16 Kas 2018

Öğretmenler Günü Yaklaşırken...

öğretmenler günü hediyeleri

Bu konuyu aslında yazmak değilde sizlerle karşılıklı konuşmak isterdim. Ne düşünüyorsunuz fikriniz nedir sohbet eşliğinde birbirimizi yanlıştan döndürmenin çözümlerini bulurduk.

Yanlış nerede diyenler olabilir hemen söyleyeyim; burada en büyük yanlış çocuğunun öğretmenine çocuğunun fikrini bile almadan whatshapp grubundan çocuğundan habersiz hediye işine karar veriyor olmak benim gözümde en büyük yanlıştır.

Sorumluluk almasını istediğimiz çocuklarımıza böyle kolay ve böylesine önemli bir konu da bile sorumluluğu çok görüyoruz.

Ortaokul anneleri bunu yapıyor çok şaşırıyorum. Ortaokulda çocuğun birden fazla öğretmeni oluyor çocuk belki rehber öğretmenine değilde başka bir öğretmenine hediye almak istiyor ama aile anaokulundan beri öğretmenler gününde hediye alma işini öylesine sahiplenmiş ki çocuk fikir belirtme isteğinde bile bulunmuyor ki eminim fikir beyanında bulunsa da dikkate alınmayarak susturulacaktır.

Bu yazımı okuyan bir öğretmen olursa lütfen yorum yazsın. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Öğrenciden gelen hediye mi kıymetli, yoksa veliden gelen pahalı hediye mi daha değerli? Eminim bu konuda da öğretmenler kendi içinde 2 ye ayrılmıştır. Hediye alınmadığında trip yapan öğretmenler olduğunu da duydum. Veli sırf öğretmen çocuğuma cephe almasın diye sınıfça toplaşıp pahalı bir hediye aldılar. Bunun yerine keşke çocuğunu o öğretmenden hızla uzaklaştırmayı seçmiş olsalardı diye düşünmeden edemedim. Neyse ki şuana kadar karşımıza vicdanlı, merhametli, eğitime ve öğretime önem veren öğretmenler çıktı. Aksi de olsaydı fikrim değişmezdi.

Amacım kimseye karışmak değil. Öğretmen benim gözümde; çocuklarımızın hayatında en az aile kadar önemli bir rol oynuyor. 35 yaşındayım ama ilk öğretmenimin bana yaklaşımını, naifliğini ve hepimizi şefkatle kucaklamasını hala çok net hatırlıyorum. Yerden kopardığım bir çiçeği bile hediye ettiğimde bile "sizler benim için en güzel hediyesiniz" demesini nasıl unuturum. Ne ailem girdi öğretmenimle arama ne de ben girmelerine izin verdim. Şimdi aynı şeyi bende çocuklarıma yapıyorum. Öğretmen sizin, hediye alıp almama tercihi de sizin diyorum. Benden yardım isterseniz de seve seve yardımcı olurum diyorum.

Whatshapp gruplarında da çoğu zaman katılmayan tek veli ben oluyorum. Kreşi bir nebze anlarım da ortaokul öğrencisi için whatshapp grubuna bile karşıyım o daha da ayrı bir konu :))) Ama inanın hakkımda ne düşündükleri umurumda değil "sorumsuz anne" diyenler olabilirmiş (bunu bir arkadaşım demişti) desinler benim amacım çocuğumun sorumluluklarını üzerime almak değil çocuğuma sorumluluk kazandırmak ;) Geçen gün de yazmıştım kendi kendine yetebilen çocuklar yetiştirmek istiyorsak kendiniz için küçük çocuğunuz için büyük bir adım atın ve bırakın çocuğunuz öğretmenler gününü nasıl istiyorsa öyle kutlasın.

Şimdiden bu kutsal görevi hakkıyla yerine getiren tüm öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun.

