31 Ara 2014

Vestel’in Allergy UK onaylı rekortmen çamaşır makinesinden İngiltere’de gururlandıran başarı…


Bugün sizlerle İngiltere’de yaşayan 9 yaşındaki Daisy Ames’in hem umutlandıran hem de gurur veren iyileşme hikayesini paylaşmak istiyorum.
Vestel’in hem Türkiye’de satışa sunduğu hem de dünyaya ihraç ettiği Pyrojet teknolojili çamaşır makinesi Londra’da ağrılı egzama hastası 9 yaşındaki Daisy Ames’e derman olmuş.
7 alerjen ve 4 bakteriye karşı etkili dünyadaki tek makine olan Pyrojet’in anti-alerjen programı kıyafetlerde etkili hijyen sağlayıp, egzama döngüsünü  kırmayı başararak, küçük kızı iyileştirmiş.
Dört çocuk annesi Laura Ames,  Allergy UK tarafından kendilerine bağışlanan çamaşır makinesinin hayatlarını değiştirdiğini, küçük kızı Daisy Ames’in doğuştan beri ciddi boyutta egzama hastası olduğunu, pek çok cilt tedavi yöntemi denediklerini ama Daisy’nin kabarmış ve iltihaplı yaralarını bir türlü yatıştıramadıklarını söylemiş.
21 milyon alerjik hastaya yardım için kurulan Allergy UK’in aileye bağışladığı  Pyrojet teknolojisine sahip Vestel Çamaşır Makinesi ile ise küçük kızın yaraları birkaç ay içinde iyileşmiş. Artık Daisy’nin bütün kıyafetleri, nevresimleri yeni makine ile yıkanıyormuş.
Konu ile ilgili Vestel Ticaret A.Ş. Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdürü Ergün Güler’de bu sevinçli haber üzerine, öncelikle bir baba olarak küçük bir kız çocuğunun acı veren hastalığının iyileşmesine katkı da bulundukları için çok mutlu olduğunu aynı zamanda da Vestel ailesi olarak bu önemli başarıya imza attıkları için çok büyük gurur duyduğunu söylemiş.
Bu güzel haberden sonra sizler için bu rekortmen çamaşır makinesinin özelliklerini araştırdım.
Anti-alerjen programı sayesinde hem çocuklu aileler hem de bu tarz rahatsızlığı olan kişiler için tam bir ilaçken aynı zamanda  enerji tasarrufu sayesinde de aile bütçesine de katkısı büyükmüş.
Yeri gelmişken Vestel Rekortmen Çamaşır Makinesi’nin diğer özelliklerinden de bahsetmek gerekirse:
Vestel’in Pyrojet teknolojili rekortmen çamaşır makinesi, A+++ enerji sınıfındaki 8 kg kapasiteli ürünlerden yüzde 70 daha az enerji tüketiyor. Enerji verimliliği ile Alman Elektrik, Elektronik ve Bilişim Teknolojileri Kurumu VDE’den onay alan Vestel Pyrojet teknolojili çamaşır makinesi, su ve elektrik tüketiminde sağladığı rekor tasarrufla öne çıkıyor. Pyrojet teknolojisi, çamaşır makinesinin yıkama esnasında aldığı suyu kısa sürede arzu edilen sıcaklığa ulaştırıp duşlama yöntemi ile doğrudan çamaşırlarla buluşturarak su ve elektrik tüketiminde gözle görülür düşüş sağlıyor.
Ayrıca, 12 dakikada yıkama yapabilen Süper Hızlı Yıkama Programı’na sahip Pyrojet teknolojili Vestel çamaşır makinesi, kirlilik seviye seçimi ve 22 farklı lekeye uygun yıkama opsiyonu da sunuyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir.
devamı »

30 Ara 2014

Hazır Meyve Suları


 Hazır meyve sularını oldum olası sevmem.Evde de çok tüketilmez.Taze sıkılmış meyve suyu yerine bile meyvenin kendisinin yenilmesinden yanayım.Meyvelerin posasında ki vitaminleri öldürmenin pek bir anlamı yok.Çocuklarıma da sadece ek gıdaya geçiş döneminde kullandım.Şimdi gittiğimiz bir yerde ikram edilse bile ikiside 1-2 yudum alıp bırakırlar.

Geçenler de bir markanın meyve suyu kutusunun içinde kocaman bir küf çıkmış ve fotoğraflayıp bunu sosyal ağlarda paylaşmışlar.O günden beri kutu meyve sularına daha bir tepkiliyim almam gerekirse de cam şişeleri ve bildik markaları seçmeye çalışıyorum.

"Bilim adamları son yaptıkları araştırmalarda hazır paket halinde satılan meyve sularında bol katkı maddesi, früktoz ve kimyasallar olduğunu açıkladı. Früktoz, kan şekerini çok hızlı yükselten ve pankreası, böbrekleri yoran bir madde. Bu madde ile çeşitli kimyasalların birleşmesi meyvemsi bir tat yaratırken, kanser başta pek çok hastalığa karşı bizi savunmasız bırakıyor.

Avustralya’da yaklaşık 2.200 kişinin yemek yeme alışkanlıkları incelediğinde ortaya daha farklı bir sonuç çıkıyor. Elma, lahana ve brokoli suyunu taze sıkıp içenlerde  tümör gelişimi yavaşlarken, hazır meyve suyu içenlerde tümör oluşumu hızlanıyor. Buna göre günde 3 bardaktan fazla meyve suyu tüketenler, bağırsak, rektum ve mide kanserine yakalanmakta daha fazla risk taşıyorlar. Hazır meyve sularında bulunan yüksek früktoz ve glikoz, normal şekerden  çok yüksek değerdedir. Şeker, tümörlerin oluşumunu ve büyümesini sağlamaktadır. Ayrıca kullanılan aroma ve kimyasallar nedeni ile C vitamini, lif ve antioksidanlar tamamen kaybolmaktadır.

Tüm bunlara rağmen bilim adamları uyarıyor, gazlı ve kolalı içecek tüketmektense meyve suyu içmek daha iyidir. Çünkü gazlı içeceklerin zararı, hazır meyve suyundan çok daha fazladır. Uzmanlar, meyvenin taze olarak sıkılması ve  yenilmesinin çok faydalı olduğunu da belirtiyor.Meyvenizi sıkar sıkmaz içmenin de vitamin ve mineral açısından çok daha yararlı olduğu söyleniyor."

İlk okul çağında ki çocukların beslenme çantalarına da meyve suyu yerine ayran koymak çok daha mantıklı.Unutmamak gerekir ki çocuklara alışkanlık kazandırmak biz anne babaların elinde.

sevgiler,

kaynak
devamı »

MUTLU YILLAR

YILBAŞI KOMBİNİ
 
 
Kocaman bir yılı bitirdik.
 
Sağlık,mutluluk huzur dolu bir yıl bizi bekliyordur diye umuyorum.Yeni yıl yeni temiz sayfalar demektir.Dilerim en mutlu günlerinizi yazacağınız sayfalarınız olur.Olumsuz tüm duyguların bittiği yerine umutlarınızın,mutluluklarınızın doldurduğu kocaman bir yeni yılınız olsun.
 
Yılbaşı kombinimi paylaşıyor herşeyin gönlünüze göre olmasını diliyorum.
 
MUTLU YILLARRRRR
 
sevgiler...
 

devamı »

29 Ara 2014

TODAY KRUVASAN


Cuma günü fikrimühim den paket geldi.İçinden çıkan kruvasanları görünce nasıl sevindiğimi anlatamam.
Yıllar önce sevmediğim ama son 1 yıldır her çeşidi kaçırmadan yediğim bu atıştırmalıklara ayrı bir hayranlığım var.

Çantam da ya da çekmecem de ufak boylarından mutlaka bulunduruyorum bisküvi atıştırmaktansa kruvasan daha iyi geliyor.

Elvan markasının da çıkardığı bu today croissant çikolata dolgulu kruvasanların da tadını inanılmaz ilk defa denedim ve çokkkk beğendim.Vişnelisi,çileklisi gibi çeşitleri de varmış denemem şart oldu :)

Tüm ofisteki arkadaşlarımın da tadına bakması için dağıttırdım ama pişman oldum tadı damağım da kaldı :)
#acıktığımheran demişler ama ben malesef tok ikende dayanamıyorum.

Bizzat denediğim sunum tavsiyemdir ; Kruvasanın lezzetine lezzet katmak ve şık bir sunum hazırlamak isterseniz çikolata dolgulu today croissant kruvasanı mikrodalga da birkaç dakika ısıtın fırından çıkardığınız da yatay olarak ikiye bölün ve arasına istediğiniz miktarda nutella yı sürüp servis edin.Sizden fırsat kalırsa misafirlerinize de ikram edebilirsiniz :)

Sizlerde ücretsiz fikrimühim üyesi olabilir ürün deneyimlerinizi paylaşabilirsiniz.

Sevgiler,

devamı »

26 Ara 2014

SAFTİRİK


SAFTİRİK

Bizim Yağız hediye alınması gereken günleri çok sever ve hiç kaçırmaz kendi sağolsun bizlere hediye olarak mektup yazar resim çizer ama kendine böyle hediyeler kabul etmez.İlla çok istediği birşey olmalı.Aksi halde günlerce arıza çıkarır surat asar ,hayattan bezdirir , dırdırı ile alana kadar peşini bırakmaz :)

Hazır yılbaşıda geliyorken paşam hiç kaçırmadan hediye alcakmısın bana diye sordu.Bende HAYIR dedim.Ama kitap isteyecektim diyerek beni damardan vurdu.Baştan hayır dediğim şeye sonradan evet demeyi sevmiyorum ama kitaba olan zaafım çok başka.

