4 Eyl 2014

Kreş Korkuları

Annelerin en heyecanlı dönemlerinden biride sanırım bu Eylül ayı ile birlikte miniklerini kreşe yazdırma dönemleridir.

Acaba erkenmi , nasıl bırakırım,kolay alışırmı,hangi kreşe vermeli vs vs uzar gider bu telaş listesi. Yağız'ı kreşe 3 yaşı bittiği gibi vermiştik.Annem artık yorulmasın Yağız da günlerde gezmektense saatlerini okul ve arkadaş ortamında daha verimli geçirsin diye bu kararı vermiştik.Karar verdikte gerisi okadar kolay olmuyor malesef Yağız bide içine kapanık bir çocuktu ve bizi çok zorladı 3 ay ağladı desem yeridir.Hele öğretmenimizin canına okudu :) Şansımıza öğretmenimiz çok çok iyi çıktı.Zaten bu okul dönemlerinin hepsinde geçerli "okul değil önemli olan öğretmen"Sayesinde umduğumdan fazla güzel gelişmeler yaşadık.

Çocuk içinde aile içinde kolay bir süreç değil bu.Hele ki türk annelerinde ki hassas kalplere + vicdan duygusunu eklersek iş çıkmaza girebiliyor.3 yaştan önce mecbur kalınmadıkça kreşe verilmesi taraftarı değilim.Ama belli bir yaştan sonrada maddi durumlar gözönüne alınarak çocuğun evdede durması taraftarı da değilim.Kreşe verme noktasına gelindiğinde ise ilk önce kararlı olmak gerektiğini biz çok iyi öğrendik.Günlerce Yağız kreşte bense işyerinde ağladığım günleri dün gibi hatırlıyorum.Bu konuyu bukadar dram halinde yaşayan eminim sadece türk annelerdir.İlk önce kreşin çocuğa faydalı olduğuna anne baba olarak inanmalıyız.Biz tedirgin oldukça çocukta rahat olamıyor bu bir gerçek.

Daha açıklayıcı olması açıdan nette okuduğum yazılardan birinide paylaşayım ;

- Çocuk anneden ayrılma durumlarında şiddetli tepkiler gösterebilir. Ağlama, bağırma, tepinme, anneye sıkıca yapışma
- Okula gitmeyi reddetme, zorlandığı dönemlerde aşırı huysuzlanma, somatik yakınmalarda bulunma(karın ağrısı, baş ağrısı vb.)
- Uyku ve yeme bozuklukları
- Okulda sempatik olmayan özellikler bulma, öğretmenden yakınma, ilgi görmeme vb bahanelerle okula gitmeyi zorlaştıracak sebepler ileri sürme.
Yukarıda sıralanan bulgular basite alınmamalı, çünkü bu sorunlar çocuğun sosyalitesini ve mesleki uyumunu bozmaktadır. Okula ilk başlayan çocukların anne-babalarının en sık dile getirdikleri soru ve sorunlar şunlardır.

Okula yeni gidecek çocuğa neler söylenmeli? Bu sık karşılaşılan soru devamlı sorulmaktadır. Çocuklar genelde okula gitmek için sabırsızlanır. Çocuğunuzu okula hazırlarken karşılaşacağı somut gerçeklerden söz edin. - Ona okulda öğretmen ve diğer öğrencilerle kalacağını, - ders gününün sonunda eve geleceğini, - ilk günlerde bazen kendini yapayalnız ve mutsuz hissedebileceğini, birkaç gün içinde alışacağını, - bazı çocukların, annelerinden ayrıldığı için ağlayabileceğini söyleyin. Ona karşılaşacağı her şeyi anlatın. Bu olaylar gerçekleşince şaşırıp paniğe kapılmasın. Ona tozpembe bir tablo çizerseniz, endişe edeceği durumla karşılaşırsa yaşadığı düş kırıklığı onun ruhsal durumunu öyle sarsar ki ne diğer çocuklarla oynar, ne öğretmeni ile konuşur, ne de derse ilgi duyar.