Sevgiler,








devamı »

12 Kas 2018

Kendi Kendine Yetebilen Çocuklar

Özgüvenli Çocuk Yetiştirmek

Uzmanlar 0-7 yaş döneminin önemini ısrarla belirtiyorlar. Biri 13 diğeri 6 yaşında iki çocuğum var. Ve evet bende ağaç yaş iken eğilir sözünün doğruluğunu bu dönemler de tecrübe etmiş bir anneyim.

Bu dönemde verdiğiniz eğitim çocuğunuzun bütün hayatını etkileyecektir. Şöyle ki; 7 yaşında kadar kendi kendine yetebilen bir çocuk yetiştirirsek yetişkin bir birey olduğunda her işini kendi gören kimseye muhtaç olmayan bir birey olacaktır.

Bebekler önce emekler sonra tutunarak düşe kalka tecrübe kazanarak yürümeyi öğrenirler. Bu onların doğuştan gelen refleksleridir. Size düşen en büyük görev sadece ve sadece yanında olmak ve her daim yanında olacağınızı hissettirmektir.

0-7 yaş arası düşmesine izin vermezseniz, zarar görecek diye deneyimleyerek öğrenmesi gereken her şeye müdahale ederseniz, sorunlarını yeter ki o üzülmesin diye siz çözerseniz mutsuz bir yetişkin olmasının ilk temelini bizzat siz kendi ellerinizle atmış olursunuz. Böyle yazınca sert geliyor ama sizden kopup yalnız kaldığında hiç kimse ona el bebek gül bebek davranmayacak ve duygularıyla baş etmeyi öğretmediğimiz için ve her daim onun yerine düşünüp karar aldığımız için kendi yolunu bulmakta zorlanan bir yetişkin olacak buda eşittir MUTSUZLUK demektir.

Çocuklarım için istediğim en büyük şey iyi bir eğitim almalarından ziyade en ufak bir enkazda yıkılmadan ayakta kalmayı ve en büyük başarılarda şımarıp kimseyi küçümsememeyi öğrenmeleri benim için oldukça önemlidir. Kişi ve olaylardan etkilenmeyen , zayıf yönlerini fark edebilen ve geliştirebilen, yaşadıkları süre boyunca eşyaya, insana ve paraya aşırı bağımlılık geliştirmemesi gerektiğini bilen yetişkinler olsun istiyorum. Bunun içinde temeller ancak ve ancak doğduğu andan itibaren ev ortamında atılması gerektiğini bizzat yaşayarak öğrendim diyebilirim.

Ben evde elimden geldiğince aşağıda ki kelimeleri kullanmamaya çalışıyorum;

* yapamazsın,
* düşersin, kırarsın, dökersin vb...
* bırak ben yaparım,
* ben hallederim,
* ben çözerim,
* ders çalış,
* ben odanı toplarım,
* bu kursa gideceksin - bunu yapacaksın - bunu giyeceksin vb emir kiplerinden uzak durmaya çalışıyorum.
* ben ödevini sorar öğrenirim. (hasta bile olsa kendi sorup öğrenebilir)

Buna benzer bir sürü örnek verebilirim. Olumsuz cümleleri hayatımdan çıkarmak için 1 yıldır oldukça çaba harcıyorum. Çünkü gördüm ki ben ne kadar çok olumsuz cümle kurarsam çocuklarda anında kapıyorlar. Hiç birimiz mükemmel değiliz olmak zorunda da değiliz. Mükemmel ebeveynlik diye bir şey yoktur. Kendine güvenen, düştüğünde yaralarını sarmasını bilen bir nesil yetiştirmek için bilinçli yol arkadaşı olsak yeter.

Kendine her zaman hatırlattığım bir hikaye var sizinle onu da paylaşmak isterim.