Hangi kitabı isteyeceğini tahmin etmem hiç zor olmuyor doğru da bilmişim Saftirik serisinin son kitabı çıkmış onu çok istiyorum dedi.Her kitabı severek alırım ama şu kitaba bir türlü ısınamadım çok anlamsız geliyor ama çocuklar da bu seriye resmen bayılıyor.Bazı öğretmenler bu kitapların okutulmasına karşı çıkıyor bazıları ise çocuklara kitap okumayı sevdirdiği için arada alın çocuklar okusun diyorlar.

Bir tane bu kitaptan okumasına izin veriyorsam arkasından 2 tane doğru düzgün kitap okuması şartını koyuyorum.Kitabın her türlüsünü sevdiği için arıza çıkarmıyor.

D&R mağazalarında 20 tl olan bu kitabı kitapyurdu.com dan 12tl aldım.Arada ki farka aklım ermiyor gerçekten.

Sevgiler,



devamı »

Yılbaşı Hediye Çekilişim KAPANDI

Evettt ilk çekilişimin sonuna gelmiş bulunuyoruz.3 hafta gibi kısa bir sürede beklediğimden de güzel katılım oldu.Elimden geldiğince de katılan her arkadaşımın bloglarını takibe aldım.Bu vesile ile yeni yeni bloglar da keşfetmiş oldum.

Kazananı çekilisyap.com dan belirledim.

Veeee kazanan Hayal Bayraktar http://mutlulukheryerde.blogspot.co.uk/



Hediyelerini güle güle kullansın.Bugün adres bilgilerine ulaşabilirsem hemen kargo yapacağım ki yılbaşından önce elinde olsun ;)

Katılanlara tek tek teşekkür ediyorum tekrar görüşmek üzere.

sevgiler..
devamı »

25 Ara 2014

Haftasonu Kombini İSPANYOL PAÇA PANTALONLAR



Yine bir cuma günü ve haftasonu ne giysem yazısı :)

Bu cuma benim için daha bir önemli çünkü bugün itibariyle 1 hafta yıllık izine çıkıyorum.

Gelelim haftasonu kombinine ; İSPANYOL PAÇA PANTALON ları sevmeyen varmı bilmiyorum ama ben modası geçse bile dolabımda saklayanlardanım.Çünkü günümüzde eskiye ciddi anlamda rağbet var.

Küçükken anneme çok ağlamıştım bana bir İspanyol paça pantolon dikmesi için.O zamanlar yeni yeni çıkıyordu ve çok özeniyordum.Artık fazlasıyla elimizin altında.Üzerine bluz altına topuklu ayakkabı giyilerek klasik görünüm elde edilebilir.Üzerine kısa kaşe bir ceket ile kış aylarında da kullanılabilir.Ya da basic tişört ile spor bir hava yakalanabilir.Yaz ayların da da şık bir atlet ve kolye ile kombinlemek gayet güzel olabilir.

Gelin kombinlere bir göz atalım ;

Şimdiden herkese iyi haftasonları dilerim...




sevgiler..



devamı »

İndirimli Cilt Bakım Setleri

Aralık ayında her üründe ciddi güzel indirimler oluyor.Özellikle kozmatik ve parfüm alışverişlerini yılın bu ayında yapmak çok daha mantıklı.Hemen hemen her markada indirimler var.

Benim sorunlu bir cildim yok.Sadece güzel nemlendirmem yeterli oluyor.Yıllardır da biotherm AQUASOURCE serisinin ürünlerini kullanıyorum.

Boyner de gördüğüm ve tavsiye edebileceğim birkaç setini paylaşmak isterim.

92 TL
191.2 TL

biotherm AQUASOURCE 96 TL

87.20tl

Bazı ürünler küçük boy olabilir fakat az birşey sürüldüğünde bile etkisini gösteren ürünler olduğu için küçük boyları bile uzun süre idare edebiliyor.Özellikle gece serumlarının büyük boylarına bile gerek yok varsa numunelerini isteyip kullanıyorum ;)

sevgiler,
devamı »

Mothercare Oyuncak



mothercare






Yine bir mothercare oyuncak alışverişi yapmış bulunuyorum mağazanın yan tarafında da kocaman bir oyuncakçı vardı üşenmeden gittim ürünleri karşılaştırdım mothercare cidden daha uyguna geldi.

Soldaki;oyun hamuru için şekil çıkaran ,baskı yapan ortasında ki kırmızı silindir ise hamur açmada kullanılan bir ürün.İyice oyun hamuru canavarı olan Ela bunlara bayıldı.

Diğeri ise 3 parçaları olan bir puzzle abisinin puzzle ları ile ilgilenmeye başlayınca ufak parçalardan alıp bir deneyim dedim zorlanırsa kaldırırım diye düşündüm fakat azimli kızım üstesinden geldi.İkisine 16tl gibi bir para ödedim.

Şimdilik ortalıkta dolanan oyuncaklarımız bunlar.

Mothercare giyimde indirim zamanı hariç uğranılmayacak bir mağaza fakat oyuncak kısmına denk geldiğiniz de mutlaka göz atmanızı tavsiye ederim.


Bu arada yılbaşı çekilişim bu akşam son katılım için son saatler :) TIK TIK

sevgiler..
devamı »

23 Ara 2014

2014 Biterken

Yılın şu son günlerin de ne çabuk geçti koca sene demeden kimse kendini alamıyor.

Üzüntü ,sevinç ,huzur ,sağlık,iş,güç,çocuklar derken 1 yıl daha geride kalıyor ve bir yıl daha büyüyoruz.Her geçen yıl altına imzalar atılmış sağlam tecrübeler bıraktırıyor geride.Yeni yıl için yeni sayfalar açarken bu tecrübeleri not ediyorsun bir köşeye.

Kimsenin vazgeçilmez olmadığını iyice öğrendiğim şu son günler de bunu her sene defalarca not etmeme rağmen hep aynı inanç ve umut kapımı çalıyor.Bakalım yeni yılda kimlere yenik düşeceğim.Kimlerden vazgeçip,kimlere güveneceğim.Kaç kere canım yanacak, kaç kere verilen sözler tutulmayacak.Kimler kıracak ,kimler değerli hissettirip mutlu edecek.

Bunları düşünerekmi yaşıyorum tabii ki hayır ama zamanın en iyi öğrettiği şey herşeye hazırlıklı olmak oldu.Vazgeçmeden önce direnmeyi , vazgeçtikten sonra ise affetmemeyi herkesden herşeyden önce "ÖNCE BEN " demeyi çok iyi kavradım.Gelen gidiyor,giden unutuluyor bir şekilde herşeyin yeri doluyor.Canım dediğin ,dost dediğin ,yeri dolmaz dediğin herşey zamanın etkisiyle bir önceki yılda kalıyor.Ve sen önüne bakıyorsun.

Bu sabah not ettim yeni yıl için açtığım temiz sayfalarıma ; Sağlıktan ve evlattan ötesi yalan.

Sevgiler..
devamı »

22 Ara 2014

Elveda Biberon


biberon bıraktırma

Biraz geç kalmış bir yazı bu çünkü biberonu bırakalı 1 ayı geçti.

Uykularını düzene koymamız için gece beslenmesini bırakmamız önerilmiş açlıktan ölmeyeceği söylenmişti.

Biz aylarca emzik bırakma sancısı çekmişiz bunumu bırakamayacağız diyerek kalkışdım bu işe.Abimizden kalan renkli pipetli bardaklarımız vardı.Normal de yatağına yatırırken süt vermez gece 12 de uyurken biberonla sütünü verirdim.Gece de 2 gibi yanımıza yatar bütün gece ne kendini uyuturdu ne bizi.Birde sabah 06:00 gibi yine biberonla sütünü veriyordum.Yat kalk yaparken sabahları eşim de bende üzerimizden tır geçmiş gibi kalkmaya başladık.

Şimdi uyku saatine göre yatmadan önce bardakla süt içme teklifinde bulunuyorum abisi içiyor diye oda içiyor hiçte arıza çıkarmadı.Bardakla sütünü içip yattı yattığında da sütü hiç aramadı çünkü gece sütünü saat 12 de farketmeden uyku halindeyken içiyordu.

İlk hafta gece 4-5 gibi uyanıp süt istedi onun yerine kızsada pipetli suluğu ile su verdim.Sabah 7 den önce uyandığın da su ile idare ettik.7 den sonra uyanırsa çok rahat oldu direk yine bardakla sütünü verdim.Gece artık süt vermeyeceğimi iyice anlamaya başlayınca gece 02:00 kalkıp yanımıza gelmek istemeyi de kesti.Haftaiçi tüm ahali zaten 7 de kalkıyoruz.Fakat haftasonu 07:00 de kalkmak gerçekten bana zor geldi fakat Ela biberon aramayıp bardakla sütünü içtiği için sorun etmedim.Benim için önemli olan saat başı kalkmadan deliksiz uyumasıydı.Bunu da biberonu bırakarak sağlamış olduk.

Arada bir bibeyonnn diye bağırsa da süt içeceği zaman direk bardağını gösteriyor.

Gariptir ki emzik bırakarak bozulan uyku düzenimiz çok şükür gece beslenmesini bırakarak düzene girdi.Gerçekten artık sabaha kadar deliksiz uyuyor ilk zamanlar sütten umudu kesince su diye uyandı fakat artık oda kalmadı.Uykuyu sevmeyen bir çocuğun gece deliksiz uyumasını başardığım için ne kadar mutlu olduğumu anlatamam.Çünkü çocuklar en büyük besini uykuyla alırlar ve Ela normalin çok çok altında uyuyordu.Şimdi bir nebze olsun düzene girdi.

