10 Ara 2019

Adet Sancısına Ne İyi Gelir?



Adet kanamaları üreme dönemindeki kadınların yaşadığı doğal ve normal bir olaydır ve yumurtlamanın, gebe kalabilme yetisinin de göstergesidir. Adet dönemleri bazı kadınların hafif ve sorunsuz geçerken, bazıları çoğu kez ağrılı, sancılı birkaç gün geçirir. Genellikle de hafif ağrı kesiciler veya dinlenme ile geçer.

Adet sancısı neden olur?

Adet sancılarının nedeni, her ay rahim içi tabakalarının yenilenmesi ve bir sonraki yumurtalama dönemine hazırlanmasıdır. Yumurtlama döneminde gerçekleşen olası bir döllenme ile oluşan embriyonun rahim içi duvarına tutunabilmesi için rahim duvarı kalınlaşır. Gebelik olmadığı aylarda ise “prostagladin” adlı madde salgılanır ve rahim kasılır ve şiddetli sancılar yaşanır.

Adet sancıları hafifletilebilir!

Adet dönemi ağrıları, sancıları pek çok tıbbi ve doğal yöntemle giderilebilir. Adet ağrılarının giderilmesinde ağrı kesiciler çok etkilidir ve kısa süre içinde de sonuç verir. Bu sorunun ilaçlarla değil de, doğal yöntemlerle hafifletilmesi çok daha doğru olur. Doğal yöntemler genellikle adet sancılarının geçmesine, hafiflemesine yardımcı olabilirken, çok şiddetli ağrılarda tıbbi tedavi için bir sağlık kurumuna başvurmak önerilir.

Adet sancısını hafifleten doğal ve yan etkisiz öneriler

·         Isı
Adet sancılarının kısa sürede doğal olarak geçirmek için ısı, yani sıcaklık önerilir. Bu sebeple de adet döneminde ütü ile ısıtılmış bir havluyu alt karın bölgesine koyup o şekilde beklemek rahatlatır. Isı sayesinde kasılmalar ve sancılar yavaş yavaş azalmaya başlar. Adet dönemi boyunca karın bölgesini olabildiğince sıcak tutmak, kışın kalın giyinmek bu konuda çok işe yarar.

·         Ilık çay
Adet dönemlerinde ılık bitki çayı, sıcak içecekler adet sancısını hafifletici etki gösterir. Bu sebeple de bitki çayı içerek ağrılardan kurtulmak önerilir.

·         Dinlenmek
Dinlenmek, adet sancılarında hafifletici etki gösterir. Adet dönemlerinde fiziksel açıdan zorlayıcı, yorucu etkinlikler sancılarını artırır. Bu nedenle adet dönemi başlamadan birkaç gün önceden adet kanaması bitinceye kadar ağır fiziksel egzersizler,  güce dayalı işlerden uzak durmalı daha çok dinlenmeye zaman ayrılmalıdır.

·         Uzun süre aynı pozisyonda kalmamak
Bir kişinin gün içinde uzun saatler boyunca aynı pozisyonda kalması vücutta ağrı yapar, var olan ağrıları da artırır. Adet dönemlerinde bu etki çok daha yüksek olur. Tüm gün bilgisayar başında oturarak çalışan, ayakta aynı pozisyonda kalarak çalışan kadınların adet dönemleri daha yüksek ağrılı olur. Adet döneminde uzun süre ayakta kalmak ya da uzun süre oturmak yerine gün içinde kısa süreli de olsa uzanarak dinlenmek ve otururken ayakların altına yastık koyarak uzatmak, biraz kalkıp yürümek, hareket etmek sancıları hafifletmeye yardımcı olur.

·         Dengeli ve hafif beslenmek
Tüm vücut sağlığı için her dönemde ve her yaşta sağlıklı, doğal ve dengeli beslenmek önerilir. Çünkü aşırı miktarda yemek, fazla yağlı, tuzlu, şekerli beslenmek vücut sağlığı için zararlıdır ve mideyi çok fazla doldurmak ağrıları, sancıları arttırıcı etki gösterir. Bu bakımdan adet döneminde öğünleri normalden daha hafif tutmak, gün içinde azar azar ve sık sık yemek karın bölgesinde baskı oluşmasını ve ağrıları önleyebilir.

