2 May 2016

Çocukların Her İstedikleri Alınır mı?

Kabul etmem gerekir ki karı koca olarak çocuk yetiştirme de en zayıf olduğumuz noktalardan biri bu konu. Belki çalışıyor olmamızın vicdanı belki de sırf yüzleri gülsün diye doğruluğuna inanmadan yaptığımız bir eylem.

Yağız'da Ela'da öyle kendini yerden yere atarak bir şey isteyen çocuklar değil. Hele Yağız oyuncakçı da göz gezdirir sadece minik bir araba alıp çıkardı. Okulla birlikte beybled gibi takıntıları oldu ama çok kısa sürdü. Bugün 10 yaşında ve oyuncakla falan işi yok. Onu en büyük derdi kıyafet :)

Tabii oyuncak sevmiyor ve o dönemi geri de bırakmış olsa da evde en çok istekleri bitmeyen kişi Yağız. Daha geçen ay futbol ayakkabısı diye önümden arkamdan ağladı. Bir de aklına düştümü hemen olması için elinden geleni yapar. Sürekli gözünün içine bakar, tamam annecim cümlesini çok kullanır, hep kulağıma hatırlatma geçer ve sürekli babasının tabletinden google görsellerden fotoğraf toplayıp "aa bak süper ayakkabı değil mi" gibi bilinç altımıza günlerce işler. İşe giderken, gün ortası telefonla, iş dönüşü, sofra hazırlanırken, yatarken, oynarken hep hatırlatma geçer bir an olsun aklımızdan çıkmasına izin vermez. Hal böyle olunca biz bir vicdan azabı yapıyoruz. Ya ben ya babası gidip alıyoruz. 1 hafta bize minnettar geziyor. Evin en uyumlu bireyi şeklinde takılması sadece 3 gün sürüyor. Sonra hoppp aynı doyumsuz Yağız.

Geçen ay ki futbol ayakkabısı gündeminden sonra alıp mutlu ettik kurtulduk sandık ama geçen hafta futbolcu kartları sevdası başladı. Aman Allah'ım sanki almazsam ölecekmiş gibi anlatıyor. Mutsuzum dedi ya alırsanız ancak mutlu olabilirim dedi baştan yine acaba alsam mı dedim ama yok yani 2 haftadır hiç susmuyor baktım hep aynı taktikler. Alıcam desem ne zaman alcaksın soruları bitmez. Almayacağım desem yapabileceği ne kadar huysuzluk, gözyaşı, sinir hepsini kullanacak. Sabah güzelce anlattım kalktı bana "sen çok istediğin bir çantayı alamasan mutsuz olmaz mısın dedi" damardan vurduğu konuya bak hele.
Bende "evet mutsuz olur üzülürüm ama bunu alabilecek kadar param var mı diye de kendimi sorgularım dedim" "senin paran var mı peki harçlık alıyorsun topluyormusun dedim" 10tl si varmış kartlar 40tl."bu ay okulda yemekhaneye para vermesem yemek yemesem alabilirim" dedi. O an bir gözlerimi patlatacaktım ama sakinleşip "1 ay boyunca aç kalıp hasta olursan alacağın kartlarla oynayacak sağlığın olmayabilir"dedim. Sabah sabah çanta kolumda, servis aşağıda beni bekliyor kapının önünde geçtiğim sınavı varın siz düşünün.
Baktım gözünden bir damla yaş aktı. "sakın ağlama ben çok üzülüyor mutsuz oluyorum"dedim. "Ama ben okulda yasak olan sadece evde tek başına oynayabileceğin bir karta bu kadar para vermek istemiyorum"dedim. Ve öperek çıktım çünkü salya sümük ağlama moduna geçerse bu sabrı ve sukuneti kendimde bulamam diyerek korktum. İşe gelene kadar da vicdan yaptım değer mi bu kadar üzmeye zaten çok da bir şey istemiyor diye ama yok yani babasıyla da konuştuk ALMAYACAĞIZ. Alırsam hatırlatın bana bu sözümü :)