Özellikle bu geçiş dönemlerin de fazlasıyla uykusuz kaldık ama azimle herşeyin üstesinden geldik.İnat bu çocuk deyip vazgeçmemek gerekiyor.Diş çıkarma dönemin de bu düzen tekrar bozulacaktır ama unutmamak gerekir ki hepsi geçici dönemler sadece biraz sabretmek gerekiyor.

Şuan tek problemimiz var oda ;yatağına babasının yatırmasını istiyor ve 40dk gibi bir süre adama sırtını kaşıtıyor onu da babası masaj yapa yapa kendi alıştırdı şimdi nasıl vazgeçirecek kara kara düşünüyor evet o düşünüyor çünkü uykuya geçişte beni değil ısrarla babasını istiyor.Uyumadan bırakıp çıksa hiç susmamacasına ağlamaya başlıyor uyku eğitimin de 1 yaş üzerini çocuğu ağlatmak sağlıklı değil bu durumada başka bir çözüm bulacağız.

2 yaş sendromuna girmeden emzik ve biberonu bıraktıracağım diye kendime söz vermiştim.Çok şükür öyle de oldu.Ve emzik bırakırken yaşadıklarımızdan sonra biberonu bukadar kolay bırakmamız beni çok çok rahatlattı.Darısı tüm annelerin başına :)

sevgiler..
devamı »

19 Ara 2014

Haftasonu Kombini BİNİCİ PANTOLON

Yine bir cuma akşamı çok şükür bu haftayı da bitirdik.Haftasonu tatili geldi çattı.

Peki bu haftasonu ne giyelim?
Geçen sene ki kadar moda olmasa da ben binici pantolonları hala çok seviyorum.Üzerine bluz altına stiletto ayakkabı giyip şık bir yere gidilebilir yada babetle üzerine bir basic tişörtle spor hale çok kolay getirilebilir.Takıları unutmamak lazım aksesuarsız olmaz diyenlerdenim ;)

Kış diyerek altına kısa bir botla da rahatlıkla giyilebilir.Moda diye herşeyi giymem önceliğim üzerimde iyi durmasıdır ;) Sizlere de bunu tavsiye ederim sadece modaya uymak için giyilen birçok şey bazı insanlar da komik durabiliyor.

mutlu haftasonları dilerimmmm
sevgiler,





devamı »

ELA 21 AYLIK


Ela nın ay gelişimlerini yazarken daha iyi anlıyorum zamanında nasıl da su gibi akıp geçtiğini.
Meleğim büyüyor bizi taklit ediyor,evcilik oynuyor ,kendi kendine oyunlar kuruyor,şarkılar söylemeye çalışıyor.
Bu ay şekilleri iyice öğrendi.Çizmek için bile bayağı mücadele ediyor.Fakat çizim de çöp adam favorimiz.
Dil gelişimi iyice hızlanıyor ,söyleyebildiği kelime sayıları çok arttı.
Çok şükür uykularımız biraz daha düzenli yeni diş gelene kadar bu zamanların tadını bol bol çıkarmak niyetindeyiz.
Biberonla gece beslenmesini bıraktık.Artık sütü pipetli bardakta içiyoruz.Emzik bırakmaktan çok daha kolay oldu.
Mickey mouse hayranı olmuş durumda.Daha çizgi filmini bile görmeden nasıl bukadar bağlandı bilmiyorum.
Ve bu ay korkuları başladı,çocuklar itip kakıcak diye çocuklardan korkuyor.yüksek sesten korkuyor,ani seslerden korkuyor.Umarım geçici bir durumdur.
Bu ay beni en mutlu eden gelişmesi ise bana ANNEMM diye seslenmeye başlaması oldu.Babamm,abimm,dedemm sevdiği herkese kibar bir ses tonuyla bu şekilde sesleniyor.Sabahın altısında kalkıp yatağından ANNEMM diye sesleniyor ya işte ben ozaman yeniden doğuyorum.Ve binlerce kere anne olduğuma şükrediyorum.


21 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir
Bebeğiniz bu ay; kâbus görmeye başlayabilir. Korkmuş olarak ve ağlayarak uyanabilir. Sırtınız okşayarak ve konuşarak sakinleştirebilirsiniz. Gece terörü, kâbuslardan farklıdır. Gece terörü yaşanırken, bebeğiniz uyanık halde ağlar, bağırır ve çığlık atar. Durum sizi endişelendirecek boyuttaysa doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin. 
Çocukla Dışarı Çıkma
Çocuğunuzun iyi davranmasını beklediğiniz bir anda hiç beklemediğiniz davranışlarla karşılaşabilirsiniz. Şu taktikleri uygulayabilirsiniz: 
• Mantıklı olun. Fazla şey beklemeyin. Çocukların başa çıkmak için çok küçük kalacakları durumlardan sakının. Çocuğunuz oyuncakları paylaşmak istemez ve kitapları yırtabilir. Bu durum yaşıtlarla oyunun kısa kesilmesi gerektiğini gösterir.
• Bu yaştaki çocuklar itirazcı ve karşı koyucu olabilir, çocuğunuza dışarı çıkmadan önce beraberce ne yapacağınızı, ondan nasıl hareket etmesini beklediğinizi anlatın. İO sıkılabilir, acıkabilir ve yorgun hissedebilir. Onu eğlendirmek için oyuncak ve açlığı  için yiyecek bir şeyler alabilirsiniz. 
• Onu başkalarının önünde utandırmayın. Mümkünse onu bir kenara çekip basit kelimelerle nasıl davranması gerektiğini hatırlatın. Mantıksız talepleri karşılamayın. 
• Tekrar yönlendirin. Çocuğunuz yanlış hareket ederse, yeni bir faaliyet önerin. Ona “Hayır” veya “Yapma” demek çok nadiren işe yarar. Örneğin süper markette, ağlarsa ona en hoşlandığı elmayı veya muzu bulmasını söyleyin veya orada ne yaptığınız hakkında konuşun, genellikle marketlerde çocuğun da oturabileceği türden arabalar ilgisini çekebilir.
Oyun Grupları için Öneriler
* Grubu küçük tutun. Evde üç veya dört yürümeye başlayan çocuk ve bir de gözetimci bulundurunuz.
* Yakında tanıdık büyükler bulundurun, çocuklar tanıdıkları büyüklerin zaman zaman kontrol etmesinden hoşlanırlar ve kendilerini emniyette hissederler.
* Sadece bir güven gülümsemesine, bir kucaklamaya, kısa bir dinlenme  uykusuna veya huzursuzluk olunca küçük bir yardıma ihtiyaçları olabilir.
* Çocukların kendi faaliyetlerini yapmalarına ve diğerleri ile kendi hızlarında ilişkide olmalarına müsaade edin. İtmeyin. Üstelemeyin. Oyuncak temin edin, hatta aynı oyuncaktan bir iki tane olsun, bu onların rahatsız edilmeden paylaşmalarını sağlayacaktır.
* Birine zarar gelmesi veya birinin sürekli üstün olması haricinde hafif çekişmelere müdahale etmeyin. Çocuklar birbirine eşlik etmeyi deneyerek öğrenirler, bazen kazanır bazen kaybederler. Bazen de berabere kalınır. Utangaç bir çocuk bile çekişmeden nasıl kaçınılacağını öğrenir.
* İki çocuğu ayırmak gerekirse sakin ve karalı bir şekilde yapınız, birine veya her  ikisine farklı bir faaliyet öneriniz. Hayal gücünüz var ve yeni fikirlere açıksanız dikkatini dağıtma iyi iş görür. “Hayır! Bırak onu!” diyeceğinize yapılması uygun bir şeyi öneriniz. “Sallanan sandalyeyi şimdi Ali kullanıyor, Ayşe. Sen daha sonra binebilirsin. Fakat galiba senin bebeğin uykusu gelmiş. Niye ona bir battaniye getirip uykuya yatırmıyorsun?” gibi yollarla  dikkatini  dağıtabilirsiniz.
21 Aylık Bebeğinizin Gelişimini Nasıl Destekleyebilirsiniz?
Çocuğunuza basit görevler verin ve sınırlar koyun. Dolaptan alabileceği bir şeyi getirmesini isteyin. 
Gece uykularında emziği bırakmayı öğretmeye çalışabilirsiniz
Güvenliğini sağladığınız müddetçe merak ettikleriyle dilediği kadar ilgilenmesine izin verin. 
Nesne devamlılığını geliştirmek için, sakla bul oyunlarına devam edin. Elinize herhangi bir oyuncağını alın ve arkanıza götürerek sorun; “top nerede?” ve hangi elinizde olduğunu bulmayı öğretin.
Sizi taklit etmesini sağlayan oyunlar geliştirin. Evin içinde birlikte alışveriş yapın, ona küçük bir alışveriş arabası alarak, markette yaptıklarınızı taklit etmesini sağlayabilirsiniz.
kaynak

sevgiler..
devamı »

