20 Tem 2017

İki Çocukla TATİL



12 ay boyunca yazın geçireceğin bir haftalık tatilin hayalini kuruyorsun. Aylar öncesinden tatil haftasının hava durumunu takip ediyor, heyecanla eksiklerin için alış-veriş yapıyorsun. Bavuluna her akşam için şık kombinler koyuyorsun. Bin bir hevesle yollara düşüyorsun ve bingooo daha yola çıktığının ilk dakikaların da çocuklar huysuzluk yapmaya başlıyor. Hele ki Ela gibi uyku sevmeyen çocuğunuz varsa yandınız:) Diğer çocuk uykuyu sevse de ne fayda uyuyamacak ve gerginlik başlayacaktır.

Kavga gürültü stresli bir şekilde saatler süren yolculuktan sonra kalacağınız otele vardınız yine de umutlusunuz tatil yapacak tüm stresinizi ve yorgunluğunuzu atacaksınız. Oda ne odada çocuklar arasında yatak kavgası, dolaba sığamama kavgası gibi saçma bir bağrışın ortasındasınız yine de sakinliğinizi koruyup ortamı yumuşatabiliyorsunuz. Apar topar havuza denize indiniz elinize kitap alıp şezlonga uzanma hayali yerine bana bulaşmasalar da kendi kendilerine oynasalar dualarıyla tatile start veriyorsunuz. Ama maalesef kumdan kaleye adam lazım siz koşacaksınız, denizden korkar ikna etmeye siz çabalayacaksınız, denize alışır bu sefer dışarı çıkmak istemez yine siz ikna edeceksiniz. Karınları açıcakacak sırayla eşiniz ve siz şezlong ve lokanta arasında mekik dokuyarak yiyecek/içecek taşıyacaksınız. Bu sırada eşinizle aranızda gerilim yaşanacağı kesin. Toparlanıp odaya çıktığınız da duş sırası size gelene kadar bekleyecek sonra herkes hazır olup size hadi açıktık diyecek. Koştur koştur lokantaya akşam yemeğine in önce çocuklar için tabak hazırla sonra kendin için kuyruğa gir derken zaten yemeden doymuş olacaksınız. Hopp oradan mini diskoya yetiş sonra ki gösterileri beğenmesinler sıkılsınlar kalkalım desinler derken kendini odada bul ve ne gündü diye bir düşün. Sözde tatildesin ve kıçın daha yeni yer görüyor.

HAYIR...

Tam olarak böyle olmamalı. Sadece bu açıdan bakınca rezalet bir tatil gibi görünebilir. Polyannacılık oynamayacağım ama biraz da güzel şeylere adapte olmakta fayda var. Atıyorum bir kaç sene sonra bu çocuklar bizimle tatil yapmak yerine arkadaşlarıyla tatil yapmak isteyecekler. Yalnız kaldığımızda emin olun bugünleri düşünüp keşke diyeceğimiz çok şey olacak. Keşke daha çok vakit geçirseydim, keşke defalarca bozduğu kumdan kaleyi yapmaya daha çok zaman ayırsaydım gibi...

Evet bizimde tatilde dinlenmek gibi bir hayalimiz var. Çocukları baba ile paslaşarak kendimize de bir kahve keyfi için vakitler ayırarak tüm stresimize rağmen sakince deniz kokusunu içine çektiğimiz anlara adapte olarak tatilin tadını çıkarabiliriz. Tabii ki tatiliniz yeni evli ya da çocuksuz çiftlerin ki gibi olmayacak hem zaten onların tatili çok sıkıcı öyle düşünün bence :)

Şaka bir yana bu tatil anladım ki artık büyük otellerde tatil yapmak bana iyi gelmiyor. Çocuklardan çok etrafımda ki insanların koşturması, yiyemeyeceği bir çok yemek için kuyruğa girmesi, masalarında ziyan edilmiş bir sürü yemek bırakması, itiş kakış masa kapma çabası beni fazlasıyla yoruyor. Birde bunun için bir dünya paralar ödeniyor.

