12 Eyl 2018

Böbrek Reflüsü / Vezikoüreteral Reflü (VUR)


Vezikoüreteral Reflü

Böbrek reflüsünü eminim benim gibi ilk defa duyanlar vardır. Bizde Ela sayesinde tanıştık. Ocak ayından beri nasıl bir şeydir algılamaya çalışıyorum. Geç kalmadan fark edip çözdüğümüz için çok şanslıyız tabii hiç kolay olmadı.

"Böbrek reflüsü, mesaneden böbreğe doğru idrarın geri kaçışıdır. Genetik yatkınlık sonucu, doğumsal ya da mesane çıkış problemlerine bağlı olarak ortaya çıkabilen böbrek reflüsü çocukların %1-2 'sinde görülürken bu oran idrar yolu enfeksiyonu geçiren çocuklarda %40'lara kadar çıkabilmektedir."
Diğer adıyla tıpta Vezikoüreteral Reflü yani VUR olarak da geçiyor.

Açıklamalar böyle söylüyor. 3 aylıkken Ela ya böbrek ultrasonu çekilmiş az da olsa orada da belli fakat hiç bir doktor bunu anlamamış. 5 yaşına kadar da bu çocuk sadece 1 kere idrar yolu enfeksiyonu geçirdi. Anne karnında da belli olabiliyormuş detaylı ultrasonlara bile girmiş biriyim kimse fark etmedi. Neyse başa gelecek varmış diyorum.

Ela kolay kolay ateşlenen, hasta olan bir çocuk değil. Ocak ayında sebepsiz bir ateş yüksekliği başladı. Ateşi günlerce 39 un altında düşmeyince babamız özel hastanede bir doktora götürdü. Sağ olsunlar ne kanına ne idrarına bakmadan üst solunum yollarında hafif kızarıklık var diyerek antibiyotik yazıp geri gönderdiler. Çalışıyor olduğum için ben yanlarında değildim yoksa kolay kolay doktorların ilaç yazmasını kabullenmem ve orada itiraz ederim. Fakat eşim solunum yolu sıkıntısı olduğuna ikna olmuş ve antibiyotiğini alıp eve gelmiş. Bir hafta o şurubu kullandık 5.gün oldu hala ateş devam ediyordu ve ben artık iyice panik olmaya başladım. En son 41 derece ateşi görünce çocuğu direk antibiyotiği yazan doktorun bulunduğu hastanenin aciline götürdük. Şansımızı aynı doktor nöbetçiydi ve saatlerce çocuğun ateşinin düşmesini beklediler. Ateş düştü ve doktor kontrole geldi. Yine boğazlarına baktı aslında biraz kızarıklık var ama bu kadar ateş yapmamalı demesinin üzerine direterek idrar testi yapmasını istedim. (Anlamıyorum özel hastane ve sadece boğazına bakıyor kan idrar hiç bir şey istemiyor)

Ve idrar testi yapıldı. 1 saat içinde çıkan sonuca göre tüm vücuda yayılmış enfeksiyonu hepimiz görmüş olduk. Kültür sonucunu bekleyemeden acilen daha o gece idrar yolu enfeksiyonu için ağız yoluyla değil direk iğne ile antibiyotiğe başlandı. 2 gün iğne olmasına rağmen ateş hala düşmedi. Ters giden bir şeyler var ve bir şey yapamıyorum işte en kötüsü buydu. 2 gün sonunda idrar kültürü sonucu çıktı ve daha önce üst solunum yolu enfeksiyonu sanıp verdiği antibiyotiğin etkisiyle çocuğun vücudu bütün antibiyotiklere dirençli çıktı. Yani vurulan iğne hiç bir işe yaramıyor. Araştırmalara göre kullanılan antibiyotiğin vücuttan atılması 4 yılı bulabiliyormuş varın gerisini siz düşünün. Neyse test sonucuna göre sadece 2 ilaca direnci olmadığı görüldü. Fakat doktorumuz sağ olsun zaten bakteri azalmış gerek yok diyerek elimizdeki 7 iğneyi bitirmemizi söyledi. Bizde saf gibi dinledik ağlata ağlata çocuğa toplamda işe yaramayan, vücudunun dirençli olduğu iğneleri vurdurduk. (bu iğneleri vurulanlar iyi bilir kalçadan yapılır ve bayağı bacak uyuşturan cinstendir can yakar) Tekrar idrar testi yapıldı bakteri üremesi çok aza düşmüş dedi ve bitkisel bir şurup verip bizi yolladı. Böbrekleri ne durumda bir bakalım asla demedi. İçime sinmediği için çocuk nefroloji uzmanı Uzm.Dr.Oğuzhan Durmaz ı buldum ve elimde ki tüm test sonuçları ile kapısına dayandım. Adam bile en son verilen bitkisel şurubu görünce şok oldu. Enfeksiyon sıfırlanmamış ve böbreklere bakılmamış hasta dosyası kapatılmış üzgün olduğumuzu gördüğü için ağzını açmadı. Ve her şeyi sil baştan yaptı. İLk yapılan ultrasonda sol böbrekte genişleme çıktı. Enfeksiyon devam ettiği için 7 tane dirençli olmayan iğne verildi. Tabii Ela için bu bir yıkım oldu. Aşırı derecede doktor ve iğne korkusu var. Oğuzhan Bey doktor önlüğü bile olmayan çocuklara sadece sohbet ederek yaklaşan bir hekim o yüzden Ela hiç direnmedi.

Oğuzhan Bey ultrason sonucuna göre böbrek reflüsünden şüphelendi ve voiding çekilmesini istedi. Oturdum araştırdım. İdrar yolundan sonda takılıyor ve ilaç veriliyor o sırada da ultrason ile görüntü alınıyor. Gecelerce bu çocuğa nasıl sonda takacaklar diye ağladım. Meğer 2sn lik bir işlem ve hiç acı duymuyormuş gelde bunu ana yüreğine anlat :) sondayı takan ablamızın da her şeyi detaylı Ela ya anlatması üzerine işlemi sorunsuz yaptırdık. Böbrek reflüsü olduğu da böylece kesinleşmiş oldu. 5 derece böbrek reflüsü var 4. ve 5.derece en ağırı ve açık ameliyat olması gerekiyor. Hangi evrede olduğu kesinleşmesi içinde sintigrafi çekilmesi gerekiyormuş. Bu seferde bilmediğim bu işlem için gecelerce uykusuz kaldım. Damar yolundan ilaç veriliyor 2 saat sonra bir ultrason cihazına giriyor ve 10dk içinde çekim yapılıyor. Bu arada vurulan iğneler sonuç verdi enfeksiyon temizlendi ateş hiç kalmadı.

