19 Haz 2018

Bel Bölgesinde Bulunan Yağlardan Kurtulmak

şekersiz beslenme


Yaklaşık 6 aydır sağlıklı beslenip kendimde evde spor yapıyor, fırsat buldukça da günlük 10000 adım atmak için yürüyüşlere çıkıyorum.

Ramazan ayında dahi şekersiz beslenmeyi elimden geldikçe devam ettirdim. Yürüyüş yapma süremide bu dönemde bayağı arttırdım. İnstagramdan çok fazla soru geliyor kendimce cevaplıyorum fakat ben uzman değilim. Kendimce araştırıyor kendi üzerimde de uygulamaya çalışıyorum.

En çok sorulan sorulardan biri belimi nasıl incelttiğim oluyor. Günde 40-50 mekik çekiyorum asla incelmiyor diyen var. Evet doğrudur bende o hatayı vakti zamanında yaptım :) Hiç bir zaman kilolu biri olmadım ama tipik türk annesi gibi 2 doğumdan sonra bel bölgemde yapışıp kalan yağlanma vardı.

Bu konuda çok fazla araştırma yaptım. Gerçek şu ki; bel bölgesinde ki yağlardan kurtulmak için mekik asla yeterli değil. Hatta işe direk mekik çekmekle başlamak çok büyük hata diyebiliriz. Bölgesel zayıflama diye bir şey olmadığını bende bu süreçte öğrendim. Terleme eşofmanları veya belinizi poşete sarıp yağ yakma söylentilerinin de yalan olduğu açıkça ispatlanmış durumda. Zayıflama çayı ve haplarıyla zayıflamaktan hiç bahsetmiyorum bile...

Peki bel bölgesinde ki yağlardan nasıl kurtulacağız?

Ben kendimde izlediğim yoldan anlatacak olursam;
* Bol su iç. İçemiyorum, susamıyorum vb bahanelerini geç ve gözünün önünden suyu ayırma. Günde 2-3 lt mutlaka tamamla. Güne bir bardak su ile başla ve günü yine bir bardak su ile bitir.

* Sağlıklı beslen. Diyetten bahsetmiyorum. Paketli gıdalardan, unlu mamullerden, şekerden, tuzdan uzak durmaktan bahsediyorum. Göğsümü gere gere söyleyebilirim ki ben; diyet ile değil sadece şekersiz beslenme ile bel bölgesinde ki yağlardan kurtuldum. 21 gün şekersiz beslenmeyi denediğinizde farkı göreceksiniz garanti veriyorum :) Bugün kötü beslenmiş olabilirsin ama pes etmek yok sonraki gün hemen beslenmeni dengeleyebilirsin.

* Hareket et. Başka şansın yok. Kalıcı olarak zayıflamak istiyorsan hareket etmek zorundasın. Zaman yok, yapamıyorum bahanelerini unut. Ben kış ayları boyunca çocuklar uyuduktan sonra youtube videoları ile evde spor yaptım. Çalışıyorum ve spor salonuna gitmeye vaktim yoktu. Yatıp dizi izlemek yerine kalkıp spor yaptım. Yaptığım spor mekik çekmek asla olmadı. Leslie ile yürüyüş, ip atlama ve cardio videolarıyla başladım. Sonra sonra aralara pilates ekledim. Çünkü vücut kg alacağı bölgeyi kendi seçtiği gibi, kg vereceği bölgeyi de kendi seçiyor. Ben belden vereyim dediğinizde belden gitmiyor. Bu yüzden tüm vücudu çalıştırmak en güzeli oldu.

Özellikle doğum yapanlar bilirler alt karını eritmek oldukça zordur. Bunun için biraz sabretmek gerekir. 49 kg olsam bile alt karnım asla erimiyor derdim. Fakat artık gözle görülür şekilde toparlandığını görmek beni fazlasıyla motive etmeye başladı.

