17 May 2017

Söz Dinlemeyen Çocuklar


Valla itiraf edeyim bir dediğimi iki etmeyen, ne istersem itiraz etmeden kabul edip hemen yapan, sorgulamayan, nereye çekersem oraya gidebilen çocuklarımın olmasını istemem. Yazarken bile kendimi delimisin kadın sen desem de durum cidden bu.

Tamam tabii ki sözümü dinlesinler, saygısız cevap vermesinler veya "tamam anne yaaa" diyerek beni geçiştirmesinler. Fakat bu onlarında birey olduğu ve fikirlerinin olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini unutmamak gerekli.

Söz dinletme taktiği olarak bir de dayağı seçenek olan görenler var. Dayak ile eğitilen çocuk hiç gördünüz mü? Ne kadar sopa yerse yesin çocuk yine bildiğini okur. Zamanla dayak yemeğe de alışır iş arsızlığa döner ve daha çok sinir harbi yaşanır. Ayrıca büyüdüğünde aynı şiddeti etrafındakileri de uygulayacaktır.

Kızmakta, öfkede, şımartmakta aşırıya kaçmamak için kırk takla atmak gibi bir kuralımız var. Bu kuralı da çocuk psikolojisini her şeyin önüne çıkaran, analara vicdan yaptıran zamane çocukları oldu. Yani sıkıyı gördük mü "aman çocuğun psikolojisi bozulur" lafını iyice benimsedik.

Yine bizlerin küçüklüğü ile kıyaslamak istiyorum. Annemden, babamdan korkmazdım. Öyle döven bir ailemde yoktu. Ama evde ciddi kurallar vardı hava karardığında, ezan okunduğunda sokakta olamazdık. Kolay kolay arkadaşlarıma yatıya gidemezdim. Buna benzer tartışmaya açık olmayan kurallar içerisinde büyüdüm. Bir şeyi çok istediğimde günlerce harçlık biriktirir öyle sahip olurdum. Ve o sahip olduğum şey benim en kıymetlim olur gözüm gibi bakardım. Özellikle babamın her şeye rağmen fikirlerimize olan saygısına hayrandım bende böyle çocuk yetiştirmek istiyorum dediğim günleri çok iyi hatırlıyorum.

Gel gelelim kazın ayağı öyle olmuyor. Bizler ve çocuklarımız arasında koca bir nesil var. Çocuklara söz dinletmek eskisi kadar kolay değil.

Daha geçen gün kolay kolay "tamam anne" demeyen Ela "yeter artık ben tamam anne demekten çok sıkıldım sen bana karışamazsın" diye bana posta koydu. Yani ayda yılda bir bile olsa TAMAM ANNE demek resmen çocuk rahatsız oluyor. Israrla kendi bildiğini okumak, kendi gönlüne göre özgürce hareket etmek istiyor. Belli bir seviye de tabii ki izin veriliyor ama bazı istekler yapılabilir cinsten değil olsa da her istediğini yapmak bana mantıklı gelmiyor. Benim ondan beklentilerim ile onun yapmak istedikleri birbirine asla uymuyor öyle inat ki orta yolu bulmak için ortalama yarım saatten fazla dil dökmem gerekiyor. Bu zamanda hangimizde bu kadar sabır var bilmiyorum ama bazen kendimi ciddi anlamda zorlarken buluyorum. Tam ikna edip odasından rahatlamış bir şekilde çıkarken mutlaka karşıma Yağız başka bir krizle çıkıyor. Yarım saatte onunla konuşuyorum o daha da asi kurallara uyma sıkıntısı yok ama aklına düşeni hemen o dakika olsun isteği aşırı fazla oluyor. Çok istedikleri bir şeye hemen sahip olduklarında ikiside değer bilmiyor anında hevesleri geçiyor ve 2 güne kalmadan başka bir şeylere gönül koyuyorlar ve yine tüm konuşmalar, tüm krizler başa dönüyor. Kolay elde edilir şeylere fazlasıyla alışık olan bu çocukları ikna etmek oldukça güç oluyor. Çünkü biliyorlar ki ne kadar arıza çıkarırsam o kadar pes edip almaları garanti olur.