En son yapılan işlemde de (sadece sol böbrekte) 3.evrede (grade 3) olan böbrek reflümüz meydana çıktı. Doğuştan yani düşünün 5 yaşına kadar hiç bir şekilde belli olmadı. Çok fazla idrar yolu geçirmiş olsa böbreğine zarar verebilirdi. 5.evreye ulaşmış olabilirdik. En büyük duam neyse ki geç kalmadık. Açık ameliyat olmayacaktı ama narkoz alıp operasyon geçirecekti. Çocuk uyutulacak, idrar yolundan kaçak olan kanala girilecek ve yama yapılıp tekrar geri çıkılacak. Bu süreç içinde buna kendimizi hazırladık.

Gel gelelim ne kadar hazırlanırsan hazırlan ameliyathaneye tek başına sedye üzerinde çocuk göndermek kolay değilmiş. 1 saat ameliyathane kapısında beklemek canından can kopması demekmiş ailecek öğrendik. Çok şükür operasyon başarılı geçti. Narkozun etkisinden de hemen çıktı ve biz aynı gün içerisinde evimize döndük. Ağrısı, sancısı olan bir işlem olmadığı için oldukça şanslıydık.

"VUR idrarın reflü derecesine göre değerlendirilir ve beşe ayrılır. Evre 1 ve evre 2 reflülerde reflü idrar kanalında kalır. Evre 3,4 ve 5 reflülerde reflü böbreğe ulaşır. Reflü evresiyle böbreğe verdiği zarar arasında doğru orantı bulunmaktadır. Reflü derecesi ne kadar fazlaysa böbrek hasarı o kadar fazladır." kaynak

Operasyonun üzerinden 4 ay gibi bir süre geçti. Ela çok çok iyi tekrar kontrolleri yapıldı. Operasyon başarılı geçmiş ve kaçak olan yer güzel kapanmış. Bazen bu işlemden başarılı sonuç alınamazsa açık ameliyat olması gerekebiliyormuş. Çok şükür bizde böyle bir şeye gerek kalmadı. Sadece elimizde 2 şurup var koruyucu antibiyotik olarak geçiyor her akşam çok az bir ölçek olarak onları kullanıyoruz. Onlarda kasım kontrolünde bırakılacak diye umuyorum.

İnstagramda bu konuyla ilgili çok soru aldım. Vakit buldukça uzun uzun açıklama yaptım panikle yazan annelere yardımcı olmaya çalıştım. Buraya da detaylı yazmam belki birilerine yardımcı olur.
Bu yaşadığımız deneyim sonucunda diyebilirim ki; lütfen kız ya da erkek annesi olmanız önemli değil çocuğunuz idrar yolu enfeksiyonu atlattığında doktorunuz akıl etmese bile siz tedavi bitince böbreklerine bakılmasını isteyin. Tek doktor ile kalmayın ikna olmadığınız da başka doktorlar ile de görüşün. Ben başta idrar testi yapmayan yapmadan yanlış ilaç kullandıran doktora çok kızmıştım fakat şimdi iyi ki diyorum iyi ki doğru teşhisi koymamış yoksa Ela yı iyileştirip böbreklerine de bakmadan yollayacaktı ve biz belkide böbrekleri arıza verene kadar bu çocuğun böbrek reflüsü rahatsızlığını daha acı bir tablo ile öğrenecektik. Her şerde bir hayır vardır ve yaşadığımız hiç bir şey sebepsiz değildir. Buna artık canı gönülden inanıyorum.

Hepinize sağlık dolu günler dilerim,


devamı »

6 Ağu 2018

Çocuklar İçin Beş Sevgi Dili


Bu kitabın büyükler için olan versiyonu da vardı. Ben özellikle çocuklar için olanı aldım. Çünkü 5 sevgi dili çocuklarda da yetişkinler de aynı çocuklara uygulamak işimi daha çok kolaylaştırabilir mantığıyla yola çıktım :)

İyi ki de öyle yapmışım kitabı okurken eşimin sevgi dilinin ne olduğunu bile çözdüm. Uygulanabildiğin de şahane sonuçlar alınacağına eminim.

Kitabın içeriğinden bahsetmem gerekirse;
Her yetişkinin ve her çocuğun baskın sevgi dili vardır. Siz bu dili bilir ve uygularsanız çocuğun sevgi depolarını sonuna kadar doldurursunuz ve sevildiğini anlayan çocuklar ileride mutlu bireyler olur. Unutmayın çocuk gelişiminin temelinde sevgi olması gerekir.

Her çocuğun (ve bence her yetişkinin) duygusal deposu vardır. Bu depo ona çocukluk ve büyüme dönemindeki zorlukları atlatması için duygusal bir güç verir. Tıpkı arabaların, benzin depolarından güç alarak çalışmaları gibi, çocuklarımız da duygusal depolarıyla beslenir. Çocuklarımızın duygusal depolarını, potansiyellerine ulaşabilmeleri için sürekli doldurmamız gerekmektedir. İşte bu depoları koşulsuz sevgi ile doldurmak için çocuğumuzun beş sevgi dilinden hangisi ile sevildiğini hissettiğini öğrenmekte fayda var.