Bu 3 maddeyi sadece yaz dönemi kg vereyim gibi kullanmayın. Bu düzen oturduğunda alışkanlıklarınız kökten değişecek buna inanabilirsiniz. Kaçamak yapıp bugün çok fazla tatlımı yediniz hemen olmuyor yapamıyorum işte demek yerine bir sonraki günü daha sade beslenip bol yürüyüşle telafi edebilirsiniz. 3 günde 5 kg verdiren diyetlerden, haplardan, çaylardan medet ummayın önce kendinize hedef belirleyin ve harekete geçin. Çocuklar rahatmı bırakmıyor açın müziği birlikte bolca dans edin. İnstagram hepimizin hayatı oldu. Motivasyon içerikleri üreten binlerce sayfa var. Mide ameliyatı olmadan evde zayıflayan, online beslenme danışmanlığı yapan bir sürü güzel yönlendirme yapan hesaplar var. Onlar yapıyorsa sizde yaparsınız. Yeter ki önce kendinize inanın ve kendi gücünüzü önemseyin gerisi gelir ;)

iki tane de link bırakayım belki okursunuz ;)
Bel çevresi yağlanma
"Düz karın" için en 11 besin

Bu arada ben dün itibariyle şekersiz 21 güne tekrar dan başladım. Bayramı tatlı krizine girmeden bir kaç ufak kaçamakla atlattığım için buna devam etmek istiyorum. Bu konuda gün sayarak kendimi bayağı eğittiğimi düşünüyorum :)
Tavsiye ederim ;)

İnstagram hesabım ;
@gulsahonen





devamı »

13 Haz 2018

Buralardayım...


Bloğuma eskisi gibi düzenli yazı yazamıyorum. Vakit yok demek istemiyorum, çünkü bana göre insan sevdiği işi yapmak için her daim vakit yaratır. Aylar öncesine kadar da yaratıyordum.

Babamın vefatı ile birlikte hayatımda bana dair bir çok şeyi değiştirme fırsatı buldum. Önceliklerim fazlasıyla değişti. Zor zamanımda yanımda olmayan insanlarla arama mesafeler girdi. Beni yoran insanlardan uzaklaşmaya başladım. Kendimi iyi hissetmemi sağlayacak şeylere yöneldim. Kendimi oldum olası önemserdim ama sağlığımı bu kadar önemsemem babamın gidişinden sonra oldu. Şekersiz beslenme ve spor hayatımın bir parçası oldu. Çocuklarım, ailem, sevdiklerim dışında kimse için kafa yormamaya başladım.

Eskiden yazmak iyi hissettirirdi geceleri oturur saatlerce yazardım. Şimdi ise akşamları bulduğum her fırsatı dışarıda yürüyüş yaparak ya da evde spor yaparak geçiriyorum. Meditasyondan yogaya kadar kendimi dinleyebileceğim her şeyi uygulamaya çalışıyorum. Bol bol dua ve şükredip kendimi tazeliyorum. Evde, yolda bulduğum her fırsatta kitap okuyorum. Geride kalan sevdiklerimin sağlığı ve mutluluğu için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. İhtiyacı olanlara dokunmaya kendimce iyilik yapmak için çabalıyorum.

İnsan sevdiğini kaybedince, canı sonuna kadar acıyınca asıl yaşadığını anlıyormuş. Asla isyanım yok bu kaybediş bana diğer taraftan çok şey kazandırdı bunun için bile ne kadar şükretsem azdır diye düşünüyorum.

Böyle diye diye 7 ay geçti. Kendimi çok iyi hissettiğim bir dönemdeyim. Önümde beni zorlayacak, yaramı kanatacak olan babasız ilk babalar günü ve ramazan bayramı var. Kendime; unutma böyle günleri doya doya sarılarak kutladın sen için rahat olsun desemde içimde ki kız çocuğu bambaşka bir masal aleminde sanki yeryüzünde herkes bu özel günleri babasına sarılarak geçirecek ve sanki benden başka herkesin babası var bir tek benim yokmuş gibi geliyor. Zaman her şeyin ilacı bunu iyi biliyorum. Yaralarım kabuk bağlıyor, özlemim daha çok artıyor ama unutmaktan asla korkmuyorum çünkü biliyorum ki unutulmayacak. Dilerim çocuklarımda babalarına doya doya büyürler daha doğrusu dilerim her çocuk anne/babasına doyarak ve desteklerini yanında hissederek büyürler. Rabbim kimseye dayanamayacağı acılar vermesin en büyük duam budur.

