30 Eyl 2015

Sünnet Düğünü Detayları


sünnet cemiyeti

 Düğün telaşı bitti derken kurban bayramı başladı o bitti derken okul telaşı başlamış durumda. Detaylar kafamdan silinmeden sünnet düğünü hakkında tecrübe ettiğim bazı detayları paylaşmak isterim.

* İlk tavsiyem daha önce de belirttim mutlaka 8 yaştan önce bu telaşı bitirin. Yağız 10 yaşında sünnet kıyafeti giydiremedik. Sahneye güneş gözlüğü ile çıktı. Kendilerini bir çıkışta gördük bir daha göremedik. Ve hep şartları vardı. İlk çıkışta hep birlikte çıkmakta istemedi farklı oldu gerçi hepimize tek tek ve oynayarak çıkış yaptık :) Geceye direk oynarak başladık yani düşünün gerisini :)

 * Mümkünse çocuğun sünnetini önceden yaptırın ve o hafta daha mevlütünü eviniz de okutun. Aynı mekanda önce mevlüt sonra göbek atma merasimi benim hiç bir zaman içime sinmedi. Biz evde yakın aile dostları ve akrabalarla okuttuk. Misafirlere el havlusu ve cantık - ayran ikram ettik. Hatta adettir dediler Yağız ın küçük parmağına ufak ta bir kına yaktılar. Bazı yerlerde ayrı kına gecesi yapılırmış o işlere bulaşamam dedim çıktım kenarıya. Büyüklerde adet çok.

 *  Mekan belirlemeden önce mümkünse oturup davetli listesi hazırlayın. Hem kaç kişilik mekan ayarlayacağınıza hem de davetiye sayısı için kafanızda fikir oluşur. Hemde yemekli yemeksiz olarak kişi sayısına göre fiyat almanız daha uygun olur.

* Ben çok istedim ama yapamadım. Davetiye yerine tema vakfına bağış yapabilirsiniz onlar sizin yerinize sade bir davetiye basıyorlar ya da davetiye yerine üzerinde isim ve mekan bilgilerinin olduğu etiketli çam fideleri dağıtabilirsiniz. Misafiriniz çoksa çok masraflı olur derseniz bu çam fidelerini sünnete gelen çocuklara hatıra amaçlı dağıtabilirsiniz. Çocuklara da güzel bir farkındalık sağlamış olursunuz. Hemde çocuğunuzdan arkadaşlarına harika bir sünnet hatırası kalır.

* Kıyafet işini benim gibi son günlere kesinlikle bırakmayın istediğim gibi hazır elbise bulamayınca mecbur diktirdim çok şükür yetişti ama panik durumum hep yüksekti. Takılarımı bile düğünden 1 gün önce alabildim. Mümkünse tüm aile bireylerinin kıyafetleri 1 ay öncesinden hazır olsun.

* Eğer kıyafetlerinizi önceden hazırladıysanız gidip kuaförünüze saç provası yaptırın ve o gün hazır saçınız yapılmışken giyinin güzelce gidin dış mekanda fotoğraf çekimlerinizi yaptırın. Aynı gün fotoğraf çekimi çok ama çok zor. Biz çekimi sonra ki güne bıraktık. Gerçi hava bozdu hala yapamadık :) ama herşeyimiz hazır gidip güzel bir yerde çekim yapacağız hem elbisem yırtıldı pislendi derdim de olmayacak. Saçıma bir maşa yaptırıp o günün tadını çıkarmayı planlıyoruz. Not: mekanda fotoğraf çekimi oldu ama albüm için dış mekanı istediğimiz için böyle bir plan yaptık.

* Kuaförünüzle saat konusunda mutlaka teyitleşin hatta yazılı onay alın :) 4 de çıkarsınız diyen kuaförümüz sayesinde 18:00 de zor çıktık ve kapımızda bekleyen misafirlerimize çok ayıp oldu. Sünnet gezmesi planımız vardı gecikme yüzünden iptal ettik. Kocayla yaşanan gerginlikte cabası :)

* Takı sandığı fikri için sebep olan arkadaşıma ne kadar teşekkür etsem az. Çok ama çokkk rahat ettik. 500 kişi vardı takı töreni olsaydı çok uzun sürecekti ve Yağız muhtemelen bütün gece suratını asacaktı.