KOZADAKİ KELEBEK HİKAYESİ
Bir gün, bir kozada küçük bir delik açıldı ve bir adam bedenini bu küçücük delikten çıkarmaya çalışan kelebeği saatlerce seyretti. Sonra, kelebek sanki daha fazla ilerlemek istemiyormuş gibi durdu. Sanki ilerleyebileceği kadar ilerlemişti ve artık daha fazla ilerleyemiyordu. Adam, kelebeğe yardım etmeye karar verdi. Eline bir makas aldı ve kozayı keserek deliği büyüttü. Kelebek kolayca dışarı çıktı. Fakat bedeni kocaman, kanatları kuru ve buruşuktu. Adam, kelebeği izlemeye devam etti, gücünü toplayıp uçabileceğini düşünüyordu. Fakat bu olmadı! Kelebek kozasından zamanından önce çıkmıştı ve ne kadar çabalasa da uçamadı buruşmuş kanatları ile yerde sürünmeye devam etti.

Adam, iyi niyetle bir şekilde kelebeğe yardım etmek istemişti ama bilmediği nokta, kelebeğin kozadan çıkmak için çabalaması, bedeninde ki sıvının kanatlarına gitmesini ve bu sayede doğru zamanda kozasından çıktığında uçabilmesini sağlayacaktı. 

Bu hepimiz için geçerli diye düşünüyorum. Büyürken sarf edilen çabalar, bizi hayatımızda ki bir sonraki aşamaya hazırlar. Gerekli güce ancak böyle sahip oluruz. Kendi kanatlarımızla uçmayı öğrenmek için çabalamak, emek vermek ve zorluklarla mücadele etmeyi öğrenmek zorundayız. Çocuklarımızın da her istediğini iyi niyetle yerine getirir, onlar zorlanmasın diye müdahale edersek zamanı geldiğinde kendi kanatları ile uçmayı öğrenmelerine engel olmuş oluruz.

Sevgiler,






devamı »

16 Eki 2018

Beni Bu Kadar SEVME Anne


Yine bir Ahmet NAÇ kitabı ve ben yine okumanız için gerekirse yalvaracağım bir yazı yazacağım :)

Diğer kitabı hakkında yazdığım yazı linkini de ekliyorum hala okumadıysanız çok şey kaçırıyorsunuz :) GÖLGE

Kitap sadece anne babalara değil tüm öğretmen ve eğitmenler içinde güzel bir kaynak olarak kullanılacak şekilde yazılmış diyebilirim.

"Çocuğum ne isterse olsun yeter ki mutlu olsun demek ezberlenmiş bir söylemden başka bir şey değildir. Kolaycılıktır, amatörlüktür, geçiştirmektir. Kendine iyi bir anne baba sanmanın, rahatlamanın ucuz bir yoludur. Senin görevin çocuğunun ne istediğine karar verebilmesini sağlayacak ortamları oluşturmaktır ve bu ortamlar en doğru şekilde hareket edebilmektir. Ne istediğine en doğru şekilde karar vermesi için hazır olmasını sağlamaktır. Annelik, çocuğunu hayata hazırlamak değildir. Onun hayata hazır olmasını sağlamaktır.
Ne istediğini bilmeyen, tam anlamıyla bir birey olamamış çocuğun gelecekte hangi mesleği yaparsa yapsın mutlu olma şansı yok, başarılı olma şansı da yok. Mutlu ve başarılıyım dedikten sonra asıl başarı ve mutluluğu acıyla tecrübe edecektir, çok geç kaldığını anlayarak."

Bu satırlar beni çok etkilediği ve bir an "onların iyiliği için yapıyorum" dediğim bir çok davranışımın onlara ileride zarar vereceğini düşünmek canımı yaktı.

Mesela Yağız kitap okumayı çok sever ve ben ona her zaman açık çek veririm yeter ki benden kitap iste iki elim kanda olsa alırım senin için YETER Kİ OKU... İşte bunun yanlış olduğunu da bu kitap sayesinde öğrendim. Aylık olarak harçlık verdiğim çocuk isterse parasını toplayıp istediği kitabı alabilir. Ve kendi emek harcayarak sahip olduğu kitabın kıymetini daha iyi bilir. Kitapta bu kısmı Yağız ile birlikte okuduk oda kabul etti ve şuan para toplayıp kitap alma çabası içinde. Çocuklara fırsat verilirse başaramayacakları hiç bir şey yoktur.