Çünkü gerçekten bunun sonu yok. Biliyorum ki haftaya başka bir istekle karşımıza çıkacak. Ve maddi manevi her şeyi bu kadar karşılamak ilerde onu daha da mutsuz bir insan yapacak. Burada anne/babanın aynı kararlılıkla HAYIR diyebilmesi çok önemli. Bilipte uygulamaya çalışmak ya da uygulayamamakta resmen bizlerin sınavı :)

Sabah beri psikiyatri siteleri ve çocuk gelişim kitapları karıştırıyorum :) Bildiğim şeyleri tekrar okumak cidden iyi geliyor. En azından aklımda kalan gözyaşlarına kapılıp yarattığım vicdan azabını kenara bırakmama sebep oluyor. O yüzden her ne kadar kitaplara göre çocuk büyütülmez denilse de ben yine de teselliyi kitaplarda buluyorum.

“HAYIR” DİYEBİLMEK NEDEN ÖNEMLİ?

Burada atlanmaması gereken çocukların yaşları ile birlikte isteklerinin de büyüyebileceğidir. Anne-babalar çocuklarının bir gün istediklerini yapamayacaklarını düşünerek, ileride mutsuz olmasına neden olabilecek zeminler hazırlamamalıdır. Hayır diyebilmenin önemi: • Her istediği yapılan bir çocuk büyüdükçe daha farklı sosyal ortamlar içerisine girecek ve herkes onun isteklerine cevap veremeyecektir. Bu çocuk için hayal kırıklığı anlamına gelecek, yenilgi ve reddedilme duygusu yaşayacaktır. • Temel ihtiyaçların yanı sıra anne babalar tarafından çocuğa sunulacak fırsatlar tabi ki olmalıdır. Ancak bunların abartılmadan ve zamanlamasının çok yerinde olmasına dikkat etmek gerekir. Yoksa yaşanılan doyumsuzluk sorumsuzluğa doğru gidecektir. • Sınır koymak gerçek ihtiyaçlarını belirleyebilmesini öğretir. Bu ilerideki yaşantısında bütçesini ayarlayabilmesine, imkanların sınırsız olamayacağına anlamasını sağlar. • İstediği bir şeyi alamadığında da mutlu olabileceğini, mutluluğun maddiyatla eş değer olmadığını öğrenir. • Küçükken her istediği karşılanan bir çocuğun büyüdükçe isteklerinin karşılanamaması anne babaya karşı güvensizlik yaratır. Artık eskisi kadar sevilmediğini, değer verilmediğini düşünmesine yol açar. 
kaynak

Ela ya gelince; o şimdilik küçük şeylerle mutlu olabiliyor kandırılması henüz çok kolay :) Bir oje bir ruj ver eline ondan mutlusu olmaz :) Yaşları ilerledikçe taktiklerin de boyut değiştirmesi gerekiyor. Çünkü bir ilkokul ortamında ki çocuğu ikna etmekle 3 yaşında ki ikna etmek arasında uçurum gibi bir fark var. Ve yine konu iletişime geliyor. Gerekirse saatlerce oturup bir çok şeyi çocukla sohbet eder gibi konuşmak daha çözüm odaklı oluyor. Tabii buna vakit bulabilmek herkes için nasılsa benim için de o kadar zor olabiliyor. Yine de gün içinde değmeyecek insanlara ayırdığımız enerjinin boşa gittiğini düşünürsek çocuklara daha bir fazla enerji ayırıp geleceği kazanmanın daha bir teselli edici olduğunu fark edebiliriz diye düşünüyorum.(kendime gaz vermeyi seviyorum ya :)) )

Yaşı kaç olursa olsun hepsinin dönem dönem istekleri var. Sizler çocuklarınızın istekleri karşısın da nasıl davranıyorsunuz?