Gary Chapman a göre beş sevgi dili şöyle;
Baskın sevgi dili,

1- Fiziksel Temas - Ela nın baskın sevgi dili kesinlikle fiziksel temas.. Çünkü kızgın olduğunda, üzgün olduğunda ya da çizgi film izlediğinde sürekli sarılmak istiyor. Özellikle öfkeli anlarında hem bana bağırıyor hemde elimi tutmaya çalışıyor bu kitabı okumadan önce böyle krizler yaşadığımızda beni üzdüğü için elini asla tutmuyordum. Ve Ela buna daha çok kızıyordu. Kriz anıda fazlasıyla uzuyordu. Sevgi dilinin fiziksel temas olduğunu keşfettiğimden itibaren tam bahsettiğim kriz anlarında elini tutuyor sıkıcı sarılıyorum sorunun üzerinden bir daha geçiyoruz ve sarılıp öpüşüp konuyu çok kısa sürede kapatıyoruz. Ve evet benimde kesinlikle sevgi dilim fiziksel temas :)

2- Olumlama Sözleri - Takdir edilmek, övülmek, rica da bulunmak kısaca sırtının sıvazlanmasını seven bir çocuğunuz varsa baskın sevgi dili mutlaka budur. Durduk yere seni seviyorum demeler küçük notlar bırakmalar bu çocukları çok mutlu eder.                                                                                                                                                                                                                      
3- Kaliteli Zaman - Kaliteli zaman bir ebeveynin çocuğuna verebileceği en değerli hediyedir. Ona şunu iletir; "sen önemlisin. Seninle birlikte olmak çok hoşuma gidiyor." Kaliteli zaman, bölünmeyen ve odaklanan ilgidir.

4- Hediyeler - İşte bu en tehlikeli ve en yanlış anlaşılmaya müsait madde diyebilirim. Yazar kitapta bu konuyu çok güzel örneklerle açıklıyor. Bol bol hediye almak, vicdan azabı açıklarını hediye ile kapamak gibi kısımları iyi çözmek gerekiyor. Çocuğu hediyelere boğmak onu bir oyuncakçıya götürüp,"Tüm bunlar sana ait" demeye benzer. Çocuk başta heyecanlanır ama bir süre sonra etrafta koşuşturup hiçbir şeyle oynamaz.

5- Hizmet Eylemleri - Hizmet eylemleri için kitapta; "çocuğunuz sizden bisikletini onarmanızı ya da oyuncak bebeğinin elbisesini tamir etmenizi istediği zaman aslında sevgi çığlığı atıyor demektir" yazıyor. Yardım isteklerini işim var diyerek ya da onları duymamazlıktan gelerek cevaplamamak gerekiyormuş. Bu konu da bence yanlış anlaşılmaya müsait :) su getir, odamı topla vb talepleri sevgi dili bu şekilde herhalde diyerek abartmamak gerekiyor. Bu yüzden kitapta ki önerileri iyi  okumak gerekiyor.

Kitap beş sevgi dilini açıkladıktan sonra, çocuğunuzun sevgi dilini keşfetmenize de örneklerle yardımcı oluyor.
Örneğin 6 yaş altında ki çocuğunuz için;
*"sana kek yapmamı ister misin( hizmet eylemi) yoksa birlikte dışarıda limonata mı içelim (kaliteli zaman)"
bunlar gibi her yaşa uygun örneklerle açıklanmış cümleleri de bulabilirsiniz.

Çocuk kitaplarını okurken büyük beklentiler içerisine girmem okurum kendim ve çocuklarımın karakterine uygun olanları uygulanırım. Bu anlam da fazlasıyla faydalandığım ve önerebileceğim bir kitap olduğu için sizlerle de paylaşmak istedim.

Sevgiyle kalın ;)


devamı »

2 Ağu 2018

Rahim Kanseri Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi


 
Endometrium ya da uterus kanseri isimleriyle de anılan rahim kanseri kadınlar arasında en sık rastlanan ikinci, dünya genelinde ise en sık görülen üçüncü kanser türü. Ölümcül bir kanser türü olmasına rağmen erken evrede tespit edildiğinde başarılı tedavi oranı oldukça yüksek. Çoğunlukla 45 yaş ve üzeri kadınlarda görülen rahim kanseri, araştırmalara göre; daha çok gelişmiş ülkelerde görülüyor. 
Rahim Kanseri Nedir?

Rahim kanseri rahim kası, rahim içi ya da rahim ağzında oluşup büyüyor. Rahim hücrelerindeki değişimle kendini gösteren rahim kanserlerinin iki ana tipi bulunuyor. İlki rahim içi mukozası (endometriyum) nedeniyle oluşan kanserler, bir diğeri ise sarkom ismi verilen ve rahim içi kaslarında beliren kanserler. Sarkomlar nadir görülür o nedenle rahim kanserleri dendiğinde, endometriyal kanserler akla gelmektedir.
Rahim Kanseri Belirtileri Nelerdir? 

Rahim kanserinin tedavisi erken teşhisle çok yüksek olduğundan, belirtilere dikkat etmek, büyük önem taşıyor. Belirtiler ise şu şekilde görülebilir:
Menopoz geçirmiş olan kadınlarda anormal vajinal kanama şeklinde, menapoza girmemiş kadınlarda ise rahim kanseri belirtisi, adetler arası kanama şeklinde gerçekleşir. Buna ek olarak; kanlı ve kokulu akıntılar, cinsel ilişki sonrası vajinal kanama, karında ve rahimde şişkinlik, ağrı hissi de diğer belirtiler arasında sayılabilir. Rahim kanseri ileri evreye ulaştığında kabızlık ya da sindirim problemleri, bitkinlik ve aşırı kilo kaybı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. 7 günden uzun süren adet kanamaları, 21 günden daha sık görülen adet kanamaları ve karnın alt kısmındaki şişlik ya da ağrı gibi belirtiler de ciddiye alınmalı ve hemen bir hekime başvurulmalı. 

Rahim Kanserinin Oluşmasına Ve Gelişmesine Etki Eden Faktörler Nelerdir? 
Özellikle yumurtalıkları ilgilendiren hormon düzensizliklerinde veya menopoz sonrası alınan kontrolsüz öströjen hormonu sebebiyle rahim kanseri riski artabiliyor. Bunlara ek olarak rahim kanserine yakalanma riskini artırdığı belirlenen etmenler aşağıdaki gibi sıralanabilir:

       Aşırı kilo, obezite,

       Düzensiz adet,

       Doğum yapmamış kadınlarda

       Meme kanserini önlemek ya da tedavi etmek amacıyla kullanılan tamoksifen,

       Genetik faktörler: Ailede daha önce rahim kanseri geçirmiş biri ya da birilerinin olması,

       Tiroit rahatsızlığı, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, safra kesesini ilgilendiren rahatsızlıklar,

       Uzun süre karşılanmamış östrojen içeren hormon ilaçlarını kullanmak

 
Rahim Kanseri Teşhisi Nasıl Konulur?  

