30 Haz 2018

La Roche Posay Ürünleri


Soğuk içecekler, uzun geceler, deniz, kum ve güneş derken insan yaz aylarının rahatlığına öyle kolay alışıyor ki… Sadece bedenen değil zihnen de rahatladığımız bu aylarda klasik yaşantımızın temposundan düşmemiz de haliyle kaçınılmaz oluyor. Bu rahatlık her ne kadar fiziksel ve ruhsal olarak bizim için oldukça faydalı olsa da sağlığımız için ihmal etmememiz gereken bazı tedbirler de var. Bu tedbirlerinse tek bir hedefi var: UV – yani ultraviyole- ışınlar.

Aynen öyle, bu yazımda size güneş ışınlarının muhtemel zararlarından ve korunma yollarından bahsedeceğim. Çünkü her ne kadar yaz aylarında ekstradan özen göstersek de güneşten korunma aslında tüm yıl boyunca dikkat etmemiz gereken önemli bir husus. Ne yazık ki UV ışınlar sadece güneşli ve sıcak günlerde değil bulutlu ve soğuk günlerde bile cildinize zarar verebiliyor. Özellikle sıcak yaz günlerinde en şiddetli seviyesine ulaşan UV ışınlara karşı cildinizin kurtarıcısı güneş koruyucular, hatta daha geniş bir çembere alacak olursak, içinde SPF içeren ürünler oluyor.

Cildinizin hassasiyetine göre uygun SPF seviyesini seçmeniz oldukça önemlidir. Seçim yaparken genel yaklaşım, cildinizin rengi açıldıkça ve hassasiyeti arttıkça SPF seviyesini artırmanızdır. Buna ek olarak eğer yüzünüz hassas veya akneye meyilli ise yüzünüz için hem daha hassas bir formüle sahip olan hem de daha yüksek SPF’e sahip olan bir ürün tercih etmenizde fayda var.

Ne yazık ki tek başına SPF güneşten korunmak için yeterli olmuyor. Koruyucunuzun kalıcılığı da bir hayli önem taşıyor. Deniz ve havuz meraklıları için suya dayanıklılık, uygulama kolaylığı ise çocuklar için büyük önem taşıyor. Bunlar ile birlikte pek çok istek ve ihtiyacınızı sonuna kadar karşılayan ürünlerin adresi ise La Roche Posay.

Cilt bakım ürünlerinin lider markası La Roche Posay Anthelios serisinde kullanıcılarına üstün güneş korumasının yanı sıra parlama karşıtı, nemlendirici ya da renkli gibi pek çok seçenek sunuyor. La Roche Posay’in sadece eczanelerde satılan bir dermo kozmetik markası olması ise eczacılara oldukça yüksek kar fırsatı yaratıyor. Güneşten korunmak tabi ki önemli, ancak bunu yaparken bütçemizi de sarsmak istemiyoruz. Buradaki kurtarıcımız ise turuncukasa.com oluyor.

Son keşfim olan Turuncukasa.com makyaj, sağlık ve dermo kozmetik gibi pek çok ihtiyacım için yeni adresim oldu. Aklınıza gelecek hemen her markayı sitede bulabilir; istediğiniz ürünü uygun fiyatlar, kampanyalar ve indirimler sayesinde kolaylıkla satın alabilirsiniz. Yaz dönemi için özel indirimleriyle  La Roche Posay ürünlerine  de kolayca sahip olabilirsiniz. UV ışınları şakaya gelmez, eve kıpkırmızı dönmeyin sonra benden söylemesi.
Sevgiler,
devamı »

29 Haz 2018

Özgün Tasarımları ile Kaliteyi Birleştiren U.S. Polo Efsanesi


 
Kralların ve asillerin sporu olan polodan ilham alarak tasarımlarını ortaya koyan U.S Polo, konforlu ve şık ürünleri ile 1890 yılından bu yana modaya yön veriyor. Kendine özgü bir tarza sahip olan marka klasik U.S. Polo renklerinin ve armasının hâkim olduğu bir şıklığa imzasını atıyor. Her yaşa hitap eden marka, 152'si Türkiye’de bulunan, dünya genelinde 277 mağazası ile kullanıcılarına hizmet ediyor.

 
Kaliteli Giyimin Değişmeyen Adresi U.S. Polo

 
Kaliteli giyinmeyi seven ve kaliteyi yaşam tarzı haline getirenlerin tercihi olan U.S. Polo giyim , moda dünyasında adından sıkça söz ettiriyor. Geçmişi yansıtan asil renkleri ve tarzı ile modern çizgileri harmanlayan marka, polo sporunun ruhunu çağımıza yansıtıyor. U.S. Polo’nun tüm gözleri üzerine toplayan; ceket, yelek, gömlek, triko, sweatshirt, ayakkabı, etek, elbise, spor giyim, pijama ve çocuk giyim gibi her kategoriyi kapsayan ürün çeşitliliğine her gün bir yenisi daha ekleniyor.

 
Giyim çeşitlerinin yanı sıra saat, eldiven, çorap, bere, şal kemer, cüzdan ve çanta gibi aksesuarları ile de göz dolduran marka giyim kombinlerini aksesuarları ile birleştirerek bağımlılık yaratan bir tarz ortaya koyuyor. Takım ruhunun yakalanmasında önemli bir rol oynayan U.S. Polo; kalemlik, okul çantası ve beslenme çantası gibi çocuk ürünleri ile de çocuk dünyasında da yer alarak her yaş grubuna hitap edebildiğini kanıtlıyor.

 
Moda Dünyasında Özgün Tasarımın Adresi U.S. Polo Ürünleri

 
Her mevsime özel olarak tasarlanan farklı kombinleri ile sezon trendlerinde her zaman söz sahibi olmayı bilen U. S. Polo yeni sezon ürünleri ile de tahtını korumaya devam ediyor. Yalın ve sade giyimleri ile her ortamda dikkat çekmeyi başaran kadınların tercihi olan U.S. Polo, ağırbaşlı duruşuyla her zaman asilliğin simgesi oluyor. Erkekler tarafından en çok beğenilen klasik polo t-shirt'ler, gömlekler ve montlar klasik renkleri ve sportmen bir hava veren dikişleri ve armaları ile en çok tercih edilen modeller arasında yerini alıyor.  Markanın atlı amblemi hemen hemen her üründe bulunuyor. Gerek iş hayatında gerekse günlük yaşamda tercih edilen polo trikolar, kadınlar tarafından  etek ve pantolonların üzerinde kullanıldığında şık bir görünüm sağlıyor. Erkekler ise kot ve pamuklu kumaş kullanılarak tasarlanan pantolonları kapri olarak yazları tercih ediyor.

 
Beğendiğiniz U.S. Polo giyim ürünlerinden dilediğinizi sepetinize ekleyebilir, U.S. Polo online satış mağazası markastok.com güvencesi ile satın alabilir ve avantajlarından yararlanabilirsiniz.

 
devamı »

19 Haz 2018

Bel Bölgesinde Bulunan Yağlardan Kurtulmak

şekersiz beslenme


Yaklaşık 6 aydır sağlıklı beslenip kendimde evde spor yapıyor, fırsat buldukça da günlük 10000 adım atmak için yürüyüşlere çıkıyorum.

Ramazan ayında dahi şekersiz beslenmeyi elimden geldikçe devam ettirdim. Yürüyüş yapma süremide bu dönemde bayağı arttırdım. İnstagramdan çok fazla soru geliyor kendimce cevaplıyorum fakat ben uzman değilim. Kendimce araştırıyor kendi üzerimde de uygulamaya çalışıyorum.

