24 Nis 2017

İki Çocuklu Annelere Söylenmemesi Gerekenler


11 yılda iki çocuğa sahip oldum. İkisini de idare eder bir yaşa getirdim buna rağmen kimsenin ağzını kapayamadım. Zamanla duymamayı, gülüp geçmeyi öğrendim o ayrı :)

Ülkemizde yorum yapmayı, bir başkasının işlerine karışmayı, akıl vermeyi, fikirlerini dayatmayı seven çok ama çok fazla hem cinslerimiz bulunmaktadır. Bilmem kaçıncı yüzyılada girilse bu huy özellikle Türk insanında genetik bir faktör gibi anadan kızına hızla yayılmaktadır. Çocukların dönemine kadar biter inşallah desemde çok umut yok :)

Benim etrafımda şanslıyım ki çok fazla değiller ama parkta, bağ da bahçede, bayram ziyaretlerinde illa yakalanıyor anlamsız yorumlara mağruz kalabiliyorum. Peki ben çok hangi söylemlere ayar oluyorum bir sıralayım;

* Çocuklarımın arası 7 yaş bunu duyan bazı hem cinslerim yorum yapmadan geçmiyor. "İki kardeşin arası 7 yaş olmamalı çok geç." Tam rahata eriyorsun en başa dönüyorsun. Eee daha iyi diyorum çalışıyorum ben aynı anda iki çocuk büyütemem ki!! Bir de kime göre neye göre geç bence gayet ideal oldu gayet halimden memnunum. Tabii ikna etmek zor o benim adıma kararı çokdan vermiş.

* "Biri 11 diğeri 4 yaşında oldu kendini kurtardı 3 çocuk için niyetin yokmu?" Bir kadın bir kadına bunu neden sorar aklım almaz. Aile planlamasını yapmak ne zamandır üçüncü şahıslara kalıyor anlamıyorum. İstesem yaparım. Eminim üçüncüye hamile kalanlara da " yaa bidaha mı hamilesin tüh tüh" deniyordur. Bırakalım kararı anne ve anne adayları versin değil mi?

* "Bir çocuğunu çalışarak büyüttün keşke ikinci çocukda çalışmasaydın" diye yorum yapanlara öldürecek gibi bakıyormuşum bir arkadaş söyledi :) İlk başlarda "şimdi ortalama 13 yıldır çalışıyorum öyle kafama göre çıkamam tazminatım yanar eee onca yıl ödenen sigorta primlerim de var hepsi havaya gider. Annemde sağolsun çocuklarıma ilk 3 yıl bakıyor diye açıklama yapıyordum artık yapmıyorum. Çünkü anlamayacak insanlara bir şeyler anlatacağıma çocuklarıma açıklama yapar onları memnun ederim.

* "Keşke cumartesileri çalışmasan. "Artık çalışmıyorum rahatladılar. Çalıştığım zamanlarda en gıcık olduğum yorumdu. Hangi anne kendi isteğiyle cumartesi işe gitmek ister bir mantıklı düşünmek gerek. Bu yorumu yapıp karşıda ki anneyi üzmenin anlamı yok. Özel sektörü babamın şirketi gibi sanıyorlar.

* "O kadar kitap okuyor araştırıyorsun ama çocukların biri pısırık diğeri aşırı özgüvenli" bu yorumu sadece bir kişiden duydum ve bir daha görüşmeyi kestim. Kitapları; çocuklarımın karakterini belirlemek için değil onları daha iyi anlayabilmek okuyorum. İki kardeşin farklı karakterde olmasını anne bizzat kendisi belirlemiyor diye düşünüyorum. Biraz kafa çalıştırmak lazım. Ayrıca çocukların yanında pısırık kelimesinin kullanılmasından fazlasıyla nefret ederim. Bazen anneler bile kendi çocuklarına bu yorumu yapıyorlar müdahale etmemek için kendimi zor tutuyorum.

* "Hep Ela'nın fotoğraflarını paylaşıyor Yağız'ı ikinci plana atıyorsun." Oğlum 11 yaşında ergenlik girişinde doğal olarak izinsiz fotoğrafını çekmiyor ve paylaşmıyorum. Ela'ya daha fazla kıyafet alıyor Yağız'a daha az alıyorum. Çünkü Yağız tercihlerini ve seçimlerini kendi yapma döneminde. Aynı şekilde Ela ile daha fazla aktivite yapıyor oyun oynuyoruz Yağız yaşı gereği çok fazla katılmıyor. Bu durum benim çocuklarımın arasında ayrım yaptığım anlamına gelmiyor. İkisininde isteklerine saygım sonsuz. Bilmem anlatabildim mi?

Eminim bu yazıyı okuyan anneler de benim maddelerime benzer bir sürü madde ekleyebilirler. Çünkü başkalarının enerjisini alarak yada başka hayatlara müdahale etmeyi severek mutlu olan bir çok insan var. Baktın enerjini tüketecek sohbet oluşuyor; çocuğunu bahane et gitmemiz gerek de, acil işim çıktı de ve uzaklaş :) Çok yakınınız olmadığı sürece böyle insanlardan koşarak kaçmak en güzeli. Ya da bizler kaçmak yerine bir şekilde artık "pardon da size ne" demeyi öğrenmek zorundayız.