* Mekan girişine kocaman şişme bir oyun parkı kuruldu. Çocukların hepsi tüm gece orda oynadı. Pistte veya ayak altında hiç çocuk dolanmadı. Bu bizim değil otelin hizmetiydi ama çok güzel bir fikirdi gerçekten.

* Küçük çocuğunuz varsa Ela gibi :) mutlaka gündüzden kendiniz uyutun mümkünse konu komşuda uyusun ses olmasın. Uykusunu sağlam alsın. Ela yı kuaföre gitmeden kendim uyuttum. Düzenini bozmamakta fayda var. Düğün çıkısında falan sorun yoktu ama biz oynamaya başladığımız an Ela delirdi babasına ve bana kene gibi yapıştı. Ne dayı, ne anneanne ne de dede sakinleştiremedi. 10 dk annemin kucağında sızmış ve kalktığında inanılmaz enerji doluydu ortalarda oynadı durdu. Eve geldik herkes pertti ama o hala bana kitap okur derdindeydi. Öyle bir tuhaftı Ela o gece :) Gelinliğini çok sevdi kendi istediğim gibi diktirdim. Neden aynı giyinmediniz diye soranlar oldu bilmem kızım pembe istedi onumu kırcaktım :)

* Son olarak mutlaka yakın bir arkadaşınıza ya da kuzeninize tembihleyin sizin bol bol fotoğrafınızı çeksin :) ben sadece bir kaç video ve fotoğraf bulabildim. Mecbur mekandan gelecek olan cd leri bekleyeceğiz.

 Aklıma gelen detaylar bunlar. Kendi düğününüzde bu koşturmalarla anne babanız ilgileniyor ama konu sünnet düğünü olunca her detay karı koca olarak size düşüyor. Sağa sola kulaklarınızı tıkayın. Yemekli yaparsınız beğenmezler yemeksiz yaparsınız çok boş derler. Otel tuttuk ne gerek var dediler salon tutsak ona da kulp takarlardı. Davetiyelere 2 kişilik yazdık ona bozuldular sallamadılar da :) Ve tüm bu olumsuz yorumları da emin olun eş dost çevreniz değil yakın akrabalarınız yapar. Hepsini duymamazlıktan gelin. Önce çocukların rahatını sonra da kendi keyfinizi düşünerek her şeyi içinizden geldiği gibi yapmaktan geri kalmayın ;) Başkalarına göre değil kendi zevkinize ait bir organizasyon olsun ki geleceğe güzel anılar bırakmış olun. Şu şöyle olsaydı dediğim hiç bir şey yok her şey gönlümüze göre oldu. Sadece Ela nın da ağlaması yerine daha fazla eğlenmesini çok isterdim ama malum 2 yaş sendromu atakları olduğundan diyerek kendimi teselli ediyorum.

 Son olarak sünnete ya da sünnet düğününe karşı olan bir kesim de var. Bu tartışılacak bir konu değil herkesin neye gerek var neye gerek yok konusunda kendince aklı yetiyor diye düşünüyorum. Saygı duymak en güzeli.

Sevgiler,



devamı »

28 Eyl 2015

2015 - 2016 Eğitim ve Öğretim Yılı

okula başlayan çocuklar


 Bugün itibariyle okul koşturmaları başlamış bulunuyor.

 Sünnette izinleri kullanınca bugüne iznim kalmadı. Oğlumun yanında değilim aklım onunla sabah çok heyecanlıydı. Babası ve kardeşiyle gittiler.

 Bu sene okullarda dönüşüm oldu. Yağız ın okuluda bundan nasibini aldı. 1 seneliğine başka okula geçtik. Seneye yine eski okuluna dönecek. Çocuk oyucağı gibi demekten ben yoruldum.

 Peki saatler ne oldu biliyor musunuz? Sabah 08:40 ders başlama saati 14:40 okul çıkış saati. Ben çalışıyorum kim karşılayacak çocuğu belli değil. Hadi etüd koymuşlar onun da çıkış saati 17:10. Ben işten 18:30 da çıkıyorum. 17:00 den sonra ben nasıl eve birini tutayım kim gelir 2 saatliğine?

 Milli eğitimin çalışma saatlerinden haberi yok sanırım. 08:30 da iş bası yapıyorum 18:30 da işten çıkıyorum. Tüm çalışan annelerin de çalışma saatleri ortalama böyledir.