En çok sorulan sorulardan biri belimi nasıl incelttiğim oluyor. Günde 40-50 mekik çekiyorum asla incelmiyor diyen var. Evet doğrudur bende o hatayı vakti zamanında yaptım :) Hiç bir zaman kilolu biri olmadım ama tipik türk annesi gibi 2 doğumdan sonra bel bölgemde yapışıp kalan yağlanma vardı.

Bu konuda çok fazla araştırma yaptım. Gerçek şu ki; bel bölgesinde ki yağlardan kurtulmak için mekik asla yeterli değil. Hatta işe direk mekik çekmekle başlamak çok büyük hata diyebiliriz. Bölgesel zayıflama diye bir şey olmadığını bende bu süreçte öğrendim. Terleme eşofmanları veya belinizi poşete sarıp yağ yakma söylentilerinin de yalan olduğu açıkça ispatlanmış durumda. Zayıflama çayı ve haplarıyla zayıflamaktan hiç bahsetmiyorum bile...

Peki bel bölgesinde ki yağlardan nasıl kurtulacağız?

Ben kendimde izlediğim yoldan anlatacak olursam;
* Bol su iç. İçemiyorum, susamıyorum vb bahanelerini geç ve gözünün önünden suyu ayırma. Günde 2-3 lt mutlaka tamamla. Güne bir bardak su ile başla ve günü yine bir bardak su ile bitir.

* Sağlıklı beslen. Diyetten bahsetmiyorum. Paketli gıdalardan, unlu mamullerden, şekerden, tuzdan uzak durmaktan bahsediyorum. Göğsümü gere gere söyleyebilirim ki ben; diyet ile değil sadece şekersiz beslenme ile bel bölgesinde ki yağlardan kurtuldum. 21 gün şekersiz beslenmeyi denediğinizde farkı göreceksiniz garanti veriyorum :) Bugün kötü beslenmiş olabilirsin ama pes etmek yok sonraki gün hemen beslenmeni dengeleyebilirsin.

* Hareket et. Başka şansın yok. Kalıcı olarak zayıflamak istiyorsan hareket etmek zorundasın. Zaman yok, yapamıyorum bahanelerini unut. Ben kış ayları boyunca çocuklar uyuduktan sonra youtube videoları ile evde spor yaptım. Çalışıyorum ve spor salonuna gitmeye vaktim yoktu. Yatıp dizi izlemek yerine kalkıp spor yaptım. Yaptığım spor mekik çekmek asla olmadı. Leslie ile yürüyüş, ip atlama ve cardio videolarıyla başladım. Sonra sonra aralara pilates ekledim. Çünkü vücut kg alacağı bölgeyi kendi seçtiği gibi, kg vereceği bölgeyi de kendi seçiyor. Ben belden vereyim dediğinizde belden gitmiyor. Bu yüzden tüm vücudu çalıştırmak en güzeli oldu.

Özellikle doğum yapanlar bilirler alt karını eritmek oldukça zordur. Bunun için biraz sabretmek gerekir. 49 kg olsam bile alt karnım asla erimiyor derdim. Fakat artık gözle görülür şekilde toparlandığını görmek beni fazlasıyla motive etmeye başladı.

Bu 3 maddeyi sadece yaz dönemi kg vereyim gibi kullanmayın. Bu düzen oturduğunda alışkanlıklarınız kökten değişecek buna inanabilirsiniz. Kaçamak yapıp bugün çok fazla tatlımı yediniz hemen olmuyor yapamıyorum işte demek yerine bir sonraki günü daha sade beslenip bol yürüyüşle telafi edebilirsiniz. 3 günde 5 kg verdiren diyetlerden, haplardan, çaylardan medet ummayın önce kendinize hedef belirleyin ve harekete geçin. Çocuklar rahatmı bırakmıyor açın müziği birlikte bolca dans edin. İnstagram hepimizin hayatı oldu. Motivasyon içerikleri üreten binlerce sayfa var. Mide ameliyatı olmadan evde zayıflayan, online beslenme danışmanlığı yapan bir sürü güzel yönlendirme yapan hesaplar var. Onlar yapıyorsa sizde yaparsınız. Yeter ki önce kendinize inanın ve kendi gücünüzü önemseyin gerisi gelir ;)

iki tane de link bırakayım belki okursunuz ;)
Bel çevresi yağlanma
"Düz karın" için en 11 besin

Bu arada ben dün itibariyle şekersiz 21 güne tekrar dan başladım. Bayramı tatlı krizine girmeden bir kaç ufak kaçamakla atlattığım için buna devam etmek istiyorum. Bu konuda gün sayarak kendimi bayağı eğittiğimi düşünüyorum :)
Tavsiye ederim ;)

İnstagram hesabım ;
@gulsahonen





devamı »

13 Haz 2018

Buralardayım...


Bloğuma eskisi gibi düzenli yazı yazamıyorum. Vakit yok demek istemiyorum, çünkü bana göre insan sevdiği işi yapmak için her daim vakit yaratır. Aylar öncesine kadar da yaratıyordum.

Babamın vefatı ile birlikte hayatımda bana dair bir çok şeyi değiştirme fırsatı buldum. Önceliklerim fazlasıyla değişti. Zor zamanımda yanımda olmayan insanlarla arama mesafeler girdi. Beni yoran insanlardan uzaklaşmaya başladım. Kendimi iyi hissetmemi sağlayacak şeylere yöneldim. Kendimi oldum olası önemserdim ama sağlığımı bu kadar önemsemem babamın gidişinden sonra oldu. Şekersiz beslenme ve spor hayatımın bir parçası oldu. Çocuklarım, ailem, sevdiklerim dışında kimse için kafa yormamaya başladım.

Eskiden yazmak iyi hissettirirdi geceleri oturur saatlerce yazardım. Şimdi ise akşamları bulduğum her fırsatı dışarıda yürüyüş yaparak ya da evde spor yaparak geçiriyorum. Meditasyondan yogaya kadar kendimi dinleyebileceğim her şeyi uygulamaya çalışıyorum. Bol bol dua ve şükredip kendimi tazeliyorum. Evde, yolda bulduğum her fırsatta kitap okuyorum. Geride kalan sevdiklerimin sağlığı ve mutluluğu için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. İhtiyacı olanlara dokunmaya kendimce iyilik yapmak için çabalıyorum.

İnsan sevdiğini kaybedince, canı sonuna kadar acıyınca asıl yaşadığını anlıyormuş. Asla isyanım yok bu kaybediş bana diğer taraftan çok şey kazandırdı bunun için bile ne kadar şükretsem azdır diye düşünüyorum.

Böyle diye diye 7 ay geçti. Kendimi çok iyi hissettiğim bir dönemdeyim. Önümde beni zorlayacak, yaramı kanatacak olan babasız ilk babalar günü ve ramazan bayramı var. Kendime; unutma böyle günleri doya doya sarılarak kutladın sen için rahat olsun desemde içimde ki kız çocuğu bambaşka bir masal aleminde sanki yeryüzünde herkes bu özel günleri babasına sarılarak geçirecek ve sanki benden başka herkesin babası var bir tek benim yokmuş gibi geliyor. Zaman her şeyin ilacı bunu iyi biliyorum. Yaralarım kabuk bağlıyor, özlemim daha çok artıyor ama unutmaktan asla korkmuyorum çünkü biliyorum ki unutulmayacak. Dilerim çocuklarımda babalarına doya doya büyürler daha doğrusu dilerim her çocuk anne/babasına doyarak ve desteklerini yanında hissederek büyürler. Rabbim kimseye dayanamayacağı acılar vermesin en büyük duam budur.