18 Ara 2014

Çocuklar Neden VURUR

Çocuklarda Vurma Davranışının Nedenleri

Dış etkenler: Uykusuzluk, açlık gibi temel gereksinimleri karşılanmayan veya bu gereksinimleri geciktirilen çocuklarda saldırganlık eğilimi artar.
Eve yeni bir bebeğin gelmesi, bakıcı değişikliği, anne babadan uzun süreli ayrı kalma gibi huzursuzluk yaratan bir hayat tarzı değişiklikleri de çocuğu saldırgan yapar.
İyi davrandığında yeterince dikkat çekemeyen bir çocuk vurarak dikkat çekmeye çalışabilir.
Çocuğun yakın çevresinde bulunan anne, baba, bakıcı, kardeş gibi kişilerin sert, saldırgan tutumları çocuktaki saldırganlık eğilimini arttırabilir.
Fazla kontrollü bir çevrede bulunan çocuk yaşadığı hayal kırıklıkları nedeniyle vurma davranışı gösterebilir.
Hiç sınır koyulmayan çocuklarda da saldırganlık davranışları görülebilir.
Ebeveynin depresyonda olması, alkol ya da bağımlılık yapan ilaçlar kullanması, anne babanın sık tartışması, kavga etmesi çocuğun endişelenmesine, endişesini de saldırgan tutumlar sergileyerek göstermesine neden olur.
Çocuğa bu durum karşısında anne babalar nasıl yaklaşmalıdır?
Anne babanın vurma davranışı karşısında sakin olması ve bunun kabul edilemez bir davranış olduğunu sözel olarak belirtmesi gerekir. Çocuğa davranışının uygun olmadığı söylenmeli ve bu konu üzerinde çok durulmamalıdır. Ancak davranış tekrar ettiğinde bunun uygun olmadığı her seferinde belirtilmelidir. 1-2 yaş çocuklarının dikkat ve dinleme süreleri uzun olmadığı için ayrıntılı açıklamalar, nasihatler bir işe yaramaz. Bu yaş çocuklarına verilecek olan yönergelerin basit, sade ve anlaşılır olması gerekir.
Anne babasına ya da başkalarına, arkadaşlarına vuran çocuğa anne babası da vurarak karşılık verirse, bu çocuğa nasıl yansır, sonuçları nasıl olur?
İster şiddetli, isterse hafifçe, ister poposuna, isterse eline olsun vurmak davranışın azalması yerine artmasına neden olur. Çocuğa, vurmanın uygun olmayan bir davranış olduğunu anlatmanın en kolay ve sağlıklı yolu ona vurmamaktır. Çünkü çocuklar için anne babalarının yaptığı, söylediği her şey doğrudur. Çocuğuna vurulmaması gerektiğini ona vurarak anlatmaya çalışan anne babalar çocuklarına yanlış mesaj vermektedirler. Özellikle bu yaştaki çocuklar “dediğimi yap, yaptığımı yapma” anlayışını kavrayabilecek zihinsel olgunluğa sahip değillerdir.
Anne babanın çocuğa vurması çocuğun problem çözme yöntemi olarak vurmayı öğrenmesine de neden olur. Dayakla büyüyen çocuklar kendi çocuklarını yetiştirirken de aynı yönteme başvururlar.
Anne babanın çocuğa vurarak karşılık vermesi çocuğun hem anne babasına hem de kendisine olan güvenin sarsılmasına neden olur.
Çocuğun vurma alışkanlığına bir çözüm getirilmezse bu durumun onun ileriki sosyal gelişimine ne gibi etkileri olur?
Bazen anne babalar çocuğa kendini savunma yöntemi olarak vurmayı öğretebilirler. Vurmayı öğrenen bir çocuğun ileride kendini koruyabilen, başarılı biri olacağını düşünürler. Gerçekte bu böyle değildir. Çünkü başkalarına zarar veren çocuk arkadaşları, öğretmenleri ve diğer yetişkinler tarafından kabul görmez. Vurma davranışının çözülememesi veya pekiştirilmesi çocuğun sosyal ilişkiler kurmada zorlanmasına, çevresinden izole olmasına, kendisi gibi davranışları bulunan kişilerle arkadaşlık edip uygun olmayan ortamlarda bulunmasına neden olur.
Anne babalar ne yapabilirler?
Vurma davranışı gösteren çocuğa kesinlikle vurarak tepki göstermeyin. Bu durum davranışın azalmasından çok pekişmesine neden olur. Çocuklar en çok anne babalarının davranışlarını örnek alırlar.
Vurduğunda “kimseye vurulmaz” diyerek uyarın. Bunu her seferinde tekrar edin.
Stres altında olduğunuz durumlarda (bir yere yetişmek, yemek yedirmeye çalışmak gibi) çekiştirme, vurma gibi sert davranışlardan kaçının.
Koyduğunuz kural ve sınırların çocuğun yaşına ve becerilerine uygun, belirgin olmasına özen gösterin. Aşırı kural koyma ya da hiç kural koymama çocuğu saldırgan yapar.
Sürekli engellenen çocukta vurma davranışı artar. “Hayır” demek yerine ona alternatifler sunun.
Olumlu her davranışı “aferin, bravo” diyerek, alkışlayarak ödüllendirin.
Çocuğunuzun yorgun, uykusuz, aç ya da hasta olmadığından emin olun.
Şarkı söylemek, dans etmek, kitap okumak gibi sakinleştirici aktiviteler yapın.
Bulunduğu ortamdan uzaklaştırarak sakinleşmesini sağlayın.
Vurabileceğini düşündüğünüz zaman davranış gerçekleşmeden durdurmaya çalışın.

kaynak
devamı »

17 Ara 2014

Sana Vurana Sende Vur Çocuğum

Başlıkta ki cümle doğrumu? Bence değil.

Genelde bu cümle erkek çocuklarına söylenir.Yağız çok sakindi illa iten ,kakan, vuran olurdu.O kadar akıllıydı ki kendinden küçüklere asla elini kaldırmazdı büyüklerden ise korkup kaçardı.Benim akıllı dediğim çocuğa ise büyükler sopa yediği için saf derlerdi.Sonuç ne oldu çocuk resmen çocuklardan hep uzak durdu 3 yaşına yani anaokuluna başlayana kadar arkadaşlık etmedi kimseyle.Ya vurursa , ya iterse anne dediği zamanları biliyorum.Babamız "sana vurana sende vur" dedi ama ben asla demedim.Elimden geldiğince kendini savunmasını ama bunu asla vurmadan yapması gerektiğini anlattım.

Evet çoğunlukta parklarda şahit olduğum "sende vursana" diye öğüt veren anneler olduğu için iten ,kakan çocuklar da çok olacaktır.Çocuğum ezilmesin diye kurulan bu cümle farkedilmeden şiddet yanlısı çocuk yetiştirmeye birebir örnek oluyor.

Peki küçük bir çocuk başka bir çocuğu itti diye kavga eden annelere ne demeli?Amaçları güya çocuklarını korumak peki çocuklarının yanında yaptıkları bu kavga onlara ne msjı veriyor hiç düşünüyorlarmı acaba?Sanmıyorum.

Ben psikolog falan değilim ama anneyim tabii ki çocuğumun canını yanmasını istemem ama bencilde değilim başka çocukların da canını yanmasını istemem.Bu yüzden çocuklara öğretilmesi istenilen herşey anne babaların örnek olmasından geçer.

Ne yapılabilir;

Öncelikle çocuğun hiçbir vurma davranışı göz ardı edilmemeli ve buna izin verilmediği, bunun istenmeyen bir davranış olduğu ona hissettirilmelidir. Eğer çocuk kendinden küçük birine vurduğunda buna kızılıyor, kendinden büyüğe vurduğunda buna gülünüyorsa bu tutarlı bir tutum değildir. Bu nedenle durum ne olursa olsun çocuğun hiçbir zaman başkasına zarar vermesi hoş görülmemelidir. Ayrıca çocuğun ne zaman, hangi durumlarda vurduğu gözlemlenip; bunun yerine kullanabileceği daha uygun yöntemleri/ davranışları ona göstermek gerekmektedir.

Olumsuz/İstenmeyen Davranışın Nedenini Anlamak: Çocuklar, özellikle 1-3 yaş arası dönemde, karşı gelme ve itiraz davranışları gösterirler, bağımsız olmak isterler, kıskançlık gibi çeşitli duyguları hissetmeye başlarlar. Bütün bu gelişimsel özelliklere bakacak olursak, çocuğunuz bunlardan dolayı olumsuz birtakım davranışlar sergiliyor olabilir. Çocuğunuzda herhangi bir olumsuz, istenmeyen davranışı engellemek için önce neden bu davranışı yaptığını anlamanız gerekiyor. Örneğin, çocuğunuz kıskandığı için, kendisini güvende hissetmediği için ya da başkasından gördüğü için vurma davranışı sergiliyor olabilir. Olumsuz bir davranışın nedenlerini araştırırken, çocuğunuzun içinde bulunduğu gelişim dönemi özelliklerinin yanı sıra onun kişisel özelliklerini, gelişim seviyesini, yaşını, davranışın ortaya çıktığı zaman ve durumları da dikkate almak gerekir.

Bir diğer önemli nokta da, çocuklar çevrelerindeki yetişkinleri taklit etme eğiliminde oldukları için, saldırgan davranışlar gösteren kişileri ve de saldırgan davranışların sergilendiği film, video, dizi, klip, poster, kitap, resim, gibi materyalleri çocuğunuzdan uzak tutmalısınız. Olumsuz/İstenmeyen Davranıştan Sonra Yapılabilecekler: Anne-babalar sabırla ve aynı kararlılıkla çocuğun her vurma davranışından sonra onunla birkaç dakika geçirmeli, yaptığının yanlış olduğunu ve neden başkalarına vurulmaması gerektiğini açıklamalıdırlar. Hatta vurma davranışının hangi durum ve zamanlarda gerçekleştiğini tespit ettikten sonra, istenmeyen davranış gerçekleşmeden önce gerekli önlemleri alıp, çocuğun dikkatini başka bir şeye yöneltmek ya da onu engellemek de faydalı olacaktır.

Yağız şuan 9 yaşında ve 1.sınıfa başladığından beri kendini koruyan ama bunu asla vurup ,iterek yapmayan önce arkadaşını uyaran dinlemiyorsa da öğretmenine söyleyen bir çocuk.Özgüveni de tavan yapmış durumda ;) 1.sınıfa başlayıp koruyacak insan olmadığında görürüm ben sizi ezilir o çocuk diyenlere duyurulur :) 

Sevgiler..
devamı »

Kıymalı Karnıbahar Yemeği

Muhteşem kış yemeği olarak anılan karnıbahar yemeği sırf çocuklar ve eşim için yaptığım bir yemektir.Ben yoğurtla birlikte kızartmasını tercih ediyorum.