Neden bazı çocuklar okula gitmeye karşı olumsuz davranır ? Okula gitmek istemeyen çocukların çoğu zaman anneden uzak kalma korkusu yaşadıkları bilinmektedir. Ayrıca ev küçük kardeşin varlığı sevilmediği, istenmediği duygularını körükler. Bazıları öğretmeni sert ve ihtiyaçlarına karşı ilgisiz bulduğundan olumsuz tepki gösterir. Bazen de sınıfta korku ve telaş saçan çocukların varlığı olumsuz tepkinin doğmasına yol açar. Aile içi çatışmalar çocuğun endişe içinde olmasına yol açtığı gibi, evden uzakta oluşu kaygısını artırmaktadır.

Bu süreçlerin hepsini yaşadık desem yalan söylemiş olmam.

Çocuk okula alıştıktan bir süre sonra okula gitmek istemediğini söylerse nasıl davranılmalı ? Bu, sık görülen bir tepkidir. Böyle bir durumda anne baba sanki bütün suç çocuğunmuş gibi davranır. İlk önce okulda neyin olup bittiğine bakmak gerekir. Çocuk çoğu zaman; onu hırpalayan bir çocuk, sözünü etmekten ürktüğü korkutucu bir olay, öğretmenin olumsuz bir tavrı ile karşılaşmış olabilir. Hemen harekete geçip, ona yardım etmek için çalıştığınızı, sorunun çözümü için savaştığınızı anlamasına yardımcı olun. Diğer bir sebep ise kendinden beklenilen başarı seviyesine varamamış olmalarıdır. Bu konudaki yeteneksizlik onda başarısızlık duygusunun gelişmesine ve bu tatsız duygudan kaçmasına yol açar.

Tam alıştı derken en başa döndüğümüz dönemler de oldu.Karnım ağrıyor sanırım ateşim var gibi bir dizi mazeretlerle karşılaştık.Kararlılığımızdan asla vazgeçmedik.Açıklama yapıp yine okula bıraktık.

Sonuç olarak bizim alışma süreceimiz uzun sürsede Yağız için kreşin çok fazla faydasını gördük.Odasını toplayan,eşyalarını katlamadan dolabına koymayan,görgü kurallarını ikiletmeden yerine getiren,sofrada bizi zorlamayan şahane bir çocuk oldu.Bunların hepsi biliyorum ki öğretmenine yaranmak içindi ama bizde bayağı faydalandık :)

Şimdi Ela içinde aynı şeyi düşünüyorum ve diyorum ki çalışmıyor evhanımı bile olmuş olsam yinede 3 yaştan sonra çocuklarımı kreşe verirdim.Zamane çocukları öğrenmeye çok fazla açıklar ve biz anne babalar onlara herzaman yetemeyebiliyoruz.He ben yetiyorum diyen varsa birşey diyemeyeceğim :)

Not: Fotoğrafa bakınca vay be zaman ne kadar hızlı geçiyor demeden geçemedim.Çocuklar büyüdükçe sorunlarıda büyüyor.

kaynak : http://www.bebekkokusu.com/news/templates/konular.aspx?articleid=184&zoneid=87

Sevgiler,

2 yorum:

  1. Yazını okuyunca hemencik o günlere dönüverdim.Nesıl kresşi aradıgını ,karar kıldıgını hemencik dün gibi hatırladım...
    Vee 1 yıl sonrasında nasılda senden kreş için yardım aldığımı hatırladım :)İyi bi kreş,iyibi öğretmeni olsun.Acaba doğrumu yapıyorum yanlışmı yapıyorum diye tedirgin bi şekilde kreş yolculuğumuz başlasada,şuan geriye dönüp baktıgımda verdiğim en iyi kararlar arasında...
    Kesinlikle seninle hem fikirimmm.Çalısıyorda olsak,bakıcımız annemizde olsa yada ev hanımıda olsakk kesinlikle 3 yaşında kreşe veririm...
    Zamane çoçuklarına hakkaden yetemiyoruz :D

    YanıtlayınSil
  2. kreş korkuları 1-2 hafta içerisinde normalde geçiyor sonrada sabahları uyanıp gitmek istemiyorlar... Sevgilerimle takipteyim...

    YanıtlayınSil

Okuduysan ses ver ;)

Bumerang - Yazarkafe