Sabrım en fazla bu dönemde zorlanıyor ve ben kendimi en fazla bu dönemde çaresizlik içinde buluyorum. Bildiklerim, okuduklarım, gördüklerim, uygulamaya çalıştıklarım birbirine girmiş durumda. Zaman zaman gözüme minik canavarlar olarak görünüyorlar ve ben bazen ciddi ciddi korkuyorum. Zarar vermekten değil yanlış tepkiler verip, yanlış yönlendirmekten korkuyorum. Kolay yolu seçerek sussunlar yeter ki diye istediklerini yapsam önünü hiçten alamayacağımın gayet farkındayım bu yüzden konuşarak ikna etme yolunu tercih ediyorum tabii ki arada sesimde yükseliyor çünkü sabrımı sonuna kadar kullanmaktan asla çekinmiyorlar. Ben aileme ergenlik dönemimde bile karşılık veremez iken bu dönemde 4 yaşında ki çocuğun bana söyledikleri çoğu zaman damarıma dokunuyor. Karşılarında isyan etmemek için kapalı kapılar arkasında ağladığımda oluyor. Bu bir dönem sadece kendime bunu tekrarlıyorum.

Bunları yazmamda ki amaç; bilin ki herkesin evinde bu krizler yaşanıyor. Sosyal medya da sorunsuz, mükemmel gibi gösterilen çocuklar bilin ki doğru değil. Seni beni öfkeli gördüğünde "aaa biz çocuklarımızda hiç görmedik böyle şeyler" diyenler de yalan söylüyorlar. Çünkü hiç bir anne mükemmel değil bu yüzden hiç bir çocuk mükemmel olamaz. Her çocuk bu sendrom denilen dönemlerden geçiyor. Ve her anne bu çaresizlik dönemini yaşıyor. Kimi isyan ederek, kimi sabırla, kimi yıpranarak bu süreci mutlaka atlatıyor.

Böyle bir dönem içerisinde enkaz yığınına dönmek istemeyen herkesi günün belli bir saatinde ÖNCE BEN demeye davet ediyorum. Yoksa akıl ve ruh hastalıkları hastanesinde el ele otururuz haberiniz olsun ;)

Kendinizi ihmal etmeyin...
Sevgiler,











22 yorum:

  1. Ben kendi başına bir birey olsun onunda düşnceleri olsun isterdim.Ama eğer mantıklı bir açıklama yapıyorsam bunu tamam anne diyip yapmamasindan sa demeyip yapmasini terh ederim.Sözden ziyade harekete önem veriyorum ancak tabi terbiye kurallarınada uymalı.Amannn cok zor valla cocuk büytmek.Düsndkce basima agrilar giriyor 😁😁

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuklarda öyle bir kavram yok en azından benimkilerde görmedim hiç cevap vermeyip heme dediğimi yaptıkları gün dünyanın en mutlu insanı olabilirim :) büyüdükçe daha çok zorluklar cıkıyor işin aslı bizde onlarla büyüyüp tecrübe kazanıyoruz :)

      Sil
  2. Çocuk yetiştirmek çok zor gerçekten, Allah sabır versin canım, sevgi ve anlayış bence sihirli kelimeler. İkisi olunca tüm zorlukların üstesinden gelir her anne diyorum, dayakçı anneler, babalar yazık sadece geleceğin psikopatını yetiştiriyorlar bir bilseler...:( Keşke her anne senin gibi olsa..
    Şu mutlu tabloya maşallah diyorum en kocamanından.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke bende daha işini bilen bir anne olabilsem ablacım o kadar tecrübesiz anlarım var ki ne yapacağımı şaşırdığım çok oluyor birlikte büyüyoruz sanırım :) çokkk öpüyorum seni

