30 Haz 2018

La Roche Posay Ürünleri


Soğuk içecekler, uzun geceler, deniz, kum ve güneş derken insan yaz aylarının rahatlığına öyle kolay alışıyor ki… Sadece bedenen değil zihnen de rahatladığımız bu aylarda klasik yaşantımızın temposundan düşmemiz de haliyle kaçınılmaz oluyor. Bu rahatlık her ne kadar fiziksel ve ruhsal olarak bizim için oldukça faydalı olsa da sağlığımız için ihmal etmememiz gereken bazı tedbirler de var. Bu tedbirlerinse tek bir hedefi var: UV – yani ultraviyole- ışınlar.

Aynen öyle, bu yazımda size güneş ışınlarının muhtemel zararlarından ve korunma yollarından bahsedeceğim. Çünkü her ne kadar yaz aylarında ekstradan özen göstersek de güneşten korunma aslında tüm yıl boyunca dikkat etmemiz gereken önemli bir husus. Ne yazık ki UV ışınlar sadece güneşli ve sıcak günlerde değil bulutlu ve soğuk günlerde bile cildinize zarar verebiliyor. Özellikle sıcak yaz günlerinde en şiddetli seviyesine ulaşan UV ışınlara karşı cildinizin kurtarıcısı güneş koruyucular, hatta daha geniş bir çembere alacak olursak, içinde SPF içeren ürünler oluyor.

Cildinizin hassasiyetine göre uygun SPF seviyesini seçmeniz oldukça önemlidir. Seçim yaparken genel yaklaşım, cildinizin rengi açıldıkça ve hassasiyeti arttıkça SPF seviyesini artırmanızdır. Buna ek olarak eğer yüzünüz hassas veya akneye meyilli ise yüzünüz için hem daha hassas bir formüle sahip olan hem de daha yüksek SPF’e sahip olan bir ürün tercih etmenizde fayda var.

Ne yazık ki tek başına SPF güneşten korunmak için yeterli olmuyor. Koruyucunuzun kalıcılığı da bir hayli önem taşıyor. Deniz ve havuz meraklıları için suya dayanıklılık, uygulama kolaylığı ise çocuklar için büyük önem taşıyor. Bunlar ile birlikte pek çok istek ve ihtiyacınızı sonuna kadar karşılayan ürünlerin adresi ise La Roche Posay.

Cilt bakım ürünlerinin lider markası La Roche Posay Anthelios serisinde kullanıcılarına üstün güneş korumasının yanı sıra parlama karşıtı, nemlendirici ya da renkli gibi pek çok seçenek sunuyor. La Roche Posay’in sadece eczanelerde satılan bir dermo kozmetik markası olması ise eczacılara oldukça yüksek kar fırsatı yaratıyor. Güneşten korunmak tabi ki önemli, ancak bunu yaparken bütçemizi de sarsmak istemiyoruz. Buradaki kurtarıcımız ise turuncukasa.com oluyor.

Son keşfim olan Turuncukasa.com makyaj, sağlık ve dermo kozmetik gibi pek çok ihtiyacım için yeni adresim oldu. Aklınıza gelecek hemen her markayı sitede bulabilir; istediğiniz ürünü uygun fiyatlar, kampanyalar ve indirimler sayesinde kolaylıkla satın alabilirsiniz. Yaz dönemi için özel indirimleriyle  La Roche Posay ürünlerine  de kolayca sahip olabilirsiniz. UV ışınları şakaya gelmez, eve kıpkırmızı dönmeyin sonra benden söylemesi.
Sevgiler,
devamı »

29 Haz 2018

Özgün Tasarımları ile Kaliteyi Birleştiren U.S. Polo Efsanesi


 
Kralların ve asillerin sporu olan polodan ilham alarak tasarımlarını ortaya koyan U.S Polo, konforlu ve şık ürünleri ile 1890 yılından bu yana modaya yön veriyor. Kendine özgü bir tarza sahip olan marka klasik U.S. Polo renklerinin ve armasının hâkim olduğu bir şıklığa imzasını atıyor. Her yaşa hitap eden marka, 152'si Türkiye’de bulunan, dünya genelinde 277 mağazası ile kullanıcılarına hizmet ediyor.