Malzemeler;
1 soğan
1 küçük boy karnıbahar
1 kaşık salça + 1 domates rendesi de eklenebilir.
200gr kıyma
zeytinyağı
tuz ve isteğe göre baharat (kimyon,karabiber) eklenebilir.
















Karnıbaharı küçük parçalara ayırıp limonlu suda haşladım.Çok yumuşak olmadan da altını kapadım.

Kıymayı zeytinyağı ile kavurdum.
Sonradan soğanı da ekledim.
Kavurulunca salçayı da ilave ettim.Dilerseniz 1-2 tane de domates rendesi ilave edebilirsiniz.
Tuz ve baharatları da katıp biraz daha karıştırdıktan sonra karnıbaharları koydum.
Üzerine 1 su bardağı su koyarak kısık ateşte pişmeye bıraktım.

Sürekli kontrol ederek istediğim yumuşaklığı elde edince de ocağın altını kapadım.

Afiyet olsun ;)

Karnıbaharın Faydaları:* Karnıbahar, düşük kalorisi ile zayıflamaya yardımcıdır, diyet yemeklerinde kullanılır.
* Besleyici bir sebze olan karnabahar vücuda güç verir.
* Zihinsel ve bedensel yorgunluğu giderir.
* Sinirleri kuvvetlendirir.
* Beynin çalışmasını destekler.
* Cinsel gücü ve isteği arttırır.
* Şeker hastalığında ve romatizmada faydalıdır.
* Kolesterolü düşürür.
* Kalp hastalıklarında şikayetleri azaltır.
* Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlayarak vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur.
* Kabızlığı giderir ve idrar söktürür.
* Dalak rahatsızlıklarına iyi gelir.
Karnıbaharın Kalorisi:100 gram karnıbahar sebzesinde 27 Kcall kalori bulunur. Düşük kalorisi ile diyetlerde sıkça kullanılır. Zayıflamaya yardımcıdır.

sevgiler,
devamı »

16 Ara 2014

Oyuncak Seçimi Nasıl Olmalı?

2 çocuklu bir evimiz olmasına rağmen öyle yığınla oyuncağımız yok.Evet Yağız da çok heves ettim ve pahalı bir sürü eğitici oyuncak aldım.Altını özellikle çiziyorum sırf almak için değil eğitici olduğunu düşündüğüm için aldım.

Sonuç birden okadar çok oyuncak olunca Yağız ın ilgisini çoğu çekmedi.Öyle ki erkek çocuğu diye babası bir sürü araba almıştı ama onlara bile ilgisi 3 yaştan sonra başladı.

Bu durumda ne yapılabilir ve biz ne yaptık;

* Çocuğunuzu gözlemleyin ,
Yağız ı gözlemledim ve çok sesli oyuncaklardansa resimli kitap ,puzzle,elektronik eşyaların dikkatini çektiğini gördüm.Bozuk kumanda ,tahta puzzle lar ve yaşına uygun kitaplar almaya yöneldim.

* Yaşına uygun oyuncak seçimi,
1 yaş çocuğuna 3 yaşa uygun oyuncak almak mantıklı değil.Fakat şekilli küplerin üzerinde de +6 ay yazıyor diye 6 aylık bebekten doğru şekilleri bulmasını da beklemeyin.

* Cinsiyet ayrımı yapmayın,
Peluş oyuncaklar aldığımda çevremde kız oyuncağı diyende oldu.Kız çocuk arabayla oynadığında erkek ,erkek çocukta bebekle oynadığın da kız olmuş olmuyor. Benim öyle bir sınırlamam yok.Bebek istese bebekte alırdım.Nitekim Ela şuan bebekle değil abisinin arabalarıyla oynuyor.Cinsiyet ayrımı yapmayı bırakın çocuklar meraklarını gidersinler.

Oyuncak yığını yaratmayın,
Önüne birden fazla oyuncak koymak dikkatini erkenden dağılmasını ve kısa sürede ilgisinin kaybolmasını sağlıyor.Tüm oyuncakları saklayıp hergün 2 şer tane hediye paketine sarılmış halde oyuncak çıkararak merak etmesini sağlayabilirsiniz.

* Belli bir yaştan sonra aile kutu oyunlarına yönelin,
Yağız 3-4 yaşındaydı meyve bahçesi kutu oyunu almıştık ve ailecek bayağı keyifle vakit geçirmemize sebep olmuştu.2-3 senede oynadığımızı hatırlıyorum.

Yağız dan kalanlar itinayla Ela ya saklandı ilgi alanları zamanla farklı olacaktır ama o döneme kadar idare edeceğiz. 

Çocuklarımıza istediği her oyuncağı alarak onları biz doyumsuz yapıyoruz.Ve büyüdükçe alınan oyuncaklardan bile memnun olmuyorlar.Aslında oyuncaksız da oyun oynanabileceğini öğretebilsek ,birlikte ev toplama,bulaşık makinası boşaltmanın bile bir oyun olduğunu anlatabilsek eminim daha mutlu çocuklar yetiştirmiş olacağız.

NOT: Unutmamak gerekir ki hiç oyuncaklara el sürememiş çocuklarda var.Etrafta böyle çocukları da bulup sevindirmeyi ihmal etmeyin.

Sevgiler,
devamı »

15 Ara 2014

Çocukla Alışveriş



Çokkk güzel bir hafta olsun inşallah.2 gün koşturmadan sonra yorgun değil gayet enerjik bir haftaya başladım hayır olsun.Bazen kendimde ki bu fazla enerjiye anlam veremiyorum ama gayet memnunum diye ses etmiyorum.

Cumartesi oğlum babasıyla bende kızçemle takıldık.Ela ile TAD (türk anneler derneği) Bursa şubesi Crowne Plaza Otel de boll tanıtımlı şenlik düzenledi ve bizde oraya katıldık.Ela gazetecilere birkaç poz verdikten sonra sıkıldı ve kaçmak zorunda kaldık.

Eee sonra ana kız neyapar tabii ki alışveriş yaptık.Daha şimdiden en iyi alışveriş arkadaşım olmuş durumda büyüdüğünde daha da eğlenceli olacaktır.

Fotoğrafta görüldüğü gibi küçük hanım alışverişini mickey mouse oyuncağına sımsıkı yapışarak benimmmm nidaları eşliğinde yaptı

Gelelim indirimlere SOOBE markasında haftasonu %50 indirim vardı.Bıraksalar hepsinden alabilirdim ama kendimi frenledim desem yeridir.

Tayt deri üzeride ki de yumuşacık triko özellikle tayta bayıldımmmmm.Sanırım 18tl ye geldi.


Bu model pantalonlardan yazın da almıştım dar paça çokda rahat herşeyle kullanmıştık.Şuan 12tl gibi bir rakama düşmüş 2 tane aldım.Hırka ise tam mevsimlik oda 16tl ye geldi.

Çoğu ürün 20tl nin altındaydı.Alışverişi seviyorum ama indirim zamanın da yapılan akıllı alışverişi daha bir seviyorum.Hatta bütçem müsait oldukça indirim zamanların da bir beden büyük alarak bir sonraki seneye yatırım yapmayı da tercih ediyorum.Sezonun da ufacık şeyler ciddi rakamlara satılmaya çalışılıyor bence hiç gerek yok ;)

Bu arada çekiliş devam ediyor katılmayan varsa TIK TIK

sevgiler,


devamı »

12 Ara 2014

Hafta Sonu Kombini JEAN GÖMLEK

Geldik bir cuma günün de sonuna :)
Önümüzde su gibi akıppp gidecek koskoca 2 günümüz var.Su gibi diyorum malum evdi çocuktu gezmeydi derken hopp pazartesi gelmiş oluyor.

Peki ne giyebilir haftasonu?

Son zamanlar da dolaplarımız da eksik olmayan kot gömlekler favori olmuş durumda.En azından bende öyle :) Taytla , jean ile , etekle hatta tütü etekle bile giyilmesi kolay olan bir kıyafet olup çıktı.Beni uğraştırmayan acaba neyle ne giysem diye düşündürmeyen bir parça olduğu için de çokk seviyorum.






Fotoğraflarda ki kombinler ilham verici azıcık netten kopya çekmenin kimseye zararı olmaz değilmi ? :))

Hepinize huzurlu mutlu hafta sonları dilerimmm

sevgiler..





devamı »

En Sinir Bozucu İnsan Tipleri


Mübarek günde bu yazılır mı bilemedim ama ayar oluyorum bazı insan tiplerine :) 20 li yaşları geride bıraktığımdan beri beni yoran negatif bir enerji yüklemekten başka bir işe yaramayan insanlara çok fazla tahammülüm kalmadığını hissediyorum,

Hadi ben bir toparlayım bakalım sizde onaylayacakmısınız bu tiplerin sinir bozucu olduklarını :)

1- Sadece BEN hep BEN;
    İki lafından biri kendini öne çıkarıp sürekli kendini anlatmak isteyen insan tipleri.Seni dinliyormuş gibi yapar fakat en ufak bir açıkta hoppp BEN diye yine başlar.Kendini anlata anlata bitiremez.

2 - Telefon hastaları;
Tamam hepimiz akıllı telefon bağımlısı olmuş durumdayız.Fakat bu tipler ortam içinde oturuyorken sürekli elinde telefon seni dinlemez, soru sorarsın duymaz yani görüntü de yanında oturur ama aklı ruhu telefon ekranın da olan insanlardır.O telefonu elinden alıp kırası gelmiyormu insanın?