DÜŞMESİNE izin verdikleri çocuklarının DÜŞÜNMELERİNE izin vermiyorlar!

Bu cümleyi tekrar tekrar okudum. Evet bebekken düşmesine izin verdim ve düşe kalka yürümeyi öğrendi fakat şimdi düşünmesine ne kadar izin veriyorum diye bayağı kendimi sorguladım. Ben bu konuda hatalarım olmasına rağmen doğru bir yol izlediğimi düşünüyorum. Çünkü Yağız'a hep sorumluluk vererek, yapabileceği şeyler konusunda "dur ben yapayım"demeyerek büyüttüm. "Yapamam ben bunu sen yapar mısın anne" dediği her şey de ona sarılıp DENEMEDEN bilemezsin dedim. Bana kızarak tekrar tekrar denediği her şeyi yapmayı başardı. Çözümlerini kendileri bulabilecekleri çocuklar yetiştirmek en büyük amacımdı. Bu kitapta ısrarla bunu vurguluyor. Kendinize bağımlı çocuklar yetiştirmekten acil vazgeçmek zorunda olduğumuzu anlatıyor.

"Ömrü boyunca belli alanlarda başarı kaydeden yüksek zekalı çocukların gittikleri üniversiteler, sahip oldukları meslekler elbette büyük bir başarıdır. Ama bunu yaparken ödedikleri bedel onları mutluluktan edebilir. En azından sahip olabilecekleri mutluluğun çok daha azına razı olacaklar ya da hiç keşfedemeyecekler hayatın güzelliklerini."

Gerçek mutluluk her zaman başarıda saklı değildir. Başarılı olsun diye çocukların tepelerine dikilirken milyonlarca kere düşünmek gerekli.

Kitapta mutluluğun tarifi şu şekilde;
"Çok basit. Mutluluk, mutsuz olmamaktır. Mutsuz olmayı kabullenmemektir. Mutsuz olmasına izin ver ki mutlu olmayı öğrenebilsin. Gözyaşını silme onun yerine, gözlerindeki yaşları kendi silip devam edebilsin yoluna. Devam edebilsin ki hayatı boyunca ona engel olmasın hiçbir şey. İstediği olmadığında teselli edebilsin kendini başkalarının tesellisine ihtiyaç duymadan. Yolunu kaybettiğinde, "her zaman başka bir yol daha vardır" diyebilsin ve bulsun o yolu."
"Bir gün oyuncağını kaybettiğinde üzülüp ağlayacak. Bir gün de mesleğini icra ederken istediklerini yapamadığında üzülecek. Vazgeçmeyip dış etkenlere bahane bulmadan yoluna devam etmesi, oyuncağını kaybettiğinde yapmış olduğun anneliğe bağlı olacak."
"Mutluluk, tam olarak mutsuzluk durumundan kurtulabildiğin ölçüde senin olur. Bu bir beceridir ve deneyimle öğrenilir. Vakit varken öğrenmesine izin ver."

Yine Yağız dan örnek vermem gerekirse ders çalışmadığında sorumluluk onun oluyor geçtiğimiz yıllarda bunu deneyimledi çok düşük not aldı ve ben asla neden?? demedim bu onun sorumluluğu aldığı nottan mutlu olup olmamakta onun elinde ve o aldığı nottan çok mutsuz oldu. Şimdi bir daha o mutsuzluğu yaşamamak için sınav dönemlerine çok daha sıkı çalışıyor. Arada çocuğun düşmesine gerçekten izin vermek gerekiyor. Neden 100 değil, neden çalışmıyorsun, neden ödev yapmıyorsun...
Böyle bir şey yok bizim evde bu yüzden ödev kavgalarımız hiç olmuyor.

Elimden gelse kitabın her bir satırını buraya yazarım :) Gerçekten çok etkilendim.
Çocuklar bizim malımız değil biz sadece onları hayata hazırlayan yol arkadaşlarıyız biz olmadan da ayakta durabilmeyi onlara en iyi şekilde öğretmek bizim en büyük görevimiz olmalı. Ve bu yolda çocuklardan önce kendimizi eğitmeliyiz.

