22 Tem 2016

Doğal Tarım Alanı Etkinliği

doğal tarım alanı etkinliği

 Günlerdir ülke gündeminin kargaşası arasında ve bunca moral bozukluğu için de atlamamamız gereken çocuklarımızın  ruh sağlığı var. Bu kadar olumsuzluk karşısında onları mutlu etmek, yüzlerini güldürmek biz ebeveynlerin en büyük görevi olduğunu çok iyi biliyoruz.

 Teknoloji ile büyümekte olan çocuklarımızın doğa farkındalığını arttırmak ve sosyalleşmesine katkı sağlamak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Bugünlerde, bu konuda size yardımcı olabilecek bir etkinlik var.

 Çocuklar için ne yapabilirim diye araştırma ihtiyacı duyduğum da karşıma çıkan bu etkinliğin detaylarını paylaşmak isterim.

 Beylikdüzü Migros AVM’de kurulan “Doğal Tarım Alanı” ile çocuklar uzman çiftçiler eşliğinde kendi ürünlerini yetiştirebiliyor, doğa farkındalığı artıyor ve şehir hayatı içinde farklı alternatifler olabileceğini öğreniyorlar.

 Sebze ve meyve yetiştirme, yoğurt yapımı, tereyağı yapımı gibi farklı etkinliklerin yanında hafta sonları yapılan eğlenceli yarışmalar ile doğal tarım alanı sürekli canlı tutuluyor.

23 Temmuz’da Korkuluk Atölyesi
El becerilerini ve hayal güçlerini geliştirecekleri bu eğlenceli atölye ile çocuklar, kendi korkuluklarını tasarlıyor.

30 Temmuz’da Komşu Pazar
AVM içine kurulacak özel alanda katılımcılar kendi yetiştirdikleri ürünleri, kendi tezgâhlarında sergiliyor. Bu pazardaki satışlardan elde edilen gelir, uygun görülen bir yardım kuruluşuna bağışlanıyor. Bu sorumluluğu çocuklarımıza yaşatmak bence çok keyifli olacak.

 Çocuğunuzla birlikte yapabileceğiniz hem eğitici, hem eğlenceli bir etkinlik arıyorsanız Beylikdüzü Migros AVM otoparkında kurulu olan doğal tarım alanı kaçırılmayacak bir fırsat.

 Sanırım en güzel haber de; doğal tarım alanı temmuz sonuna kadar her gün açık ve uzman çiftçiler sürekli alanda olacakmış.

 Ben normal de çalışıyorum ama bu tarihlerde yıllık izin de olacağım için fırsat yaratıp çocukları götürmek gibi bir niyetim var. Bulundukları gergin ortamı bir nebze de olsa yumuşatmak için elimden geleni yapacağım.

 Çocuklarınızla eğlenceli bir  kaçamak yapmak isterseniz sizde kaçırmayın derim.

Sevgiler,
devamı »

18 Tem 2016

Tek Başkomutan ATATÜRK

türk bayrağı
Başkomutan: SAVAŞTA, bir devletin ordularının tümüne komuta eden en büyük komutan DEMEKTİR.

 Hayatımın en uzun hafta sonunu yaşadım. Darbe girişimi konusuna hiç girmeyeceğim bu konu da tek diyeceğim bu kimin oyunu ise ve buna kimler sebep olduysa Allah cezalarını versin. Onca masum insanın döktükleri kanlarında suçu olan herkes boğulsun.

Benim asıl üzüldüğüm instagram hesabım da "tek başkomutan Atatürk tür" diyerek paylaştığım fotoğrafa gelen yorumlardı. Ve hepsi KADIN. 
* Onların TEK reisleri varmış
* Atatürk değil osmanlı kurtarmış bu toprakları,
* Sadece osmanlı torunuymuşlar
* Kimliklerinde TC yazıyormuş bayrağı da kabul ediyorlarmış ama Atatürk ü asla kabul etmiyorlarmış.

Ve daha bunlar gibi bir sürü saçma yorumlar ve küfürler üşenmedim hepsine cevap verdim ama onların salakça yorumlarını sildim özellikle sayfam da asla Atatürk'e karşı böyle cahilce yorumlar tutmam. 

