18 Ağu 2016

Çocuklara Duygularını İfade Etmeyi Öğretebilmek


Çocuklara karşı kelimeleri tartarak konuşmaya çalışsam da insanız ve nasıl büyüdüysek öyle davranmaktan kendimizi alamıyoruz.

Mesela kullandığım ve her kullandığım da kendime kızdığım "sakın ağlama, ağlayarak sakın yanıma gelme, bebek gibi ağlama vb. cümleler oluyor.

Bunu sıkça söylüyorum çocuklarımın başarılı olmalarından önce mutlu bireyler olmalarını istiyorum. Kendilerini önemsesinler, vicdanlarını, merhametlerini hiç bir zaman göz ardı etmesinler. Ve en önemlisi kendilerini çok iyi ifade etmeyi öğrensinler. Yani duygularını daha küçüklükten itibaren karşıma dikilip açıkça anlatabilsinler istiyorum. Bunun içinde anne baba olarak bizlere çok iş düşüyor. Babaları girdikleri kalıptan çıkarmak daha zor olduğu için en önemli görev de her zaman ki gibi biz annelere düşüyor. Yani en azından ben kendimi buna mecbur görüyorum.

Tüm bunları düşününce karşımda ağlayan çocuğa "sakın ağlama" demek onun karşıma dikilip duygularını ifade etmesine engel olmaktan, duygularını bana asla söyleme mesajı vermekten başka hiç bir işe yaramıyor. Duygularını önemsemediğimi düşünüp geri gittikleri anlar olmuştur ve ben o an asla fark etmemişimdir. Bu yüzden kendime sürekli telkinde bulunuyorum.

           Çocukların karşına en üzgün, en sinirli, en mutlu geldikleri anda; onları sözlerinle geri iterek değersiz hissetmelerine sebep olma. Annem duygularımı önemsemiyor diye düşünmelerine izin verme. Yapma

Tabi koşturma, iş yoğunluğu gibi sebepler en büyük mazeretimiz olduğu için ve kafalarımızda bir sürü tilkiler döndüğü için en iyi bildiğimiz şeyleri bile çoğu zaman unutabiliyoruz.

Özgür Bolat bir yazısında okumuştum diyor ki;
Üzgün çocuğa "üzülme daha iyisini yaparsın" (ki bu cümleyi Yağız'a çok sık kullanırdım artık kendimi engelliyorum.)
"buna üzülür mü insan?" veya " üzülme alt tarafı bir ders"
Anne baba zannediyor ki çocuk bu durumda iyi hissedecek. Ama tam tersi çocuk "üzülmek kötüdür" demeye başlıyor.
Üzüntüsünü saklamayı ve paylaşmamayı öğreniyor. ( işte bunu hiç istemiyorum)

Ne acıdır ki çocuğun içinde fırtına kopuyor, ama aile çocuğa duygularını saklamayı öğrettiği için ona destek çıkamıyor ve rehberlik yapamıyor.

Her yazılana tabii ki itibar etmemek gerek ama bunların yanlış olduğunu da inkar edemem. Yağız'ı etkin bir şekilde hiç bir şeyle uğraşmadan dinlemezsem anında söyleyeceklerinden vazgeçip önemli değil zaten diyerek yanımdan uzaklaşıyor. Bu sefer ben peşinden koşuyorum anlat ne olur diye ama bana ilk geldiğinde ki heyecanı olmadığı için çok hevesle anlatmıyor hatta resmen beni geçiştiriyor. Sonra kendime kızıyorum tabii :)

Ela daha bir yapışkan sıkıyorsa yüzüne bakmadan dinle anında bağırıyor "bir şey anlatıyorum anne yüzüme bak" diye. Ela daha net duygularını söylüyor Yağız ise ilgi görürse söylüyor bunda ergenlik öncesi dönemde olmasının da etkisi büyük. Çok fazla boşta bırakmadan ara ara sohbet zamanları yaratmak gerekiyor.

Bizler böyle büyümediğimiz için uygulamakta zorlanıyoruz. Daha fazla çabalamamız gerekiyor. Ha tabi biz böyle büyümedikte ne oldu diyenler de var. Ama maalesef yaşadığımız dünya ve ortam bizim zamanımızda ki gibi değil. Bu yüzden çocuklarla iletişim herkesden ve her şeyden önce geliyor.