 Bu uygulamaların amacı ne öğrenmeyi çok istiyorum. Bu ülkede artık çoğu anne çalışıyor. Amaç "her kadın evde otursunmu" biri bunu açıklasa iyi olur. O kadar zor durumdayım ki anlatamam ilk bir kaç gün oturmayacak düzen sonrasına bakacağız. Olan da Yağız a olacak ordan oraya sürüklenecek. 10 yaşında olduğu için evde yalnız kalabilirim diyor. Ama benim buna cesaretim yok. Ya peki bu eğitim saatlerinde ilkokul 1 e başlayan çalışan annelerin durumu ne olacak bilmiyorum. Tüm çalışan annelerin Allah yardımcısı olsun diyorum çünkü işimiz sadece dua ya kaldı. Elimizden maalesef bir şey gelmiyor.

 Yine de çok isyan etmek istemiyorum. Tüm olumsuzluklara rağmen 2015-2016 eğitim ve öğretim yılı tüm çocuklarımıza başarı getirsin. Ödev yaptıracak anne babalara da sabırların en büyüğünü diliyorum :)

 Sevgiler,


devamı »

23 Eyl 2015

Sünnet Cemiyetimiz


abiye elbise modeli
Elbisem Burak Kaynar Wedding House
Babamızın takımı KARACA 
Evet çok şükür kazasız belasız sünnet cemiyetimizi atlattık.

 Çalıştığım için bir çok şeyim son günlere kalmış olsa da eksiksiz, sorunsuz bitirdik. Sadece son gün kuaförün gazabına uğradık. Sağolsun aynı saate bende dahil 4 gelin saçı almış. Ve 2 de girdiğimiz kuaförden zorla 6 da çıkabildik. Herkese saat 4-5 gibi evin orda olun sünnet gezmesi yapacağız dedik. Herkes de geldi ama biz kuaförden çıkamadığımız için insanları bekletmek zorunda kaldık.

 Benimle birlikte orada bekleyen bir gelin fotoğraf çekimini iptal ettirdi bir tanesi de gelin almasına geç kaldı. Gerçekten rezil bir durumdu gelin olsaydım heralde daha büyük cıngar çıkartırdım. Kızların en güzel günlerini zehir ettiler. Neyse ki onun dışın da sorunumuz olmadı.

 Bu strestli, bu telaşlı günlerde kocayı da boşamadıysam bi daha boşamam :) sağolsun kendisi kuaförde bile ben cebelleşirken sanki benim suçummuş gibi bana kızıp duruyordu.

 Düğün mekanımız hotel gold majesty queen salondaydı. Mekandan, ilgiden ve yemeklerden memnun kaldık. Kuaför sıkıntımızı ayrıca belirttik.

 Takı töreni yapmayacağımdan bahsediyordum. Bu konuda çok tereddütlerimiz vardı ama onu da sorunsuz atlattık kilitli bir sandık koyduk. Yanında zarf ve kalem vardı. Herkes zarfa hediyesini koyup üzerine de isim yazarak sandığa attılar. Kimse de arıza çıkarmadı :) Umarım herkese ön ayak oluruz da bu gereksiz saatler süren takı merasiminden tüm gelin ve sünnet çocuklarını kurtarmış oluruz. Bizler fazlasıyla rahat ettik. Özellikle Yağız'ı herkesi öpmesi ve herkesle fotoğraf çekinmemesi konusunda zorlamamış olduk. Takı ile geçen vakitte bol bol bize kaldı ve oynadık.

takı sandığı


 Daha öncede yazmıştım bu konuda en büyük tavsiyem yine tekrarlıyorum 7 yaşını geçmeden düğün kısmını bile yapın bitirin. Çocuk 10 yaşında olunca karışmadığı konu kalmadı. Güneş gözlükleriyle sahneye çıktı diyeyim gerisini siz anlayın :)

 Bir de bir arkadaşınızdan özellikle rica edin sizin telefonunuzdan bol bol foto çeksin böyle benim gibi açıkta kalmayın :) sağ olsun çeken dostlarımız bir kaç foto ve video yolladı gerisi artık otel den gelecek.

 Hiç ummadığımız insanlar yanımız da oldu, olmasını beklediğimiz insanlar ise gelmedi. En çok sevdiğim amcam bile gelmedi neyse konuya girmeyeyim ama çok üzüldüm onu belirteyim. Böyle özel günler bazı değerlerin daha iyi anlaşılmasını sağlıyor. Onu bir kere daha anlamış oldum. Ne diyelim hepsinin canı sağ olsun.