Sakinlik arıyorum. Güzel bir koyda bir kaç gün kalmak, tekne ile sakin koylarda denize girmek ya da yemyeşil vadileri gezmek daha keyifli olabilir. Sanırım yaş geçtikçe bu duruma geliniyor :) ben kiii deniz kum güneş üçlüsünün olmadığı tatile asla tatil demeyen bir insandım geldiğim nokta bu :) Bronzlaşmak uğruna şezlongdan sadece tuvalet ihtiyacım için kalkardım :) Her şeyin bir yaşı ve bir dönemi var tıpkı çocukların ki gibi...

Son olarak bir hafta otelde kaldıktan sonra bu son izin haftamda evdeyim. Ne ben gerginim ne çocuklar. Evde koltuklar da yok (kaplamaya verdim) oyuncaklarını salona taşıdılar gönüllerince oynuyorlar :) Herkes kendi çapında özgürlüğünü yaşıyor.

NOT: Çocuklar babaları ile şuan sinemadalar ev sessiz balkonda sadece rüzgarın uğultusu var. Bu yüzden yazımı sakin ve huzurlu bir şekilde bitiriyorum :)))

NOT 2: Ya lütfen şu ufacık çocukları yüzme öğrensinler diye derin sulara atmayın yazık günahtır.

NOT 3: Unutmayın en pis deniz bile bütün havuzlardan daha temizdir. Öncelik deniz olsun ;)
Kuma basmayan çocuğunuz varsa Allah yardımcınız olsun.

Sevgiler,






devamı »

4 Tem 2017

Sünnet Cemiyetimiz


abiye elbise modeli
Elbisem Burak Kaynar Wedding House
Babamızın takımı KARACA 
Evet çok şükür kazasız belasız sünnet cemiyetimizi atlattık.

 Çalıştığım için bir çok şeyim son günlere kalmış olsa da eksiksiz, sorunsuz bitirdik. Sadece son gün kuaförün gazabına uğradık. Sağolsun aynı saate bende dahil 4 gelin saçı almış. Ve 2 de girdiğimiz kuaförden zorla 6 da çıkabildik. Herkese saat 4-5 gibi evin orda olun sünnet gezmesi yapacağız dedik. Herkes de geldi ama biz kuaförden çıkamadığımız için insanları bekletmek zorunda kaldık.

 Benimle birlikte orada bekleyen bir gelin fotoğraf çekimini iptal ettirdi bir tanesi de gelin almasına geç kaldı. Gerçekten rezil bir durumdu gelin olsaydım heralde daha büyük cıngar çıkartırdım. Kızların en güzel günlerini zehir ettiler. Neyse ki onun dışın da sorunumuz olmadı.

 Bu strestli, bu telaşlı günlerde kocayı da boşamadıysam bi daha boşamam :) sağolsun kendisi kuaförde bile ben cebelleşirken sanki benim suçummuş gibi bana kızıp duruyordu.

 Düğün mekanımız hotel gold majesty queen salondaydı. Mekandan, ilgiden ve yemeklerden memnun kaldık. Kuaför sıkıntımızı ayrıca belirttik.

 Takı töreni yapmayacağımdan bahsediyordum. Bu konuda çok tereddütlerimiz vardı ama onu da sorunsuz atlattık kilitli bir sandık koyduk. Yanında zarf ve kalem vardı. Herkes zarfa hediyesini koyup üzerine de isim yazarak sandığa attılar. Kimse de arıza çıkarmadı :) Umarım herkese ön ayak oluruz da bu gereksiz saatler süren takı merasiminden tüm gelin ve sünnet çocuklarını kurtarmış oluruz. Bizler fazlasıyla rahat ettik. Özellikle Yağız'ı herkesi öpmesi ve herkesle fotoğraf çekinmemesi konusunda zorlamamış olduk. Takı ile geçen vakitte bol bol bize kaldı ve oynadık.

takı sandığı


 Daha öncede yazmıştım bu konuda en büyük tavsiyem yine tekrarlıyorum 7 yaşını geçmeden düğün kısmını bile yapın bitirin. Çocuk 10 yaşında olunca karışmadığı konu kalmadı. Güneş gözlükleriyle sahneye çıktı diyeyim gerisini siz anlayın :)

 Bir de bir arkadaşınızdan özellikle rica edin sizin telefonunuzdan bol bol foto çeksin böyle benim gibi açıkta kalmayın :) sağ olsun çeken dostlarımız bir kaç foto ve video yolladı gerisi artık otel den gelecek.