Rahim kanseri teşhisi pelvik muayene, endometrial biyopsi, ultrasonografi ve histeroskopi ile konur.

       Pelvik muayene: Öncelikle sağlık geçmişi ve adet düzeni gibi değerlendirmelerin yapılıp ardından genel jinekolojik muayyene ile rahim ağzı, rahim ve vajina dokuları inceleme yöntemi.

       Endometrial biyopsi: Rahmin içinden ufak bir doku alınarak, anormal hücrelerin varlığını mikroskopla kontrol etme yöntemi.

       Ultrasonografi: Rahim içini, rahim duvarının kalınlığını ve rahmin genişliğini kontrol etmek için kullanılan yöntem.

       Histeroskopi: Rahmin içini incelemek ya da gerekli durumlarda cerrahi müdahaleye yardımcı olarak kullanılan ışıklı ince bir teleskopla müdahale yöntemidir.

 
Rahim Kanseri Tedavisi Nasıl Gerçekleşir? 

Rahim kanserinde en yaygın tedavi cerrahi yöntemler aracılığıyla gerçekleşir ancak kemoterapi, radyoterapi ve hormonal tedaviler birlikte ya da tek başlarına da kullanılabilmektedir. Kanser tanısının konulmasının ardından kanserin türü, tümörünün yayılımı, yapısı, hastanın yaşı, genel sağlığı ve çocuk beklentisi gibi durumlar göz önünde bulundurularak en uygun tedavi yöntemine karar verilir. Cerrahi yöntemin uygulanma durumunda alınacak dokunun büyüklüğü tümörün yapısı, pozisyonu ve büyüklüğüne göre değişiklik gösterir. Ufak bir dokunun ya da rahmin tamamının alınması gerekebilir. Bazen yumurtalık ve fallop tüpleri de alınabilir. Uygulanacak cerrahi yöntem aparoskopi ya da robotik cerrahi şeklinde olabilir. Alınan dokular patalojik olarak incelenir. Cerrahi yöntem uygulanamayan ya da tekrarlama riski olan hastalarda radyoterapi uygulanabilir. Kimi durumda cerrahi müdahale sonrası tümörün boyutunu küçültmek için radyoterapi tedavisi kullanılabilir. Kemoterapi, kanseri rahim dışına yayılmış, tekrarlama riski olan veya tekrarlamış hastalar için kullanılan başlıca tedavi yöntemidir. Hormon tedavisi ise, östrojen miktarını progesteron seviyesi ile dengelemek için uygulanır. Tekrarlayan rahim kanseri vakalarında da tercih edilir.

Florence Nightingale Hastaneleri Kanser Merkezi'nde kanser hastaları, Radyasyon Onkolojisi, Radyoloji, Nükleer Tıp, Patoloji, Kanser Cerrahisi, Medikal Onkoloji ve Tıbbi Genetik alanında uzman hekimlerin bulunduğu Tümör Konseyi'nde multidisipliner olarak değerlendirilir. Bu değerlendirme sonucunda, bireyin kanser tedavi haritası belirlenir. Kanser tedavisinde yüksek başarı oranlarına sahip Florence Nightingale Hastaneleri bunu gelişmiş teknolojiye sahip cihazlar ve alanında uzman doktorları ile gerçekleştirmektedir. Hastanede tedavi süresince diyet planlaması ya da psikolojik danışmanlık gibi hizmetler de sunulmaktadır. Rahim kanseri ile mücadelenizde her an profesyonel kadrosuyla yanınızda olan Florence Nightingale Hastanesi'nin kanser tanı ve tedavi olanakları uluslararası standartlardadır. Siz de erken tanı için zaman geçirmeden başvurabilir, rahim kanseri tedavinizde Florence Nightingale Hastaneleri'nin olanaklarından faydalanabilirsiniz.
devamı »

26 Tem 2018

Alandan Tasarruf Etmenizi Sağlayan Şık Baza Modelleri


 
Modern tasarımların hâkim olduğu Yataş Bedding baza modelleri, uzun yıllar kullanılabilecek kadar dayanıklı iç tasarımları sayesinde güvenli bir şekilde eşyalarınızı saklamanızı ve düzenlemenizi sağlıyor. Yatak odası dekorasyonuna yakışan şık tasarımlara sahip olan modeller, farklı materyal ve renkteki kaplamalarla kişiselleştirilebiliyor; farklı stillerdeki yatak başlıklarıyla bir arada kullanılabiliyor.

 
Güvenli Kullanım Sunan Dayanıklı İç Aksam

Sandıklı ya da çekmeceli versiyonları bulunan baza modelleri, yatağın alt kısmında yer alan ölü alanı değerlendirme imkanı tanıyor. Kıyafet, yorgan, yastık ve hatta oyuncak gibi farklı büyüklüklerde birçok eşyanın konulabildiği bazalar, alan kazandırma konusunda son derece başarılı sonuç veriyor. Sandık tipi olanlarsa, yukarıya doğru açıldıkları için alanın çok daha verimli kullanılması gereken küçük odalar için kullanışlı bir çözüm oluyor.

 
Yataş Bedding sandık tipi baza modelleri, paslanma ve çürüme yapmayan çelik konstrüksiyon iç aksamla destekleniyor. Gelişmiş amorsitör ve makas sisteminin yanı sıra emniyet kilidiyle sizin, çocuklarınızın ve sevdiklerinizin güvenli bir şekilde kullanmasına yardım ediyor. Dayanıklı ve kaliteli materyallerin kullanıldığı iç aksam, uzun yıllar boyunca güvenli bir kullanım sunuyor. Herhangi bir çökme ve benzeri deformasyonlar olmadan kullanmanızı garantiliyor.

 
Eskimeyen Yataş Stili

 
Fonksiyonel kullanımın ön planda olduğu baza modelleri, Yataş Bedding'in modern ve şık çizgileri ile bir araya geliyor. Farklı stillerde pek çok modelin yer aldığı koleksiyon, dinamik görünümleri ile uzun yıllar rahatlıkla kullanılabilecek birçok alternatif sunuyor. Düğme detayının kullanıldığı modeller, yüzey desenleri ile hareketlendirilenler ve kapitone desen alternatifleri, Yataş'ın eskimeyen stilini yatak odanıza taşımanızı sağlıyor.