Erkekleri geçtim bir kadın bugün bu topraklar da ona sunulan hakların ATATÜRK tarafından verildiğini bile bile nasıl böyle düşünür? Reis dediğiniz adamı bile seçme hakkını size ATATÜRK verdi. Ve sen buna rağmen kabul etmiyorsun öylemi? Bak ben sana belki de hiç okumadığın ATATÜRK İLKE VE İNKİLAPLARI ndan kadınlar için olan kısmı yazayım belki denk gelir okursun. Kafan almaz ama ben yine de yazayım.

"Atatürk Devrimleri (inkılapları) ile birlikte, yüzyıllar boyunca ihmal edilmiş olan Türk kadınına yeni haklar tanınmıştır.Böylelikle Ulu Önder Atatürk'ün bizzat girişimleri ile Türk kadını kendisiyle muasır ve medeni olarak kabul edilen toplumların kadınlarından çok daha önce siyasi ve sosyal yani medeni sahadaki doğal haklarına kavuşturulmuştur.Kabul edilmiş olan medeni kanun gereğince bundan böyle kadınlar da erkeklere tanınan haklara sahip olmaya, resmi görevlere atanabilmeye, oy verme ve Millet Meclisine seçilebilme hakkına kavuşturulmuştur.Diğer taraftan tek eşlilik ilkesi ve kadınlara tanınan eşit haklar, Türk toplumuna da bir canlılık kazandırmıştır.

Atatürk’ün yapmış olduğu girişimler neticesinde, Türk kadınlarının iktisadi ve siyasal ve de sosyal yaşama tam anlamıyla katılımlarının sağlanabilmesinin önü açılmıştır. Bu bahsi geçen değişimlerin sağlanabilmesi için de sırasıyla aşağıdaki bir dizi değişiklikler yapılmıştır.
Kadınların 1930'da belediye seçimlerinde seçme, 
1933'te çıkarılan Köy Kanunu'yla muhtar seçme ve köy heyetine seçilme, 
5 Aralık 1934'te Anayasa'da yapılan bir değişiklikle de milletvekili seçme ve seçilme haklarının tanınmasıyla, 
Türk kadını o yıllarda Avrupa devletlerinin çoğundaki kadınlardan daha ileri haklar elde etmiştir ve çok geçmeden toplumda erkeklerin çalıştığı her alanda yerini almıştır.
kaynak

"Osmanlı da cariye olsaydım çok daha mutlu olurdum" diyorsan ona diyecek sözüm yok. Ama kalkıp profil hesaplarınız bile kapalıyken kocanızın sizi doldurduğu şekilde sağda solda yorum yapmayın. Sosyal medya da ki bu özgürlüğünüzün bile en enn altlarında yine Atatürk ün kadına verdiği özgürlük hakkı yatıyor.

Bir tanesi de Atatürk fotoğrafı paylaşarak ölmüş adamın kemiklerini sızlatıyorsun yazmış. Ben onu sevgi ve saygıyla anıyorum dualarla anıyorum bumu rahatsızlık? Kemiklerini sızlatanlar alın teriyle kazanılan toprakları satanlardan başkası değil.

Bir başkası da namazında niyazında baş örtülüymüş ama bizler Atatürk o... muşuz. Sen reisin için kocamı boşarım derken sıfatın ne oluyor bi söylermisin? Ben açık olabilirim ama namazımı kılmadığımı nerden biliyorsun? 30 gün orucumu tutup tutmadığımı nerden biliyorsun? Baş örtüsü sadece ibadet işaretimi? Kalbinizi temizleyin önce kalbinizi. İslam dini en güzel dinlerdendir temiz kalp gerektirir. Bunu başarıp başaramadığımızı da bir tek Allah bilir. Bu arada kusura bakmayın ama camilerimiz de okunan ezan sesini bu toprakları düşman elinden kurtaran ATATÜRK olmasaydı biraz zor duyardınız.