 Hiç ummadığımız insanlar yanımız da oldu, olmasını beklediğimiz insanlar ise gelmedi. En çok sevdiğim amcam bile gelmedi neyse konuya girmeyeyim ama çok üzüldüm onu belirteyim. Böyle özel günler bazı değerlerin daha iyi anlaşılmasını sağlıyor. Onu bir kere daha anlamış oldum. Ne diyelim hepsinin canı sağ olsun.

Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim eğer düğünüzü otel değil salonda yapacaksanız profosyonel bir organizasyon şirketi arıyorsanız sunnetdugunleri sitesini mutlaka inceleyin. Ben maalesef düğünden sonra kendilerini keşfettim. Asır organizasyon bu konuda gerçekten çok başarılı. Sünnet cemiyetinizde Mehter takımından, sünnet çocuğu tahtına kadar ve daha bir çok seçenek ile sizlere yardımcı olacaklardır.

Ve son olarak o gece yanımız da olan herkese tek tek teşekkür ederim. Bizi inanılmaz mutlu ettiler. Böyle özel günler insanların sevdiklerinin yanında olmasıyla güzel geçiyor. Antalya dan gelen aile dostlarımız bile bize şahane moral oldular.

 Her ayrıntıyla bizzat kendimiz ilgilendiğimiz için kendi düğünümüzden daha özel bir geceydi. Oğlum her detaydan mutlu kaldı o bizim için en güzeliydi. Ve gecenin yıldızı biz değil Yağız ve Ela ydı. ( Ela nın düğünde bize yaptığı eziyetleri daha sonra yazacağım pek dertliyim o konuda :) )

gold hotel majesty
Yağız ın kıyafeti SARAR
Ela nın elbisesi @murdumkids
Ela nın tokaları PUİKO

 Sosyal ağlardan takip edip güzel dileklerini de ileten herkese teşekkür ederim. Allah hepimizin evlatlarına güzel bir gelecek nasip etsin.

 Bu vesile ile kurban bayramınızı da en içten dileklerimle kutlamak isterim.
 İnstagram takip için @gulsahonen

sünnet annesi abiye

 iyi bayramlar...
Not. Geçmiş tarihli yazı...

devamı »

23 Haz 2017

Çocuk O Bir şey OLMAZ Demeyin


Başlıkta ki cümleyi hayatınızdan söküp atın.

Özellikle bu hafta avm lerde bayram alışverişleri sırasında mağazaların kalabalık olması nedeniyle çocukları kabin sırasında bekletmeyip tezgah aralarında giydiren ailelerle denk geldim. Çocuk utana sıkıla etrafına bakıyor ama anne acele bir şekilde çocuğun üstündekileri çıkarıp aldıklarını denetiyor.

Evet mağaza kalabalık aceleyle alıp çıkmak istiyorsunuz ama etraf ufacık çocuklara göz koyan pisliklerle dolu bunu unutuyorsunuz. Tezgah aralarında yani mağaza içinde kameralar 7/24 çekim yapıyor bunu hiç düşünmüyorsunuz. 8 yaşında ki bir erkek çocuğunu ulu orta giydiren anneyi dayanamadım uyardım ve tek sözü "aman ne olacak çocuk o bir şey olmaz" dedi. Çok güvendiği karşı komşusuna su içmeye giden ve öldürülen Ceylin de bir çocuktu diyemedim. O sıra da yanıma mağaza çalışanı gelip anneye etrafta kamera olduğunu hatırlattı ama azimli anne utanan çocuğuna inat denenmesi gerekenleri denetti ve çekti gitti.