Kısaca iyiyim ve buralardayım çok şükür...

Sevdiklerim için kendime iyi bakmaya çalışıyorum. Size de tavsiyem sağlığınıza dikkat edin. Ve fırsatınız varken yanınızda olan tüm sevdiklerinize doya doya sarılın. Bayramlarda tatile kaçmak yerine nefes alıyor olduklarını bildiğiniz ailenizi mutlaka görmeye gidin. Bol bol da fotoğraf, video çekin özlem ağır bastığında gülümseyerek hatırlayacağınız anılarınız olsun elinizde...

Şimdiden huzurlu bayramlar dilerim...

@gulsahonen



devamı »

28 May 2018

Son Söz Kimde Kalsın?


İki çocuk büyütürken en çaresiz kaldığım zamanları bana bir sorsanız ilk 5'e laf yetiştirme anlarımızı koyarım.

Çocukların dil gelişimi ilerledikçe kelime hazneleri hızla artıyor. Ve bu gelişimlerini ilk önce ev içerisinde bizde uyguluyorlar. Şöyle ki; her soruna ters bir cevap, her istenilene aykırı isyanlar, her öğütüne senden daha çok akıl vermeler olarak haneye yansıyor. Kavga anları ise off off. Herkes birbirine laf yetiştiriyor ve herkes de son sözü ben söylerim havasında davasını uzatmaya devam ediyor.

Kendi aralarında ki laf ebeliklerine karışmıyor müdahale etmiyorum fakat konu bana sıçradığında biraz can sıkıcı olabiliyor. Morali bozuk olan, canı sıkılan bana sarıyor. Ben ufacık bir rica da bile bulunsam bir dünya laf işitiyorum. Bana akıl vermeye bile başladılar. Haliyle insan bozuluyor bacak kadar boyları ile bana kafa tutuyorlar.

Mesela Yağız'ın kendinden emin ben her şeyi bilirim "yooo hiçte öyle değil" ile başlayan çok fazla cümleleri var. Bazen hata edip düzeltip doğrusunu açıklayayım diyorum saatler süren ikna etme, her lafımı geri çevirme bitmek bilmeyen bir didişmeye dönüyor işte o zaman sakin kalmak için dudak içlerimi falan ısırıyorum :) Mesela dün akşam konudan konuya atlarken mevzu kondisyonun anlamına geldi. Ben bildiğim açıklamamı yaptım o tabi anında itiraz etti. Bende "itiraz etmeden önce her şeyi araştırmayı denemelisin" deme gafletinde bulundum bir de üzerine açtım google dan kondisyonun açıklamasını okudum. Google da bazen yanılabilir bence öyle değil diyerek bir başladı anlatmaya duysanız yılların tecrübesi ile beni eğitiyor gibiydi. Bazen anlattıklarını tebessümle dinliyorum ama çoğu zaman bu ben bilirim havaları damarıma basıyor ve beni geriyor. Mesela aceleyle işe giderken tam kapının ağzında "bana kahvaltı etmek senin anlattığın kadar her zaman yararlı olmayabiliyor mesela şuan midem bulanıyor ve hiç bir şey yemek istemiyorum" gibi uzunnnn açıklamaları için sabahın o saatinde onu ikna etmeye vaktim kalmıyor. Hoş konuların sonunda ikna etmeyi de bilerek ve isteyerek ben bırakıyorum. Yağız inatlaşma dönemini çoktan geçti. Şuan ki itiraz ve ben bilirim dönemi ergenlik dönemi girişlerinde asiliğin başlangıcı olarak bir çok çocuk da görülebiliyormuş. Üzerine çok gitmeden kendi haline bırakmakta fayda var :)

Ela ise tam da inatlaşma döneminde ona ne seçenek sunarsan sunalım HAYIR diyor. Ve abisi gibi başlıyor lafları tek tek dizmeye.
Bu tişörtle bu etek giyilmez,
bu yemeğinde yanında bu yenmez,
ben kendi kararımı verebilirim,
yooo o asla mavi değil anne blue o blue,
abim benden büyük olamaz ben ondan büyüğüm (abi olarak kabul ediyor ama büyük olduğunu kabullenemiyor)
odamı ben dağıtmadım ben toplamam (ciddende toplamıyor bende toplamıyorum)
Şimdilik kabullendiği hiç bir olay yok. Hatta arada ağzından "tamam anne" lafı kaçınca bana teşekkür etmelisin bak sana TAMAM dedim diyor o an kendimi dünyanın en şanslı annesi hissediyorum 😊 Bence büyüdüğünde dansöz olacağına avukat olsa daha iyi iş yapar sanki :)

Dil gelişimini tamamlamış, kelime hazneleri oldukça geniş olan bu iki karakterle aynı anda tartışma yaşadığım anları hiç yazmayayım. İç karartmanın anlamı yok hemen polyannaya bağlıyorum; bu dönemde geçecek birey olma yolunda hızla büyüyorlar ama ben yine de ev içinde bir ana olarak son söz bende kalırsa çok mutlu olurum sanki ya :)

Bizi instagramdan takip edebilirsiniz.
@gulsahonen

Sevgiler












devamı »

İspanya’ya İlk Kez Gidecekler İçin Önemli Tarihi Bilgiler



Akdeniz’in en güzel ülkelerinden birisi olan İspanya Avrupa turu kapsamında gidebileceğiniz en güzel seyahat seçeneklerinden birisi oluyor. Bunun içinde ispanya turu yapanların her zaman mutlu ayrıldıklarını görebiliyoruz. Klasik bir İspanya turu yerine bu makalemizde sizlere ülkenin tarihi yerleri ve doğal güzelliklerinden bahsetmek istiyoruz. İspanya sanat ve etkinliklere önem veren bir ülke dolayısıyla sık sık düzenlenen festivaller ve dans gösterileri İspanya’yı her zaman yaşanılabilir konuma getirmiştir. İspanya’da farkı kültürleri de modern hayatla harmanlayarak yaşayabilir ve keyfine de doyamazsınız. İsterseniz İspanya’ya geldiğiniz zaman tarihi noktaları nereler ve nereyi ziyaret etmeniz gerekiyor size kısaca anlatalım. 

BARSELONA

Sanıyorum ki İspanya’nın adının geçtiği bir yerde Barcelona’dan bahsetmeden geçmek olmaz. Her ne kadar dünya burayı takımından biliyor olsa da İspanya’nın en çok tanınan ve vazgeçilmez şehri de yine burasıdır. Barcelona turistler bakımından da ilgi çeker. Bunun için her yıl binlerce turisti Barcelona sokaklarında görebilmek mümkün. Barcelona müziği ve kültürüyle hatta yemekleriyle önemli destinasyonlara sahip. İspanya’da tarihi olarak gidebileceğim yerler nereler derseniz size tavsiye olarak La Rambla,La Sagrada Familia ve Park Güell gibi alanları gösterebiliriz. Bunun yanı sıra gitmeniz gereken yerlerden bazıları ise Katalan Ulusal Sanat Müzesi, Katalan Müzik Sarayı, Picasso Müzesi ‘dir.

MADRİD

İkinci durağımız Madrid gezilecek listesinde ilk başlarda göremiyor olsak da aslında olması gerekenden çok daha fazla ilgiyi hak ettiğini de söylemek mümkün. Kendisine başkent muamelesi yapmanızı da öneriyoruz çünkü burası İspanya’nın en büyük şehirlerinden de bir tanesidir. Madrid’ e geldiğiniz zaman görmeniz gereken tarihi yerler ise Plaza Mayor,Prado Müzesi,Depod Tapınağı,Kraliçe Sofia Ulusal Sanat Müzesi  Buraya geldiğiniz zaman en azından Barcelona kadar seveceğinizden eminim.