 O gece yanımız da olan herkese tek tek teşekkür ederim. Bizi inanılmaz mutlu ettiler. Böyle özel günler insanların sevdiklerinin yanında olmasıyla güzel geçiyor. Antalya dan gelen aile dostlarımız bile bize şahane moral oldular.

 Her ayrıntıyla bizzat kendimiz ilgilendiğimiz için kendi düğünümüzden daha özel bir geceydi. Oğlum her detaydan mutlu kaldı o bizim için en güzeliydi. Ve gecenin yıldızı biz değil Yağız ve Ela ydı. ( Ela nın düğünde bize yaptığı eziyetleri daha sonra yazacağım pek dertliyim o konuda :) )

gold hotel majesty
Yağız ın kıyafeti SARAR
Ela nın elbisesi @murdumkids
Ela nın tokaları PUİKO

 Sosyal ağlardan takip edip güzel dileklerini de ileten herkese teşekkür ederim. Allah hepimizin evlatlarına güzel bir gelecek nasip etsin.

 Bu vesile ile kurban bayramınızı da en içten dileklerimle kutlamak isterim.
 İnstagram takip için @gulsahonen

sünnet annesi abiye

 iyi bayramlar...

devamı »

15 Eyl 2015

İnstagram Çekilişi


kız çocuk sandalet

 Yaz başında yurt dışından getirttiğim bu sandaletlerimiz numara uyuşmazlığı nedeniyle maalesef hiç giyilemedi. Dolap bekleyeceğine bayram üstü bir takipçimizi sevindireli dedik ve instagram çekilişi başlattık.

Sandalet kauçuk tabanlı ve dediğim gibi hiç kullanılmadı. Ayak numarası ise 23-24

Son Katılım Tarihi : 22 EYLUL SALI

Sizlerde katılmak isterseniz instagram hesabıma beklerim ;)


sevgiler,

devamı »

14 Eyl 2015

Sünnet Haftası


sünnet telaşı

 Geçtiğimiz hafta başında aldığımız şehit haberlerinden beri normal hayatıma dönmekte zorlanıyorum. Sürekli aklımdalar, sürekli anneleri gözümün önüne geliyor. Sürekli kendimi onların yerine koyarken buluyorum.

 Evet işe devam ediyorum, evet ülkemde milli yas ilan edilmedi ama ben kendi içimde resmen yas ilan ettim. Çocuklarıma baktıkça ağlayasım geliyor. Kayıtsız kalmak elimde değil.

 Bir taraftan da hayatın gerçekleri var. Bir kaç zaman sonra bende dahil herkes normal hayatına dönecek. Hoş hiç etkilenmeyenler de çok fazla. İnsanların rengini anlamak çok zor. Hele bu sıra etraf çok karışık. Sosyal ağlar kin, nefret, öfke kusanlarla dolu.

 Başından beri en büyük duam sebep olanlar Allah ından bulsun onların da canı yansın. Ama 1 Kasım da ki seçimler de de herkes üzerine düşeni yapsın.

 Tüm bunlar kafamda dolanırken diğer taraftan 6 gün sonra oğlumun sünneti var onun hazırlıklarını yapmak zorundayım. Yolun bu kadar sonuna yaklaşmış olmasaydık kesin iptal ederdim çünkü gerçekten içim rahat bir şekilde kutlayamayacağım oğlumun en özel gününü.

 Ama maalesef o gün için her şey hazır. Sadece davetiye dağıtma kısmıyla uğraşıyoruz. Alnımızın akıyla da altından kalkarız inşallah çünkü gerçekten çok zor işlermiş iyice anladım. 3 gün 3 gece düğün yapanlara da ayrıca imrendim. Ben sadece 1 gece için helak oldum. Çalışıyor olmamın ve vakit kısıtlılığının da payı çok fazla.

 Bu konu da en büyük tavsiyem bu cemiyet işini erkek çocuğu en geç 7 yaşında iken halledin. Yağız şuan 10 yaşın da ve her şeye karışıyor. Karar vermeden önce onun gönlünü almak zorunda olduğumuzu bize sürekli hissettiriyor. İstemediği şeyleri bu yaşta ona yaptırmam mümkün değil. Yüzünün düşmesini o geceyi mutsuz geçirmesini de asla istemem. Eee çocukların gönlünü yapmakta hiç kolay değil hepimiz biliyoruz.