 
Kısa ayakların kullanıldığı, yere kadar uzanan baza modellerinin yanı sıra yüksek ayakları sayesinde altına rahatça erişilebilen baza modelleri de koleksiyondaki yerini alıyor. Yüksek ayaklara sahip modeller, klasik yatak formundan vazgeçemeyenler için iyi bir tercih olurken yüksek yatakta yatmayı sevenler tarafından da beğeniliyor.

 
Yataş Bedding, farklı boyut alternatiflerine sahip bazalar sayesinde ihtiyaç duyduğunuz baza modelini bulmanızı garantiliyor. Klasik ölçülere sahip tek kişilik baza modellerinin yanı sıra kullanıcıların daha geniş alanda yatmalarını sağlayan alternatifler bulunuyor. Çift kişilik baza çeşitleri de XL boyutunda yataklarla bile kullanılabilecek boyut alternatifleri sunuyor. Ekstra geniş iç hacim sunan modellerse, eşyaları saklamak için daha fazla alana ihtiyaç duyanlara hitap ediyor.

 
Kendi Tarzınızı Yaratın

Yatak Bedding baza modelleri, yatak odası dekorasyonuyla uyumlu ve sizi yansıtan modeller için kişiselleştirilebilir detaylara sahiptir. Farklı renk, desen ve dokularda kumaş ve deri döşeme alternatifleri arasından seçim yapabilir; yatak odasında ağırlıklı olarak kullandığınız renklerle uyumlu bir baza sahibi olabilirsiniz. Daha ağır bir görüntü için deri döşeme tercih edebilir; konfor ihtiyaçlarınız doğrultusunda farklı yüzey dokusuna sahip döşeme kumaşlar arasından seçim yapabilirsiniz.

 
Yataş Bedding baza modellerini kişiselleştirmenin bir diğer yolu da yatak başlığı seçimidir. Alternatif yatak başlık çeşitleri, dekorasyon detaylarının yanı sıra zevkiniz doğrultusunda baza modelini tamamlamanıza da olanak tanıyor. Baza fiyatları, tercih ettiğiniz modelin yanı sıra seçtiğiniz döşemelik türü, boyut ve benzeri detaylar doğrultusunda değişiyor. Seçtiğiniz baza modelini tamamlamak adına kullanacağınız yatak başlığı için ayrı bir bütçe ayırmanız tavsiye ediliyor.

 
Siz de kullanışlı, rahat ve şık yatak bazalarıyla yatak odası dekorasyonunuzu tamamlamayı düşünüyorsanız Yataş Bedding'in sizin için hazırladığı koleksiyonlara göz atabilirsiniz. Kumaş alternatifleri arasından yapacağınız seçimlerle kendi stilinizi ortaya koyabilirsiniz.



 
devamı »

25 Tem 2018

Şikayet Etmeyi Bırakabilir miyiz?

Güne terör haberleri, şehit haberleri, tecavüz ve siyaset haberleri ile başlayıp tüm gün ayağımız taşa takılsa şikayet edecek kadar isyankar moda geçiyoruz. Birde bunlara gün ışığını görmeden işe başladığını ekle al sana mutsuzluk tablosu.

Kar yağıyor hayat durdu diyerek kızıyoruz. Okullar tatil oluyor çalışan anneler kızıyor, tatil olmuyor ev hanımı olan anneler kızıyor. Yaz geliyor sıcak diye şikayet ediyoruz. Okula, işe, eve koşturuyoruz ve geç kalıyoruz diye öfkeleniyoruz. Trafik ayrı bir mutsuzluk sebebi ve bunun gibi bir sürü nedeni hiç uğraşmadan bulmakta asla zorlanmıyoruz.

Kişisel gelişim kitapları okumayı seviyorum. Bildiğim şeyleri çevirip çevirip okuyorum. Kitap bittiği an süperim, harikayım tabii ki ben yaparım havasında ortalıkta dolanıyorum. Bir kaç gün sonra büyü bozuluyor direk İSYANNN...

Baktım dağılıyorum yine elime bir kişisel gelişim kitabı alıp filmi başa sarıyorum. Bıkmadan, usanmadan okuduğum her satırı unutma bak diyerek kafama kazıyorum. Yatarken kendimden özür diliyorum, gün içinde her işimi halletti isem kendime teşekkür ediyorum. Yani kendimle ciddi ciddi mücadele ediyorum.

Deli misin? diye sorabilirsiniz.

Cevabım tabii ki HAYIR ama bu şartlarda delirmemek için, kendi iyiliğim için mücadele etmek zorundayım.

Çünkü mutsuz yanlarım beni daha çok mutsuz umutsuz hale getiriyor. Sabah güneşi görmeden uyandığım için bile kahroluyorum. İşe giderken yol boyunca kendim için ne yapabilirim diye düşünüyorum. Çünkü ben gergin ya da bitik olunca ev içinde herkes öyle oluyor.

Bu sıra SADEleşme ile ilgili güzel bir kitap okuyorum. İlk 15 sayfada gaza gelip gittim Ela'nın oyuncaklarını eledim sayılarını azalttım. Sonra ki 10 sayfada Yağız'ın kıyafetlerini gözden geçirdim. Çok eşya olunca sürekli onu toplayın, bunu yerine koyun dırdırlarımdan ben bile sıkıldım. Zaten evimde az eşya var kitap sayesinde daha da azaltma hevesim gelmişken, su içilen bardağın bile koltuk aralarına konulduğunu görünce benim heves yine gitti. Sadeleşerek de olmayacak bu desem de azimle kitabı bitirme telaşındayım.

Etrafımı değilde biraz kafamdakileri boşaltıp sadeleştirmek zorundayım gibi geliyor. Sanırım buna benim gibi bir çok insanın ihtiyacı var. Google arama motorundan bloğuma gelen bir kaç kişinin google yazdığı sözcük " ikinci çocuktan sonra sinir herkes de oluyor mu?" bunu yazanlar kimse bulup sıkıca sarılıp merak etme yalnız değilsin diyesim geldi. İkinci çocukla da alakası yok günlük koşturmalarımız bizi bu duruma itiyor demek istedim.

Şikayet etmeyi bırakabilsek ya da şikayet ettiğimiz konulara basit çözümler bulabilsek, ya da annelerin sihirli güçleri olsa veya tüm insanlar yorgun gördükleri anneleri iyi etmek için seferber olsalar ne iyi olurdu değil mi?