3- Aşırı yüksek sesle konuşanlar;
Sanki sağırız biz duymuyoruz o ne bağırarak konuşmak öyle telefonda denk gelirse hat düştü diyerek kapatıyorum vallahi.Kafan kazan gibi olur bide gülmeye başlarlar ise yandın ki yandın.

4 - Dokunarak konuşanlar,
Birşeyler anlatır ama bir taraftan da hep seni dürtme gereği duyar.Koluna dokunur ,bacağına dokunur "bi defol git "demek istersin ama diyemezsin.

5- Emrivaki yapanlar;
Sana müsaitmisin diye sormaz bile zaten cevap vermeye fırsat bile bulamazsın.Senin adına da bir sürü kararlar alır sen öyle bakakalırsın.

6- Aynı anıları tekrar tekrar anlatanlar;
Sana daha önce bunu anlatmışmıydım diye başlar sen EVET diyene kadar o hikayeyi yeniden anlatır.Mecburen oturur dinlersin sıkılırsın kalkıp kaçamazsın da.

7- Hızlı konuşanlar,
Hiç susmazlar sen araya girip bir laf edemezsin.Nefes almadan konuşurlar beynine sinir dalgalarını hızla yayarlar.Anlatır anlatır sen nasılsın demeden de kalkıp giden tipler.

8- Okuduklarına ortak olmaya çalışan tipler;
Otobüste kitap ,dergi, gazete okursun uzatır kafasını oda ucundan kıyısından okumaya çalışır gözleri bozulacak ne anlıyorsa tutup al sen oku diye fırlatasın gelir ama yapamazsınnnnn.

9- Kuyruk bozanlar;
Herkes sıraya girmiştir sırasını bekler bu tipler dünyanın en zeki insanlarıdır hoppp araya kaynak yaparlar.Allah tan çok rastladığım tipler değil ama dövülesi tiplerden oldukları kesin.

10-Çok bilenler;
Bilmedikleri şey ,fikirleri olmadıkları konu yoktur.Her konu da herşeyi bildiklerini düşünür ve sana da tavsiye de bulunurlar.Bekardır çocuk büyütmemiş kalkmış bana çocuk yetiştirme hakkında öneriler de bulunuyor ne denir böylesine?

11- Dedikoducular,
Tamam dedikodu yapmıyorum diyen yalan söyler günümüz de her insan ufak çapta bile olsa dedikodu yapıyorlar ama bunu görev edinen tipler var.Kim kiminle nerde basılmış,kimin kocası aldatmış,kim kimle küsmüş barışmış herşeyi bilirler dedikodudan başka hiçbirşey konuşamazsın böyle insanlarla.

12-Çıkarcı iyi gün dostları,
İşi düşmedikçe aramayan ,kötü günün de asla yanına yaklaşmayan tiplerdir.En çok böylesini gördüm yakınım da işi varsa yanımda işi bitince hiç umursamazlar.Mümkünse herkes den uzak durması gereken tipler.

13-Beleşçiler,
Ceplerin de akrep vardır.Kaşla göz arası hesabı sana kitlerler.Bir dahakine ben öderim derler fakat o zaman hiç gelmez.Böylesinden koşarak kaçmak gerek.

14-Sürekli ağlananlar,
Sanırsın dünya başlarına yıkıldı ve en büyük dert,hastalık ,üzüntü ,keder sadece bunlar da var.Hep asık suratlı hayattan bezmiş tiplerdir.Herşeyden şikayet ederler.Mutlu olacakları hiçbirşeyleri yoktur.Mümkün oldukça böyle insanlarla görüşmüyorum çünkü cidden beni de bunalıma sokabiliyorlar.

15.Göz süzenler,
"Bunu yenimi aldın" burun kıvırarak " hımmm güzelmiş ama daha iyisi olabilirdi diyerek koşup aynısından alan tiplerdir.Sende gördüğünde çamur atıp kendin de metederek kullanırlar ve sen saçını başını yolmamak için kendini zor tutarsın.
 
16-Hastalık hastaları,
Genelde erkekler den çıkar bu tipler :) kadınlara hiç yakıştıramıyorum zaten.Daha grip olmadan inim inim inlerler,hemen kafaları düşer yatmaya yer ararlar.Boğazı ağrımaya başlar kendini şifasız hastalığın pençesine düşmüş sanır.Hep biryerleri ağrır.

Benim aklıma gelenler bunlar sizin de etrafınızda mutlaka böyle tipler vardır.
Aman dikkat!

Sevgiler..
Gülşah




devamı »

10 Ara 2014

Bebek Beslenmesinde BALIK



Balığın faydalarını sanırım saymaya bile gerek yok.Evet ben malesef çok sevmiyorum yani eşim hadi balık yiyelim demese aklıma gelmez :) Ama çocuklar yesin diye ve onlara örnek olmak için mecburen yiyorum.

8.ayından itibaren püre halinde bebeklere balık vermeye başlanabilir.Bazı yerlerde 6 aylıkken başlanabileceği yazıyor fakat alerji riskini düşünüp biz 8.ayında başladık.İlk d vitamini daha yüksek diye somon balığı ile başlanabilir.Dondurulmuş balıkları biz hiç tercih etmedik.Doktorlar da pek önermiyor.

Omega 3 faydalarını düşünürsek hafta 2 kere balık tüketmekte ve çocuklara da sevdirmekte fayda var.

Balık SatınAlırken, Hazırlarken ve Pişirirken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
  1. Balığın kalitesi tazeliği ile ölçülür. Balık satın alırken, gözlerinin parlak ve lekesiz, solungaçlarının kırmızı pembe, pulları ve yüzgeçlerinin diri, derisinin gergin ve sert, anüs kısmının sıkı şekilde kapalı, karın kısmının sert ve esnek, lekesiz, yırtıksız ve kabarıksız olmasına, etli kısmına parmak ile basıldığında parmağın bıraktığı izin hemen düzelmesine özen gösterilmelidir.
  2. Bol bulunduğu mevsiminde balıkları satın almak önemlidir. Kış aylarında bulunduğumuz bu aylarda hamsi, kalkan, karagöz, mezgit, uskumru, istavrit, dil balığı ve zargana cinsi balıklar bol bulunmaktadır.
  3. Konserve balık satın alırken mutlaka etiket bilgisi okunmalı, son kullanma tarihi,Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'ndan üretim/ithalat izni bulunmasına, kutuda delik, hasar veya bombeleşme olmamasına dikkat edilmelidir.
  4. Taze balıklar satın alındıktan sonra iki saatten fazla oda sıcaklığında bekletilmemeli, pişirilinceye kadar pulları ve içi hemen temizlendikten, yıkanıp, iyice kurulandıktan sonra uygun bir kapta buzdolabı ısısında muhafaza edilmelidir. Balıkların, buzdolabı ısında 1-2 gün, derin dondurucuda ise 3-6 ay saklanması uygundur.
  5. Balık pişirmede en uygun ve sağlıklı yöntemler, buğulama, haşlama veya yağsız tavada pişirmedir. Kızartma yöntemi balığın besin değerinin azalmasına ve kanserojen maddelerin oluşumuna neden olduğundan tercih edilmemelidir. Pişirirken çeşni verici olarak, defne yaprağı,zencefil,nane,maydanoz,karabiber, biberiye, kekik kullanılabilir.
  6. Çiğ balık ve deniz ürünleri parazitler, bazı bakteri ve virüsler açısından risk teşkil eder. Ayrıca çiğ balık tüketiminin B1 vitamin yetersizliğine yol açması nedeniyle balığın çiğ veya az pişmiş şekliyle tüketimi sakıncalıdır. Özellikle kanser hastaları gibi bağışıklık sistemi zayıf olanlar, karaciğer, böbrek veya barsak hastalıkları bulunanlar ile özellikle gebe ve emziklilerin çiğ veya az pişmiş balık tüketiminden kaçınmaları gerekmektedir.
  7. Halk arasında balık ile yoğurdun bir arada tüketiminin zehirlenmeye neden olacağına dair yanlış bir kanı bulunmaktadır. Oysa ki, balık ve yoğurdun her ikisinin de taze olması durumunda bir arada tüketimi her hangi bir sağlık sakıncasına neden olmaz.
Sevgiler,
devamı »

9 Ara 2014

Çocuk Kitapları


Bu kitapları alalı yaklaşık 1 ay oldu.Ve aldığımızdan beri Ela elinden düşürmüyor.


Her gece ya abisine ya bana yada babaya mutlaka okutuyor.Bazen de ördek resimlere bakarak kendi kendine birşeyler mırıldanıyor.Biraz daha 2 yaş sonrasına uygun bir kitap olduğunu düşünsem de Ela nın ilgisini çekmeyi başardı.


Ahhh bu kitapla yaşadığı aşkı anlatamammm "bak ördek dışarda" "bak ördek içeride" diye diye dolanıyor evin içinde.










Zıt kavramları öğretmek içinde erken bir zaman fakat Pearson yayınlarının kitaplarına kayıtsız kalamıyor alıyorum.Ve Ela nın ilgisine göre önüne koyuyorum.Eğer dikkatini çekmezse kaldırıp birkaç zaman sonra tekrar ortalığa çıkarıyorum.Herşeyi bir den önüne sermektense bu şekilde yaparak kısa sürede sıkılmadan ilgilenmesini sağlıyorum.

Sizlerden gelecek her türlü kitap tavsiyesinede açığım ;)

Sevgiler,





devamı »

8 Ara 2014

YILBAŞI HEDİYE ÇEKİLİŞİM


Malum yeni bir yıl geliyor.Bende Yılbaşını fırsat bilerek sizlere küçük bir hediye çekilişi yapmak istedim.