 
Kaliteli Giyimin Değişmeyen Adresi U.S. Polo

 
Kaliteli giyinmeyi seven ve kaliteyi yaşam tarzı haline getirenlerin tercihi olan U.S. Polo giyim , moda dünyasında adından sıkça söz ettiriyor. Geçmişi yansıtan asil renkleri ve tarzı ile modern çizgileri harmanlayan marka, polo sporunun ruhunu çağımıza yansıtıyor. U.S. Polo’nun tüm gözleri üzerine toplayan; ceket, yelek, gömlek, triko, sweatshirt, ayakkabı, etek, elbise, spor giyim, pijama ve çocuk giyim gibi her kategoriyi kapsayan ürün çeşitliliğine her gün bir yenisi daha ekleniyor.

 
Giyim çeşitlerinin yanı sıra saat, eldiven, çorap, bere, şal kemer, cüzdan ve çanta gibi aksesuarları ile de göz dolduran marka giyim kombinlerini aksesuarları ile birleştirerek bağımlılık yaratan bir tarz ortaya koyuyor. Takım ruhunun yakalanmasında önemli bir rol oynayan U.S. Polo; kalemlik, okul çantası ve beslenme çantası gibi çocuk ürünleri ile de çocuk dünyasında da yer alarak her yaş grubuna hitap edebildiğini kanıtlıyor.

 
Moda Dünyasında Özgün Tasarımın Adresi U.S. Polo Ürünleri

 
Her mevsime özel olarak tasarlanan farklı kombinleri ile sezon trendlerinde her zaman söz sahibi olmayı bilen U. S. Polo yeni sezon ürünleri ile de tahtını korumaya devam ediyor. Yalın ve sade giyimleri ile her ortamda dikkat çekmeyi başaran kadınların tercihi olan U.S. Polo, ağırbaşlı duruşuyla her zaman asilliğin simgesi oluyor. Erkekler tarafından en çok beğenilen klasik polo t-shirt'ler, gömlekler ve montlar klasik renkleri ve sportmen bir hava veren dikişleri ve armaları ile en çok tercih edilen modeller arasında yerini alıyor.  Markanın atlı amblemi hemen hemen her üründe bulunuyor. Gerek iş hayatında gerekse günlük yaşamda tercih edilen polo trikolar, kadınlar tarafından  etek ve pantolonların üzerinde kullanıldığında şık bir görünüm sağlıyor. Erkekler ise kot ve pamuklu kumaş kullanılarak tasarlanan pantolonları kapri olarak yazları tercih ediyor.

 
Beğendiğiniz U.S. Polo giyim ürünlerinden dilediğinizi sepetinize ekleyebilir, U.S. Polo online satış mağazası markastok.com güvencesi ile satın alabilir ve avantajlarından yararlanabilirsiniz.

 
devamı »

19 Haz 2018

Bel Bölgesinde Bulunan Yağlardan Kurtulmak

şekersiz beslenme


Yaklaşık 6 aydır sağlıklı beslenip kendimde evde spor yapıyor, fırsat buldukça da günlük 10000 adım atmak için yürüyüşlere çıkıyorum.

Ramazan ayında dahi şekersiz beslenmeyi elimden geldikçe devam ettirdim. Yürüyüş yapma süremide bu dönemde bayağı arttırdım. İnstagramdan çok fazla soru geliyor kendimce cevaplıyorum fakat ben uzman değilim. Kendimce araştırıyor kendi üzerimde de uygulamaya çalışıyorum.

En çok sorulan sorulardan biri belimi nasıl incelttiğim oluyor. Günde 40-50 mekik çekiyorum asla incelmiyor diyen var. Evet doğrudur bende o hatayı vakti zamanında yaptım :) Hiç bir zaman kilolu biri olmadım ama tipik türk annesi gibi 2 doğumdan sonra bel bölgemde yapışıp kalan yağlanma vardı.