Ben mesela konuşarak kendimi çok fazla ifade edemem yazmak daha iyidir benim için. Öfkelendiğim de kızdığımda annelere bağıramayacağım için hep elime kalem kağıt alıp yazdım. ilk evlendiğimde resmen kavgalarımızı yazdığımız bir ajandam vardı. Çocuk büyütürken bayağı aştım bu durumu ama daha çok yol kat etmem gerekiyor. Çocukla büyümek terimini iliklerime kadar yaşayan bir anneyim :)

Bu arada tanımayan varsa Özgür Bolat'ın bütün yazılarına bir göz gezdirmenizi tavsiye ederim. Bahsettiğim yazının linkini de ekliyorum ;)
Özgür Bolat- Hürriyet

Sevgiler,





26 yorum:

  1. Elinize sağlık, bu tarz yazıları çok seviyorum. Henüz bir çocuğum yok; fakat hep düşünmüşümdür, bir gün bir şey söylersin belki çocuğun hayatı değişir o sözün yüzünden. İyi veya kötü yönde psikolojisine dokunur bir hareketin, veya benim şimdi yaptığım gibi 20'sinde hatırlayıp sana sorar "Bana o gün neden öyle dedin?" diye. Çocuk yetiştirmek tam bir sanat işin özü. Doğrusu yanlışı ne kadar var bilmiyorum, kime göre var bilmiyorum; ama kesinlikle bir sanat. Bence asıl amaç dediğiniz gibi mutlu bireyler olabilmeleri, merhametli, vicdanlı olabilmeleri. Yoksa neye yarar "aman doktor olmuş, aman büyük adam olmuş"...

    "Derin adam" olsun da, "büyük adam" olmasa da olur.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. büyük adam olmasın doğru valla insan olsa yeter :)

      Sil
  2. Söz işte kelimelerin gücü buna hep inanmışımdır. .sıradan sanırsın önemsemezin belki bir bakarsın deri bir üçün açılmış çocuğa ulasamiyorsun. .Balat beyin yazısını da okudum bir çok yöntemi olabilir kendini ifade etmenin çizerek yazarak mesela çok ince konular sevgili Gülşah insan yavrusu büyütmek zor inşallah kolaylık versin.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. aynen öyle kelimelerin gücü iletişimin gücü hele ki bu zamanda cok ama cok önemli. çocuk büyütmek zor bizlere çok iş düşüyor

      Sil
  3. Tüm gün çalışan bir anne olmak çok zor kesinlikle. Bunu bişeylerin arkasına sığınmak olarak görmüyorum. Zaman hızla akıp gidiyor ve biz içinde koşturuyoruz. Çok az zamanımız var yemek toplama çamaşır ütü temizlik çocuklarla oynama ayrı ayrı vakit ayırma çok zor seni çok iyi anlıyorum. Allah'tan Görkem de henüz küsüp gitme yok birazdan dinleyeyim deyince problem yaşamıyoruz henüz.Görevimiz annelik ve bu iş çok zor üstelik emekliliği de yok ;)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. ilk 6 yıl önemli derler sonra okul yıllarıda önemli derler ee sonra ergenlikte önemli derler yani emeklilik cidden yok :))

      Sil
  4. benim oğlum da kendisinin dinlenmesini ister ben daha çok dinlediğim ve sohbet ettiğim için de benimle rahat paylaşır duygularını..ama tabi delikanlılık var serde ağzından zorla laf alıyorum artık..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yağız da öyleydi ufakken büyüdükçe özellkle erkek çocukları daha bir içe kapanıyor gerçekten :)

      Sil
  5. Ellerine sağlık Gülşah. Bu konuları sadece okuyorum ve ileride nasıl bir anne olacağımı bilmiyorum. Hem çok stresli ve uzun saatler süren iş hayatım hem farklı sorumluluklarım bazen en ufak şeylere bile sabırsız biri haline getirebiliyor beni. Açıkçası iyi bir anne olamamaktan çok korkuyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. okudukça yer edinecek bunlar aklında teori ile pratik farklı tabi ama eminim senin içinde usta bir anne çıkacak :) kendin bile şaşıracaksın

      Sil
  6. Anne değilim ama bende keyifle okuyorum yazdıklarını. Diliyorum senin gibi düşünen, bilinçli anneler çoğalır da güzel nesiller yetişir. Sevgiler,