Keramika nın bu aşk dolu pasta takımını yılbaşından önce şanslı bir kişiye ulaştırmak istiyorum.Ben bayıldımmm inşallah sizde beğenirsiniz :)

Şartlarıma gelince ;

* Blogumu izlemeye almanız ve çekilişi google+ da duyurmanız +1 hak
* İnstagram dan beni takibe almanız +1 hak tık tık
* Çekilişi blogunuzda fotografla birlikte duyurmanız +4 hak

Linkleri yorum kısmına mail adresiniz ile birlikte paylaşmanızı rica ederim.

Katılım 25 Aralık saat 24:00 bitmiş olacaktır.



Ürünlerin hiç biri kullanılmamıştır.
Çekiliş bloglarının katılımı kabul edilmeyecektir.
Yurtdışına gönderim yoktur.
Kargo bana aittir.
çekilişyap.com ile çekiliş sonuçları açıklanacaktır.


Herkese bolllll şanss...


devamı »

5 Ara 2014

Haftasonu Kombini SKİNNY JEAN

Çalışanların en sevdiği gündür bugün saatler sonra mesai biter çocuklular tıpış tıpış evlerine bekarlar ise arkadaşlarıyla buluşmaya giderler.Benim neyim eksik bende çıkarım ne olcak demek isterdim ama çocuklara bakacak insan bulmak gerekli :)

Neyse bende cumartesi pazar gezerim ne yapalım diyerek haftasonu için birkaç skinny jean kombini paylaşayım yine çokkk severek giydiğim pantalondur kotlar.Kışın sıcacıkta tutma özelliği vardır :)

Skinny Jean bedene tamamen oturan, 80'li yılların gözdesi, madonna'yla özdeşleşmiş kot pantolon türüdür.Kalın ayak bilekleri olanların asla giymemesi tavsiye edilir :)

Skinny jean giyerken karşılaşabileceğiniz en büyük tehlike basenlerinizin geniş görünmesidir. Elbette ki giyim hileleriyle bunu önlemek mümkün. Üzerinize ince kumaştan yapılmış, uzun bir bluz giyin, kısa bir ceket ile kıyafetinizi tamamlayın.

Uzun ve rengarenk tunikler skinny jeanler ile kullanılabileceğiniz parçalar. Dikkat etmeniz gereken tek nokta ise tuniğin etek boyunun çok uzun olmaması. Kalçanızın hemen altında biten tunik boyu ile hem ince hem uzun görünebilirsiniz.

Vücudunun istediği incelikte olduğunu düşünen şanslı kadınlar için skinny Jeanlar tam anlamıyla trend kurtarıcısı. Beyaz düz tişört, skinny jean ve siyah yüksek topuklu ayakkabılarla muhteşem bir görünüm sergiyelebilirsiniz
Çocuklarla dolaşacaksak altına düz taban botlar üzerine kısa yada uzun ince triko ile giymeyi tercih ederim.

İşyerinde sadece cuma günleri jean giymemiz serbest o günlerde de genelde topuklu ayakkabı ve üzerine gömlek ile kombinlemek çok daha şık durmasını sağlıyor.Haftasonu akşamları da dışarı çıkarken bu şekilde tercih edilebilir.





mutlu huzurlu tatillerrr
Sevgiler,

devamı »

Devletten Çalışan Anneye Ayda Bin Lira

Bu haberi bugün bir arkadaşımdan duydum ve bir kaç sitede okudum.Ne kadar doğru bilmiyorum.Ama bana göre bu bir lutuf değil evet maddi sıkıntı çeken ve bakıcılara ciddi paralar verenler için güzel bir gelişme fakat asıl önemlisi doğumdan sonra el kadar bebeklerin bırakılmasına çözüm bulmaları gerekiyor.Anne sütüne en ihtiyaç olduğu dönemde işe dönmek en zoru.

Devlet sanırım herkese 3 çocuk doğurtmaya niyetli ama malesef annelerin ağzına bal çalmakla bu iş olmaz :)

ÇALIŞAN ANNEYE AYDA BİN LİRA
Hükümet, 3 çocuğu özendirmek için yeni düzenlemeler yaparken, önemli bir adım daha atıldı. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) yeni yılda yaşama geçireceği '5 bin anneye 5 bin bakıcı' projesinin ayrıntıları netleşti. 'Evde Çocuk Bakım Hizmetleri Yoluyla Kayıtlı Kadın İstihdamının Desteklenmesi Projesi' kapsamında, çocukları 3 yaşını tamamlayana kadar teşvikten yararlanacak kadınlara yaklaşık bin lira yardım yapılacak. Uygulamadan yararlanacak kadınların 0-2 yaş arasında çocuğunun bulunması ve doğumdan sonra da işe dönmüş olması gerekiyor. Bu özelliklere sahip anneler, çocuğuna bakacak kişiyi kendisi bulacak. nin yakınlarından biri de sigortalı olarak çocuğa bakabilecek.

BAŞKAN AÇIKLADI SGK Başkanı Yadigar Gökalp İlhan, çocukları 36'ncı ayı tamamlayana kadar teşvikten yararlanacak kadınlara bin lira civarında yardım yapılacağını söyledi. İlhan, proje ile amaçlarının kadınların işgücü piyasasında daha çok yer almalarını sağlamak ve destek vermek olduğunu belirtti. Kadınlara sağlanacak desteğin maddi bir teşvik olacağını ifade eden İlhan, "Çocuğa bakan kişilerin sigortalılığı önemli. Çalışan kadının yakınlarından birisi de sigortalı olup çocuğa bakabilir" şeklinde konuştu.

Maliye'nin ardından SGK da, yapılandırma süresini uzattı. Yapılandırma kapsamında gelen yoğun başvurular dikkate alınarak prim alacakları için süre 1 Şubat 2015'e uzatıldı. Yapılandırma başvuruları nedeniyle sosyal güvenlik sisteminde sıkıntı yaşanırken; SGK, Türkiye'nin en büyük veri merkezi için hummalı bir çalışma yürütüyor. Böylece, günde 1.5 milyon işlemin yürütüldüğü MEDULA sisteminde zaman zaman yaşanan sorunlar da son bulacak.

ANNELER EVDEN ÇIKACAK
TÜİK verilerine göre, 2013 yılında kadınların istihdam oranı yüzde 27.1 düzeyinde bulunuyor. İşgücüne dahil olmayan yaklaşık 20 bin kadının yüzde 59'u, ev işleriyle meşgul olmaları sebebiyle istihdamda yer almıyor. İş ve aile yaşamı uyumlaştırma programları hayata geçirilmeye devam edecek. Kadınların işgücüne katılımının bu yıla göre 1.3 puan artarak yüzde 32.7'ye çıkması bekleniyor.

haber kaynak

Sevgiler,
devamı »

4 Ara 2014

Çocuk Davranışları





Çok faydasını gördüğüm bir yazıyı paylaşmak istiyorum.Çocuklar neyi neden yaparlar diye biraz anlamak gerekli.Bağırıp çağırmak şiddet uygulamak çözüm değil.Arada bir empati kurup zamanında bizim de çocuk olduğumuzu hatırlamamız da fayda var.









0-18 AY ÇOCUK DAVRANIŞLARI
Örnek durum ; bebeğim çok ağlıyor!!!
Çünkü bebekler:
* Bir şeyler yanlış gittiğinde ve yardıma ihtiyaçları olduğunda ağlarlar.
* Hasta olduklarında, acıktıklarında, üşüdüklerinde, altlarını ıslattıklarında, yorgun olduklarında ya da sakinleşemediklerinde ağlarlar.
* Etrafta yabancılar olduğunda korktukları için ağlayabilirler.
* Birisi durumu düzeltene kadar ya da yorgunluktan bitkin düşene kadar ağlarlar.
* Tüm bebekler birbirinden farklıdır. Bazı bebekler çok ağlarken diğerleri ise hemen hemen hiç ağlamaz. Bu durum ise bebeğin kişiliğine ve yapısına bağlıdır.

UNUTMAYIN: Bebekler ebeveynlerini ya da bakıcılarını kızdırmak ya da sinir etmek için ağlamazlar.
Yukarıda anlatılan durumla karşılaştıklarında yetişkinler ne yapabilirler?
* Bebeğin ağlamasına sebep olabilecek şeyleri tek tek gözden geçirin (aç mı, altı mı kirli vb.) ve ne gerekiyorsa yapın.
* Bebeği rahatlatın: Bu onu şımartmaz. Bebekler ağladığında bu onların güvende hissetmeye, dokunulmaya ve şefkate ihtiyaçları olduğu anlamına gelir.
* Ağlayan bir bebeği asla cezalandırmayın. SABIRLI OLUN. Sert tepkiler bebeği daha da çok korkutacağı için durumu kötüleştirir.
* Asla bebeği sarsmayın. Bu, beyninde ciddi hasarlara hatta ölümüne neden olabilir. Bunun yerine etrafta dolaşın ya da müzik açın.
* Bebeğinizi tanıyın. Bazı bebekler sakinleşmek için sessizliğe ve loş ortamlara ihtiyaç duyarken, bazıları kalabalık ve gürültülü ortamlarda bile uyuyabilirler.

Bütün bunlar işe yaramadıysa neler yapabilirsiniz?
* Bebeği sakinleştirebilecek ya da sadece sizi dinleyecek ve destek olacak birilerinden yardım isteyebilirsiniz.

* Bebeği güvende olabileceği bir yerde (yatağının içinde) yalnız bırakın, loş bir ışık açıp kapıyı kapatın. Bir süre dinlenin.

18-36 AY ÇOCUK DAVRANIŞLARI

Örnek Durum:
“ Bakkalda oğlu raftan izinsiz şeker alan bir baba oğluna bunun yanlış olduğunu ve eğer bir şey isterse mutlaka kendisine sorması gerektiğini söylüyor. Çocuk babasını dinlemek yerine ağlamaya, bağırmaya ve babasına vurmaya başlıyor. Öfke nöbeti geçirerek kendini yere atıyor.”