Kısaca iyiyim ve buralardayım çok şükür...

Sevdiklerim için kendime iyi bakmaya çalışıyorum. Size de tavsiyem sağlığınıza dikkat edin. Ve fırsatınız varken yanınızda olan tüm sevdiklerinize doya doya sarılın. Bayramlarda tatile kaçmak yerine nefes alıyor olduklarını bildiğiniz ailenizi mutlaka görmeye gidin. Bol bol da fotoğraf, video çekin özlem ağır bastığında gülümseyerek hatırlayacağınız anılarınız olsun elinizde...

Şimdiden huzurlu bayramlar dilerim...

@gulsahonen



devamı »

28 May 2018

Son Söz Kimde Kalsın?


İki çocuk büyütürken en çaresiz kaldığım zamanları bana bir sorsanız ilk 5'e laf yetiştirme anlarımızı koyarım.

Çocukların dil gelişimi ilerledikçe kelime hazneleri hızla artıyor. Ve bu gelişimlerini ilk önce ev içerisinde bizde uyguluyorlar. Şöyle ki; her soruna ters bir cevap, her istenilene aykırı isyanlar, her öğütüne senden daha çok akıl vermeler olarak haneye yansıyor. Kavga anları ise off off. Herkes birbirine laf yetiştiriyor ve herkes de son sözü ben söylerim havasında davasını uzatmaya devam ediyor.

Kendi aralarında ki laf ebeliklerine karışmıyor müdahale etmiyorum fakat konu bana sıçradığında biraz can sıkıcı olabiliyor. Morali bozuk olan, canı sıkılan bana sarıyor. Ben ufacık bir rica da bile bulunsam bir dünya laf işitiyorum. Bana akıl vermeye bile başladılar. Haliyle insan bozuluyor bacak kadar boyları ile bana kafa tutuyorlar.

Mesela Yağız'ın kendinden emin ben her şeyi bilirim "yooo hiçte öyle değil" ile başlayan çok fazla cümleleri var. Bazen hata edip düzeltip doğrusunu açıklayayım diyorum saatler süren ikna etme, her lafımı geri çevirme bitmek bilmeyen bir didişmeye dönüyor işte o zaman sakin kalmak için dudak içlerimi falan ısırıyorum :) Mesela dün akşam konudan konuya atlarken mevzu kondisyonun anlamına geldi. Ben bildiğim açıklamamı yaptım o tabi anında itiraz etti. Bende "itiraz etmeden önce her şeyi araştırmayı denemelisin" deme gafletinde bulundum bir de üzerine açtım google dan kondisyonun açıklamasını okudum. Google da bazen yanılabilir bence öyle değil diyerek bir başladı anlatmaya duysanız yılların tecrübesi ile beni eğitiyor gibiydi. Bazen anlattıklarını tebessümle dinliyorum ama çoğu zaman bu ben bilirim havaları damarıma basıyor ve beni geriyor. Mesela aceleyle işe giderken tam kapının ağzında "bana kahvaltı etmek senin anlattığın kadar her zaman yararlı olmayabiliyor mesela şuan midem bulanıyor ve hiç bir şey yemek istemiyorum" gibi uzunnnn açıklamaları için sabahın o saatinde onu ikna etmeye vaktim kalmıyor. Hoş konuların sonunda ikna etmeyi de bilerek ve isteyerek ben bırakıyorum. Yağız inatlaşma dönemini çoktan geçti. Şuan ki itiraz ve ben bilirim dönemi ergenlik dönemi girişlerinde asiliğin başlangıcı olarak bir çok çocuk da görülebiliyormuş. Üzerine çok gitmeden kendi haline bırakmakta fayda var :)

Ela ise tam da inatlaşma döneminde ona ne seçenek sunarsan sunalım HAYIR diyor. Ve abisi gibi başlıyor lafları tek tek dizmeye.
Bu tişörtle bu etek giyilmez,
bu yemeğinde yanında bu yenmez,
ben kendi kararımı verebilirim,
yooo o asla mavi değil anne blue o blue,
abim benden büyük olamaz ben ondan büyüğüm (abi olarak kabul ediyor ama büyük olduğunu kabullenemiyor)
odamı ben dağıtmadım ben toplamam (ciddende toplamıyor bende toplamıyorum)
Şimdilik kabullendiği hiç bir olay yok. Hatta arada ağzından "tamam anne" lafı kaçınca bana teşekkür etmelisin bak sana TAMAM dedim diyor o an kendimi dünyanın en şanslı annesi hissediyorum 😊 Bence büyüdüğünde dansöz olacağına avukat olsa daha iyi iş yapar sanki :)

