13 Nis 2017

İnişli Çıkışlı ANNELİK

Annelik

Bazı sabahlar aldığım nefes için, sağlıklı çocuklarım olduğu için, işim olduğu için, aç ve açıkta olmadığımız için şükrederek uyansamda... bazı sabahlarda "Allah'ım bu dünyaya ben neden geldim" modunda uyanabiliyorum.

Bu sabahda gözümü açtım deliksiz uyumuşum tam şükredecekken Ela gözünü açtı ve ortalama 10dk da intiharın eşiğine sürekledi. Çok ciddiyim çenesiyle bunu yapabiliyor. Ne kadar bilinçli bir anne olsamda sabahın 7 sinde aklım henüz başıma toplanmadığı için, beynime giden oksijen o anda bana yetmediği için kriz anlarına sabahları çözüm bulmayı sanırım beceremiyorum çünkü ne yapsam Ela daha çok bağırıyor. Kötü bir rüyamı gördün diyorum görsem söylerdim diyo. Gel sarılayım sana diyorum yastıkmıyım ben diyo, tamam gel bir öpeyim o zaman diyorum şuan sana kızgınım öpemezsin diyo. Niye ya daha 2dk öncesine kadar uyuyordum kızdıracak ne yapmış olabilirim desemde o daha çok bağırarak ağlamayı seçiyor. O an beynimde garip şeyler dönüyor; bence hala uyuyorsun Gülşah ve bu haykırışlar sadece bir rüya gözünü açınca kendini mutfakta Yağız'a kahvaltı hazırlarken bulacaksın. Yağız kalktımı acaba yine ben gitmeden kaldırayım da gözümün önünde kahvaltı etsin sonra arkamdan yemiyor çöpe atıyor gibi bir adım ötesini düşünerek Ela'nın haykırışları arasında gerçek hayata dönüyorum.

Demek ki bu sabahda o mutsuz uyandı diye kendimi teselli etmeye çalışsam da akıl sağlığım buna çok izin vermiyor. Çünkü desibeli çok yüksek olan o ses daha yeni yeni ayılmaya çalışan bünyeme biraz ağır geliyor. Sabahları öyle dakik hareket ediyoruz ki bir kişi arızaya bağlarsa hepimiz geç kalıyor ve hepimiz evden stresli çıkıyoruz buda tüm günümüzüm berbat geçmesine vesile olabiliyor. Yaptığım işler yada koşturmam beni yormuyorda şu çocukların gönlünü ala ala sabah mutlu mesut evden çıkma çabalarım beni herşeyden çok yoruyor.

Birini kahvaltıya ikna et diğerini kıyafet konusunda ikna et derken sabrın doruklarına çıktığım anlar oluyor. Bu sabah sabırla konuşurken nabız atışlarımın arttığını, beyninim yandığını hissettim. Ne kadar olumlu düşünmeye çalışsakta hepimiz insanız ve dayanma gücümüz bir yere kadar. Bazen batıyoruz bazen çıkıyoruz. Bazı anlar geliyor elime ne geçerse sağa sola atıp, kırıp döküp kapıyı vurup çıksam bir rahatlayacağım diyorum ama çocuklara vereceğim zarar aklıma geliyor sessizce uzaklaşıyorum. İşte o yapmak isteyipte yapamadıklarımız bizi daha çok yoruyor diye düşünüyorum.

Bu düşüncelerin sonu kendimi çok kaptırırsam "sana ikinci çocuğu kim yap dedi" ye kadar gidiyor. O konulara sinirliyken hiç girmiyorum. Bizzat kendin istedin diyor ve iç sesimi susturuyorum.

Şimdi sakinim ve sakin kafayla sabahı tekrar tekrar başa sararak düşünüyorum. Ela okula gitmeyi unutsak diye başladı güne belki yatakta keyif yapmak istiyordu oda haklı bazen bunu bende istiyorum ama vakit yok. Yağız öğlenci erken kalkma zorunluluğu yok ama sırf kahvaltısını ettiğini görmek istediğim için bizimle aynı saatte kaldırıyorum. Küçücük yaşlarına rağmen düzenli bir sorumlulukları var kaytarmak gibi şansları da çok yok. İşte tam bu anlarda kendimi suçlasam da aklıma evde olduğum zamanlar geliyor çok mu sakindi ya da herkes daha mı sorunsuzdu o zamanlar koca bir HAYIR. O zaman vicdan azabına gerek yok bir iyi bir kötü geçecek elbet bu günler ;)

İnişli çıkışlı tek meslek ANNELİKtir gerçeğini unutmamak gerek.