Sevgiler,








devamı »

11 Eki 2018

Tüp Bebek Tedavisi Kaç Defa Denenebilir?



Yakın zamanda Amerika'da yapılan bir çalışmaya göre; hamile kalmaya çalışan bir kadının, her bir tüp bebek tedavisi döngüsünde, başarı şansı artmaktadır. Peki, tüp bebek tedavisi kaç defa denenebilir?

Tüp bebek tedavisinin birkaç adımı vardır. Öncelikle, bir kadının yumurtalığı, hormonlarla uyarılır. Daha sonra yumurtalar, cerrahi olarak alınır. Ardından, laboratuvar ortamında döllenir ve bir ya da daha fazla embriyo kadına aktarılır ya da daha sonra kullanılmak üzere dondurulmaktadır.

İlk Döngü Bir Denemedir

Hormonlarınız test edilmiş, yaş, endometriozis ya da kısa adet döngüleri gibi belirli sağlık sorunları hesaba katılmış olsa da; doğurganlık, denemeye başlayana kadar doktorların sonucunu bilmediği tek alandır. Birçok hasta için, ilk tüp bebek döngüsü, muhtemelen bir deneme çalışması olacaktır. Hiç kimse ilaçlara nasıl tepki vereceğinizi, yumurtalarınızın nasıl gelişeceğini veya nasıl dölleneceğini bilemez.

Sonraki Denemelerde Aynı Protokolü Uygulamayın

Başarısız bir tüp bebek tedavisinden sonra, doktorunuza ne yapacağınızı sorun. İlaçlarınızı mı değiştireceksiniz? Yoksa dozunu mu? İlk denemede, yumurtaların hiç biri döllenmediyse, farklı bir yöntem denenebilir. Bu nedenle, başarısız bir tedavi sonrasında, ikinci denemenizde daha farklı bir yol izlemeniz gerekebilir.

Bir Klinikte En Fazla Üç Deneme Yapın

İkinci tüp bebek tedavisi döngüsünde, seçtiğiniz kliniğin, uygun bir protokolün uygulanması için yeterli bilgiye sahip olması gerekir. Üçüncüsünde ise, sizin üzerinizde uzman olmaları gerekir. Her seferinde aynı yaklaşımı kullanarak, üçten fazla tüp bebek tedavisi girişi yapılması nadiren tavsiye edilir.

Bir Yerde Bırakmalı Mı?

İstatistiksel olarak, iyi bir yumurtalık rezervi ve canlı spermi olan bir partneri olan 40 yaşında altındaki sağlıklı bir kadın için; tüp bebek tedavisinde, üç denemenin sonunda bebek sahibi olma şansı %70'tir. 40 yaşın üzerindeki kadınlar için oranlar, bunun yarısı kadardır. Ancak, bazı çalışmalarda, belirli bir sayıda, yaklaşık 6-7 arasında, oranların artmadığı ve gerçekte düşüş olduğu ileri sürülmektedir. Elbette, her kural için bir istisna söz konusudur; kısırlık için altta yatan neden ya da sağlıklı bir embriyonun implantasyonda başarısız olması durumunda, tekrar deneyebilirsiniz.

Başlarken Bir Limit Belirleyin

Tüp bebek tedavisi, yalnızca sayısal verilere dayanmamaktadır. Başarı oranlarının yanı sıra, dikkate alınacak başka faktörler de vardır. Buna ne kadar zaman, para ve emek harcamak istiyorsunuz? Bazen, bir çift, tedaviyi durdurmak zorunda kalabilir, çünkü paraları olmayabilir. Bazen de diğer seçenekleri göz önünde bulundurmak zorunda kalırlar, çünkü duygusal sorumluluk oldukça fazla olabilir. Bu nedenle, başlangıç aşamasındayken, planınızın ne olduğunu bilmeniz iyidir. Bir yıl boyunca mı deneyeceksiniz? Paranız bitene kadar mı? Doktorunuz söyleyene kadar mı? Bu düşünceleri, başlangıçta en iyi şekilde tartışmalısınız; süreç içerisinde fikirleriniz değişse bile, en azından bir planınız olmuş olur.