GRANADA

İspanya’ya geldiğiniz zaman gidebileceğiniz yerlerin sayısı çok fazla ancak tarihi bir amaçla gelmişseniz o zaman gelmeniz gereken yerlerden birisi de Granada olacaktır. Özellikle de Endülüs emevilerinden kalma dönemin izlerini taşıyan EL Hamra Sarayı ile ünü olduğunu da söyleyebiliriz. Granada İspanya’ya geldiğiniz zaman hayran kalacağınız yerlerden bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. 

SEVİLLA

İspanya ve Flamenko ancak Flamenko’nun başkenti de Sevilla’dır. Burası dar sokaklardan oluşan bir yer ve gezerken mistik kokusu sizi alıp çok uzak yerlere götürecektir. Tarihi mekanlarının yanı sıra müzik ve danslarıyla da size kendinizi özel hissettirecek bir yer. Sevilla İspanya’nın 4. Büyük şehridir ve gezebileceğiniz yeri de bir hayli varladır. Burası aynı zamanda iç liman olarak da bilinir ve konumu itibariyle de kıymeti bir hayli fazladır.

CORDOBA

Son olarak size bahsetmek istediğimiz Yer Cordoba burası da mistik bir kent edasında kendinizi sokaklarına atıp mistik bir havayı koklayabilirsiniz. Kısacası tarihi dokusu sizi büyüleyecek. 
devamı »

23 May 2018

2018’in Yükselen Trendi: Özel Havuzlu Kiralık Villalar




Antalya’da doğanın her anını görmek ve masmavi deniz berraklığını teninde hissetmek isteyen çoğu turist binlerce kilometreyi aşarak her sene Türkiye’ye geliyorlar. Türkiye’nin sıcak ikliminden mutfağına kadar her detayından memnun kalan yabancı turistler bir sonraki sene tüm yakınlarına da Türkiye’yi öneriyor ve Antalya’ya yeniden akın ediyorlar. Antalya’da her dönemde sıkça rastlayacağınız yabancı turistler erken rezervasyon dönemlerinden faydalanıyor ve konaklamalarını bütçelerine ve tercihlerine göre otellerde yapılıyorlar. Ancak, Türkiye turizminin git gide ilerlemesi ve Türkiye’nin doğal güzelliklerinin bilinmesi tüm Dünya’da dillere destan olmasıyla bu turizm talebi her gün artıyor. Hal böyle olunca, otellerde ful doluluk kapasitelerine erişiliyor, turistler ise otellere rezervasyon üstüne rezervasyon yapııyorlar.


Antalya’da konaklama hizmeti veren firmalar olarak bizler de turistlerin Türkiye’yi ve Antalya’yı sevmesi ve buralarda iyi alanlarda konaklaması için çalışıyoruz. Villa Kalkan olarak uzun yıllardır villada tatil ve konaklama sektörünün içinde olduğumuz için değerli tatilcilerimizin ne istediğini ve neye ihtiyacı olduğunu yakından biliyoruz. Muhafazakar görüşe sahip aileler için muhafazakar kapalı havuzlu villalardan, evcil hayvan izinli villa kiralama hizmetine kadar çeşitli villa kiralama kategorisinde hizmet sunuyoruz. Kapalı havuzlu villa Antalya’da sıklıkla muhafazakar ve balayı çiftlerinin isteği olduğu için villalarımızın tasarımını romantik ve aşk dokulu olarak tasarladık. Jakuziden saunaya kadar imkan sunabildiğimiz kapalı havuzlu kiralık villalarımızda dilerseniz yardımcılarınız da konaklayabilmektedir.

Villa Kalkan’ın  kapalı havuzlu tatil villalarını görmeden tatil planınız için otel veya alternatif konaklama çeşitlerini seçmeyin! Size özel sunabileceğimiz villada tatil hizmetlerimizden memnun kalacağınıza oldukça eminiz. Gerek uygun fiyatlarımız gerekse sunduğumuz avantajlar ile Villa Kalkan’da sizleri konuk etmeye kararlıyız. Birbirinden özel zevkle dekore edilmiş kiralık villalarımızda unutulmaz bir tatil deneyimi yaşamak için sizleri Villa Kalkan’a bekliyoruz. Her geçen gün yenilediğimiz villa çeşitlerimizi ise www.villakalkan.com.tr ‘de bulabilir, beğendiğiniz villalar hakkında detaylı bilgi talebinde bulunabilirsiniz. Kaş ve Kalkan’da faaliyet gösteren Villa Kalkan’a bizzat gelerek de sizlere sunacağımız özel dekore edilmiş villalarımızı görebilir, uygun fiyatlara kaliteli bir konaklamayı kendiniz ve sevdikleriniz için seçebilirsiniz.
 
devamı »

11 May 2018

Anneler Günü Hediye Seçenekleri


Anneler günü yaklaşırken "yapmayın, etmeyin ne olur canım analara artık ufak ev aletleri almayın" diye her önüme gelene alt yazı geçiyorum :)

Özellikle anneler günü gibi maneviyatı yüksek bi günde hediyeden ziyade beklentim çocuklarla birlikte birbirimizin kalbine dokunalım yeter diye düşünüyorum. Zaten sadece bir gün değil hergün hatırlanma taraftarıyım ama madem böyle bir gün türemiş üreticilerde bunu kazanç kapısına çevirmiş o zaman hediye alınacaksa da bence bir annenin yüreğine dokunacak, kendini değerli hissedecek ve sadece kendine özel bir hediye olmalı diye düşünüyorum.

Geçen yıl olduğu gibi benim bu yılda tercihim sosyopix oldu. Geçen yıl gelen hediyelerimi çocuklarımla birlikte hazırladım bu yılda aynısını yapıyoruz. Hepimizin içinde bulunduğu en özel anların elimize geçtiği fotoğraf kareleri ile şahane bir anı albümü yaptık.

Her gün çocuklarımızın en özel anlarını elimizde ki telefonlar ile fotoğraflıyoruz ama ben o güzelim anların telefon ya da bellek içinde saklı kalmasını içime sindiremiyor illa her sene albüm hazırlıyorum. Dokunmak, o anı bir daha yaşamama sebep oluyor.

Bu arada sosyopix sayfasını incelerseniz anı kartları, anı albümleri, anı çerçeveleri, buzdolabı magnetleri gibi bir sürü anılarınızı ölümsüzleştireceğiniz ve sadece özel günler de değil her günü özelleştireceğiniz ürünlerin olduğunu görürsünüz.

Biz anı albümünüzü oluştururken çok eğlendik ;)






devamı »

8 May 2018

Düşünce Gücüyle Tedavi


Öncelikle bu kitabı elime aldığım andan itibaren, bir şeylerin değişmesi gerektiğini fark edip olumlu bir değişime girdiğimi gördükçe kendimi çok iyi hissettiğimi belirtmek isterim.

Bloğuma okuduğum her kitabı yazmıyor, beni çok etkileyen, bitmesini istemediğim bittiğin de ise bende izler bırakan, bu satırları herkes okumalı dediğim kitapları özellikle yazıyorum.

Bu kitapta aynen bu bahsettiğim türden bir kitap. Yakın çevremde bir çok arkadaşıma aldırdım. Belki sizleri de etkileyebilirim diyerek paylaşmaya karar verdim ;)

Pozitif psikoloji

Düşündüğünüz her şeyin, yaşayacağınız her şeyin belirleyicisi olduğunu hiç düşündünüz mü?