Neyse çok fazla hayal kurmaya gerek yok sizi sizden başka kimse mutlu edemez. Sadece yalnız olmadığınızı bilin bu yeter 😉

Sevgiler,


devamı »

24 Tem 2018

Arnica Süpürge Modelleri ile Mükemmel Temizliğin Keyfini Çıkarın!


Arnica sessiz süpürge modeli
 
Evinizin dakikalar içerisinde şöyle pırıl pırıl hale getirmek istemez miydiniz? Temizlik konusunda ev hanımlarının en büyük yardımcısı olan süpürgeler, günümüzde gelişmiş teknik özellikleri ile yaşam alanlarının her köşesine kusursuz hijyen sağlıyor. İhtiyaçlara yönelik olarak geliştirilen bu küçük ev aletleri ile artık zahmetsiz işler yapmak çok daha kolay! Kıvrımlı köşeleri dahi mükemmel şekilde temizleyen ürünler, yüksek emiş güçleri sayesinde temizlikten tam performans yakalamanızı mümkün kılıyor. Üstelik anti-alerjik özellikleri sayesinde ortamdaki partiküllerden ve tozlardan da kısa sürede kurtulmanız kolaylaşıyor.

 
Sizler de güç ve performans açısından beklentilere uygun bir süpürge modeli arıyorsanız, hemen Arnica kalitesinden faydalanabilirsiniz. Küçük ev aletleri konusunda her daim kaliteye imza atan markanın ürün grupları arasında müşteri ihtiyaçlarını karşılayan pek çok kaliteli, yenilikçi, pratik ve fonksiyonel elektrik süpürgesi modellerine yer veriliyor. Üstün temizlik performansı sunan ürünler ile yaşam alanlarınızı her daim hijyenik bir atmosfere bürüyebilirsiniz.

 
Havada Asılı Kalan Gizli Tozlara Son!

Hem ev hem de ofis temizliğinde kullanılabilen Arnica süpürge çeşitleri, fonksiyonel ve teknik donanımları ile tüm kullanıcılarının gönlünü kazanıyor. Ürünlerin çok yönlü kullanım sunan ergonomik başlıkları, gizli tozları ortaya çıkartarak mekanlarınızı daha kusursuzca ve detaylıca temizleyebilmenize yardımcı oluyor. Üst kısımda yer alan kalın kapaklar, fırçaya saç veya kalın toz kalıntılarının dolanmasını engelliyor.

İnovatif teknoloji ile geliştirilen elektrik süpürgesi çeşitleri, aynı zamanda toza alerjisi olan kişilerin sağlığını da ön planda tutuyor. Daha yüksek hijyen sunan temiz hava filtreleri ile  polen ve hayvan tüyü gibi ince tozları kolayca makinenize hapsedebilmeniz mümkün. Ergonomik uç yapıları ise tüm tozları etrafa dökülme riski yaşamadan kolayca dışarıya boşaltmanıza destek oluyor.

 
Enerji Tasarrufu Sunan Birbirinden Farkı Arnica Süpürgeler Bir Arada!

Türkiye'nin en iyi elektrik süpürgesi markaları arasında yer alan Arnica; toz torbalı, toz torbasız, dikey kullanımlı, halı yıkama özellikli, kuru modlu ve su filtreli gibi farklı ürün serileri ile karşınıza çıkıyor. Toz torbalı modeller; astım, bronşit hastalarının ve bebekli evlerin temizliği için oldukça uygun. Kağıt veya sentetik torbadan üretilen ürünler, tozları havada süzerek kısa süre içerisinde torbaya hapsediyor. Böylelikle evinizde tozlar havaya bulaşmadan kusursuz bir temizlik gerçekleştirilmiş oluyor.

A sınıfı enerji verimliliği sunan toz torbasız süpürgeler; ultra sessiz şekilde çalıştığı için günün her anı komşularınızı ve diğer aile fertlerinizi rahatsız etmeden temizlik yapabilmenize imkan veriyor. Koltuk temizleme aparatları, perde fırçası ve dar uçlu borusu ile gelen bu ürünlerle ev temizliğini adeta eğlence işine dönüştürebileceksiniz. Boya göre ayarlanan dikey kullanımlı modeller; taşınabilirlik, hafiflik ve pratik kullanım açısından tüm kullanıcılarını cezbediyor. Farklı renklerde beğeniye sunulan bu süpürge çeşitlerini mutfak ya da salon gibi fazla temizlik gerektiren yaşam alanlarınızda kullanabilirsiniz.

 
İşlevsel özelliklerle donatılan halı yıkama makineleri, zamanla halılarınızın üzerinde oluşabilen sararmaları ve kirleri anında yok etmeye yardımcı oluyor. Üstelik kumaş dokusunu koruyan bu makineleri sadece halı üzerinde değil ince kilim ve koltuk gibi mobilya eşyalarınız üzerinde de gönül rahatlığı ile tercih edebilirsiniz. Etkin bir hijyen sunan yenilikçi ürünler, hoş parfüm esansları sayesinde ortamın havasını daha ferah hale getiriyor.

 
Arnica Tesla ve Arnica Bora, yüksek emiş gücüne sahip olan kuru modlu süpürgelerden ikisi. Uzaktan kumanda, yıkanabilir motor koruma filtresi, 3 fonksiyonlu emniyet kilidi ve pratik hazne Tesla serisinde öne çıkan özellikler arasında yer alıyor. Renkli tasarımları ile dikkati çeken Arnica Bora, hem etrafa yaydığı hoş kokusu ile temizliğinizi daha etkin kılıyor hem de odanın havasını değiştiriyor. Yıkanabilir hazneli olan su filtreli modeller ise genellikle koltuk, halı ve perde gibi mobilya modellerinin temizliğinde tercih ediliyor.

Arnica mila süpürge modeli

devamı »

30 Haz 2018

La Roche Posay Ürünleri


Soğuk içecekler, uzun geceler, deniz, kum ve güneş derken insan yaz aylarının rahatlığına öyle kolay alışıyor ki… Sadece bedenen değil zihnen de rahatladığımız bu aylarda klasik yaşantımızın temposundan düşmemiz de haliyle kaçınılmaz oluyor. Bu rahatlık her ne kadar fiziksel ve ruhsal olarak bizim için oldukça faydalı olsa da sağlığımız için ihmal etmememiz gereken bazı tedbirler de var. Bu tedbirlerinse tek bir hedefi var: UV – yani ultraviyole- ışınlar.