İlk Deneme Sonrası Umutlar Genellikle Oldukça Yüksektir ve Negatif Bir Hamilelik Testi Sonucu Yıkıcı Olabilir

Tüp bebek tedavisinde, başarının belirlenmesinde en büyük faktör, kadının yaşıdır ve bu çalışmaya yansır. Kadının kendi yumurtalarını kullanarak, dokuz tüp bebek tedavisi döngüsünü tamamlamış olan 40 yaşından küçük kadınlar için, başarılı doğum oranı %71.6'dır. 40-42 yaş aralığında bu oran %32.7'ye düşer. Ve 42 yaşın üzerindeki kadınlar için, %15.9'dur. Kadınlar, ilk yumurtalık uyarım döngüsündeki yaşlarına göre gruplandırılır ve tahminler; 9 denemeden sonra tedaviyi bırakanların sonuçları ile tedaviye devam eden benzer hikayeye sahip kadınların sonuçlarının benzeyeceğini varsaymaktadır.

Tüp bebek tedavisini birden fazla denemek, başarılı doğum oranlarını arttırmasına rağmen, oranlar her bir ardışık girişimde genellikle azalmaktadır. Örneğin, kendi yumurtalarını kullanarak bir tüp bebek tedavisi olan 40 yaşından küçük bir kadının doğum oranı %32.3'tür. Tüp bebek tedavisindeki ikinci döngüsündeki doğum oranı %27.1'dir. Dokuzuncu tedavide, oran %19.6'ya düşer. Yaşı ilerleyen bir kadın için, tüm oranlar önemli ölçüde düşmektedir. Kendi yumurtalarını kullanarak tüp bebek tedavisi olan 40-42 yaş aralığındaki bir kadın için doğum oranı %12.3'dür. İkinci bir tedavide oran, %10.1'e düşmektedir. Dokuzuncu denemeye gelindiğinde, bu yaş grubu için kaydedilmiş bir canlı doğum oranı bulunmamaktadır.

Kaynaklar :



devamı »

1 Eki 2018

İnternetten Kırtasiye Ürünleri Satın Almak İçin En İyi Nedenler

Okul sezonunun açılması ile birlikte öğrenciler uzun süre ayrı kaldığı arkadaşlarına kavuşmanın heyecanını yaşarken veliler okul kırtasiye listelerini tamamlamak derdindedir. Kırtasiye alışverişi için oluşturulan ihtiyaç listeleri daha aktif bir eğitim ile birlikte uzar gider. Kalem, defter, çanta, matara, dosyalama ürünleri ve bunun gibi bir sürü malzeme her sene velileri o dükkân senin bu dükkân benim gezdiriyor. Günümüzde bu durum artık değişti ve ürünler ayağınıza geliyor. Hatta okul ihtiyaç listesi bile okul tarafından anlaşmalı kurumlara veriliyor ve hazır paket şeklinde hiç yorulmadan evinize, şirketinize olduğunuz her yere kargo yapılıyor. Nezih Kırtasiyede bu uygulama oldukça gelişmiş durumda okul ihtiyaç listeniz siparişinizden sonra 3 iş günü içerisinde kargoya veriliyor. Böylece zamanınız size kalıyor.


Teslimat Hızı

Web üzerinden yapılan alışverişler zamandan tasarrufunun yanı sıra hızlı teslimat ile de tercih sebeplerindendir. Gelişen teslimat teknolojisi ile hem zamanınız size kalıyor hem de ürünleriniz bulunduğunuz lokasyona kadar geliyor. Böyle bir lüks varken neden mağazaları gezerek zaman kaybedelim ki? Üstelik okul listeleri oldukça uzun!