Bu konuda çok fazla araştırma yaptım. Gerçek şu ki; bel bölgesinde ki yağlardan kurtulmak için mekik asla yeterli değil. Hatta işe direk mekik çekmekle başlamak çok büyük hata diyebiliriz. Bölgesel zayıflama diye bir şey olmadığını bende bu süreçte öğrendim. Terleme eşofmanları veya belinizi poşete sarıp yağ yakma söylentilerinin de yalan olduğu açıkça ispatlanmış durumda. Zayıflama çayı ve haplarıyla zayıflamaktan hiç bahsetmiyorum bile...

Peki bel bölgesinde ki yağlardan nasıl kurtulacağız?

Ben kendimde izlediğim yoldan anlatacak olursam;
* Bol su iç. İçemiyorum, susamıyorum vb bahanelerini geç ve gözünün önünden suyu ayırma. Günde 2-3 lt mutlaka tamamla. Güne bir bardak su ile başla ve günü yine bir bardak su ile bitir.

* Sağlıklı beslen. Diyetten bahsetmiyorum. Paketli gıdalardan, unlu mamullerden, şekerden, tuzdan uzak durmaktan bahsediyorum. Göğsümü gere gere söyleyebilirim ki ben; diyet ile değil sadece şekersiz beslenme ile bel bölgesinde ki yağlardan kurtuldum. 21 gün şekersiz beslenmeyi denediğinizde farkı göreceksiniz garanti veriyorum :) Bugün kötü beslenmiş olabilirsin ama pes etmek yok sonraki gün hemen beslenmeni dengeleyebilirsin.

* Hareket et. Başka şansın yok. Kalıcı olarak zayıflamak istiyorsan hareket etmek zorundasın. Zaman yok, yapamıyorum bahanelerini unut. Ben kış ayları boyunca çocuklar uyuduktan sonra youtube videoları ile evde spor yaptım. Çalışıyorum ve spor salonuna gitmeye vaktim yoktu. Yatıp dizi izlemek yerine kalkıp spor yaptım. Yaptığım spor mekik çekmek asla olmadı. Leslie ile yürüyüş, ip atlama ve cardio videolarıyla başladım. Sonra sonra aralara pilates ekledim. Çünkü vücut kg alacağı bölgeyi kendi seçtiği gibi, kg vereceği bölgeyi de kendi seçiyor. Ben belden vereyim dediğinizde belden gitmiyor. Bu yüzden tüm vücudu çalıştırmak en güzeli oldu.

Özellikle doğum yapanlar bilirler alt karını eritmek oldukça zordur. Bunun için biraz sabretmek gerekir. 49 kg olsam bile alt karnım asla erimiyor derdim. Fakat artık gözle görülür şekilde toparlandığını görmek beni fazlasıyla motive etmeye başladı.

Bu 3 maddeyi sadece yaz dönemi kg vereyim gibi kullanmayın. Bu düzen oturduğunda alışkanlıklarınız kökten değişecek buna inanabilirsiniz. Kaçamak yapıp bugün çok fazla tatlımı yediniz hemen olmuyor yapamıyorum işte demek yerine bir sonraki günü daha sade beslenip bol yürüyüşle telafi edebilirsiniz. 3 günde 5 kg verdiren diyetlerden, haplardan, çaylardan medet ummayın önce kendinize hedef belirleyin ve harekete geçin. Çocuklar rahatmı bırakmıyor açın müziği birlikte bolca dans edin. İnstagram hepimizin hayatı oldu. Motivasyon içerikleri üreten binlerce sayfa var. Mide ameliyatı olmadan evde zayıflayan, online beslenme danışmanlığı yapan bir sürü güzel yönlendirme yapan hesaplar var. Onlar yapıyorsa sizde yaparsınız. Yeter ki önce kendinize inanın ve kendi gücünüzü önemseyin gerisi gelir ;)

iki tane de link bırakayım belki okursunuz ;)
Bel çevresi yağlanma
"Düz karın" için en 11 besin

Bu arada ben dün itibariyle şekersiz 21 güne tekrar dan başladım. Bayramı tatlı krizine girmeden bir kaç ufak kaçamakla atlattığım için buna devam etmek istiyorum. Bu konuda gün sayarak kendimi bayağı eğittiğimi düşünüyorum :)
Tavsiye ederim ;)

İnstagram hesabım ;
@gulsahonen





devamı »

13 Haz 2018

Buralardayım...