 Velhasıl bir taraftan acılar yaşanırken diğer taraftan hayat devam ediyor. Koşturmaların en büyüğünü yaşadığım bu sünnet haftasında en büyük duam; Allah her anneye evlatlarının en güzel mürvetlerini görmeyi nasip etsin.

 Sevgiler,






devamı »

11 Eyl 2015

Koş, Yürü ya da Alkışla!


kanserli çocuklar KAÇUV


Koş, yürü ya da alkışla!
KAÇUV'la “Nehir’in Adımları” buluşmasına sen de katıl, sen de umuda destek ol
13 Eylül günü İstanbul'da düzenlenecek "4. Nehir'in Adımları" aile buluşmasının tüm geliri, Kanserli Çocuklara Umut Vakfı'na (KAÇUV) bağışlanacak. Tedavi gören çocukların çocukluklarını yaşamaları için projeler üreten, tedavilerin kalitesini arttırma hedefi doğrultusunda ilgili doktorları ve hemşireleri destekleyen “Nehir’in Çocukça Yaşam gönüllüleri” oluşumu ile KAÇUV’un birlikte düzenlediği koşunun geliriyle, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin Pediatrik Hematoloji ve Onkoloji servisinde bulunan oyun odasını tefriş edecek.
19 aylıkken yakalandığı kanserle mücadelesinde umuda tutunan Nehir'in ardından, ailesi tarafından kurulan "Nehir’in Çocukça Yaşam Gönüllüleri”nin (ÇOYAG)ve “Kanserli Çocuklara Umut Vakfı”’nın  (KAÇUV) işbirliğiyle düzenlenen "4. Nehir'in Adımları" aile koşusu,13 Eylül Pazar günü saat 10.00'da gerçekleştirilecek.
İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Kampüsü’nde yapılacak “Nehir’in Adımları” aile koşusu, çocukluk çağı kanserlerine dikkat çekmeyive KAÇUV'adestek sağlayarak, kanserle mücadele eden çocuklara ve ailelerine "umut" aşılamayı hedefliyor.
Üniversite öğrencilerinin 10 TL, yetişkinlerin 50 TL,  çocukların 20 TL, ailelerin ise 85 TL ödeyerek katılabileceği organizasyonun geliri KAÇUV'a bağışlanacak.  KAÇUV bu gelirle,  Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin Pediatrik Hematoloji ve Onkoloji servisinde bulunan oyun odasını tefriş edecek.

İTÜ Ayazağa Kampüsü'ndeki 3,5 kilometrelik parkurda buluşan katılımcılar koşarak, yürüyerek ya da yalnızca alkışlayarak bir yandan umuda destek olurken, bir yandan da Nehir'in anısını selamlayacak."Umut"a destek vermek isteyenlerin http://www.coyag.org/form.html adresindeki kayıt formunu doldurması yeterli olacak.

Not: Katılmayı çok istediğim bir organizasyon ama maalesef orada olamayacağım. Gitmek isteyenlere duyurmak istedim.

Sevgiler,


devamı »

9 Eyl 2015

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE


Ülke olarak çok zor günler geçiriyoruz. Acıdan, üzüntüden herkes birbirine sarmaya başladı. Ama gün birbirine girme günü değil. Birlik olma günü.
Vatan sevgisi nasıl olurmuş o hainlere gösterme günü.
Suçlu aramayın boşuna bizi bugünlere getirenler, zamanında pkk pislikleri ile el ele pozlar verenler belli,
Bunlara gözü kara inananlar inşallah sandık başında gerekeni yapacaklar.
Artık sadece buna inanmak istiyorum.

Şehit annesi gibi olamaz acım ama aldığım her nefeste içim acıyor. 
Çocuklarıma her baktığımda şehit anaları geliyor aklıma,
Geceleri çok zor örtüyorum çocuklarımın üstünü,
Utanıyorum sonra,
Utanması gerekenlere cezalarını veremediğimiz için utanıyorum.
Bir şey olmamış gibi davrananların yakalarına yapışmak istiyorum.
Kimliğinde TC yazan pisliklerin sosyal ağlarda askerlere laf etmesine deliriyorum.
Ben hiç haberlere bakıp canımı sıkmıyorum diyenlere şaşırıyorum.

