16 Eki 2015

Lütfen Benimle Alay Etme ! (Konuk Yazar)

Bu hafta ki konuk yazarım siyahanne
Çocukların birbiri ile alay etme konusu Yağız ile en sık konuştumuz konulardan birisidir.
Nagihan da bu durumu çok güzel kaleme almış. 
keyifli okumalar ;)

siyahanne

 Çocukların gerçek hayatla yüzleşmeye başladığı yer okuldur. Orada ailesinden uzak, sadece arkadaşlarıyla baş başa kalır ve bazen çocuklar arasında hoş olmayan davranışlar olur.

 Aslında hepimiz okul döneminde yaşamışızdır. Çalışkan olana ‘inek’, dersleri kötü olana ‘tembel teneke’, gözlüklü olana ‘dörtgöz’ lakapları hemen yapıştırılır. Belki biz de bu kelimeleri kullanarak arkadaşlarımızla dalga geçtik belki de dalga geçildik…

 Kendimden örnek vermem gerekirse; Ben, dişlerim yüzünden dalga geçilen kısımdaydım. Gece uyurken dilimi dişlerimin arkasına koyarak ileri itilmesine sebep olmuştum. Zamanla daha belirgin hale getirip böylelikle ‘Dişlek’ grubuna girmiştim.

 Okulda ayrı, mahallede ayrı dalga geçiliyordum. Bakkala gittiğimde bütün çocuklar etrafımı sarar ‘dişlek tavşan’ gibi cümleler kurar, devamlı tekrarlayıp gülerlerdi. Taki ben bakkaldan eve dönene kadar. Ne kadar üzülürdüm, eve gidince hıçkıra hıçkıra ağlardım annemde bu halime üzülür kimler benimle dalga geçtiyse tek tek annelerine gider konuşurdu.

 Daha sonra annem ve babam bu halime üzülerek bana ‘tel tedavisi’ uygulatmaya karar verdiler. Bu kararı bana söylediklerinde bu seferde dişlerim de tel var diye benimle dalga geçecekler diye ağladığımı çok iyi hatırlıyorum.  Sonra tam 7 yıl boyunca tel kullandım ve dümdüz dişlere sahip oldum. Benim şansım da buydu, en azından düzeltilebilir bir kusurum vardı.

Tam tersi de olabilirdi…

 Çocuklarımıza insanlarla dalga geçmenin ne kadar kötü bir şey olduğunu, onlara acı verdiğini ve eğer birinin kusuru varsa onu yüzüne vurmaması gerektiğini anlatmalıyız. Daha doğrusu dalga geçilen ne ise onun kusur değil o insanın bir özelliği olarak kabul etmesini benimsetmeliyiz.

 Eğer dalga geçilen çocuğunuz ise, ‘Boşver, seni kıskanıyorlar ondan seninle uğraşıyorlar’ demenin  de yanlış bir şey olduğunu okumuştum. Bence de bu cümle çocuğunuzu baştan savdığınızı gösteren bir cümledir. Eğer öyle bir durum varsa çocuğunuzla oturup dalga geçilen konunun ne olduğunu? Eğer telafi olabilecek bir şey varsa, elinizden geleni yapacağınızı anlatıp çocuğunuza güven sağlayabilirsiniz. Okul içindeyse öğretmeniyle konuşarak. Çocuğunuzu hedef göstermeden, genel olarak sınıftaki çocukları bilgilendirmesini sağlayabilirsiniz.

 Böyle durumlarda lütfen ‘çocuk onlar, olur öyle’ , ‘büyüyünce yapmazlar’ gibi yanlış yanılgılara kapılmayın ve unutmayın ki yetişkinliğin temelleri, çocukluk döneminde atılır.


Sevgiler…
Siyahanne

14 yorum:

  1. Benim eşim insanlara çok takılır, alay etmek için değil muhabbet etmek için. Ama ben yine her seferinde uyarırım yapmasın diye. Gerçekten bazen farkında olmadan insanları fazla incitiyoruz.

    YanıtlayınSil
  2. çok güzel bir konuya değinmişsiniz..ben ilkokulda gözlük takmaya başladığım günü hiç unutmam mesela..en yakın arkadaşlarım bile gülmüştü..ağlaya ağlaya eve gitmiştim..o zamanlar şimdiki gibi cicili bicili gözlüklerde yoktu..tek gerçek var: eğitim şart!

    YanıtlayınSil
  3. Benim çocukları en çok uyardığım konulardan biridir bu....

    YanıtlayınSil
  4. Çocuklarımızı yetişkinliğe hazırlamak için , onlara hem çocuk hemde olgun olarak eğitmek ve davranmak durumundayız, o nedenle hem sözel hemde davranış sal örek olabilmek çok önemli güzel yazı için teşekkürler sevgiler.

    YanıtlayınSil
  5. İsabetli konu olmuş; Benim küçük oğlumda gözlük takıyordu. Önce benimle dalga geçecekler diye sızlandı. Bizim ve etrafımızdaki kişilerin beğenilerini söylemeleri, okulda öğretmenin sınıfta konuşmaları o süreci kısmen atlatmasına neden oldu. Ama diğer çocukları engelleyemiyorsun ki; bu sefer serviste bir kızın ona gülmesi ve dalga geçmesi gözlüğünü kırmasına neden oldu :( Şu an kullanmıyor..
    Her defasında uyarımı yaparım ve bu konuda oğlumda hassas davranır, hiç kimsenin fiziksel özelliği ile dalga geçmez.

    YanıtlayınSil
  6. Benimle de ilkokulda yanaklarım kızarıyor diye dalga geçerlerdi. Çok üzülürdüm bu duruma :) Çok keyifli bir yazı olmuş gerçekten..

    YanıtlayınSil
  7. Çocuklar malesef çok acımasız. Öğrencilerime sadece ingilizce değil ahlaklı olmayı da birçok kez tekrar ediyorum öğreniyorum

    YanıtlayınSil
  8. özellikle ilkokul çağındaki çocuklarda çok görüyorum bunu ilk okula başladığından beri sıkı sıkı tembihlemiştim kimseyle dalga geçmesin yeni gelenleri hemen kabullensin ayırım yapmasın diye öyle de oldu.. neyse ki bütün sınıfı da aynı şeyi uygulayınca hiç bu konuda problem yaşamadık...

    YanıtlayınSil
  9. Güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Sevgiler...

    YanıtlayınSil
  10. Çok güzel anlatmış, her satırına katılıyorum. Çocuklara matematik, tarih, coğrafya öğrettiğimiz kadar insan ilişkileri, kalp kırmamak gibi şeyleri de öğretmeliyiz.

    YanıtlayınSil
  11. En güzel eğitim ailede başlar diyorum , eğer dalga geçmenin yanlış bir şey olduğu çocuğa evinde anlatılsa bence yapmaz.

    YanıtlayınSil
  12. Çok önemli bir konu kesinlikle, ileride canının yanmaması için çocukluktan öğretilmeli bu konu (:

    YanıtlayınSil
  13. Maalesef çocuklar bazen çok acımasız olabiliyor. Tabii burada en önemli iş aileye düşüyor.

    YanıtlayınSil
  14. O kadar cok cahil veli var ki ayiklasan bitmez.. Kendi ozbakimini öğrenemez ama önce dalga gecmeyi ogrenirler

    YanıtlayınSil

Okuduysan ses ver ;)

Bumerang - Yazarkafe