Yaşam gerçekten çok basit, Ne Ekersek, Onu Biçiyoruz
Kendi hakkımızda düşündüklerimiz, kendi gerçeklerimiz oluyor. İşte benim için en vurucu cümle bu oldu.

Önce düşüncelerini değiştir sonra hayatında ki her şey değişecek diyor. Çünkü aklımızda düşünce oluşturan yalnızca BİZ iz. Olumlu olumsuz tüm düşünceleri yaratan, başımıza gelmesini sağlayan biziz. Tabii kadere de inanan bir insanım ama bütün gün negatif düşüncelerle dolanan, etrafındakileri ve özellikle kendini sevmeyi bilmeyen insanın başına inanın her türlü kötü şeyler gelebilir. Buna inanmıyorsanız kendi üzerinizde denemeniz çok kolay. Bir sabah güne söylenerek, isyan ederek başlayın ve tüm gün suratınızı asın ve oturup başınıza neler geleceğini gözlemleyin.
Ertesi gün güne sağlığına şükrederek, kendine teşekkür ederek özenle güne başlayın ve gün boyu gülümsemeyi hatta ufak ufak iyilikler yapmayı deneyin işte bir de böyle bir günü gözlemleyin.

Tabii ki hiçbirimiz pembe masal aleminde yaşamıyoruz. Canımıza sıkan iş arkadaşımız, patronumuz, arkadaşımız olabilir ama işte o an durup bir başkası yüzünden ya bütün günümü berbat edeceğim ya da derin nefes alıp kendimi sakinleştireceğim seçeneklerine odaklanın. Başlarda kolay olmuyor ama kitap bazı alıştırmalarla size çok güzel yön veriyor. Ve unutmayın bir şeyi alışkanlık olarak kazanmak için her gün düzenli olarak uygulamak ve tekrar etmek gerekiyor. Tıpkı şekersiz 21 gün ve şekersiz 40 gün uygulamalarım gibi... Bu iki uygulamadan sonra bana alışkanlık olarak kalan en büyük hediye şeker düşkünlüğümün çok çok azalması ve paketli ürünlerin etiketlerini okuma alışkanlığı diyebilirim.

Ben ÖNCE BEN kelimesini her yere yazan çizen biriyim. Bazıları bunu bencillikle karıştırıyor. Fakat asla bencillikle alakası yok. Kitapta da anlatılan tam olarak bu " KENDİNİ SEVMEK." Sevmek mucizeler yaratır. Kendini sevmek de yaşamımızdaki mucizelerin yaratıcısıdır.

Kendini beğenmişlikten, kibirden, herkese tepeden bakmaktan söz etmiyorum. Çünkü bunlar sevgi değil. Sadece korku. Kendimize büyük bir saygı, bedenimizin ve zihnimizin mucizevi yeteneklerine şükran duymaktan söz ediyorum. ( sayfa 39)

İşte benimde tam olarak yıllardır anlatmaya çalıştığım bu ;)

Şimdi de kendimizi nasıl sevmediğimizi gözden geçirelim;
*Kendimizi durmadan azarlıyor ve eleştiriyoruz. Bedenlerimizi sağlıksız yiyecekler, alkol ve sigara ile yıpratıyoruz.
*Sevilmeye layık biri olmadığımızı inanmayı seçiyoruz.
*Emeğimizin karşılığı olan hak ettiğimiz ücreti talep etmekten korkuyoruz.
*Bedenimizde hastalıklar ve ağrılar yaratıyoruz. (yorumum: kötüyüm, hasta olacağım galiba, hiç iyi değilim, sanki midemde kötü diye diye üzerimize çekmiş oluyoruz. Dikkat edin erkekler de çok fazla ama annelerde bu durum çok yok. Çünkü sorumluluklarımız koşturmamız fazla ve biliyoruz ki hasta olup yatarsak düzen kayar bu yüzden iyi olma yolunu seçiyor ve kendimizi hasta olmadan iyileştirmenin yollarını buluyoruz)
*Bize yararlı olacak şeyleri erteliyoruz. (spor yapmak, kendine vakit ayırmak,sağlıklı beslenmek. Bu arada kitaba göre ki bence de öyle; DEĞERSİZİM duygusu erteleme yaratıyor)
*Yaşamımıza da her türlü borçlanma ve yük yaratıyoruz.( gereksiz bir özenmeyle alınan eşyalar, kıyafetler)
Ve daha bir sürü örnek......

Kitap bir ara geçmişe yolculuk yapıp zihinsel temizlik yapmanızı sağlıyor. Örnekleri okudukça evet bende böyle tepkiler aldım, ve evet banada bu kelimeler çok söylenmişti diyeceğinize %100 eminim. İnanmıyorsanız sayfa :50 okuyun ;)

Bu kitapla birlikte hayatıma meditasyonda girdi. Hatta çocuklarımı da buna dahil ettim. Akşamları yatmadan önce meditasyon yapıyor zihnimizi boşaltıyor, sonrasında da duamızı edip yatıyoruz. Oğlum panik bir çocuk bu şekilde bayağı yol aldık diyebilirim ve bu farkı kendinde onun fark etmesinden dolayı oldukça mutluyum.

Ve şimdi lütfen yeterince iyi değilim, bana göre değil, vakit yok, başaramayabilirim, denemek isterim ama devam ettiremem gibi olumsuz düşünceleri bir kenara bırakarak kendinize bir iyilik yapın ve bu kitabı kendinizi iyi etmek için alıp okuyun. Bazı paragraflar sizin inanç sisteminize uymasa da uyanları kendinize seçin ve benimseyin.

Sevgiler,
instagram hesabım: @gulsahonen





devamı »

3 May 2018

Bebek Bekleyen Çiftlere Tavsiye Edebileceğim İsimler


 
Beğendiğim bazı bebek isimlerini paylaşarak çiftlere en heyecanlı dönemlerinde yardımcı olmak istiyorum.

 
Listemi hazırlarken, sevdiğim çiçekleri, bende anısı olan yerleri ve beğendiğim bazı ünlüleri şöyle bir  düşündüm. Her ne kadar bu yöntemler pek çok çift tarafından “çok klasik” olarak görülse de, bana göre en güzel isimleri bulmak için hala en geçerli yöntemler.

 
İşte, özenle seçtiğim kız bebek isimleri:

 
     Pera
     Doğa
     Sezen
     Saynur
     Birbenek
     Günseli
     Bahar
     Yasemin
     Lara

 

İşte, özenle seçtiğim erkek bebek isimleri:

 
     Çağan
     Duygan
     Ege
     Moran
     Fatih
     Berk
     Arın
     Bedis
     Kenan

 
Umuyorum bu isimlerden en az bir kaçını beğenmiş ve listenize eklemişsinizdir.
devamı »

18 Nis 2018

Şekersiz Tahinli Kek Tarifi


Şekersiz beslenmeye başladığım günden itibaren internette bulduğum evde yapabileceğim bir kaç şekersiz atıştırmalıklar tarifleri denedim.