Ve reislerini desteklemediğimiz için bizleri vatan haini ilan edenler. Kusura bakmayın ama sizin ki vatan sevgisinden çok reis aşkı gibi.

Bunu belirtmeme bile gerek yok ama kafası almayanlar için belirteyim; ben darbe yanlısı değilim.
2 tane evladım var darbenin ülkeme neler getireceğini bilen biriyim. Hiç bir parti taraftarı asla değilim konu vatan olunca fikirleri ayrı bile olsa herkesin birlik içinde olunması taraftarıyım. Ezan sesinden de asla rahatsız olmam ezan sesini duyunca bizim evde tv sesi kısılır, yatan kalkar oturur ama dışarı da ezanlar okunurken meydanlar da kutlamalar devam ediyordu. Onca kişi şehit oldu ülke de yas ilan edilmedi. Tabii ki bayrağına, ülkene sahip çıkıcaksın ama kayıplarının da yasını tutmasını bileceksin. Sırf fikirlerin tutmuyor diye birbirine saldırmak, vatan haini ilan etmek yerine araştırıp suçluyu, haklıyı, haksızı öğreneceksin.

Ve diyorum ki ne olur kitap okuyun çok çok okuyun çocuklarınıza tarihi okuyun. Hatta evinizde bol bol tarih kitabı bulundurun. Yarın öbür gün kitaplar değiştirilecek. Çocuklarımıza bırakacağımız bir şeyler olsun elimizde. Andımız ve Atatürk portreleri her yerden kaldırılıyor bol bol çıktı alıp çocuklarınızın odalarına asın. Bizden sonra da ATATÜRK'ü savunan bir nesil bırakmak sadece bizlerin elinde.

Bugünden sonra da tüm sosyal ağlarım da daha çok ATATÜRK fotoğrafı paylaşacağım.

Ve inanıyorum ki devletime bunu yaşatanlar vatan hainliği yapanlar er ya da geç cezasını bulacaklardır.

Güzel günler görmek dileğiyle...
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE


devamı »

13 Tem 2016

Sınırları Bilmemek

Yazılar yazıyor sosyal ağlarda paylaşıp sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Ve bunun için para kazanmıyoruz. Yani maddi bir çıkarımız yok. Yani blog = ticaret mantığın da değiliz. Blog yazmadan para kazananlar da var bana göre onlar zaten blogger değil.

Neyse o konu çok farklı yerlere de gidebilir. Benim bahsetmek istediğim sınırlarını bilmeyen takipçiler!

Ben bloğum da ağırlık olarak çocuklarımla yaşadığım tecrübelerimi yazıyorum. Çocuklarım süper ben süper yetiştiriyorum diye bir iddiam da hiç olmadı. 10 yıldır anneyim nacizane tecrübelerim işte çuvalladığım dönemler ve konular da var sağsağlim atlattığım dönemler de var. Hatta ve hatta çocuk yetiştirirken isyan ettiğim yazılarım da var. Mükemmel olma çabamda şu hayatta hiç olmadı.

Ama bir arkadaş sağolsun bloğum da ki güya tüm yazılarımı okumuş kalkmış beni instagram da bulmuş Ela'nın bayram fotoğrafının altına da bir türlü anlamadığım öfkesini kusmuş. Beni eleştirse yine anlardım ama kalkıp da küçük bir çocuğa bu kadar nefret dolu sözler yazmasını kabul edemem yine de karşılık vermeden yorumunu direk sildim. Özelden de bu öfkeniz nedir diye sordum. 22 aylıkken Ela'nın kalem tutuşunu yazmışım daire çiziyor demişim yalancıymışım sanırsınız Ela ülke genelinde dereceye girmiş resim çizdi demişim o kadar sinirli yani. 22 aylık bir çocuk için kalem tutma ileri derece bir yetenek değil ki muhtemelen anne değil bilmiyor. Eee videoları var bakabilirsin neden yalan söyleyim ki dedim. Bakmış videolara yokmuş öyle bir şey. Yalancıymışım ben gelişimi geriymiş. Sonra diploma dedi sonra bende anneyim dedi senin çocukların teog a hazırlanırken benim ki bilmem nerelerde olur dedi :) sonra fakir zengin muhabbeti yaptı baktım acınacak biri uğraşmadım. Bloğumu okuduğu için teşekkür edip engelledim. Ama ısrarla da neden bu öfke neden bu nefret dolu sözler diye sordum cevap vermedi. Profili kapalı ama açıklamasına mezun olduğu üniversiteyi yazmış. Doğruysa diploması iyi ama umarım anne değildir ya da kalbini temizlemeden anne olmaz inşallah. Çünkü gerçekten sorunları olduğu belli.