Mutlu bir hafta dilerim,
Sevgiler


17 yorum:

  1. biz de tek çocuk diye biraz isteklerini fazlasıyla karşıladık, ama sınırlarımızı çizmeyi başardık sonunda elimizden geldiğince:) tavizkarız evet maalesef.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. sınır ayar falan kaçtı sanırım bizde bi el atma vakti geldi :)

      Sil
  2. Futbolcu kartlarına hiç bulaşmayın derim. İki dosya dolusu kartı var. Şu sıralar almıyoruz. Ben zor kurtuldum hala daha fırsat kolluyor alabilmek için :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 3 sene önce bi bulaştı ev kart doldu hala saklıyor onları. onlarla oyna diyorum tarihi geçmiş şimdikiler 2016 diyor. valla almayacağım diye bayagı ısrarlıyım yazık günah gerçekten

      Sil
  3. Biz çocuklar bir istekte bulundukları zaman o şeye ne kadar ihtiyaçları olduğuna ve o şey olmasa ne kaybedebileceklerini konuşuyoruz. Sonrada alıp, almamakta karar veriyoruz. Bu taktik ile bazen çoğu şeyi kendileri almaktan vazgeçiyorlar. Bence canım sende bir dene belki işe yarar.
    Bu çocukların hakikaten yaşları büyüdükçe sorunları da büyüyor. Benim Emir de 10 yaşında olduğu için seni çok iyi anlıyorum. Bu küçük ergenlerin istekleri ve asilikleri bir türlü bitmiyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. bizde çok yapıyoruz bunu ama maalesef Yağız bir şeye takıldıysa aksine ikna etmek çok güç kararlı olup alamıyoruz deyip kestirip atmadığımız sürece günlerce konu uzuyor. 2 haftadır öncelikleri üzerine yazıp çizdiriyorum kendisine ve oda ısrarla ilk maddeye futbolcu kartlarını koyuyor :) bitmiyor gerçekten

      Sil
  4. bizim için o süreçler henüz başlamadı sayılabilir yani buzluktaki buzu almak, çikolata yemek, telefondan birşey izlemek gibi talepleri var daha ancak gerçekten kararlı ve dik durmak her yaşta geçerli ve tabi başarabilene.. öyle ahkam kesilebilecek bir konu değil gerçekten de ve her çocuk için çok değişebilir açıklama ve ikna kelimelerimiz, mimiklerimiz, tavırlarımız.. Yağız'ın cümlelerine bittim yalnız ilerde satış teknikleri üzerine çalışsa tamamdır bu iş :)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. yok yok valla annelik konusunda kimseye ahkam kesmeye gelmez başına geliverir insanın :) her yaş yeni bir huy getiriyor ama geçmişe dönünce 0-6 yaş arası en iyi yaşlarıymış diyorum tabii o dönemde de keşke büyüse derdim çok iyi hatırlıyorum :) Yağız bizi ikna edeceğim diye filozof olacak yakında :))))

      Sil
  5. İnternetten futbol kartlarını araştırdım. Acaba siz yapabilir misiniz diye. Tam olarak nasıl bir şeydir, kaç tanedir anlamadım ama yapılabilitesi zor gibi. Kolay olsaydı siz yapın diycektim. Karton alırdınız, babası ya da sen futbolcuların renkli çıktısını alıp üzerine yapıştırırdınız, hem size ve çocuklara faaliyet olurdu hem de kendi yaptığı bir şeyle daha güzel zaman geçirebilirdi. Gerçi çocuklarda bir de arkadaşlarım görürse ne der psikolojisi var. Evde tek başına kendisi oynayacaksa bi bu yolu deneyin Gülşah. Biraz meşakatli ama denemekte fayda var sanki :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aklın yolu bir demek :) çakal anneleriz sanki biraz :)) ben bunu teklif ettim renkli çıktı alayım falan diye ama öyle oynanmıyormuş çünkü üzerlerinde rakamlar falan var hangisinde neye göre o rakam var belli değil futbolcuların attıkları gollerle alakalı sanırım Ela olsa kanardı ama Yağız a bu taktik sökmedi :))) ama sevindim benim gibi düşünmene acaba çokmu çakallık yapıyorum diye düşünmüştüm tek değilmişim :))