Aynen öyle, bu yazımda size güneş ışınlarının muhtemel zararlarından ve korunma yollarından bahsedeceğim. Çünkü her ne kadar yaz aylarında ekstradan özen göstersek de güneşten korunma aslında tüm yıl boyunca dikkat etmemiz gereken önemli bir husus. Ne yazık ki UV ışınlar sadece güneşli ve sıcak günlerde değil bulutlu ve soğuk günlerde bile cildinize zarar verebiliyor. Özellikle sıcak yaz günlerinde en şiddetli seviyesine ulaşan UV ışınlara karşı cildinizin kurtarıcısı güneş koruyucular, hatta daha geniş bir çembere alacak olursak, içinde SPF içeren ürünler oluyor.

Cildinizin hassasiyetine göre uygun SPF seviyesini seçmeniz oldukça önemlidir. Seçim yaparken genel yaklaşım, cildinizin rengi açıldıkça ve hassasiyeti arttıkça SPF seviyesini artırmanızdır. Buna ek olarak eğer yüzünüz hassas veya akneye meyilli ise yüzünüz için hem daha hassas bir formüle sahip olan hem de daha yüksek SPF’e sahip olan bir ürün tercih etmenizde fayda var.

Ne yazık ki tek başına SPF güneşten korunmak için yeterli olmuyor. Koruyucunuzun kalıcılığı da bir hayli önem taşıyor. Deniz ve havuz meraklıları için suya dayanıklılık, uygulama kolaylığı ise çocuklar için büyük önem taşıyor. Bunlar ile birlikte pek çok istek ve ihtiyacınızı sonuna kadar karşılayan ürünlerin adresi ise La Roche Posay.

Cilt bakım ürünlerinin lider markası La Roche Posay Anthelios serisinde kullanıcılarına üstün güneş korumasının yanı sıra parlama karşıtı, nemlendirici ya da renkli gibi pek çok seçenek sunuyor. La Roche Posay’in sadece eczanelerde satılan bir dermo kozmetik markası olması ise eczacılara oldukça yüksek kar fırsatı yaratıyor. Güneşten korunmak tabi ki önemli, ancak bunu yaparken bütçemizi de sarsmak istemiyoruz. Buradaki kurtarıcımız ise turuncukasa.com oluyor.

Son keşfim olan Turuncukasa.com makyaj, sağlık ve dermo kozmetik gibi pek çok ihtiyacım için yeni adresim oldu. Aklınıza gelecek hemen her markayı sitede bulabilir; istediğiniz ürünü uygun fiyatlar, kampanyalar ve indirimler sayesinde kolaylıkla satın alabilirsiniz. Yaz dönemi için özel indirimleriyle  La Roche Posay ürünlerine  de kolayca sahip olabilirsiniz. UV ışınları şakaya gelmez, eve kıpkırmızı dönmeyin sonra benden söylemesi.
Sevgiler,
devamı »

29 Haz 2018

Özgün Tasarımları ile Kaliteyi Birleştiren U.S. Polo Efsanesi


 
Kralların ve asillerin sporu olan polodan ilham alarak tasarımlarını ortaya koyan U.S Polo, konforlu ve şık ürünleri ile 1890 yılından bu yana modaya yön veriyor. Kendine özgü bir tarza sahip olan marka klasik U.S. Polo renklerinin ve armasının hâkim olduğu bir şıklığa imzasını atıyor. Her yaşa hitap eden marka, 152'si Türkiye’de bulunan, dünya genelinde 277 mağazası ile kullanıcılarına hizmet ediyor.

 
Kaliteli Giyimin Değişmeyen Adresi U.S. Polo

 
Kaliteli giyinmeyi seven ve kaliteyi yaşam tarzı haline getirenlerin tercihi olan U.S. Polo giyim , moda dünyasında adından sıkça söz ettiriyor. Geçmişi yansıtan asil renkleri ve tarzı ile modern çizgileri harmanlayan marka, polo sporunun ruhunu çağımıza yansıtıyor. U.S. Polo’nun tüm gözleri üzerine toplayan; ceket, yelek, gömlek, triko, sweatshirt, ayakkabı, etek, elbise, spor giyim, pijama ve çocuk giyim gibi her kategoriyi kapsayan ürün çeşitliliğine her gün bir yenisi daha ekleniyor.

 
Giyim çeşitlerinin yanı sıra saat, eldiven, çorap, bere, şal kemer, cüzdan ve çanta gibi aksesuarları ile de göz dolduran marka giyim kombinlerini aksesuarları ile birleştirerek bağımlılık yaratan bir tarz ortaya koyuyor. Takım ruhunun yakalanmasında önemli bir rol oynayan U.S. Polo; kalemlik, okul çantası ve beslenme çantası gibi çocuk ürünleri ile de çocuk dünyasında da yer alarak her yaş grubuna hitap edebildiğini kanıtlıyor.

 
Moda Dünyasında Özgün Tasarımın Adresi U.S. Polo Ürünleri

 
Her mevsime özel olarak tasarlanan farklı kombinleri ile sezon trendlerinde her zaman söz sahibi olmayı bilen U. S. Polo yeni sezon ürünleri ile de tahtını korumaya devam ediyor. Yalın ve sade giyimleri ile her ortamda dikkat çekmeyi başaran kadınların tercihi olan U.S. Polo, ağırbaşlı duruşuyla her zaman asilliğin simgesi oluyor. Erkekler tarafından en çok beğenilen klasik polo t-shirt'ler, gömlekler ve montlar klasik renkleri ve sportmen bir hava veren dikişleri ve armaları ile en çok tercih edilen modeller arasında yerini alıyor.  Markanın atlı amblemi hemen hemen her üründe bulunuyor. Gerek iş hayatında gerekse günlük yaşamda tercih edilen polo trikolar, kadınlar tarafından  etek ve pantolonların üzerinde kullanıldığında şık bir görünüm sağlıyor. Erkekler ise kot ve pamuklu kumaş kullanılarak tasarlanan pantolonları kapri olarak yazları tercih ediyor.