Hepimize olur bu bir yazı okuruz beğenmeyebiliriz ya da samimi gelmeyebilir takip etmeyiz çeker gideriz. Ama sırf blog yazıyor diye kimse kimseye dozajını kaçıracak yorumlar yapamaz. Hele ki çocuk üzerinden laf söyleyemez. Bu hakkı kimse kimseye vermez. En fazla engellersin çeker gidersin asla da takip etmezsin.

Daha önce de siyasi bir kaç cümlem yüzünden yazanlar olmuştu ama güldüm geçtim sildim onlarda beni sildi bu kadar ama işin içine çocuk girince renk değişiyor.

Daha bildik blogger tanınmış bloggerların paylaşımlarının altında da sınırları aşmış yorumlar görüyorum. Ve yazanların da çoğu kadın hatta anne. Bir kadın bir kadına bunu neden yapar aklım almıyor. Kadının kucağın da ki bebeğine laf atmak nedir arkadaş sen kimsin. Halka açık yazıyor paylaşım yapıyor diye bu kadar eleştiri yapmak niye kendin çok mu harikasın öyleysen sende yaz sen doğrusunu paylaş rahatla.

Böyle aksi yorum yapanların hepsinin nedense profilleri kapalı. Bu kadar tanımadığın birine cesaret bulup ağza alınmayacak laflar söyleyebiliyorken profilini açık bırakma cesaretleri neden olmuyor bilen var mı? Hepsi klavye kahramanı sanıyor kendini. Ne kadar takmamak lazım dense de illa insanın motivasyonunu düşürüyorlar.

Sınırları bilmek bir saygıdır. Sen bir okursun, takipçisin. Eleştiride bulunabilirsin buna yazı yazan herkes sevinir ama kalkıp hakaret edemezsin biraz insansan sevmedim diyerek çeker gidersin. Takibi bırakırsın. Herkes üstüne düşeni bilmek zorunda.

Demem o ki hep söylediğim bir laf vardır "İstediğin dinde ol istediğin ibadeti yap ama kalbin temiz değilse senden iyi insan olmaz."

Ve karşındakine nasıl bakarsan öyle görürsün. İyi bakan gözlerle karşılaşmak dileğiyle ;)
Sevgiler,


devamı »

12 Tem 2016

En Kolayından Kek Tarifi

iki renkli kek

Bizim evde öyle çok fazla hamur işi seven yok.

Kurabiye yaparım piştiğinde ki kokusu uğruna herkes birer tane yer gerisi kalır. Zorla yediririm ya da kalanı anneme gider. Bu yüzden bizde öyle çok fazla börek, kek, kurabiye falan pişmez. Annem çok yapardı biz küçükken bizde hevesle yerdik. Şimdi ki çocuklar paketli gıdalara o kadar bağımlı ki evde pişenlerin yüzüne bakmıyorlar.

Hatırlıyorum Yağız marketten alınan keki yer evde yapılanı yemezdi bizde ev kekini bir güzel paketleyip eline verirdik afiyetle yerdi. Tabii büyüdükçe buna kanmamaya başladı :)

Ela ya haksızlık etmeyeyim o bulduğunu götürür.