Bloğuma eskisi gibi düzenli yazı yazamıyorum. Vakit yok demek istemiyorum, çünkü bana göre insan sevdiği işi yapmak için her daim vakit yaratır. Aylar öncesine kadar da yaratıyordum.

Babamın vefatı ile birlikte hayatımda bana dair bir çok şeyi değiştirme fırsatı buldum. Önceliklerim fazlasıyla değişti. Zor zamanımda yanımda olmayan insanlarla arama mesafeler girdi. Beni yoran insanlardan uzaklaşmaya başladım. Kendimi iyi hissetmemi sağlayacak şeylere yöneldim. Kendimi oldum olası önemserdim ama sağlığımı bu kadar önemsemem babamın gidişinden sonra oldu. Şekersiz beslenme ve spor hayatımın bir parçası oldu. Çocuklarım, ailem, sevdiklerim dışında kimse için kafa yormamaya başladım.

Eskiden yazmak iyi hissettirirdi geceleri oturur saatlerce yazardım. Şimdi ise akşamları bulduğum her fırsatı dışarıda yürüyüş yaparak ya da evde spor yaparak geçiriyorum. Meditasyondan yogaya kadar kendimi dinleyebileceğim her şeyi uygulamaya çalışıyorum. Bol bol dua ve şükredip kendimi tazeliyorum. Evde, yolda bulduğum her fırsatta kitap okuyorum. Geride kalan sevdiklerimin sağlığı ve mutluluğu için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. İhtiyacı olanlara dokunmaya kendimce iyilik yapmak için çabalıyorum.

İnsan sevdiğini kaybedince, canı sonuna kadar acıyınca asıl yaşadığını anlıyormuş. Asla isyanım yok bu kaybediş bana diğer taraftan çok şey kazandırdı bunun için bile ne kadar şükretsem azdır diye düşünüyorum.

Böyle diye diye 7 ay geçti. Kendimi çok iyi hissettiğim bir dönemdeyim. Önümde beni zorlayacak, yaramı kanatacak olan babasız ilk babalar günü ve ramazan bayramı var. Kendime; unutma böyle günleri doya doya sarılarak kutladın sen için rahat olsun desemde içimde ki kız çocuğu bambaşka bir masal aleminde sanki yeryüzünde herkes bu özel günleri babasına sarılarak geçirecek ve sanki benden başka herkesin babası var bir tek benim yokmuş gibi geliyor. Zaman her şeyin ilacı bunu iyi biliyorum. Yaralarım kabuk bağlıyor, özlemim daha çok artıyor ama unutmaktan asla korkmuyorum çünkü biliyorum ki unutulmayacak. Dilerim çocuklarımda babalarına doya doya büyürler daha doğrusu dilerim her çocuk anne/babasına doyarak ve desteklerini yanında hissederek büyürler. Rabbim kimseye dayanamayacağı acılar vermesin en büyük duam budur.

Kısaca iyiyim ve buralardayım çok şükür...

Sevdiklerim için kendime iyi bakmaya çalışıyorum. Size de tavsiyem sağlığınıza dikkat edin. Ve fırsatınız varken yanınızda olan tüm sevdiklerinize doya doya sarılın. Bayramlarda tatile kaçmak yerine nefes alıyor olduklarını bildiğiniz ailenizi mutlaka görmeye gidin. Bol bol da fotoğraf, video çekin özlem ağır bastığında gülümseyerek hatırlayacağınız anılarınız olsun elinizde...

Şimdiden huzurlu bayramlar dilerim...

@gulsahonen



devamı »

28 May 2018

Son Söz Kimde Kalsın?


İki çocuk büyütürken en çaresiz kaldığım zamanları bana bir sorsanız ilk 5'e laf yetiştirme anlarımızı koyarım.