Bunların arasında ailecek en sevdiğimiz, hemen hemen her hafta yaptığım şekersiz tahinli kek oldu :)

İlk başta tadı hepimize garip gelse de şekersiz beslenmeye alıştıkça bu kekin tadını da iyice benimsedik. Tarifi yapıp denerseniz mutlaka yorumunuzu beklerim ;)

Malzemeler;
* 2 yumurta
* 2 çorba kaşığı pekmez (mümkünse market pekmezi olmasın doğalını bulursanız süper olur)/ keçiboynuzu özüde olabilir
* 3/4 su bardağı süt
* 2 çorba kaşığı tahin
* 2 su bardağı tam buğday unu
* 1 yemek kaşığı hamur kabartma tozu
* ceviz ve kuru üzüm (isteğe bağlı)

Öncelikle yumurta ve pekmezi köpük köpük olana kadar mikserle çırpıyoruz. Sütü ve pekmezi ilave edip çırpmaya devam ediyoruz.
Tam buğday unu ve kabartma tozunu da ilave edip karıştırıyoruz. Tarifte içinde sadece ceviz vardı ben birde kuru üzüm ekliyorum. Güzel bir tat veriyor.
Çok sıvı bir kıvam olmuyor beceremedim sakın diye düşünmeyin.
Yağlı kağıt serdiğiniz kalıba karışımı döküp 180 derecede ısıttığınız fırına atabilirsiniz. 20dk gibi bir sürede pişmiş oluyor. Tabii siz fırınınızın durumuna göre ara ara kontrol etmeyi ihmal etmeyin.

Evinizi miss gibi kek kokusu saracak fakat tadı daha önce yediğiniz hiç bir keke benzemeyecek buna hazırlıklı olun :))

İnstagram hesabım: @gulsahonen


Tarif instagram @betella hesabından alıntıdır. Daha bir sürü şekersiz tarifler için takibe alabilirsiniz.
devamı »

12 Nis 2018

Şekersiz Beslenme

Meyve Candır
 
En son şekersiz 40 gün e başladığımı yazmıştım. Bugün tam tamına 39.gündeyim.

Hiç kaçamak yaptım mı? Evet kızımın doğum gününde çilekli pastaya karşı koyamadım. Fakat onun haricinde kendi doğum günüm de dahil tatlı hiç yemedim. Sadece tatlı demeyelim paketli hazır ürünler ve beyaz undan yapılan hiç bir şey tüketmedim.

Şekersiz 21 günü yaparken inanın her gün şafak sayıyordum. Fakat bu 40 günlük süreçte hangi günde olduğumu saymak çok fazla aklıma gelmedi. Çünkü tatlı krizlerim kalmadı. Poğça, börek özenmelerim hiç olmadı. Bu yüzden şafak saymak yerine yaşam şeklim buymuş gibi ilerlemek beni daha da motive etti diyebilirim. Haftada en az 3-4 akşam da sporumu yapmaya devam ettim hala ediyorum. Şekersiz beslenmenin en büyük artısı enerjimin hiç bitmemesi olduğu için gece çocuklar uyuduktan sonra spor yapıyorum. Bu yüzden vakit yok bahanesi benim için çoktan rafa kalktı. İnstagramdan takip edenler bilirler bazı akşamlar çocukları eşime bırakıp yürüyüşe kaçıyorum. İşte o anların ruhuma da inanılmaz güzel katkısı var.

Ve inanın abartmıyorum sabah sürünerek kalkmalarım son buldu. Gece 11 -12 de uyumaya özen
gösteriyorum ama malum uykusuz bir kızçem var gece 10 kere kalktığı oluyor ona rağmen sabah dinç uyanmak beni fazlasıyla şekerden uzaklaştırıyor diyebilirim. Zaten bu yola çıkma amacım kilo vermek değil tamamen üzerimde ki halsizliği, yorgunluğu atmak içindi ve şimdi bunu başardığım için kendimle gurur duyuyorum.

Ev içinde ki duruma gelince abur cubur seven çocuklarım tamamen bitirmese de her akşam annelerinden şekersiz beslenmenin faydalarını dinledikçe eskisi gibi tüketmemeye başladılar. El mahkum tabii biraz da eve paketli gıda pek girmez oldu haliyle göremedikleri şeyi tüketemiyorlar 😉

Eşim hiç pes etmedi hatta aksine başta çok spor yaptığım için yarışlara mı katılacaksın diye dalga geçen insan hafta da 4 gün spor yapmaya başladı. Vucüdunda ki incelmeyi görmek, dar gelen gömleklerin rahatça olduğu görmek onu motive etti.

Ve en önemlisi bu yola çıktığımdan beri paylaşımlarımı görerek"ben asla yapamam" diyen bir çok insan şekerden uzaklaştı. Denemeye kalkışmaları bile çok güzel bir hareket iken sonuna kadar gidenleri en çok da kendileri tebrik etti. Çünkü mümkün olmayan bişeymiş gibi görüneni başarmak insana pes etmeme gücünü veriyor. Buna bizzat yaşayarak şahit olmuş oldum.

Bu arada evde ekmek yapmaya başladım. Benim gibi 2 çocuklu çalışan bir kadın için koşturma arasında bunu yapmak mucize gibi bir şey ama tadına bayıldık. Ayrıca her hafta şekersiz tahinli kek pişiyor evde başta burun kıvıran ev halkı şimdi benden daha çok tüketiyor. Ve ev yapımı fıstık ezmesi çocukların elinden düşmüyor. Bunları yaptıkça evdekilere yedirdikçe daha bir gaza geliyorum.

Şimdilik niyetim bu yaşam biçimini bozmadan devam etmek. Tabii ki arada kaçamaklar olabilir ama artık paketli gıdalardan uzak durmak gerektiği gerçeğini fazlasıyla kabullendim. Ayrıca aldığım her ürünün etiketini okuma alışkanlığı kazandığım için çok mutluyum.

Size de tavsiye ederim. Mümkün değil demeden önce mutlaka denemelisiniz ;)
İnstagram hesabım;  @gulsahonen

Sevgiler,





devamı »

15 Mar 2018

Benim İÇİN...


Her yıl 15 Mart ta bu beyaz sayfayı açmayı çok seviyorum. Gülümseyerek yazmaya başlıyorum. Bugün yine o gün doğduğum, hayatla tanıştığım, dünyanın en mükemmel ailesine kavuştuğum gün.

Fakat eksiğim, kalbimin bir kısmı BABAMın gidişi ile dağılıp gitti. Hüzünlüyüm çünkü yanımda olmasını çok isterdim. Sanırım en zor yaşım bu yıl olacak. Babamsız ilk doğum günü, babamsız babalar günü, babamsız bayramlar canımı fazlaca acıtacak.

Asla isyan etmiyorum. Sadece çok ÖZLÜYORUM.

Ama iyiyim.

34 yaşımı geride bırakırken ölümden başka her şeyin çaresini olduğunu, hiç bir şeyin imkansız olmadığını öğrendim. Hayat; isyan edecek, ağlanacak, sürekli mızmızlanacak, kötülükle beslenecek kadar uzun değil. Kendimi daha çok önemsiyorum. Babam sağlığına hep dikkat ederdi. Acı çekmeden bizlere de çektirmeden aramızdan ayrıldı. Kalp kırgınlıkları çok fazlaydı. İşte bu aşamada kendime sürekli bunu hatırlatıyorum. Öfke, kızgınlık, kırgınlık insana zarar vermekten başka bir işe yaramıyor. Sil geç, kızgınlıkla beslenme, kırgınlıkları kendine dram haline getirme. AFFET ve UNUT. Ruh sağlığım için bunu öğrenmek zorundayım.

Ve yeni yaşım da sağlıklı ,huzurlu, sevdiklerim yanımda olsun yeter diyorum. Geçen yıl yeni yaşımda hayatıma sporu katacağım yazmışım. Bunu başardım şekersiz hayatla birlikte sporda yapıyorum. Bu yeni yaşım için diyorum ki artık daha çok birilerinin kalbine dokunacağım daha çok ihtiyacı olanlara erişmeye çalışacağım. Kötülükle beslenenlere inat iyilikle beslenmenin keyfini yaşamak istiyorum.

