26 May 2016

Kitap OkuMAyan Anne/Baba Yanlış Rolde

Okumayan Anne Babanın Okumayan Çocuğu Olur

Yukarı da ki bu sözün ne kadar doğru olduğunu az çok hepimiz biliyoruz.

Herkes deniz diyor, yüzmeyi öğreten yok.
Herkes balık diyor, tutmayı   gösteren yok…
Taş devri, bakır devri,tunç devrinden… geçen insanlığımız; cilalı imaj devrinde ve görselliğin egemenliğinde boğuluyor; tüketim çılgınlığının nesnesi olarak can çekişiyor. Madde insanın  yeni putu…Görüntü(imaj)  tek belirleyen…Jean Baudrıllard’ın  anlatımıyla bir algısal yanılsama (similasyon) altındayız…    Medyatik uygarlık günümüz toplumlarını  ‘ışık hızında yayılan sembol dünyasında’ yaşatıyor.  Televizyon, büyülü yeni bir din gibi… Postmain’a göre televizyon, hoşumuza giden konularla bizi oyalayarak önemli konuları dikkatimizden kaçıran görsel bir şiddet uyguluyor…
BEN NEYİ OKUYAYIM?
ÇOCUĞUMA HANGİ KİTAPLARI  ALAYIM?
En önemli sorunsa, biz ve çocuklarımız neler okumalı? Unutmamak gerekir  ki günümüzde  okuma araştırması yeni bir bilim dalıdır. Kitap okumanın bilimi ve anayasası “Her okuyucuya göre bir kitap, her kitaba göre bir okuyucu vardır.” diyor. (Kitap anayasası  madde 1,2)
Uzmanlar, “Bir kişiye kitap  önermek, hastaya ilaç  önermeye benzer.Yanlış kitap, yanlış ilaç gibi  beklenenin  tersine  sonuç verir.” derken     doğru seçimin önemini vurguluyor. Çocuk yaşlarda  kitap okumadan uzaklaşmamız,okumaya yanlış kitaplarla başlatılmamızdan kaynaklanıyor. Bir çocuğun sevdiği bir kitabı bütün çocukların seveceğini  sanmak en büyük yanlışımız. Çocuğunuzun  yaşam boyu   okuyan ,öğrenen,sorgulayan,analitik düşünebilen, Türkçeye egemen,özgüveni tam bir  birey olarak  yetişmesi  için  ders  dışı  kitaplar da  okumasının  çok önemli olduğu kanıtlanmıştır. Bu  nedenle çocuğunuza  ders dışı  okumak için   kitap almaktan vazgeçemezsiniz. Ancak, alırken  nelere dikkat edilmesini, bilmeniz  gerekir.
KİTAPLA BÜYÜYEN ÇOCUKLAR DAHA ZEKİ OLUYORLAR
YA-PA Okul Öncesi Eğitim Semineri’nde kitabın çocuk için ne denli önemli olduğu anlatılıyordu :
(1)“Çocuğun yetiştirilmesi, beden-ruh ve kafa olarak ilkokula hazırlanması, incelik isteyen, sabır ve bilgi isteyen önemli bir iştir. Doğduğu andan başlayarak duyduğu ninniler, konuşmalar, sesler -ötüş, havlama, miyavlama, vb. dahil- kendisine okunan veya anlatılan masallar, sorulan bilmeceler, ezberletilen şiirler, tekerlemeler, söyletilen şarkılar hep dil ve düşünce gelişmesini biçimlendiren uyaranlardır. Bu zihni gelişme ilerde onun davranışlarının zihinsel temelini oluşturur. Bunlar olmadığı zaman insan yavrusunun bebelik ve ilk çocukluk döneminde dil gelişmesi yavaşlar, yavaşladığı için de çok iyi beslenmiş olsa bile vücutça sağlam, kafaca -konuşma ve düşünme yeteneği ve becerisi bakımından- yaşıtlarına göre geri olur. Bu geri kalmanın ömür boyu sürdüğünü, aradaki farkın kapatılamadığını ileri süren yazarlar da var.
Konuşma ve düşünme becerisi gelişmemiş bir çocuğun ilkokulda anadilini okumayı ve yazmayı çabucak ve zevkle öğrenmesi beklenmemelidir. Okul öncesi dönemde kazandırılması gereken kitap-defter-kalem ile oynama alışkanlığı, zevki ve becerisi çocuğun ilkokula başladığı dönemde bu eşyaları yadırgamamasına, onları severek kullanmasına yol açar. Okuma söküldükten sonra yalnız ilkokul döneminde değil, ömür boyu okuma becerisinin amaca uygun, iyi ve güzel kitaplarla beslenmesi gerekir.
Resimli kitap 2-4 yaşlarında çocuk için başka oyuncakta bulunmayan sihir ile doludur. Onu eline aldığı zaman anlamak için yardıma gereksinim duyar. Yetişkin resimli kitap içindekini çocuğa anlatırken çok yanlı doyum sağlamış olur çocuk. Bunlar :
1 – Gördüğü şekilleri algılamayı öğrenme
2 – Dinlediği sözleri anlamayı öğrenme
3 – Hafızayı geliştirme
4 – Hayal gücünü besleme
5 – Yetişkinle kurduğu beraberlikten memnun olma
6 – Kitabın -yapraklarını, kapağını vb.- nasıl kullanacağını öğrenmedir.
Bütün bunlar çocukla yetişkin arasında kitapla oyun oynarken gerçekleşir. Şayet çocuğu seviyor, onu yetiştirmekten haz duyuyorsa yetişkin de bu beraberlikten oldukça kârlı çıkar. 
Bir yaşına geldiği zaman çocuğun kitapla ilişkisi kurulmaya başlar. Bu ilişki her çocuğa göre değişir. Bazen daha erken, bazen de daha geç olabilir. Çocuğu zorlamadan ne kadar erken başlarsa o kadar iyidir. İlk dönemde kitap eğlendirici oyuncak gibidir. Çocuğun kitapla karşılaşması önce sadece resimle olur. Daha sonra resim-sözcük, resim-tümce, resim-tümceler, resim öykü, az resim-çok öykü, nihâyet doğrudan veya başka konularda resimsiz metinlere doğru bir gelişme süreci izlenir.
Okuma alışkanlığını sürdüren gençler gözlemci, araştırıcı, eleştirici bir kafaya sahip olur. Böyle kafalardan ilerde yalnız yazınsal alanlarda değil meslek dallarında da kitap yazan insanlar ortaya çıkar.
Dünya   Çocuk  Edebiyatı ve  Okuma  Araştırması Enstitüsü  Müdürü
Richard Bamberger’in ANNE BABALARA  önerileri :
-Anne babalar  çocuklarına yüksek sesle ve sıkça hikayeler okuyabilir ve anlatabilirler.
-Çocukların gereksinimlerine ve yaşına göre evlerinde kitaplık oluşturabilirler.
- Ailece belli zamanlarda, belli bir sürenin okumaya ayrılmasını sağlayabilirler
- Çocuklarına okuduklarının önemini anlatabilirler
-Çocuklarını verdikleri harçlıkların bir kısmını kitap almak için harcaması konusunda eğitebilirler.
Çocuklara Okuma Alışkanlığı Kazandırılması Konusunda Prof. Dr. Bülent Yılmaz’ın Dikkat Çektiği Dört Nokta:
1. Çocukluk dönemi kişiliğin oluştuğu dönemdir
2. Okuma, sağlıklı ve gelişmiş bir kişiliğin temel taşlarından birisidir.
3. Ebeveyn ve öğretmen, çocuğa okuma alışkanlığı kazandırma ve geliştirmede doğrudan sorumlu kişilerdir.
4. Okuma alışkanlığı, ancak çocukluk döneminde kazanılır. Bu dört noktanın bilincine varılması, çocukların okuma alışkanlığı kazanmasına etki eder. Genel olarak ebeveynin çocuğuna göstereceği ilgi ve vereceği destek çocukların bu gün ve gelecekte okuyan ve ne istediğini bilen bireyler olmasını sağlayacaktır.
Kaynakça :
1. Bamberger, R. (1990). Okuma Alışkanlığını Geliştirme. Çev.: Bengü Çapar.
Ankara: Kültür Bakanlğı
2.  Gönen, Mübeccel, Elif Çelebi Öncü ve Sonnur Işıtan. (2004). “”İlköğretim 5.,6. ve 7. Sınıf Öğrencilerinin Okuma Alışkanlıklarının İncelenmnesi””, Milli Eğitim Dergisi, 164.
 www.okuyantoplum.com yazının tamamını bu siteden okuyabilirsiniz. Gerçekten kitap okumanın faydalarını çok güzel açıklamışlar.
Sevgiler,