Dil gelişimini tamamlamış, kelime hazneleri oldukça geniş olan bu iki karakterle aynı anda tartışma yaşadığım anları hiç yazmayayım. İç karartmanın anlamı yok hemen polyannaya bağlıyorum; bu dönemde geçecek birey olma yolunda hızla büyüyorlar ama ben yine de ev içinde bir ana olarak son söz bende kalırsa çok mutlu olurum sanki ya :)

Bizi instagramdan takip edebilirsiniz.
@gulsahonen

Sevgiler












devamı »

İspanya’ya İlk Kez Gidecekler İçin Önemli Tarihi Bilgiler



Akdeniz’in en güzel ülkelerinden birisi olan İspanya Avrupa turu kapsamında gidebileceğiniz en güzel seyahat seçeneklerinden birisi oluyor. Bunun içinde ispanya turu yapanların her zaman mutlu ayrıldıklarını görebiliyoruz. Klasik bir İspanya turu yerine bu makalemizde sizlere ülkenin tarihi yerleri ve doğal güzelliklerinden bahsetmek istiyoruz. İspanya sanat ve etkinliklere önem veren bir ülke dolayısıyla sık sık düzenlenen festivaller ve dans gösterileri İspanya’yı her zaman yaşanılabilir konuma getirmiştir. İspanya’da farkı kültürleri de modern hayatla harmanlayarak yaşayabilir ve keyfine de doyamazsınız. İsterseniz İspanya’ya geldiğiniz zaman tarihi noktaları nereler ve nereyi ziyaret etmeniz gerekiyor size kısaca anlatalım. 

BARSELONA

Sanıyorum ki İspanya’nın adının geçtiği bir yerde Barcelona’dan bahsetmeden geçmek olmaz. Her ne kadar dünya burayı takımından biliyor olsa da İspanya’nın en çok tanınan ve vazgeçilmez şehri de yine burasıdır. Barcelona turistler bakımından da ilgi çeker. Bunun için her yıl binlerce turisti Barcelona sokaklarında görebilmek mümkün. Barcelona müziği ve kültürüyle hatta yemekleriyle önemli destinasyonlara sahip. İspanya’da tarihi olarak gidebileceğim yerler nereler derseniz size tavsiye olarak La Rambla,La Sagrada Familia ve Park Güell gibi alanları gösterebiliriz. Bunun yanı sıra gitmeniz gereken yerlerden bazıları ise Katalan Ulusal Sanat Müzesi, Katalan Müzik Sarayı, Picasso Müzesi ‘dir.

MADRİD

İkinci durağımız Madrid gezilecek listesinde ilk başlarda göremiyor olsak da aslında olması gerekenden çok daha fazla ilgiyi hak ettiğini de söylemek mümkün. Kendisine başkent muamelesi yapmanızı da öneriyoruz çünkü burası İspanya’nın en büyük şehirlerinden de bir tanesidir. Madrid’ e geldiğiniz zaman görmeniz gereken tarihi yerler ise Plaza Mayor,Prado Müzesi,Depod Tapınağı,Kraliçe Sofia Ulusal Sanat Müzesi  Buraya geldiğiniz zaman en azından Barcelona kadar seveceğinizden eminim.

GRANADA

İspanya’ya geldiğiniz zaman gidebileceğiniz yerlerin sayısı çok fazla ancak tarihi bir amaçla gelmişseniz o zaman gelmeniz gereken yerlerden birisi de Granada olacaktır. Özellikle de Endülüs emevilerinden kalma dönemin izlerini taşıyan EL Hamra Sarayı ile ünü olduğunu da söyleyebiliriz. Granada İspanya’ya geldiğiniz zaman hayran kalacağınız yerlerden bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. 