Daha öncede yazmışım tekrar yazayım; bütün gün sızlanan, olumsuz düşünen, şükretmeyi bilmeyen, elindeki şansların farkında olmayan insanlardan mümkün oldukça uzak duracağım. Ben olmaktan, kalbimi korumaktan, aklımı değecek insanlarla meşgul etmekten asla vazgeçmeyeceğim ;)

Bu şarkıda gençliğime gelsin ;)





devamı »

14 Mar 2018

Evimizin İhtiyacı A101


A101 birbirinden farklı ürün çeşitliliğini uygun fiyatlara sunuyor. A101 evimizin ihtiyacı olan ürünleri farklı kategoriler altında topluyor. Gıda ve gıda dışı kategorilerinin dışında temizlik, kâğıt ve kozmetik ürünleri ile de oldukça farklı fırsatlar sunuyor.

Kişisel ya da kişisel olmayan tüm ihtiyaç çeşitlerini A101 mağazalarından rahat ve güvenli bir şekilde karşılayabiliyoruz. Farklı kampanyalarını A101 her hafta düzenli olarak uyguluyor. Kıyafet ve iç çamaşırlarından, mobilyalara kadar pek çok alanda uyguladığı indirimler ile müşterilerini mutlu ediyor. “Aldın Aldın” kampanyası bu hafta hem gıda hem de gıda dışı ürünlerde yaptığı indirimler ile önemli ölçüde dikkat çekiyor. Ben bozduğum ütümün yerine bu hafta başlayacak bu kampanya ile yenisi alacağım. Piyasa fiyatından çok daha uyguna sunulan ütü bütçemi sarsmadan ihtiyacımı karşılayacak. Aynı zamanlarda yapılan diğer kampanyalardan biri de “Haftanın Yıldızları”dır. Bu kampanya kapsamında seçilen ürünleri oldukça uygun fiyatlara alabiliyoruz. Farklı indirim oranları uygulanan ürünlerden tatlı toz biber bu hafta en çok indirim uygulanan ürünlerden biridir. İhtiyacım olan bu ürünü oldukça ucuza alabileceğim için fazla fazla alarak uzun süre ihtiyacım olmayacak. Diğer bir kampanya modeli olan “Çok Al Az Öde”dir. Bu kampanya içerisinde bulunan ürünlerden bir tane aldığımda ikincisi yarı fiyatına geleceği için uzun süreli ihtiyaçlar listesi hazırlayıp alışverişimi tamamlayabilirim. Bulaşık deterjanının her evde olduğu gibi benim evimde de en çok tüketilen ürünlerden biri olduğunu düşündüğümüzde, bu hafta içerisinde Fairy bulaşık deterjanının ikincisinin yüzde 50 indirimli fiyata satılması benim için sevindirici bir haber oldu. A101 bir yenilik daha yaparak mobil uygulaması geliştirdi. Bu uygulama sayesinde tüm kampanyalara ulaşabildiğim gibi en yakın mağazaya da bir tıklama ile erişebiliyorum. Böylece vakit kaybetmeden alışverişimi uygun fiyatlara tamamlayarak mutlu oluyorum.

A101 kaliteli ve farklı ürünleri ile yaşamımıza kolaylık sağlıyor. Pek çok farklı ürüne ulaşabildiğimiz gibi indirimli fiyatlara da en kolay ve güvenli yoldan erişebiliyoruz. Gerek mobil uygulamasında gerek kendi internet sitesinde gerekse de farklı sayfalarda görebildiğimiz kampanya broşürlerinden haftalık bilgi alabiliyoruz.                         



devamı »

5 Mar 2018

Şekersiz 40 GÜN

şekersiz beslenme

Evet evet yanlış okumadınız ;)

21 günün sonunda enerjime ve kendime hayran kalınca oo süper ben böyle beslenmeyi kendime gün koymadan da devam ettiririm dedim ve ertesi günü annemin yaptığı börekleri mideye indirdim. Olsun yarın devam ederim dedim bir çikolata yedim baktım enerjim düşüyor, baktım gün saymak beni daha bir teselli ediyor ve gaza getiriyor bu yüzden bugün itibariyle şekersiz 40 gün beslenmeye başlıyorum.

Hala ne gerek var zaten zayıfsın diyen arkadaşlarım var. Tekrar söylemek istiyorum benim amacım kilo vermek değil sadece işlenmiş şekeri vücudumdan ve hayatımdan uzak tutmak. Sağlıklı beslenme sağlıklı yaşamı doğuruyor. Enerji tavan yapınca geceleri çocuklar uyuduktan sonra düzenli bir şekilde spor yapmaya da başladım. Kendim için yaptığım her şey bana yüksek motivasyon olarak geri dönüyor. Bu yüzden de bu yoldan dönmek istemiyorum.

İşlenmiş şekerin her türlü hastalık hücresini beslediğini unutmayın. Kilo vermek için değil ilk önce sağlığımız için vazgeçmek zorundayız. Bu konuda konuştuğum bir hemşire bana şunu dedi; şekersiz beslenerek kendin için çok güzel bir adım atmışsın peki ya çocukların? onları neden zehirlemeye devam ediyorsun?
Ya onlar da çok abur cubur sevmiyor tüketmiyorlar zaten falan desem de içimde bir vicdan azabı kaldı. Bu yüzden bu sefer bu programa çocukları da katmaya çalışacağım. Eve giren paketli ürünlere özellikle abur cuburlara ciddi bir kısıtlama koymayı deneyeceğim. Evet gerçekten evimize çok abur cubur girmiyor ama hiç girmese fena da olmaz. Kısaca ne kadar başarılı olursam kardır. Bu arada 21 gün ile yola başlayan eşim hala devam ediyor. Şimdilik şikayet ettiğini de görmedim :) Bizi böyle gören çocuklar da az çok nelere dikkat ettiğimizi biliyorlar. Örnek olarak fark yaratırız diye umuyorum :)

FARKINDAYIM

Gün içerisinde birkaç kere kendinize şunu söyleyin; FARKINDAYIM! Ardından, derin bir nefes alın ve ne kadar çok farkındalığa ulaştığınızı gözleyin. Her zaman yaşanılacak daha çok şey vardır.
 Benliğime, vücuduma ve hayatıma dair farkındalığımı sürekli olarak artırıyorum. Farkındalık, bana sorumlu olmak için güç veriyor.
* düşüncenin iyileştirici gücü kitabından alıntıdır.

21 günlük süreçte kendime motive edici iki kitap edinmiştim. O kitabın da yorumlarını mutlaka bloğum da paylaşacağım. Çünkü hayatımda iz bırakan kitaplardan oldular.
 Şimdi bu 40 günlük süreçte de bana görsel de ki iki kitap eşlik edecek.

 
 

Okurken ben asla yapamam diyorsan hemen silkelen benden ya da yapanlardan hiç bir şeyiniz eksik değil. Yeter ki işe kendinize inanmakla başlayın. Ve hemen kafanızda ki YAPAMAM kelimesini YAPARIMMM ile değiştirin. En azından denemek için kendinizi cesaretlendirin.

İnstagram paylaşımlarımı görüp bu yola benimle çıkan ya da çıkmaya karar veren arkadaşlarla bir whatshap grubu kurup birbirimize destek olmaya karar verdik. #şekersiz40gün etiketiyle seni de bekleriz ;)
instagram hesabım ; @gulsahonen

Not: Bu konuda bir diyetisyen ya da beslenme uzmanı değilim. Sadece sağlıklı yaşamak için hayatından sağlıksız olan her şeyi çıkarmaya çalışan bir anneyim.