Yaşadığımız hayat ve tercihlerimiz sadece bizi ilgilendirir.

Sevgiler,




















devamı »

23 Nis 2017

23 Nisan Kompozisyonu



Bugün bloğumu oğluma emanet ediyorum. Sizlerle 23 Nisan için yazdığı kompozisyonu paylaşmak istiyor.

Bu vesile ile bende tüm çocukların 23 Nisan Ulusal ve Egemenlik Çocuk Bayramını canı gönülden kutlarim.

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK  BAYRAMI

23 Nisan ATATÜRK’ün çocuklara armağan ettiği milli bir bayramdır. O gün ayrıca ATATÜRK Türkiye Büyük Millet Meclisini kurdu. 1920’den beri her yıl 23 Nisan günü büyük bir sevinç ile kutlanmaktadır.

23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı ATAMIZ sayesinde dünyada kutlanan tek Ulusal Çocuk bayramıdır. Bu yüzden tüm ülkelerden bazı çocukları misafir olarak ağırlarız. Bizler M.Kemal Atatürk çocukları olarak dil,din ve ırk ayrımcılığı yapmamalıyız.

 “Ey yükselen yeni nesil gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk onu yükseltecek ve sürdürecek sizsiniz.”diyerek ATATÜRK’ün bizleri çok sevdiğini ve bizlere çok güvendiğini asla unutmamalıyız.

 Biz türk çocukları olarak karanlıktan aydınlığa kavuştuğumuz gün olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramını Mustafa Kemal ATATÜRK için daima yaşatmalıyız.  
                 NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

                                  M.Yağız ÖNEN


                 
devamı »

21 Nis 2017

Korse Kullanımı

Yamuna korse

Özellikle sezeryan doğumlarından sonra göbek sarkmasını önlemek için doktorlar tarafından korse önerilmektedir. İk doğumum sonrasında korse kullanmak için geç kalmış 3.ayımda başlayabilmiştim. 3 ay bekleme sebebim ise; nasılsa normalde 48kg yum doğumdan sonra kolayca normal kiloma dönebilirim korseye gerek yok diye düşünmemdi. Cahillik işte aldığım 20kg unutmuş olmamım başka açıklaması olamaz :)

3.ayda kullanmış olmama rağmen ortalama bir yıl içinde eski kiloma ancak dönebildim. Aldığım korse sadece toparlayıcı falan değil bayağı medikalcilerde satılan sert korselerdendi bu yüzden çok rahat ve düzenli kullanamadım. Eski kiloma döndüğümde ise sadece alt karnım bana hatıra kaldı. Ela'da daha dikkatli davrandım çünkü gizli şeker çıktı ve doktorumun yaptırdığı diyetle 9kg ile doğum yaptım. Doğumdan sonra hemen pilates ve yürüyüşle 3 ay içinde eski kiloma geri döndüm. Alt karnım yine bana hatıra kaldı. Çok normal çünkü bütün gün masa başında hareketsiz çalışıyorum. Spor ise evde vakit bulup yapabildiğim kadarıyla oluyor. Yapı olarak zayıf olmam ve aşırı iştahlı olmamam en büyük avantajım.

Sadece düğün dernek gibi dar elbise giyeceğim durumlarda toparlayıcı ürünlere ihtiyaç duyuyorum. Fakat beni korse kullanıma asıl iten sebep kilo değil duruşumun hafiften kamburlaşmaya başlaması oldu. Yamuna korse ile tam bu aşamada karşılaştım. Sitede çok fazla model seçeneği var bedeninize en uygun olanı seçmek için müşteri hizmetlerinden yardım istemelisin. Göbek deliğinizin 3-4 parmak üzerinden ölçü alarak ben kendi bedenimi kolayca buldum.

Ürünü taktığınız anda 1 beden küçülmeyi rahatlıkla görebiliyorsunuz. Ne alt karnım kaldı ne de simit bölgemde fazlalıktan eser kalmadı. Ve aradığım dik durma özelliğini de fazlasıyla buldum. ilk 1 - 2 gün oturup kalkmakta zorluk çekilebiliyor fakat vücut buna kolayca alışıyor. Kullandıkça düzenli kullanımda incelme sağlandığını yorumlarda okudum. Zayıflamaya yardımcı olur diyecek kadar tecrübem yok fakat kullandığım 6 saat içinde hiç şekilde açlık çekmedim ve bolca su içtim. Bu şekilde devam edildiğinde kg verdirmesi de mümkün gibi görünüyor. Spor yaparken takan bayanlarında yorumlarını okudum sonuçtan oldukça memnunlar.

Vücudu bu kadar sıkmanın zararı varmı diyebilirsiniz? Ben bu yüzden 6 saatten fazla kullanmıyorum. Aşırı ince bel takıntınız yoksa sınırları aşacak şekilde kullanıp kendinize zarar vermeyeceğinize eminim :) Zaten firma yetkilileri de günde 6-8 saat kullanılmasını öneriyor.