SEVİLLA

İspanya ve Flamenko ancak Flamenko’nun başkenti de Sevilla’dır. Burası dar sokaklardan oluşan bir yer ve gezerken mistik kokusu sizi alıp çok uzak yerlere götürecektir. Tarihi mekanlarının yanı sıra müzik ve danslarıyla da size kendinizi özel hissettirecek bir yer. Sevilla İspanya’nın 4. Büyük şehridir ve gezebileceğiniz yeri de bir hayli varladır. Burası aynı zamanda iç liman olarak da bilinir ve konumu itibariyle de kıymeti bir hayli fazladır.

CORDOBA

Son olarak size bahsetmek istediğimiz Yer Cordoba burası da mistik bir kent edasında kendinizi sokaklarına atıp mistik bir havayı koklayabilirsiniz. Kısacası tarihi dokusu sizi büyüleyecek. 
devamı »

23 May 2018

2018’in Yükselen Trendi: Özel Havuzlu Kiralık Villalar




Antalya’da doğanın her anını görmek ve masmavi deniz berraklığını teninde hissetmek isteyen çoğu turist binlerce kilometreyi aşarak her sene Türkiye’ye geliyorlar. Türkiye’nin sıcak ikliminden mutfağına kadar her detayından memnun kalan yabancı turistler bir sonraki sene tüm yakınlarına da Türkiye’yi öneriyor ve Antalya’ya yeniden akın ediyorlar. Antalya’da her dönemde sıkça rastlayacağınız yabancı turistler erken rezervasyon dönemlerinden faydalanıyor ve konaklamalarını bütçelerine ve tercihlerine göre otellerde yapılıyorlar. Ancak, Türkiye turizminin git gide ilerlemesi ve Türkiye’nin doğal güzelliklerinin bilinmesi tüm Dünya’da dillere destan olmasıyla bu turizm talebi her gün artıyor. Hal böyle olunca, otellerde ful doluluk kapasitelerine erişiliyor, turistler ise otellere rezervasyon üstüne rezervasyon yapııyorlar.


Antalya’da konaklama hizmeti veren firmalar olarak bizler de turistlerin Türkiye’yi ve Antalya’yı sevmesi ve buralarda iyi alanlarda konaklaması için çalışıyoruz. Villa Kalkan olarak uzun yıllardır villada tatil ve konaklama sektörünün içinde olduğumuz için değerli tatilcilerimizin ne istediğini ve neye ihtiyacı olduğunu yakından biliyoruz. Muhafazakar görüşe sahip aileler için muhafazakar kapalı havuzlu villalardan, evcil hayvan izinli villa kiralama hizmetine kadar çeşitli villa kiralama kategorisinde hizmet sunuyoruz. Kapalı havuzlu villa Antalya’da sıklıkla muhafazakar ve balayı çiftlerinin isteği olduğu için villalarımızın tasarımını romantik ve aşk dokulu olarak tasarladık. Jakuziden saunaya kadar imkan sunabildiğimiz kapalı havuzlu kiralık villalarımızda dilerseniz yardımcılarınız da konaklayabilmektedir.

Villa Kalkan’ın  kapalı havuzlu tatil villalarını görmeden tatil planınız için otel veya alternatif konaklama çeşitlerini seçmeyin! Size özel sunabileceğimiz villada tatil hizmetlerimizden memnun kalacağınıza oldukça eminiz. Gerek uygun fiyatlarımız gerekse sunduğumuz avantajlar ile Villa Kalkan’da sizleri konuk etmeye kararlıyız. Birbirinden özel zevkle dekore edilmiş kiralık villalarımızda unutulmaz bir tatil deneyimi yaşamak için sizleri Villa Kalkan’a bekliyoruz. Her geçen gün yenilediğimiz villa çeşitlerimizi ise www.villakalkan.com.tr ‘de bulabilir, beğendiğiniz villalar hakkında detaylı bilgi talebinde bulunabilirsiniz. Kaş ve Kalkan’da faaliyet gösteren Villa Kalkan’a bizzat gelerek de sizlere sunacağımız özel dekore edilmiş villalarımızı görebilir, uygun fiyatlara kaliteli bir konaklamayı kendiniz ve sevdikleriniz için seçebilirsiniz.
 
devamı »
Bumerang - Yazarkafe