·         E vitamini almak
E vitaminin kasları gevşetici ve sancıları azaltıcı etkisi olduğundan adet döneminde yaşanan sancıları hafifletmek için de E vitamini deposu olan ay çekirdeği, badem, ayçiçek yağı, buğday tohumu, aspir yağı, fındık ve fıstık tüketmek önerilir.

·         A vitamini almak
A vitamininin de vücutta rahatlatıcı etkisi, adet sancılarını hafifletici özelliği vardır. Bu sebeple de adet döneminde sancıları hafifletmek için A vitamini bakımından zengin gıdalar; tatlı patates, havuç, ıspanak, karalahana, bal kabağı, marul, kavun, dolmalık biber, domates, kırmızı biber, pırasa, greyfurt, bezelye, kuşkonmaz, taze fasulye, brüksellahanası, kayısı, maydanoz, nane ve brokoli tüketilmesi önerilir.

Kaynak:

devamı »

22 Eki 2019

Elektrik Süpürgesi Seçimi Nasıl Yapılmalı?


Her evde en sık kullanılan küçük ev aletlerinin başında elektrik süpürgeleri geliyor. Çok sayıda kişinin hemen her gün kullandığı elektrik süpürgelerinin titiz bir şekilde seçilmesi kullanım konforu bakımından büyük önem taşıyor.  Oyuncak elektrik süpürgesi satın alırken nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda pek fikir sahibi olduğumuzdan söz edemeyiz. Bu nedenle sizlere bazı önerilerde bulunacağız.

Öncelikle elektrik süpürgesinin watt gücüne dikkat etmelisiniz. Ancak bu noktada gözden kaçırılan bir detay olduğunu belirtelim. Yüksek watt  gücüne sahip olan elektrik süpürgelerinin performansının da çok yüksek olduğu düşünülüyor. Oysa bu bilginin elektrik süpürgesinin performansı ile ilgili ya da toz alım gücü ile alakalı olmadığını bilmenizde fayda var. Bu değer kullanılan elektrik miktarı ile alakalıdır.

Elektrik Süpürgesi Alırken Bunlara Dikkat!

En çok dikkat etmeniz gereken unsur kullanırken sizi yormayacak olan ve manevra gücü yüksek bir elektrik süpürgesini tercih etmenizdir.  Özellikle her gün elektrik süpürgesi kullananlar için bu detayların çok daha fazla önem taşıdığını belirtelim. Mobilyaların etrafını süpürmekte zorlanmayacağınız bir başlık dizayna sahip olması  ve aynı zamanda farklı başlık seçeneklerini de sizlere sunması ölen taşıyan kriterler arasında yer alıyor. Yenilenen modelleri artık perdelerin üzerindeki tozu almanız için bile ayrı bir başlık seçeneğini sizlere sunabiliyor. Dolayısıyla tercihinizi olabildiğince yeni nesil elektrik süpürgesi modellerinden yana yapmaya özen gösterin.

Süpürgenin sessiz olması da bir diğer önemli özellik olarak karşımıza çıkıyor. Desibeli yüksek bir elektrik süpürgesi kullanırken sizi ve ailenin diğer üyelerini rahatsız edebilir. Tüm bunlarla birlikte seçtiğiniz tasarımın kaç yıl garantili olduğunu da gözden geçirmelisiniz. Garanti süresi en az 2 yıl olan elektrik süpürgesi modellerini tercih etmeye çalışın.  Markanın teknik servis alanının geniş olup olmaması da önem taşıyan bir diğer unsur!