      Sil
  6. Seni çok iyi anliyorum demis miydim :) biz de bazen zayif düssek de bazi konularda kararliligi koruyoruz. Çocuklar insana hayatinin sinavini yasatmayi çok iyi beceriyor.

    YanıtlayınSil
  7. Bizde de aynı sorun var maalesef! Şimdi daha kararlı olmaya çalışıyorum yoksa kullanmakta sınır tanımayacak!

    YanıtlayınSil
  8. Yazını ve gelen yorumları da okuyorum sizin jenerasyon anneler neler yapıyor diye.
    Oldukça zor bir olay sizin nesil varı yoğu yada zamanı olup olmadığını daha iyi kabulleniyordunuz Çocuklarımdan biliyorum ama şimdi bir de gaz veren arkadaş faktörü var ki amanın aman:)) Annelerin hazırladığı o benzerini yapma çalışmaları sevme yaşı da sanırım ilk okul 2. sınıf sonrası hayır satın alınacak faslına geçiyor.
    İlla ki orta yolu bulacaksınız onlar da hayırı öğrenecekler öğrenmeliler. isteklerin sonu yok maalesef.

    YanıtlayınSil
  9. Bilgiç de çok tutturur. Ben artık bir şey alacaksam belli bir süre alış veriş yasağı koyuyorum. Mesela geçen sene kart istedi. Bu kartı alırsam altı ay bir şey almayacağım. Eğer senin için gerçekten o kadar değerliyse alalım, aksi halde hiç bulaşma. O kartı aldı ben de altı ay rahat ettim. En başta kabul ettiği için sesi çıkamadı :)

    YanıtlayınSil
  10. Ben hatırlıyorum küçükten 10-11 yaşındayken kız çocuklar için kartlar vardı şimdiki gibi işte iyilik,güzellik vs vs puanları vardı futbolcuların gücü,gol sayısı gibi ve annem onlara para vermenin çok gereksiz olduğunu anlatmıştı haklı da ama gazetelerde kuponlu biriktirip kupon karşılığında alabiliyorduk bende o şekilde almıştım acaba hala varmı yani almamakla haklısın çünkü 40 tl o kartlar için çok pahalı eskide 50 kuruş-1 tl arasıydı adedi bir de bu almaların isteklerin sonu yok gerçekten yeğenim var 2.5 yaşında ve şimdilik geçiştirsekte anne baba alıştırdığında büyüdüğünde sıkıntı olucak gibi :) allah sabır versin

    YanıtlayınSil
  11. Çok şükür henüz birşey tutturmadı. Hayır da diyebiliyorum. Ben önce kendisine şu soruyu sormasını söylüyorum. " x şeye gerçekten ihtiyacım var mı? Onu bana almazlarsa gerçekten çok mu mutsuz olurum?"
    Eğer almaya ikna olmuşsam da ona söz ve süre veriyorum. İstediği şeylerin anında olmayacağını anlaması için.

    YanıtlayınSil
  12. bu konuda bende çok çok dertliyim. Ne zaman markete gitsek ille bişey alıyor 1 saat sonra kırıp atıyor. Şok markete Ela ile gideceksek akla karayı seçiyoruz. Park dönüşlerimiz kabus.. Alamayız kızım evde çok oyuncağın var diyoruz yok... Evdekileri başka çocuklara verelim diyoruz, yine yok onlar benimmm kendini sıkarak ağlıyor. Allah yardımcımız olsun valla.

    YanıtlayınSil

Okuduysan ses ver ;)

Bumerang - Yazarkafe