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

8 yorum:

  1. Maalesef ülkemizde okuyan sayısı çok az (tatilden tatile kumsalda kitap okuyanları saymıyorum tabi :))Biraz daha okuma alışkanlığı artsa, sahaflar çoğalsa ne güzel olur...

    YanıtlayınSil
  2. Çocuğum kitap okumuyor diyene hep aynı soruyu soruyorum peki sen okuyormusun diye...
    Hep aynı yanıt iş güç fırsat yok :/
    Hal böyle olunca çocuk da öyle oluyor işte...

    YanıtlayınSil
  3. ah ben nasıl okurum nasıl evde deli gibi bir kütüphanem var baba da okur ben kadar olmasa da ama oğlum okumuyor :-(( küçükken okurdu ama şimdi yok ne yapsam olmadı :-((

    YanıtlayınSil
  4. Çok doğru bir tespit anne baba okursa çocukda okur unutulmamalı.

    YanıtlayınSil
  5. anne babaların çocuklarına güzel örnek olması lazım.. sürekli cep telefonu elinde olan bir anne ya da babanın çocuğunun da daha 4 yaşında telefon da telefon diye ortalığı yıkmasını gayet normal ve yerinde buluyorum. Ben çocuklarda hiç bir zaman hata bulmam hata onları yetiştirenlerdedir..

    YanıtlayınSil
  6. Emegine saglik, cok faydali ve onemli bir paylasim. Once bizler tabi cocugumuza iyi bir rol model olmaliyiz.

    YanıtlayınSil
  7. Çok güzel bir yazi . Biz de okuyoruz evde çocuklar da okur ama büyük oglum birakti belirli bir yastan sonra. Spor isinde de öyle kari koca spor yapariz ogullarimiz pek sevmez. Her zaman illa ki örnegi takip etmiyorlar.

    YanıtlayınSil
  8. Çok güzel ve anlaşılır bir yazı olmuş. Bu yazıyı okuyup da hala çocuğuma kitap okutamıyorum diyen dönüp kendini sorgulamalı. "Rol model" dediğimiz kavram sen okursan çocuklarında okur. En önemlisi bu bence. Elinize sağlık, sevgiler

    YanıtlayınSil

Okuduysan ses ver ;)

Bumerang - Yazarkafe