Ekonomik fiyat görmek isteyenler uygun elektrikli süpürge fiyatları için hemen MediaMarkt internet sitesine tıklayabilir. Seçkin markalar tarafından en son teknolojiler kullanılarak geliştirilen elektrik süpürgesi modelleri bu sitede geniş bir seçenek yelpazesi eşliğinde beğeniye sunuluyor. Ürünlerin teknik özellikleri hakkında bilgi sahibi olabileceğiniz sitede kıyaslama yapabilir ve size en uygun olan ürün modelini pratik bir şekilde tespit edebilirsiniz. Ayrıca indirimli olarak satışa sunulan süpürge modellerinin de bulunduğu bilgisini sizlere aktaralım.

devamı »

8 Eki 2019

Beden ve Beyin Dengesi


Eğer ki stres içinde yaşıyorsan bedenin iç ortamının güven ve dengede olduğunu asla söyleyemezsin. Beden stres içinde yaşıyorsa uyumla çalışma halini kaybetmiştir.
Bedenin kendisini eski düzen ve dengesine kavuşturmak için verdiği bir tepki olan stres üç türlüdür:

İlki fiziksel strestir. Bunu örnek kazalar, yaralanmalar olabilir.

Ikincisi kimyasaldır. Bakteriyel, viral hormonal dengesizlikler ya da alkol alımı sonucu vücut dengesinin bozulması gibi...

Üçüncüsü ise psikolojik streslerdir. Anne baba ayrılığı, ailede kayıplar, borçlar, trafik ve internet erişiminden uzak kalmak (hele son dönemlerde) gibi...

Bu gibi durumlarda beden ve beyin dengesini kaybeder.
Sadece düşünmek suretiyle bedeninde stres modunu açabilirsin.
Bir tehlike anında olaydan korunmanın sağlayan stres böyle bir durumda ise tamamen bedensel uyumunu bozar hale gelir. Bedenin stres tepkisini vücudunda açtın/aktive ettiğin andan itibaren onu kapatamazsan , hastalık kapında demektir.

Neden mi?
Çünkü; doğada hiçbir organizma acil durum modunda belirli bir sürenin üzerinde kalamaz.

Insan ise geçmişte canını sıkmış bir hafızasına işlenmiş bir meseleyi sadece "düşündüğü an itibariyle o olay gerçekleşiyor gibi tepki verebilen" bir beyin ve bedenle yaşamaktadır. Kişi, zamanında kendisinde stres tepkisi oluşturmuş olayı sadece düşündüğü anda!! Olay beyninde birdenbire hayat bulur ve o noktada beyni ve bedeni adeta o anı yeniden yaşıyormuş gibi aynı kimyasal tepkiyi verir.
Ne İlginç değil mi; bedenini geçmişi şartlandırıyorsun ve bedenin sadece düşünmenle dengeden çıkıyor!

Insan stres altında ;hayatta kalma durumundayken sahip olduğu büyük korteks yüzünden, sürekli manada olumsuz duygu ve düşünceler oluşturmaya başlar. Duygu ve düşüncelerse hormonal karşılıkları ile insanın kanına karışarak beden kimyasını değiştirirler.
Stres modunu açmanla oluşturduğun kimyaya bağımlı hale gelmen, bu kimyayı oluşturan düşüncelerine bağımlı hale gelmen demektir!

"Nasıl yani, ben duygu ve düşüncelerimi bağımlısı mıyım?" diye düşünebilirsin.

Aynen öyle. Beden mahallinde alıştığım ve bağımlısı haline geldiğim bu kimyayı oluşturan senin duygu ve düşüncelerindir.
Değişme zamanı geldiğinde değişemem en de işte bu bağımlılıklarındandır!!!
Alıntıdır...

Stresin, öfkenin zararlarını aslında hepimiz biliyor ve bize verdiği zararları gözlemleyebiliyoruz. Fakat öfke kontrolü sağlamakta zorluk çektiğimizinde farkındayız. Bu konuda çok fazla türden kitap ve araştırma yazısı okuyorum. Ve hepsinin sonu olumsuz düşüncelerimizin yerine olumlu, pozitif düşünceleri koymak şartına çıkıyor.