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. sağol canımm aminnn daha öğrenememiz gereken öyle çok şey var ki yaz yaz bitmez :)

      Sil
  7. boşveer öğrenmesinler seninkiler iyiler böyleeeee :)

    YanıtlayınSil
  8. Bırak ağlasın kıyamam Ela'cığıma:( ağlamak dediğin gibi duygularını ifade etmenin bir yolu, koskoca büyükler ağlıyor, minicik çocuk mu ağlamayacak? :) zaten sen de farketmiş ve vazgeçmişsin. Sen iyi bir annesin Gülşah'cığım şu blog zaten bunun kanıtı. Rahat ol:)
    sevgilerimle...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. bazen öyle dolu oluyorumki abla ağlama sesine tahammülüm kalmıyor :) bide Ela sağolsun çok sever ağlamayı :)) çok teşekkür ederim ablacım daha yolum uzun iyi anne olmak için çabalıyorum diyelim ;)

      Sil
  9. Kuzum seninkilerin videosunu seyrettim abone de oldum bak:))) aşmış oğluş kendini maaşallah nasıl rahatlık böyle.Arkadaşımın torunu da açmış bir sayfa şimdikiler de böyle bir merak var demek ki.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. ayy abla sağolasın sabah Yağız gorüntülenme sayısını görünce çok sevindi :))) Yağız resmen video çeke çeke özgüven kazandı normalde daha içe kapanık bir çocuk :)

      Sil
  10. Çok zor aşamalar bunlar. Hayat mücadelesi gibi zorlu yük altında olan anne babalar gerekli ilgiyi gösteremiyorlar çocuklarına. Veya en azından ben böyle düşünüyorum. Büyük oğlum gelişme çağındayken deli gibi çalışıyorduk. O kreş veya okul ardından anane yanına. Çocuğu görmeden uyuyup, o uyurken gittiğimi bilirim. Vicdan azabı çekiyorum ciddi anlamda. Kendini ifade edemeyen bir çocuk olsaydı eğer, bu bizim suçumuzdu. Allah tan görerek eğitim almayı başardı. Gerek ben, gerek babası demek ki örnek olabildik ama ya olamasaydık? Şimdi sıra küçük oğlumda. Bu anlamda üstüne titriyorum, umarım ters tepmez:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. ilk çocuklar daha bir acamilikle büyüyor ikincilerde daha bilinçli oluyor insan ama bu seferde 1.cocuk için vicdan yapmaktan kendimizi alamıyoruz :) neyse ki 1.ciler bir şekilde kendilerini kurtardı darısı 2.lerin başına :)) emeklerimiz boşa gitmesin :) senin ufaklığın maşallahı var üstüne titremesen bile yolunu rahat bulur :)

      Sil
  11. Aslında biliyoruz diye düşünürken çocuklara yanlış cümleler kuruyoruz. Bize mantıklı gelen onların kafasını allak bullak ediyor bazen.. Ben 3 yıl kadar ne gece ne gündüz kızımı gördüm. Bir süre sonra o bana tepki almaya başladı ve ben bu nedenle tüm iş düzenimi değiştirdim ama maalesef geçmiş geçiyor düzelmek çok zor :(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. zor değil bu kadar umutsuz olma fark ettikten sonra bir çok şeyi içine sevgi katarak değiştirebiliriz çocuklar sandıgımızdan daha akıllı acıkca anlatınca anlıyorlar herşeyi ;)

      Sil
  12. Ah Gülşah. En muzdarip olduğum konu. Çocukluktan kalan, annemizden, çevremizden gördüklerimizin etkisi illa kalıyor. Beşer şaşar diyorsun, telkinlerde bulunuyorsun ama olmuyor. Benim yaptığım bişeyi kızımda görünce ona kızıyorum. Oysa hata bende. Offf.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. olsun napalım en azından farkındayız elbet çocuklarında bizden kaptıkları olacak çok da kasmamak lazım olduğu kadar :)

      Sil
  13. Her dönemleri ayri zor. Büyük oglum da aninda dinlemezsem vazgeçer ve ankatmaz. Hem dinlemek hem konusmak önemli.

    YanıtlayınSil
  14. cocuklar buyudukçe hayat hem bize hem onlara zorlaşıyorr keşke hep küçük kalsalar

    YanıtlayınSil

Okuduysan ses ver ;)

Bumerang - Yazarkafe