Bayram alışverişlerinizi kalabalık ve son günlere bırakmayın. Maaş zamanını bekliyor olabilirsiniz o zaman da alın olmazsa getirin değiştirin. Hiç biri olmasa da mağaza içinde çocuğunuzu soyacağınıza bayramlık almayın daha iyi.

Belki çok sert düşünüyor olabilirim. Fakat okuduklarımız, duyduklarımız ve şahit olduklarımız o kadar kötü ki elimde değil çocuklara yapılanlara kayıtsız kalamıyorum. Bizler çocuklarımız için her türlü tedbirimizi almak zorundayız. Bir şey olmaz lafıyla geçiştirilecek dönemler maalesef bitti. Artık özellikle de çocuklara bir şeyler oluyor. Ve yapanlar cezasız kalıp tekrar aramıza dönebiliyor. Bu sebepten bu konularda fazla hassasım ve her annenin de böyle olması gerektiğine inanıyorum.

Bir diğer konu da avm lerde kapı açık bir şekilde çocuğa tuvaletini yaptırmak. Kapıyı kapatmıyor çünkü içerisi dar(mış), gelip geçende bakmasın(mış). Bence de bakmasın ama engel olabilecek misin bugüne kadar hangi çocuğun tacize uğramasına engel olabildik?? Olamıyoruz o yüzden tedbir almak zorundayız.

Bursa'da bir avm de 10 yaşında ki çocuğunu tek başına erkekler tuvaletine gönderen anne bir süre sonra çocuğu çıkmayınca merak edip içeri dalıyor ve şok oluyor. Çocuk tuvalette bayıltılmış ve tecavüz edilmiş baygın halde yerde buluyorlar. Bunu bende yapıyorum 11 yaşında oğlumu mecburen tek başına erkekler tuvaletine yolluyorum. Bu haberden sonra avm lere çocukla gidemez oldum. Evde yapın çocuğum tuvaletinizi diye nasihat ediyorum. Çocukları ister istemez korku içinde büyütüyoruz. Çünkü mecburuz. Çünkü çocuklara göz koymuş bir sürü pedofili etrafta başı boş geziyor.

Ve tekrar altını çizmek istiyorum lütfen "ÇOCUK O BİR ŞEY OLMAZ" demeyin. Çocuklara yapılanlara engel olmak zorundayız. Onlarla her şeyi konuşmalı ve anlatmalıyız. Kabin dışında soyunmak istemeyen çocukları zorlamamalıyız. Bunu yapmaya zorlarsanız o çocuğa anlattığınız güvenlik kuralları hiç bir işe yaramaz.

Şimdiden bayramınızı da canı gönülden kutlarım.
Sevgiler










devamı »

21 Haz 2017

Çocuklar İçin YOUTUBE Tehlikesi


Haberlerde okudum 7-10 yaş arası bir grup çocuk youtube dan bomba yapımı izliyorlar ve izledikleri şekilde plastik damacana içine aseton ve çatapat atarak kibritle ateşliyorlar. Sonrası vahim bidon alev alıp çocuğun birinin yüzüne geliyor ve vücudunda ciddi yanıklar oluşuyor. Daha da kötüsü gözünün korneasında yanık var. Çocuk hastanede tedavi altında umarım hasar kalmadan iyileşir.

Sadece bu yaş grubunda mı bilmiyorum ama benimde etrafımda gördüğüm hatta Yağız da dahil bir çok çocuk youtube videolarına fena halde sarmış durumdalar. İzledikleri tüm deneyleri evde yapmaya çalışıyorlar. En son geçen yıl Yağız türk kahvesi ve limon karışımın üzerine 7 tane domates yeme deneyi yapmış ve gece boyu istifra etmişti. Bu ona ders oldu şimdi en azından izlediklerini denemiyor. Umarımda yaşadıklarını unutup tekrar cesaretlenmez.