Neyse alt tarafı bir kolay kek tarifi yazacağım konu uzadı :)

Dediğim gibi Ela hem yapma kısmını hemde yeme kısmını bayağı seviyor. Bu yüzden nerde kolay tarifler var hemen not ediyorum. Şimdi yazacağım tarifte belki de bir çoğunuzun bildiği bir kek tarifidir bende yazayım da Ela büyüdüğünde annem hep dedikodumuzu yapmamış arada bize yaptığı kekleri de paylaşmış desin ;)

Kolay kek tarifinin malzemeleri;
3 adet yumurta
1 su bardağı süt ( süt yoksa yine aynı ölçüde yoğurt koyuyorum)
1 su bardağı şeker
1 su bardağı sıvı yağ
2 su bardağı un ( çok cıvık olursa biraz daha ilave yapıyorum)
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2-3 çorba kaşığı kakao

Yapılışı;
Şeker ve yumurtayı çocuklarının eline veriyorum mikserler beyazlaşıncaya kadar çırpıyorlar. Süt ve sıvı yağı da ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz. Son olarak da un, kabartma tozu ve vanilyayı eleyerek ekliyor ve çırpmaya devam ediyoruz. Karışımın yarısını yağladığım kek kalıbına döküyorum. Kalan yarısına kakao ilave edip biraz çırpıp beyaz olan karışımın üzerine döküyorum. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında da pişirdik mi ortaya yumuşacık 2 renkli kek çıkıyor.
Afiyet olsun ;)

Not: Dünya gözüyle kek tarifi de yazdım ya gözüm açık gitmez :)))


devamı »

11 Tem 2016

Bayram Harçlıkları


1 aylık ramazanın 9 günlükte tatilin sonuna geldik. Herkescikler tatile giderken bizler maalesef buralar da takıldık.

Bir amca, bir teyze ve 2 dedeyi mal mülk kavgalarına şehit versekte kalan sağlarla idare edip bayram ziyaretlerimizi gerçekleştirdik. Yer yer bayram harçlığı kavgası oldu Yağız da para kıymeti yok Ela da ise bulduğunu çantasına, kumbarasına atma özelliği var. Ela Yağız'ın sağda solda bulduğu bir çok parasını kumbarasına atmış tabii Yağız çıldırdı neyse ki anlaşma sağlandı. Tüm paraları anne aldı. Bu bir adettir bayram paraları anne de toplanır bunu kabul edin artık babalar :))

İnstagram da bunun tartışmasını gördüm herkes birbirine girmiş. Çocuğun eline bayram harçlığı verilir mi diye :) Yaşa göre değişen bir konu bu 1 yaşında ki çocuğa versen de anlamaz ama 10 yaşında ki çocuğa da sen düşürürsün ver çabuk demek benim için onun elinden bu sorumluluğu almak demek yani sen sahip çıkamazsın demek. Dediğim gibi para ile çok işi olmadığı için Yağız'da masasının üstüne atmış paralarını ama 3,5 yaşında olmasına rağmen paranın önemini bilen Ela toplamış almış hepsini bu durumda Yağız zaten bir daha sağda solda para bırakılmamasını acı bir tecrübe ile öğrenmiş oldu :) Yani benim müdahale etmeme ver oğlum sahip çıkamazsın dememe gerek kalmadı. Kendi tecrübe etmesi her zaman iyidir rahat bırakın çocukları ;)

 Bayramın 3.günü de Maşukiye gibi güzel bir yere gittik bilmeyenlere tavsiye ederim gerçi Bursa da en az orası kadar yeşil (şimdilik) ama yine de gidip görmeye değer bir yer.

Sonra ki günler evde, havuzda, parkta geçti. Dün akşam da ev hanımı modundan bakım yapıp çalışan moduna geçtim ama sabah uyuyakalmışım servisi zor yakaladım. Ki ben 13 yıldır uyuyakaldığımı bilmem sanırım yaşlanıyorum :)

Ve sonuç işbaşı. Bizim tatilimiz 2 hafta sonra o yüzden hiç buruk şekilde işe dönmedim sayılı gün çabuk geçer. 1 aydır yazılarım azaldı gelen sorular var sorular üzerinden yeni yazılar yazacağım. 2 haftayı iyi değerlendirme niyetindeyim.

Bu arada çocukların bayram harçlıklarını siz ne yapıyorsunuz? merak ettim ;)

Mutlu bir hafta dilerim...

İnstagram @gulsahonen






devamı »
Bumerang - Yazarkafe