Bu neden olur?
Çünkü bu yaştaki çocuklar:
Kendilerini evrenin merkezinde görürler ve her şeyin hemen olmasını isterler.
İsteklerinin yerine gelmesi için beklemekte zorlanırlar. Çok kolay sabırları tükenir ve sinirlenirler.
Kızgınlık ve öfke gibi duygularını kontrol etmeyi ve nasıl kontrol edeceklerini bilemezler.
Hala duygularını ve isteklerini ifade edecek kelimeleri nasıl kullanacaklarını bilemezler, bunun yerine öfke nöbetlerini kullanırlar.
Kendi güçleri ile bağımsız bir birey olma duygusu gelişmeye başlar ve zaman zaman bu gücün sınırlarını test ederler. Çoğunlukla “HAYIR” derler ve isteklerini elde ederler.
* Toplum içinde nasıl davranılacağını öğrenmeye yavaş yavaş başlarlar.

Yukarıda verilen hikâyede yetişkin ne yapmalı?
Sakin kalıp öfke nöbetlerinin bu yaşlarda normal olduğunu hatırlayın.
Çocuğa sert olmayan fakat kararlı bir ses tonu ile onu sakinleştirecek bir şeyler söyleyin.
Kesinlikle fiziksel şiddet kullanmayın çünkü bu çocuğa şiddet kullanmayı öğretir.
Davranışını görmezden gelin ve öfke nöbetinin geçmesini bekleyin.
Çocuğun ilgisini başka bir yöne çekin, bu bir oyuncak ya da kitap olabilir.

Yetişkinler bu durumla tekrar karşılaşmamak için neler yapabilir?
a) Kalabalık bir yere gitmek zorundaysanız:
* Sabırlı olun: Çocuklar bu dönemde topluluk içinde nasıl davranılacağını öğrenirler.
* Gezintileri kısa tutun ve asla çocuk aç ya da yorgunken gezmeye çıkmayın.
* Her zaman yanınızda oyuncak bulundurun ve çocuğu eğlendirecek şeyler yapın.
b) Çocuğu,
* Yetişkinlerin bulunduğu restoran, tiyatro ve hastane gibi yerlere ve market gibi onu kışkırtacak mekânlara götürmekten mümkün olduğunca sakının.
c) Çocuğunuza ,
* İsteklerini kibar bi dille ifade etmeyi ve
* İzin verilen davranışlar ve nesneler arasında seçim yapmayı öğretin.


3-5 YAŞ ÇOCUK DAVRANIŞLARI

Örnek durum;
“4 Yaşlarında iki kız çocuğu oyun oynuyorlar ve oldukça mutlu görünüyorlardı. Ayşegül çığlık atana kadar her şey normaldi. Birden Selin Ayşegül’ün saçını hızla çekmeye, Ayşegül ise çığlık atmaya ve yere düşmüş oyuncağını göstererek ağlamaya başladı.”

Bu neden oldu?
Çünkü bu yaştaki çocuklar:
1) Kendi eşyalarını ve oyuncaklarını paylaşmakta zorluk çekerler.
2) Hala duygularını nasıl kontrol edeceklerini bilemezler.
3) Problemleri çözecek uygun kelimeler kullanmayı öğrenme sürecindedirler.
4) Etraflarındaki insanları ve olan biteni kontrol etmek isterler.
5) Olayların nasıl olması gerektiği konusunda kararsız kaldıklarında sinirlenebilirler.
6) Diğer insanların farklı düşünceleri olabileceğini kabul etmekte zorlanırlar.

Yukarıda anlatılan durumla karşılaştıklarında yetişkinler ne yapabilir?
*Sakin olun: Bağırmayın ve fiziksel şiddet uygulamayın.
*Kavgayı durdurun ve yaralanan çocuğa yardım edin.
*Agresif davranan çocuğa sakinleşmesi için zaman tanıyın. Çocuğun yaşına göre her yıl için en fazla 1 dk.

Her iki çocukta sakinleştiğinde;
a) Çocuklara problemi anlatmaları için anlayabilecekleri bir dille sorular sorun.
b) Kavga ile ilgili duygularını ifade etmeleri için onların konuşmalarını sağlayın ve bunun için sorular sorun.
c) Problemi çözmek için şiddete başvurmadan yapabilecekleri şeyler konusunda
d) Çocuklara kararlı ve net bir biçimde başkalarına zarar vermenin kabul edilemez olduğunu ifade edin.
e) Oyuna barışarak geri döndüklerinde onları övgü sözcükleri ile ödüllendirin.

Yetişkinler bu durumla tekrar karşılaşmamak için neler yapabilirler?
1. Çocuklara oynayabilecekleri farklı oyuncaklar temin edin.
2. Çocuğun kesinlikle paylaşmak istemeyeceği oyuncağını ortaya çıkarmayın.
3. Çocuğunuza, arkadaşlarının ayrılırken ona ait oyuncakları almayacaklarını anlatın.
4. Günlük yaşamda çocuğunuza paylaşmayı öğretin.
5. Ne zaman bir tartışma/sorun ortaya çıksa, çocuğunuza duygularını ifade edecek kelimeleri kullanmasını ve tartışmaya son verecek ya da problemi çözecek farklı yollar düşünmesini öğretin.

Sevgiler,
devamı »

3 Ara 2014

Dünya Engelliler Günü


Engelli dostlarımızın ,kardeşlerimizin sadece bugün değil hergün farkında olalım.

Ve hiç unutmayalım bizde sevdiklerimiz de birer engelli adayıyız.Yarın sağlıkla uyanacağımızın garantisi yok.

Ve bana göre engel fizikte değil YÜREKTEDİR...






Gerçek bir hikaye;
Japonya'da bir çocuk 10 yaşlarindayken bir trafik kazasi geçirmiş ve sol kolunu kaybetmiş.

Oysa çocuğun büyük bir ideali varmiş. Büyüyünce iyi bir judo ustası olmak istiyormuş.

Sol kolunu kaybetmekle birlikte, bu hayali de yıkılan çocuğunun büyük bir depresyona girdiğini gören babası, Japonya'nin ünlü bir Judo ustasına gidip yapilacak bir şeyin olup olmadığını sormuş..

Hoca: Getir çocuğu ..bir bakalim, demiş.

Ertesi gün baba-oğul varmışlar hocanın yanına.. Hoca çocuğu süzmüs ve: Tamam demiş.. Yarın eşyalarını getir, Çalışmalara basliyoruz.

Ertesi gün çocuk geldiğinde hocası ona bir hareket göstermiş ve "bu hareketi çalış" demiş.

Çocuk bir hafta aynı hareketi çalısmış.. Sonra hocasınin yanına
gitmiş. Bu hareketi ögrendim baska hareket göstermeyecek misiniz?" diye
sormuş.

Hocanın cevabı: - Çalışmaya devam et olmuş...

2 ay,3 ay,6 ay derken çocuk okuldaki bir yılını doldurmuş.. Çocuk bu bir
yıl boyunca hep o aynı hareketi tekrarlamış.

Hocanın yanına tekrar gitmiş: Hocam bir yıldır aynı hareketi yapıyorum bana baska hareket
göstermeyecek misiniz?

- Sen aynı hareketi çalış oglum. Zamanı gelince yeni harekete geçeriz..

2 yıl ,3 yıl, 5 yıl derken çocuk judodaki 10. yılını doldurmuş.

Bir gün hocası yanına gelip. ..."Hazir ol ! " demiş.. "Seni büyük turnuvaya yazdırdım. Yarın maça çıkacaksın!"..

Delikanlı şok olmuş.. Hem sol kolu yok hem de judo da bildigi tek hareket var.

Ünlü judocuların katıldığı turnuvada hiçbir şansının olmayacağını düşünmüş; ama hocasına saygısından ses çıkarmamış.

Turnuvanın ilk günü delikanlı ilk müsabakasına çıkmış. Rakibine bildiği tek hareketi yapmış ve kazanmis. Derken.. ikinci ,üçüncü maç....çeyrek, yari final ve final...

Finalde Delikanlının karşısına ülkenin son on yılın yenilmeyen şampiyonu çıkmış. ....

Tam bir üstat, delikanlı dayanamayıp hocasının yanına kosmuş.. "Hocam hasbelkader buraya kadar geldik ama rakibime bir bakın hele.. Bende ise bir kol eksik ve bildiğim tek bir hareket var.. Bu kadar bana yeter.. Bari çıkıp ta rezil olmayayım izin verin turnuvadan çekileyim.."

- Olmaz demiş hocası. Kendine güven, çık dövüş. Yenilirsen de şerefinle yenil.

Çaresiz çıkmış müsabakaya. Maç baslamış. Delikanlı yine bildiği o tek hareketi yapmış ve tak.! Yenmiş rakibini şampiyon olmuş. Kupayı aldiktan sonra hocasının yanına koşmuş:

-Hocam nasıl oldu bu iş? Benim bir kolum yok ve bildiğim tek bir hareket var.

Nasıl oldu da ben kazandım ?

-Bak oğlum 10 yıldır o hareketi çalışıyordun. O kadar çok çalıştın ki, artık yeryüzünde o hareketi senden daha iyi yapan hiç kimse yok.

Bu bir,

İkincisi de o hareketin tek bir karşi hareketi vardir. Onun için de rakibinin senin sol kolundan tutması gerekir.!

Bunu anlatan kişi bir de şunu ekledi:

"İnsanlarin eksiklikleri bazen, aynı zamanda en güçlü tarafları olabilir: Ama yeter ki bu eksiklik kafalarinda olmasin..!!"

Sevgiler,

devamı »
Bumerang - Yazarkafe