Hızlı Fiyat Kıyaslaması

Okul listeleri oldukça uzayan ve sürekli yeni bir ürün ihtiyacı doğan, kısacası bitmek bilmeyen listelerden oluşur. Bu uzun listeyi kabaca evinizde hesapladınız ve bütçenize uygun mağazaları gezdiniz. Evdeki hesabın çarşıya uyması için büyük bir efor harcayarak zamanınızın çoğunu en uygun fiyatları not etmek için tükettiniz. Fakat en uygun fiyatlı ürün oldukça uzak bir mağazada kaldı, tekrar geri dönmeniz zaman kaybetmeniz ve yorulmanız demektir. Oysa internet üzerinden yaptığınız okul alışverişlerinizde ürünleri ve fiyatları karşılaştırmanız oldukça kolay, sadece açtığınız sayfaların sekmeleri arasında bir tıklama ile gezmeniz yeterli olacaktır. En uygun listeyi oluşturduktan sonra, okulların açılmasını dert etmenize gerek kalmayacak! https://www.nezih.com.tr/ adresinde özel okulların her sınıfı için özel oluşturulmuş indirimli listelerini bulmanız mümkün, okulunuz için hazırlanmış listeleri oradan seçebilirsiniz. Böylece okul kırtasiye ürünleri arasında neler olmalı derdine de bir son vermiş olursunuz. Bitmek bilmeyen listelerin en başında kalemler ve yazı gereçleri gelir. Kalem veya diğer yazı gereçlerini arıyorsanız Nezih’ten fiyat kıyaslaması yapmanız daha iyi olur. Kalemler ve yazı gereçleri Nezih kalitesiyle ön plana çıkıyor. Nezih Kırtasiye’den alışveriş yaparak yeni okul dönemine rahatlıkla başlayabilirsiniz.








Ödeme Fırsatları

İnternet alışverişleri zaman tasarrufu sağlarken boşa harcanan efor sorununu da ortadan kaldırmaktadır. Avantajları saymakla bitmeyen internetten yapılan alışverişin bir diğer özelliği ise ödeme fırsatları sunmasıdır. Kredi kartı ile ödeme, havale ile ödeme ve kapıda ödeme gibi birden çok seçenek sunmaktadır. Kullanıcılar genellikle kredi kartı ödeme seçeneğini tercih etmektedir. Sebebi ise taksit ve indirim fırsatlarıdır. Okul sezonu artan bu kampanyalarla birlikte www.nezih.com.tr'de geçerli garanti pay ile 150 tl ve üstü ödeme seçeneğinize 20 tl bonus hakkı kazanabilirsiniz. Okul malzemelerinde de birçok kategoride çeşitli indirimler bulunmaktadır. İndirim tarihlerini ve kampanyaları kaçırmadan alışverişinizi gerçekleştirin.

İade Hakkı

Tüketici kanunun değişmesi ile birlikte mağazalar iade hakkını mağaza kurallarından çıkarmıştır. İnternet alışverişlerinizde almış olduğunuz ürünlerden 14 gün içerisinde cayma hakkınız bulunmaktadır. Güvendiğiniz bir web sitesinden alıp beğenmediğiniz bir ürünü iade hakkınız olması size özgür bir alışveriş hakkı sunar. Böylece beğenmediğiniz bir ürünü değiştiremeyeceğiniz için kullanmak zorunda kalmazsınız. Bu hakkınızın saklı kalması için sitenizin güvenilir olması gerekmektedir. Tüm haklarınızı koruyarak size güvenli bir alışveriş imkânı sunan Nezih Kırtasiye'den tüm okul ihtiyaçlarınızı gönül rahatlığıyla satın alabilirsiniz.
Okulların açılmasına sayılı günler kala siz sadece heyecanını yaşayın, alışveriş için zaman ve efor harcamayın diye internetten alışveriş yapmanızı öneriyoruz! Başarılı geçecek bir okul sezonu için güvenli bir alışveriş sitesi seçin!


devamı »
Bumerang - Yazarkafe