Yine kendi kendimi teselli ederek hayat enerjimi geri getirdiğim için kendimle gurur duyuyorum 😉

NOT: İkinci çocuk için doğru zaman ne zaman diye soranlar oluyor. Hep diyorum tekrar altını çizeyim en doğru zaman; sabrınıza ve tahammül seviyenize güvendiğiniz zamandır. Birinci çocuk için veya sırf koca istiyor diye ikinci çocuk yapılmamalı.


Sevgiler,








12 yorum:

  1. 😂😂😂 sen bizim eve kamera filan mi koydun? Ben de her sabah kizima sinir olarak uyaniyorum dayanamayacagim artik diyorum günün ilerleyen saatlerinde yine sevisiyoruz. Akilda binbir is. Büyük oglum anne sen multitasking sin diyor. Iyi mi kötü mü bilemedim 😊😊😊

    YanıtlayınSil
  2. son cümlende o kadar çok haklısın ki katılıyorum sana canım

    YanıtlayınSil
  3. bende sabır ve tahammül anlamında uzun bir aradan sonra kendime güvendiğim için araları 9 yıl oldu ama şimdi anlıyorum ki çok iyi etmişim.........

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. kaç yaş arası olduğu gerçekten önemli değil öenmli olan ruh sağlığı :) benimde 7 yıl işte iyi ki öyle olmuş

      Sil
  4. Allahım yaşasın yalnız değilmişim.Aynı koşturmaca bizde de Gülşahcım.Ve beni en çok yıldıran o gönlünü yapma çabaları. Sabah uyandı bugün okula gitmeyecekmiyiz? Gideceğiz dememle zırlamaya başladı. Neyse güç bela ikna gönlünü yaptım. Bu seferde görkem benden önce çorabını giydi diye ağlamaya başladı.Bir krizin ardından diğerinin gelmesi arasında zaman farkı bile yok. Sabahları bana kimse dokunmasın modunda işe geliyorum. Sabah o koşuşturmayı yaşadığım 1 saatte belki tüm evi temizlesem banamısın demem :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bizim çocukların yaş durumları seninle hemen hemen aynı tahmin edebiliyorum senin de sabah koşturmanı :) krizlerin biri bitiyor biri başlıyor şu sendromlu dönemler geçip giderken Allah aklımızı korusun yeter :)

      Sil
  5. Annelik dünyanın en özel sıfatı...işiniz çok zor , Allah yardımcınız olsun..

    YanıtlayınSil
  6. aahh ben daha tek çocukla geçiyorum bu iniş çıkışlı yollardan..ikinciyi hiiiç sanmıyorumm

    YanıtlayınSil
  7. Rabbim kolaylıklar sabırlar versin inşallah çok zor zanaat annelik ben bir kardeşimi büyüttüm ama yani gerçi kazık kadar oldu ama genede arada bir birimizi yiyoyuruz 😊😁 Rabbim sözlere güç kuvvet versin inşallah canım benim sevgiler 😊

    YanıtlayınSil
  8. Ah Gülşah aaaah.. O haykırışlar bizim evde de var, seni çok iyi anlıyorum. Dün bir diziye takıldım intihar eden bir genç kız var. Ailesini falan izliyorum hani insan elinde olmadan çocuğu olunca diğer aileleri de gözlemliyor. Birden dedim ki "ya benim kızım olsa bu, ya yanlış davranıyorsam.. ya.. ya.. ya.." Sonra "dur" dedim kendime, sen de insansın, sen de bunalıyorsun arada çok aşırı sevdiğin çocuğundan nefret ediyorsun, herkes böyle, önemli olan sinirlendikten sonra ona bunu açıklıyor musun, neden sinirlendiğini onu çok sevdiğini ama bu davranışına çok sinirlendiğini anlatıyor musun.." Yani diyeceğim o ki, bazı destek mekanizmaları var, kızabilirsin ama hep kızgın kalamazsın.. Arada sırada böyle oluyor sabahlar arada sırada sarmaş dolaş.. Yukardaki fotodaki gibi.. <3 Emin ol Ela da biliyor, sadece bizim kızlar biraz "huylu" :D Biraz talepkarlar hayattan beklentileri fazla.. Bizim üstümüzde deniyorlar sınırları kuralları.. Dayan :)

    YanıtlayınSil

Okuduysan ses ver ;)

Bumerang - Yazarkafe