Ateş düştüğü yeri yakıyor. Rabbim kimseye bu acıyı yaşatmasın.
Yaşattıklarına da peygamber sabrı versin.
Sebep olan soysuzları da aynı acı ile sınasın.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE


Bu hitabe duvar süsü olmamalı gerçekten. Çocuklarımıza hikaye kitapları gibi gerekirse gece yatarken okumalı - okutmalı.









devamı »

7 Eyl 2015

Vatan Sağolmasın!

şehitler ölmez - hain saldırı

 Cumartesi günü oğluma sünneti için kına yaktım. Ne çabuk büyüdün sen acaba asker kınasını da görürmüyüm diye kendi kendime içimden geçirdim. Büyüsün istemiyorum çünkü ama zaman çok hızlı ellerimden kayıp gidiyor. Şimdi 10 yaşında 10 sene sonra yani bir bu kadar yıl sonra asker yaşına gelecek oğlum. Ama ben kim ne derse desin askere gitmemesi için elimden geleni yapacağım.

 Her annenin evladı kıymetlidir. Gecelerce başında nöbet tutuyoruz. O öksürüyor bizim içimiz acıyor. Yemeğini yemiyor aç kaldı diye üzülüyoruz. Geceleri bin kere kalkıp üstünü açtımı, üşüdümü diye kontrol ediyoruz. Yok sendromuydu, ergenliğiydi derken çarşaf çarşaf nasıl daha iyi bir anne olurum yazıları okuyor araştırıyoruz. Kalite zaman geçirelim, bol bol birbirimize doyalım, anne baba sevgisini eksiksiz alsın diye kendimizi paralıyoruz. Düşmesin canı acımasın diye kol kanat gererek büyütüyoruz. Okusun, başarılı olsun, iyi bir geleceği olsun diye her şeyimizden kısıyor ona yatırım yapıyoruz. Sadece onlar için yaşıyor, onlar için nefes alıyoruz.

 Sonuç???? Vatanı için değil siyasi rant sağlamak için canın, ciğerin feda ediliyor. Gözünün içine bakarak büyüttüğün evladını hain bir pusu da kurban veriyorsun. Sonra "vatan sağolsun"muş. Yok öyle bir şey vatan falan sağ olmasın gencecik evlatlar sağ olsun. Hiç bir anne bu acıyı hiç bir evlatta böyle ölmeyi hak etmiyor.

 Şehitler ölmez demeye bile dilim varmıyor artık hangi anneyi teselli eder ki bu sözcük? Geceleri odasına gidip kokusunu içine çekeceğin bir evladın yokken ölmedi o ölmez demek ne kadar acısını dindirir ki?

 Zırhlı araç daha içindekileri koruyamıyorken nasıl güvensiz bir şekilde onca asker dağlara çıkarılıyor? O patlayıcılar oraya döşenirken kimsemi görmedi? Bu kadar boşmu oralar en tehlikeli yer olmasına rağmen? Bakanların altına son model arabalar çekiliyorken dağları yerle bir edecek teknolojik imkanlarımız hiç mi yok?

 Artık YETER! Gerçekten buna sebep olanları lanetliyorum. Dilerim evlat acısını kendileri de yaşarlar.

 Ulu önder Atatürk bir dünya insanla baş edip bu toprakları kazandı. Bizler bugün bizim olan bu topraklarda ki bir kaç pisliği temizleyemiyoruz. O da yetmezmiş gibi onları içimize aldık besliyoruz.
Ağız dolusu küfür etmeden nokta koymak istiyorum.

 Şehitlerimize Allah tan rahmet ailelerine sabır diliyorum :(
 Ve dilerim artık hiç annenin canını söküp almazlar.






devamı »

4 Eyl 2015

Ne Bekler ki İnsan


huzur veren insanlar

Ne beklerim ben bu hayattan?