Yamuna korse ile ilgili şöylece tecrübelerimi toparlarsam;

* Oturup kalkerken katlanma ve kayma yapmıyor.
* Kıyafetlerinizin içinde kesinlikle belli olmuyor. Çünkü bir iz oluşmuyor.
* İştahınızı frenliyor.
* Dik duruş sağlıyor.
* İlk kullanımda kesinlikle 1 beden inceltiyor. Düzenli kullanımda cm olarak da ciddi incelme sağlıyor.
* Göğüs altından başladığı için göğüsleri dik tutuyor.
* Kopçaları, çelik balenleri ve kumaşı inanılmaz sağlam ve kaliteli.
* Kopçalarını incelme sağladıkça 3 kademe küçültme özelliğine sahip.

Bazı kullanıcı fotoğrafların altında "aliexpress ten daha ucuza alırsınız boşuna bu kadar para vermeyin" yazıyor. Fakat yakın bir arkadaşımın geçtiğimiz yıl aliexpress ten aldığı korseyi bizzat gözlerimle gördüm berbattı. Özellikle korsenin kumaşını görseydiniz değil belinize takmak yer bezi yapmazsınız o derece kötüydü :)

Kısaca ben bende ki modeli olan yamuna latex korseden oldukça memnun kaldım. Arayış içinde olanlara memnuniyetle tavsiye edebilirim. Sezeryan ile yeni doğum yapanların iyileşme süreci içerisinde doktoruna danışmadan da korse kullanmamasını özellikle belirtmek isterim.

Sevgiler,
instagram ; @gulsahonen
Yamuna Korse



















devamı »

19 Nis 2017

Anılarınızı Ölümsüzleştirin




Sosyopix den evimize bir kutu yaşanmış en özel anlarımızın fotoğrafları geldi.

Ben anı biriktirme konusunda oldukça düzenliyimdir. Çünkü babamdan da böyle gördüm. Çocukluğumuz dair çok güzel fotoğraf albümlerimiz var filmli makinalara rağmen babam bayağı bir hatıra albümü oluşturmuş. Fotoğraflar benim için yaşanmış anların en büyük mirasçısı anlamında oldukça önemlidir. Bu yüzden bende çok fazla fotoğraf çeker ve tarihlerine göre ayırarak saklarım. Eskiden her ay düzenli albümde yapardım bu sıra bayağı ihmal ettim. Sosyopix sayesinde ihmal ettiğim hatıralarım tekrar ellerime geldi. Sosyopix ile de bir etkinlikte tanışmıştım. Küçük kartlara basılan fotoğraflara hayran kalmamak elde değil. Fotoğraflarınızı magnet olarak da bastırıp buzdolabınızı anılarınızla süsleyebilirsiniz.

Bizim kutuda bolca anı kartlarından başka birde 2017 takvimi (yine fotoğraflarımızdan oluşuyor) ve anı kutusu vardı. Çocuklara neyin ne olduğunu anlattıktan sonra kutuyu onlara verdim. Yağız çerçeveye (çerçeveye ikeadan) kutu içinden çıkan minik mandallar ile fotoğrafları astı. Ela ise anı kitabı oluşturdu. Yalnız anı kitabına çakal Ela sadece kendi fotoğraflarını yapıştırmış. Bu yüzden küçük çaplı bir kriz yaşandı neyse ki çabuk çözdük. Daha ne isterim Anneler günü hediyem hazır :) 


Elleriyle hazırladıkları her şey bana en güzel hediyedir :)
Anneler günü yaklaşırken sizlerde maddi değeri olan hediyeler yerine kalbe dokunacak hatıraları hediye etmek isterseniz çeşitli alternatif için sosyopix sitesini inceleyebilirsiniz. Farklı tema da ürünler hazırlatıp ücretsiz kargodan faydalanarak sevdiklerinizi mutlu etmeniz mümkün.

Sevgiler,





devamı »

18 Nis 2017

UMUT Bitmez



Çok fazla yorum yapmayacağım. Ben sadece yetiştirdiğim çocuklarımdan sorumluyum. Dini, Allah sevgisini, vatan sevgisini, insan olmayı, hak yememeyi, kula kulluk etmemeyi çocuklarıma ben öğreteceğim. Saygı ve sevgi içinde çocuk büyütecek ve yaşadığı topraklara sahip çıkmaları için elimden geleni yapacağım. Bugün her 4 kişiden 2 si hala cumhuriyetine sahip çıkıyorsa, akıl oyunlarına rağmen ülkenin yarısı hala direniyorsa her şeye rağmen umut var demektir.

Ve bende umudumu asla kaybetmeden padişahım çok yaşa afişlerine inat çocuklarıma her zaman NE MUTLU TÜRKÜM diyerek demokrasi ve özgürlüğü sağlayan Atatürk'ü anlatmaya devam edeceğim.
Sevgiler,

"Çocuklar geleceğimizin güvencesi yaşama sevincimizdir, bugünün çocuğunu yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir." Mustafa Kemal ATATÜRK

Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!


Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927


devamı »
Bumerang - Yazarkafe