Youtube tabletlerden silsekte google aramalarından youtube videoları çocuklar tarafından çok rahat izleniyor. Ela'nın da arada canavar şekline girmiş elsa bebeklerin birbirlerini korkutmalarını izlediğine şahit oldum. Çakal yazma bilmiyor ama arama butonunda mikrofona konuşarak istediği videolara ulaşıyor. Şimdilik eline başında oturacaksam telefon ve tablet veriyorum.

Ama bu da çözüm değil !!!

Hangisinden nereye kadar telefon ve tablet kaçırabilirim bilmiyorum. Süre kısıtlaması da bu konuya çözüm değil izleyecek olan çocuk 5dk içinde de izler. Başında otursak hiç birimizin o kadar vakti yok. Ela daha bir kontrol edilebilir ama Yağız gibi 11 yaşında ki bir çocuğun başında oturmam çok zor.

Bu tür videolar yayınlanmaya devam ettikçe ve birileri bu akıma engel olmadıkça çocuklar her zaman risk altındalar.

İşin riskli kısmı haricinde bir de sürekli video çekme hevesleri var. Şu acılı cips uğruna kamera karşısında kime acı gelecek acaba derken çocuklar resmen cipse alıştı. Yeni bir şey aldıklarında hemen açmıyorlar. Çünkü kamera karşısında video çekerek açıp tanıtım yapıp öyle açıyorlar. Bacak kadar çocuklar ürün tanıtımı yapıyorlar yani :)

Video çekme kısmında çektikleri şeyleri takip ettiğimiz sürece bir sıkıntı görmüyorum. Fakat izledikleri konusunda engel olmadığım noktada denedikleri şeylerin başlarına açacakları sıkıntıları konuşmaktan, detaylı anlatmaktan başka elimden bir şey gelmiyor. 6 yaş altına ciddi bir tablet/telefon kısıtlaması tehlikeyi bir nebze olsa azaltır. Fakat büyük yaş grubunda ki çocuklara katı kurallar koymak yerine sürekli konuşmak gerekli. Özellikle izledikleri konusunda gün içerisinde mutlaka sohbet etmeye çalışın ve google arama geçmişinden hangi sitelere ve hangi kanallara girdiklerini çaktırmadan kontrol edin.

Keşke elimizden gelse hukuk yoluyla bu tarz riskli videoların kaldırılmasında payımız olsa...

Not: Bir insan Elsa gibi sevilen bir karaktere, doğum yaparken canavarlaştığı bir şekile sokup neden çocukların izlemesine sebep olacak video çekip yayınlar aklım gerçekten almıyor.

Siz ne gibi önlemler alıyorsunuz?





devamı »

20 Haz 2017

Çocuklar Sizin Çocuklarınız Değil!



ÇOCUKLAR SİZİN ÇOCUKLARINIZ DEĞİL

Çocuklar sizin çocuklarınız değil,
Onlar kendi yolunu izleyen Hayatın oğulları ve kızları.
Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler
Ve sizinle birlikte olsalar da, sizin değiller.
Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.
Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.
Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.
Çünkü ruhlar yarındadır.
Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.
Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları 

Kendiniz gibi olmaya zorlamayın.
Çünkü hayat geriye dönmez,
Dünle de bir alışverişi yoktur.

Siz yaysınız, çocuklarınız ise,
Sizden çok ilerilere atılmış oklar.
Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür.
Ve o yüce gücü ile yayı eğerek,
Okun uzaklara uçmasını sağlar.
Okçunun önünde kıvançla eğilin.
Çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar,
Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.
KHALİL CİBRAN

Çocuklara kendileri olabilmeyi hediye edin. Bundan daha güzel hediye olmadığını büyüdüklerinde çok iyi anlayacağız. Önyargıdan uzak, bolca sevgi ve merhamet dolu çocuklar için bunu yapmak zorundayız.

Sevgiler,

devamı »
Bumerang - Yazarkafe