      Sil
  3. Benimde 2 yaşında bir oğlum var gün geçtikçe yaramaz oluyor ALLAH sabırlar versin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keske yaramaz olsa da söz dinlese diyorum bazen :)))) Allah kolaylık versin

      Sil
  4. Biz annemin bakışından anlarık yaptığımızın hata olduğunu. Sesini çıkarmasına gerek bile olmazdı. Ben de çok düşünürüm. Nerde hata yaptım, neyi eksik acaba anneliğimin de bizimkiler söz dinlemiyor diye.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hata ve eksiklerimizi sorguladıkça mutsuz oluyoruz aslında resmen bir kısır döngü bu. bu yüzden işte kendimizi ihmal etmemeliyiz diyorum çünkü bunları düşündükçe insan kafayı yiyor.

      Sil
  5. Yazını okurken gülümsedim. Özellikle de sosyal medya hesaplarında çocuklarını sevimli ve akıllı uslu(ymuş) gibi göstermeye çalışan anneler konusunda.
    Her çocuk anneyi çileden çıkarıyor, bildiğini okumaya çalışıyor, istediği herhangi birşey olmadığında tepki gösteriyor; hatta dediğin gibi posta koyuyor.
    Benim evdeki 4 yaşındaki ufaklığın da bir farkı yok ve inan bazen böyle davranmasına içten içe çok da mutlu oluyorum. Kendini ezdirmesin, silik bir birey olmasın, kendi ayaklarının üzerinde dursun istiyorum çünkü. E bu arada ben de zılgıtları yiyeceğim elbette, sabır bir zahmet :)
    Şükürler olsun ki şımarık bir çocuğum yok ve bazen tersini yapsa da anladığını ve bildiğini görüyorum birçok şeyi.
    Büyüyoruz işte birlikte yahu, bundan güzel bir yolculuk mu var :) Miş, muş gibi davranmayın anneler hepimizin başında işte minik canavarlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yolculuğun en büyük anahtarı sabır zaten değil mi :) Ama biliyorum ki kadınlar mutsuz olduklarında sosyal medya da zaman geçirip başka çocuklar ya da başka hayatlara özenip daha da mutsuz oluyorlar. Kimsenin hayatı 4*4 lük değil bunu kabullensek yeter aslında

      Sil
  6. ahahahaaa :))
    Yahu bu çocuklar doğuştan asi ruhlu... Sen eskiden gözü açık doğan çocuk duydunmu... Ben duymamıştım. Hatta bir kaç günde açamazdı bebek gözünü... Ama şimdi cin bakışlarla doğuyorlar...

    Onlarla yaşam keyifliyken aynı zamanda zorluyor da... Hep bir fikirleri, hep bir bıkkınlıkları, hep bir istekleri var... İş onlardan birşey istemeye geldiğinde anneee yeeaaaa gibi bir nida duymamamız zor hale geldi...

    Çokça sabırla buıgünlerin geçmesini bekleyeceğiz, sorunsuz ergen yoktur, bağırmayan anne de yoktur ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy Şebnem koptum gerçekten öyle Ela ilk doğdu resmen sorgulayan gözlerle bana bakıyordu bu fazla cin yandık dediydik zaten :)))
      Çok mutsuz çocuklar artık en çok da buna üzülüyorum hep bi sendromları var :) Büyüdükçe daha neler göreceğiz dur bakalım :)

      Sil
  7. Bagirmiyorum diyen anne yalan söyler. Ama öbür türlü siddete karsiyim. Hicbirimiz mükemmel degiliz olmaya çalismak da bosuna. Hayat renkleriyle güzel 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy keike hiç birimiz bağırmasak ama olmuyor işte :) şiddet olmadığı sürece sorun yok ya daha ne kadar annelere görev yükleyebiliriz ki :)