Sevgiler,









devamı »

26 Şub 2018

Şekersiz 21 GÜN

Şekersiz beslenme

Babamın vefatından sonra sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşama ilgi alanım oldukça arttı. Çünkü babam kendine çok dikkat eden, sağlıklı beslenen bir insandı. Hiç hastalanıp yattığını bilmem bu yüzden gidişini kabullenmek hiç kolay olmadı.
İç huzurumu dualar, şükürler ile sağlarken bedenime de iyi bakmaya karar verip hayatımdan ilk önce şekeri çıkarmaya karar verdim.

Şekersiz beslenme deyince aklınıza ilk içeceklere atılan şekerler, tatlılar, çikolatalar gelmesin. Paketli ürünlerin etiketlerini okursanız yediğimiz her şeyin içinde şeker olduğunu göreceksiniz. Sabahları halsiz kalkmalar, çabuk yorulmalar, dikkat dağınıklığı vb gibi bir sürü şikayetimin çözümü olarak şekeri bırakmaya karar verdim. Tüm kan değerlerim normal iken özellikle sabahları yataktan sürünerek kalkmak beni şekersiz hayata iten en büyük etkendi.

İnternette araştırırken şekersiz 21 gün kitabını buldum ve acaba neden 21 gün diye araştırmaya başladım.

NEDEN 21 GÜN?
"21 gün, alışkanlıklarımızın belirlenmesinde etkili gün sayısı olarak bilinir. Bir davranışı alışkanlık olarak belirleyebilmemiz ve zihnimizin kabullenmesi için 21 gün boyunca tekrarlamamız ve uygulamamız gerekir. Amaç, bunu alışkanlık haline getirmek için ve 22.gün geldiğinde vücudumuzun bunu otomatik olarak daha rahat bir şekilde gerçekleştirmesidir. Örneğin, bu 21 günlük süreç sigarayı bırakmak için, spora başlamak için ya da şeker alışkanlığımızı azaltmak için kullanılabilir. Şekersiz 21 günde, amacımız şeker ihtiyacımızı doğal kaynaklardan karşılayarak, yapay olan hiç bir şeker türünü tüketmemek ve paketli ürünlerden uzak durmaktır."
*kitaptan alıntıdır.

Kolay bir süreç değil sadece abur cuburu kesmekle ya da ne bileyim tatlıdan uzak durmakla olmuyor. Elimizi attığımız bir çok ürünün içerisinde yapay şeker var. Bu vesile ile alışveriş yaparken ürünlerin içeriklerini okuma alışkanlığı da kazandım. İnanın paketli diyet ekmeklerinin bile içerisinde fazlaca şeker var. Beyaz un ile yapılan her şeyden uzak durmak gerekiyor. Tabii ki ekmeksiz yaşamadım tam buğday ekmeğini tükettim. Zaten evimize uzun zamandır beyaz ekmek almıyorduk bu konu da çok da sıkıntı yaşamadım. Fakat sabahları iş yerinde yediğim poğaça ve simitlerin eksikliğini ilk bir hafta ciddi şekilde hissettim :) Çok yemiyor olsam da 8 gün boyunca her öğlen şerbetli veya sütlü ne kadar tatlı varsa canım çekti. Şekeri doğal yollardan almak gerekiyor meyve, hurma gibi ürünler çok abartmamak şartıyla serbest ve ben hurma sevmediğim halde en sevdiğim yiyeceğim haline geldi. Özellikle şekersiz türk kahvesinin yanında yediğim çikolataların yerini hurma aldı.

İnternette şekerin vücuda verdiği zararlar fazlasıyla açık ve net yazıyor. Şeker = zehir en anlaşılabilir açıklaması aslında bu...

Bu süreci kitapsızda idare edebilirdim ama gün gün yazılan tarifler, yenilebilecek şeyler, motivasyon yazılarının olduğu bu kitap beni pes etmeden devam etmem konusunda oldukça gaza getirdi. Başladığımın 3.gününde eşimde bana katıldı ve birlikte devam ettik. Çocuklara da örnek olacağımıza eminim :)

Bu süreci instagram hesabımdan da paylaştım. Ve bir sürü dm aldım. Mesajların çoğu "ben asla yapamam", "keşke yapabilsem" gibi olumsuz cümlelerden oluşuyor. Kendime de dediğim gibi aynısını onlara da söyledim. Önce kendine inan ve güven gerisi gelir. Denemeden ASLA demeye gerek yok. Ve inanın bir çoğu benimle birlikte yola çıktı. Asla diyenlerin bir çoğu şuan yolu yarıladı.

Pozitif düşünceye de sarmış durumdayım. Gün içerisinde o kadar çok olumsuz cümle kullanıyoruz ki modumuzu, enerjimizi kendimiz düşürüyoruz. Bu yüzden işe kendini severek başlamak gerek diye düşünüyorum. Okuduğum kitaplardan da yola çıkarak diyebilirim ki; kendinize güvenir ve inanırsanız başaramayacağınız hiç bir şey yok.

Mesela bu süreçte çok fazla olumsuz yorumla da karşılaştım;
* ne gerek var,
* zaten zayıfsın neden şekersiz besleniyorsun,
* 21 gün yapacaksında ne olacak,
* 22 gün sonra görürüm ben seni,
* ayy çok zor bence vazgeç,

ve bunun gibi bir sürü olumsuz yorumlara sadece gülüp geçtim. Çünkü ben kendim için bir yola çıktım ve bu yolda kendimi iyi hissettiğim sürece ilerleyeceğim.

Bu yazıyı yayınlıyorum çünkü 21 günlük şekersiz süreci bitirdim.
VE;
* kendimi çok iyi hissediyorum,
* regl dönemlerini tatlı krizine girmeden de atlatılabileceğini öğrendim.
* son 2 hafta ciddi bir enerji artışım vardı üşenmedim gece çocuklar uyuduktan sonra youtube dan videolar açarak spor yaptım. ( ki gündüz çalışıyorum akşamları da tv başından zor kalkarım)
* su tüketiminin cildime faydası gözle görülür bir şekilde arttı.
* sabahları yataktan sürünerek kalkmıyor alarmdan önce uyanıyorum.
* 21 gün bitsin bi simit bi tatlı yerim diyordum hiçte canım istemedi 21 gündür nasıl besleniyorsam şimdide öyle beslenmeye devam ediyorum. Tabii ki tatlı isteğim sıfırlanmadı fakat vücudumda ki bu olumlu değişimleri gördükçe nefsimi körlemeyi öğrendim.
* KENDİM İÇİN ÇOK İYİ BİR ŞEY YAPTIM düşüncesi beni çok ama çok huzurlu hissettiriyor.

Bu yüzden böyle devam etmeye karar verdim. Sadece 21 gün değil elimden geldiğince sporu da hayatıma katarak sağlıklı beslenmeye çalışacağım. 21 günü detoks gibi düşünüyorum vücudumu zehirden arındırdım. Şimdi sıra ruhumda ;) size de önerm olsum; etrafınızda sizi mutsuz eden, hevesinizi kıran, çabanızı takdir etmeyip size sürekli engel olmaya çalışan herkesi 21 gün etrafınızdan uzaklaştırın etkisini emin olun göreceksiniz ;)

İnstagram hesabım: @gulsahonen

Sevgiler,






devamı »
Bumerang - Yazarkafe