Huzur beklerim, huzur alırsam huzur veririm,

Sevgi beklerim, sevilirsem sonuna kadar kucak açarım,

Saygı beklerim, 

Değerli olduğumu hissetmek isterim,

Güler yüzlü evlatlar mutlu bir aile isterim,

Evlatlarımın merhametli olmasını beklerim,

Önce sağlık olsun der, sonra hayırlı bir gelecek beklerim, 

Her şeye doyarak yaşlanmayı beklerim,

Gönlümde bir şey kalmasın isterim,

Keşkesiz bir yaşam yerine "iyi ki"lerle dolu günler dilerim,

İyi gün dostları değil, kötü gün dostları beklerim,

Uçurumun kenarında elimi sağlam tutacak insanlar beklerim,

Kadın olduğumun bir an bile unutulmadığı bir hayat beklerim,

İnsanlığın ölmediği bir millet beklerim,

Sevdiklerimle sınanmamayı dilerim,

Evlat acısını hiç bir annenin tadmamasını dilerim,

Egosuz ve bencillikten uzak bir insanlar beklerim,

Önyargı dan önce empati beklerim,

Yapılan iyiliklerin yüze vurulmamasını beklerim,

Emeklerimin, çabalarımın karşılığını beklerim,

Unutulmamak arada hatırlanmak beklerim,

ve son olarak;

Çocukların ölmediği,

Kadınların bir hiç uğruna feda edilmediği,

Onca emek harcanarak büyütülen evlatların şehit edilmediği,

Bir dünya beklerim.

Ve asla;

Umudumu kaybetmek istemem.

sevgiler...



Hayırlı cumalar, gönlünüzden geçen her dua kabul olsun.


















devamı »

3 Eyl 2015

Çocuk Yetiştirme de Kullanım Kılavuzu


2 yaş sendromlari
Her yeni doğan bebeğin yanında doğduğu andan itibaren neler yapacağını, büyürken hangi sorunlarla karşılaşılacağını anlatan bir kılavuz olsa harika olurdu değilmi? :)

 Maalesef yok o zaman iş başa düşüyor. Çocuk büyütürken hatalar yapsakta resmen kitap yazacak kadar tecrübe sahibi oluyoruz. Hele şu 2 yaşlı sendromlar benim gibi her anne babaya kalın ciltli roman yazdırır diye düşünüyorum.

 Bu sıra bir sürü telaşım var. Ama Ela sağolsun 2,5 yaşına girmesiyle sendromun orta göbeğine bizi birden sürükledi. Evde sürekli herkes birbirine bağırıyor. Çünkü Ela herkese bağırarak her istediğini yaptırmaya çalışıyor. Diğeri 9 yaşında erken ergenlik denilen dönemde daha bir asabi. Her söylenilene kızıyor, her söylenilene itiraz ediyor.

 Sakin kalmak için elimden geleni yapıyorum. Güzelce açıklıyorum ama ikna olması çok zor olan bir evlat çığlıklarının sonu gelmiyor. Yine deee pes edip dediğini yapmıyorummmm. Valla yapmıyorum çünkü biliyorum ki sonra bunu huy haline getiriyor 2. çocukda daha bir tecrübe ediyorsun tabi başına gelecekleri :)

 Yağız'ı da kontrol etmek gerekiyor. Çünkü her fırsatta gidip Ela'yı ısrarla daha bir kızdırıyor. Sonra ne mi oluyor yapma etme demeye kalmıyor eli maşalı küçük hanım abisine saldırıyor. İkisine ayrı dert anlatıyorum.

 Bana göre anneliğin en zor yanı; "Çocuğunuza doğru davranışı öğretirken acaba ben ona doğru davranıyormuyum kaygısı yaşamak." Bu istem dışı olan bir şey tıpkı yetersizmi kalıyorum vicdanına benziyor ama daha derini, daha bir cevapsız olanı. "Eğitim aile de başlar" lafına sonuna kadar katıldığım için her anne gibi mükemmel olmasa da çocuklarım için en iyisini yapabilmek şu hayatta en büyük hedefim.

 Geçen gün bir şey oldu ve Ela ya kızdım "beni çok üzüyorsun" dedim oda bana döndü "sende beni üzüyorsun kızma bana" dedi. Birden olduğum yerde ufacık kaldığımı hissettim onların gözünden sürekli bakmaya çalışsam da bir yere kadar empati kurabiliyorum. Belki farkında olmadan sesimi kontrol ediyorum ama kızgınlığımı bastıramıyorum sanırım. Onlar etkilenmesin diye ağız tadıyla karı koca kavgası bile yapamıyoruz içimde kalıyor her şey :)

 Kısaca bu sendromlu günler beni emzik bırakma , biberon bırakma ve bez bırakma dönemlerinden çok daha fazla yordu. Şu dönemleri bir bitireyim çocuklar büyüsün evlenip barklansın emekliliğim de oturup çocuk yetiştirme de kullanım kılavuzu adlı kitap yazacağım :)

Sevgiler,






devamı »
Bumerang - Yazarkafe