oyuncaklar

Bizi takip edenler bilirler Ela’nın bitmek tükenmeyen etkinlik yapma sevdası vardır. Bu yüzden her daim çocuk gelişimine uygun eğitici kutu oyunları, setler  ve eğitici oyuncak arayışındayım.

3 yaşına kadar evde her fırsatta montessori etkinlikleri yaptık. Fakat belli bir yerden sonra ben yetememeye başladım. Ne kadar internetten araştırsam da fazla seçenek bulamadım.  Evde ki ürünler dışında dışarıdan çeşitli materyaller alıp etkinlikleri desteklemek gerekiyor. Zaten sonrasın da anaokuluna başladı.

Anaokuluna başladığı günden beri de Ela için dikkat güçlendirme eğitim setlerini daha bir araştırır durumdayım. Tam da bu esnada araştırma yaparken Duyu Market ile tanıştım. Siteyi inceledikçe dikkat güçlendirme setlerinden daha fazlasının olduğunu görmek beni inanılmaz mutlu etti. Ürünleri incelerken en sevdiğim kısım seçtiğim ürünün hangi amaçla, nasıl kullanabileceğim, hangi alanlarda çocuk gelişim ve eğitimine katkı sağlayacağı hakkında çok güzel açıklamaların bulunması oldu.

Ürünlerin hepsi oyuncak görünümlü fakat çocuk gelişimine oldukça katkı sağlayan ürünler olduğunu memnuniyetle belirtmek isterim.

Aradığım setler dışında çocuk kitapları, kalem tutma konusunda gelişim sağlayan kalem tutamağı,  diğer kırtasiye ürünleri ve bilim setleri gibi 15 yaşa kadar tüm çocukların dikkatini çekecek materyalleri tek bir sitede buldum.

Bunların dışında anaokulu malzemeleri, aile eğitimi, zeka oyunları, çocuk terapisine kadar bir çok Eğitici materyali kocaman bir çocuk gelişim marketi olan duyu markette bulabilirsiniz.

Özellikle çocuklarında disleksi sorunu olan ve ilkokul da okuma yazma problemiyle karşı karşıya olan ebeveynlere de siteyi incelemerini tavsiye ederim.  Kısaca her çocuğun geliştirmek istediğiniz taraflarına yönelik materyalleri tek bir adreste bulabilirsiniz.

Fikirlerini almak için biz evde siteyi çocuklarla inceledik. Yağız’ın ilk tercihi bilim setlerinden yana oldu.  Fakat o kadar çok seçenek var ki karar verme kısmında o bile zorlandı.

Ela için de çok fazla seçenek buldum ama alıp birden önüne yığmak yerine tek tek deneyerek almaya kadar verdim. Önceliğim dikkat güçlendirici setlerden yana olsa da kırtasiye bölümünde ki çocuk eğitimine oldukça katkı sağlayacak ürünleri gördükçe kafamda güzel bir alışveriş sıralaması yaptım.

Bu konu da bilinçli bir seçim yapabilmek için destek hatlarından yardımda almak mümkün oluyor.

Çocuklar hangi yaşta olursa olsunlar her şeyi oyun ile öğreniyorlar. Bu yüzden klasik oyuncaklar yerine oynayarak öğrenecekleri, gelişimlerini destekleyen, yaratıcı ve hayal gücü özelliklerini kullanmalarını sağlayan, koordinasyon becerilerini geliştiren materyalleri  özellikle tercih ediyorum.
Bu konu da tüm önerileri de açığım ;)

Sevgiler,
Zekâ oyunları

devamı »
Bumerang - Yazarkafe