Ben bunun çözümünü her duygumu yazmaya başlayarak buldum. Yazdıklarımı okudukça ne gereksiz şeylere öfkeleniyormuşum dediğim bir çok konu oldu. Yazarak sakinleşmekte bana büyük bir artı sağladı. Duygularımı olduğu gibi kabul etmeyi ama en önemlisi de her duygunun gelip geçici olduğu gerçeğini yazarak daha iyi anladım diyebilirim. Beden ve beyin dengesini sağlamak sandığımızdan çok daha önemli diyebilirim. Önce ruhunu iyi et ;)

Bu konuda okuduğum kitapları instagram hesabımda paylaşıyorum fakat bloğumda da mutlaka tavsiye olarak sizlerle paylaşacağım.

instagram: @gulsahonen

sevgiler..



devamı »

23 Eyl 2019

Çocuğunuz İçin Faydalı Süt Bilgileri



Çocuğunuza ne zamandan itibaren süt vermeye başladınız? Veya şöyle sorayım; çevrenizde çocuğuna süt içirmeyen anne baba var mı?

Biz hepimiz lıkır lıkır süt içerek büyüyen bir nesilden geliyoruz. Hatta süt içmezsek dişlerimizin çıkmayacağı, boyumuzun yeterince uzamayacağı gibi sözleri çook duyduk. :)

Geçenlerde çocuklu arkadaşlarımızla konuşuyorduk. Son zamanlarda, özellikle anne baba olduktan sonra fark ettiğimiz bir şey var; şimdiki çocuklar, bizim dönemde olduğu kadar süt içmiyor. Halbuki süt ne kadar faydalı! Bu yoğun koşturmacalı hayat içinde bu konuyu atlıyoruz. Çocukların kemik gelişimi ve sonraki yaşamları için sütün yararları saymakla bitmiyor ve bunu tekrar hatırlamak bizim görevimiz.



Sütün Yararları Neler?
Hazır konusu açılmışken, anneler için de hassas ve merak edilen bir konu olduğundan sütün faydalarından bahsetmek istiyorum.
Hadi sırayla gidelim, önce gebelikten başlayalım.

Süt tüketimi sadece çocuklar için değil, gebelik ve emzirme dönemi için de çok önemli. Süt, gebelik ve emzirme dönemlerinde, bebeğin büyümesi ve gelişmesi için gerekli vitamin ve minerallerin vücuda alınmasına ve bebeğin kemik gelişimine yardımcı oluyor. Aynı zamanda annenin kemik ve diş sağlığının korunmasını da sağlıyor.

Çocukluk ve ergenlik döneminde ise süt, güçlü kemik ve diş oluşumunu sağlıyor, kemik yoğunluğu artırıyor, sağlıklı büyümeye, özellikle de 1-4 yaş döneminde çocukların zihinsel gelişimine yardımcı oluyor.

Süt tüketimi sadece çocukluk döneminde değil, ileriki yaşlar için de çok önemli. Yetişkinlerde ve yaşlılarda da süt, kemik sağlığının korunmasında etkili rol oynuyor ve vücudun ihtiyaç duyduğu protein, kalsiyum, fosfor, B2 vitamini gibi birçok besin öğesini içeriyor.

Her Süte Güvenmeyin
Şimdilerde bir doğala dönüş merakıdır gidiyor. Güzel ama her ürün gerçekten söylendiği gibi doğal mı? Özellikle dikkat ediyorum, açıkta satılan çiğ sütleri doğal algısıyla sorgulamadan evlerimize sokuyoruz. Halbuki denetimden geçmeyen çiğ sütler, ciddi anlamda sağlık riski içeriyor.
Bunun yerine uzun ömürlü veya günlük ambalajlı süt tüketmelisiniz. Her yerde kolaylıkla bulabileceğiniz ambalajlı sütler, çeşitli denetimlerden ve doğru işlemlerden geçtiği için güvenilirdir – aynı zamanda katkısız ve doğaldır. Şahsen benim de tercihim, kolay ulaşılabilir olması ve tam anlamıyla güvenilir olması nedeniyle kutu sütler. 
Sonuçta vücudumuza giren her bir gıda için çok dikkatli olmamız gerekiyor, değil mi?