      Sil
  8. Benim oğlumla ilgili sıkıntım yok, kendi anne babamla sıkıntım var. Her dediğini yaptıkları için, dört gözle doğum iznine ayrılmamı bekleyen çocuk, izne çıktığımdan beri eve gelmiyor. Annemde kalıyor. Bir şey olduğu zaman da bana dönüp sen de ne cins Bir annesin hiçbir şeye izin vermiyorsun diyebiliyor ve bu çocuk henüz 3 yaşında. Bugün yine Bir kriz geçirdik ve gideceğim dedi gitti. 3 yaşında istediği zaman giden Bir çocuk ile ergenliğinde nasıl baş edeceğim hiç bilmiyorum. Allah hepimizin yardımcısı olsun. Öpürum seni de kuzularını da

    YanıtlaSil
  9. Saadet neyi eksik yaptım demiş ya eksik değil canlar fazlasıyla yaptıldığı içindir bunlar felaket inan yazdıklarınızı satır satır okuyorum minik çocuğum yok ama Durucukla dönem dönem ben ilgileneceğim yeni miniklerin huyu suyu nedir öğreniyorum. kendi jenerasyonunla hiç kıyaslama kuzum sizlerin yaş grubu söz dinleyen son jenerasyon:))Kışın Ankaraya gittiğim de yeğenim (8 yaşında) babasına (TV kullanımı ile uyarmıştı)benim de haklarım var ben de bir bireyim benim yapmak istediklerime karışamazsın diye cevap verdiğin de kalmıştım öyle. Babası da tabii ki bireysin ama doğruyu yanlışı da öğretme görevi bizim bunları öğrenip kurallara saygılı olacaksın o birey olmanın için de bunlar da var deyince her şeye de cevabınız var deyip küsmüştü şimdi sen bunları yazınca onlar geldi gözümün önüne:))
    Bağırmayan anne varsa hep birlikte alkışlayabiliriz:)))

    YanıtlaSil
  10. Ela'ya bayılıyorum demiş miydim? :))

    YanıtlaSil
  11. Çok açıklayıcı yazmışsın canım aile ve çocuk eğitimi bütünleyici olgular her çocuk bir birey tıpa tıp bizler gibi olamazlar olmasını da istemeyiz her ailenin farklı tarzları da olabilir bence en güzeli davranış, konuşup bilgilendirme, paylaşım çocuk eğitimi için önemli unsurlar elbette yeri geldiğini bazı zararsız patlamalar yaşayabiliriz insanız önemli olan bunların farkında olmak makul çözümler bulmak senide bunların bilincinde olduğun için kutlarım canım şimdiki bir çok anne daha bilinçli böyle bilinçli anneleri görmek yazılarını okumak çok güzel...

    YanıtlaSil
  12. "Yüz verdik ayıya, geldi..." diye başlayan bir laf vardır Gülşah'cım, şimdi onu hatırladım da kendi kendime sesli güldüm. Kriz anlarında hatırlamaya çalışacağım bu lafı, sana da öneriyim bari dedim.
    Önce BEN'e sonuna dek inananlardanım!

    YanıtlaSil
  13. insta hikayelerde elanın itirazlarını seviyom, açık ayakkabı vardı yaa :)

    YanıtlaSil
  14. bence her çocuk söz dinler sadece onlara söz dinletmeyi bilmeyen anne ve babalar vardır maalesef :/

    YanıtlaSil
  15. Ne kadar da zor bir konuyu ele almışsınız, kaleminize ve yüreğinize sağlık. yazınızı ilgiyle okurken kramplar yaşadım midemde tekrar; uzun yılar sonra. Zamanla birlikte çocuklardan çok şeyler öğreniyoruz. Benim öğrendiğim en önemli şey: Çocuğu karşında bir birey olarak görüp, empatiyle ve sevgiyle yaklaşmak çok şeyi çözüyor ve gelecek sıkıntıların da önüne geçiyor. Çenem düştü, hoşça kalın. :))

    YanıtlaSil

Okuduysan ses ver ;)

Bumerang - Yazarkafe