Çocukların dil gelişimi ilerledikçe kelime hazneleri hızla artıyor. Ve bu gelişimlerini ilk önce ev içerisinde bizde uyguluyorlar. Şöyle ki; her soruna ters bir cevap, her istenilene aykırı isyanlar, her öğütüne senden daha çok akıl vermeler olarak haneye yansıyor. Kavga anları ise off off. Herkes birbirine laf yetiştiriyor ve herkes de son sözü ben söylerim havasında davasını uzatmaya devam ediyor.

Kendi aralarında ki laf ebeliklerine karışmıyor müdahale etmiyorum fakat konu bana sıçradığında biraz can sıkıcı olabiliyor. Morali bozuk olan, canı sıkılan bana sarıyor. Ben ufacık bir rica da bile bulunsam bir dünya laf işitiyorum. Bana akıl vermeye bile başladılar. Haliyle insan bozuluyor bacak kadar boyları ile bana kafa tutuyorlar.

Mesela Yağız'ın kendinden emin ben her şeyi bilirim "yooo hiçte öyle değil" ile başlayan çok fazla cümleleri var. Bazen hata edip düzeltip doğrusunu açıklayayım diyorum saatler süren ikna etme, her lafımı geri çevirme bitmek bilmeyen bir didişmeye dönüyor işte o zaman sakin kalmak için dudak içlerimi falan ısırıyorum :) Mesela dün akşam konudan konuya atlarken mevzu kondisyonun anlamına geldi. Ben bildiğim açıklamamı yaptım o tabi anında itiraz etti. Bende "itiraz etmeden önce her şeyi araştırmayı denemelisin" deme gafletinde bulundum bir de üzerine açtım google dan kondisyonun açıklamasını okudum. Google da bazen yanılabilir bence öyle değil diyerek bir başladı anlatmaya duysanız yılların tecrübesi ile beni eğitiyor gibiydi. Bazen anlattıklarını tebessümle dinliyorum ama çoğu zaman bu ben bilirim havaları damarıma basıyor ve beni geriyor. Mesela aceleyle işe giderken tam kapının ağzında "bana kahvaltı etmek senin anlattığın kadar her zaman yararlı olmayabiliyor mesela şuan midem bulanıyor ve hiç bir şey yemek istemiyorum" gibi uzunnnn açıklamaları için sabahın o saatinde onu ikna etmeye vaktim kalmıyor. Hoş konuların sonunda ikna etmeyi de bilerek ve isteyerek ben bırakıyorum. Yağız inatlaşma dönemini çoktan geçti. Şuan ki itiraz ve ben bilirim dönemi ergenlik dönemi girişlerinde asiliğin başlangıcı olarak bir çok çocuk da görülebiliyormuş. Üzerine çok gitmeden kendi haline bırakmakta fayda var :)

Ela ise tam da inatlaşma döneminde ona ne seçenek sunarsan sunalım HAYIR diyor. Ve abisi gibi başlıyor lafları tek tek dizmeye.
Bu tişörtle bu etek giyilmez,
bu yemeğinde yanında bu yenmez,
ben kendi kararımı verebilirim,
yooo o asla mavi değil anne blue o blue,
abim benden büyük olamaz ben ondan büyüğüm (abi olarak kabul ediyor ama büyük olduğunu kabullenemiyor)
odamı ben dağıtmadım ben toplamam (ciddende toplamıyor bende toplamıyorum)
Şimdilik kabullendiği hiç bir olay yok. Hatta arada ağzından "tamam anne" lafı kaçınca bana teşekkür etmelisin bak sana TAMAM dedim diyor o an kendimi dünyanın en şanslı annesi hissediyorum 😊 Bence büyüdüğünde dansöz olacağına avukat olsa daha iyi iş yapar sanki :)

Dil gelişimini tamamlamış, kelime hazneleri oldukça geniş olan bu iki karakterle aynı anda tartışma yaşadığım anları hiç yazmayayım. İç karartmanın anlamı yok hemen polyannaya bağlıyorum; bu dönemde geçecek birey olma yolunda hızla büyüyorlar ama ben yine de ev içinde bir ana olarak son söz bende kalırsa çok mutlu olurum sanki ya :)

Bizi instagramdan takip edebilirsiniz.
@gulsahonen

Sevgiler












devamı »
Bumerang - Yazarkafe