Bir boomads advertorial içeriğidir.
devamı »

3 Eyl 2019

Hayatın Tüm Kontrolü Sizde


Yaşadığımız realitede her şey o kadar gerçekçi gelir ki, yaşarken gerçek algısına kapılmamız gayet normal. Gölgeler, renkler, ayrıntılar, tatlar, kokular, manzaralar ve binalar gibi daha bir çok detay bu illüzyonun bize gerçekmiş gibi algılanmasını sağlıyor. Maalesef, zihinlerimiz manipüle edildiği için, dışarıdaki her gördüğümüz şey bizden bağımsız, ayrı olarak algılıyor ve deneyimliyoruz. Bu da bizi bütünden kopmuş, yalnız mücadele eden birisi haline getiriyor. Dolayısıyla korku ve endişelerde baş göstermeye başlıyor.

Yaşadığımız evren ne kadar gerçekçi olursa olsun, tamamen zihnimizde oluşan bir evrenden başka bir şey değildir. Şehirler, ormanlar, gökyüzü, dünyamız ve hatta tüm galaksi ile birlikte her şey kendi zihnimizin içinde. Her şeyi biz burada deneyimliyoruz. Dışarı diye baktığımız şey aslında kendi zihnimizin içinde, dışarıda olan hiç bir şey yok! Tüm deneyimlerimizi bedenimiz aracılığıyla yaşıyoruz. Aslında bedenimizde tamamen zihinsel bir olgudan ibaret. Sadece her anlamda hissettiğimiz için, gerçek yanılgısına kapılıyoruz. Bizler spiritüel varlıklarız. Özümüzü oluşturan bir bilinç, bir tek bir enerji alanıdır. Adına ne dersek diyelim, hep aynı kapıya çıkar. Elimize baktığımızda katı gibi görünse de, mikroskop altında incelendiğinde, titreşen enerji dalgaları görürüz. Bu da bizim gerçekte ne olduğumuzu gösterir.

Tüm bu bilgiler bize inanılmaz bir gücü işaret eder. Bu gücü kullanmaya başladığınız da, tüm yaşamınız değişmeye başlar. Hayatınız olmasını istediğiniz noktaya ulaşır. Bu gücü kısaca tanımlamak gerekirse; dışarı diye bir şeyin olmadığını artık biliyoruz. Yaşadığımız realitede dışarısı diye adlandırdığımız alan, içimizde hissettiklerimiz ve düşündüklerimizin sonucudur. Yani önce içimizde, duygu ve düşüncelerimiz vasıtasıyla oluşturup yaydığımız frekanslar sayesinde, deneyimi oluşturan enerjiye güç veririz. Bunun sonucunda da “dışarı” diye adlandırdığımız alanda bunun sonuçlarını yaşarız.

Tüm güç içimizde kullanılmaya hazır

Dışarıdaki bir şeye baktığınızda ve bunun olmasını istemiyorum dediğinizde, dışarıda olan sizi etkileyecek hiç bir şey olmadığı için, aslında olmasını istemediğiniz şeyi başlatan ve onunla ilgili negatif duyguyu, yaymaya başlayan siz oluyorsunuz. Bu gönderdiğiniz duygu frekanslarının sonuçlarını da, yaşamınızda deneyimliyorsunuz. Dış hayata bakarak kararlar vermeyin, dış hayat daha önceki düşüncelerinizin birer sonucu. Olayları ve deneyimleri başlatan, sizin o andaki duygu ve düşüncelerinizden başka bir şey değil. Bu gücü, size faydalı olacak şekilde kullanmanızın tam zamanı ve unutmayın ki tüm kontrol içeriden gelir. O zaman hayatınızın tüm kontrolü sizde!

devamı »
Bumerang - Yazarkafe