 
Beğendiğiniz U.S. Polo giyim ürünlerinden dilediğinizi sepetinize ekleyebilir, U.S. Polo online satış mağazası markastok.com güvencesi ile satın alabilir ve avantajlarından yararlanabilirsiniz.

 
devamı »

19 Haz 2018

Bel Bölgesinde Bulunan Yağlardan Kurtulmak

şekersiz beslenme


Yaklaşık 6 aydır sağlıklı beslenip kendimde evde spor yapıyor, fırsat buldukça da günlük 10000 adım atmak için yürüyüşlere çıkıyorum.

Ramazan ayında dahi şekersiz beslenmeyi elimden geldikçe devam ettirdim. Yürüyüş yapma süremide bu dönemde bayağı arttırdım. İnstagramdan çok fazla soru geliyor kendimce cevaplıyorum fakat ben uzman değilim. Kendimce araştırıyor kendi üzerimde de uygulamaya çalışıyorum.

En çok sorulan sorulardan biri belimi nasıl incelttiğim oluyor. Günde 40-50 mekik çekiyorum asla incelmiyor diyen var. Evet doğrudur bende o hatayı vakti zamanında yaptım :) Hiç bir zaman kilolu biri olmadım ama tipik türk annesi gibi 2 doğumdan sonra bel bölgemde yapışıp kalan yağlanma vardı.

Bu konuda çok fazla araştırma yaptım. Gerçek şu ki; bel bölgesinde ki yağlardan kurtulmak için mekik asla yeterli değil. Hatta işe direk mekik çekmekle başlamak çok büyük hata diyebiliriz. Bölgesel zayıflama diye bir şey olmadığını bende bu süreçte öğrendim. Terleme eşofmanları veya belinizi poşete sarıp yağ yakma söylentilerinin de yalan olduğu açıkça ispatlanmış durumda. Zayıflama çayı ve haplarıyla zayıflamaktan hiç bahsetmiyorum bile...

Peki bel bölgesinde ki yağlardan nasıl kurtulacağız?

Ben kendimde izlediğim yoldan anlatacak olursam;
* Bol su iç. İçemiyorum, susamıyorum vb bahanelerini geç ve gözünün önünden suyu ayırma. Günde 2-3 lt mutlaka tamamla. Güne bir bardak su ile başla ve günü yine bir bardak su ile bitir.

* Sağlıklı beslen. Diyetten bahsetmiyorum. Paketli gıdalardan, unlu mamullerden, şekerden, tuzdan uzak durmaktan bahsediyorum. Göğsümü gere gere söyleyebilirim ki ben; diyet ile değil sadece şekersiz beslenme ile bel bölgesinde ki yağlardan kurtuldum. 21 gün şekersiz beslenmeyi denediğinizde farkı göreceksiniz garanti veriyorum :) Bugün kötü beslenmiş olabilirsin ama pes etmek yok sonraki gün hemen beslenmeni dengeleyebilirsin.

* Hareket et. Başka şansın yok. Kalıcı olarak zayıflamak istiyorsan hareket etmek zorundasın. Zaman yok, yapamıyorum bahanelerini unut. Ben kış ayları boyunca çocuklar uyuduktan sonra youtube videoları ile evde spor yaptım. Çalışıyorum ve spor salonuna gitmeye vaktim yoktu. Yatıp dizi izlemek yerine kalkıp spor yaptım. Yaptığım spor mekik çekmek asla olmadı. Leslie ile yürüyüş, ip atlama ve cardio videolarıyla başladım. Sonra sonra aralara pilates ekledim. Çünkü vücut kg alacağı bölgeyi kendi seçtiği gibi, kg vereceği bölgeyi de kendi seçiyor. Ben belden vereyim dediğinizde belden gitmiyor. Bu yüzden tüm vücudu çalıştırmak en güzeli oldu.

Özellikle doğum yapanlar bilirler alt karını eritmek oldukça zordur. Bunun için biraz sabretmek gerekir. 49 kg olsam bile alt karnım asla erimiyor derdim. Fakat artık gözle görülür şekilde toparlandığını görmek beni fazlasıyla motive etmeye başladı.

Bu 3 maddeyi sadece yaz dönemi kg vereyim gibi kullanmayın. Bu düzen oturduğunda alışkanlıklarınız kökten değişecek buna inanabilirsiniz. Kaçamak yapıp bugün çok fazla tatlımı yediniz hemen olmuyor yapamıyorum işte demek yerine bir sonraki günü daha sade beslenip bol yürüyüşle telafi edebilirsiniz. 3 günde 5 kg verdiren diyetlerden, haplardan, çaylardan medet ummayın önce kendinize hedef belirleyin ve harekete geçin. Çocuklar rahatmı bırakmıyor açın müziği birlikte bolca dans edin. İnstagram hepimizin hayatı oldu. Motivasyon içerikleri üreten binlerce sayfa var. Mide ameliyatı olmadan evde zayıflayan, online beslenme danışmanlığı yapan bir sürü güzel yönlendirme yapan hesaplar var. Onlar yapıyorsa sizde yaparsınız. Yeter ki önce kendinize inanın ve kendi gücünüzü önemseyin gerisi gelir ;)

iki tane de link bırakayım belki okursunuz ;)
Bel çevresi yağlanma
"Düz karın" için en 11 besin

Bu arada ben dün itibariyle şekersiz 21 güne tekrar dan başladım. Bayramı tatlı krizine girmeden bir kaç ufak kaçamakla atlattığım için buna devam etmek istiyorum. Bu konuda gün sayarak kendimi bayağı eğittiğimi düşünüyorum :)
Tavsiye ederim ;)

İnstagram hesabım ;
@gulsahonen





devamı »

13 Haz 2018

Buralardayım...


Bloğuma eskisi gibi düzenli yazı yazamıyorum. Vakit yok demek istemiyorum, çünkü bana göre insan sevdiği işi yapmak için her daim vakit yaratır. Aylar öncesine kadar da yaratıyordum.

Babamın vefatı ile birlikte hayatımda bana dair bir çok şeyi değiştirme fırsatı buldum. Önceliklerim fazlasıyla değişti. Zor zamanımda yanımda olmayan insanlarla arama mesafeler girdi. Beni yoran insanlardan uzaklaşmaya başladım. Kendimi iyi hissetmemi sağlayacak şeylere yöneldim. Kendimi oldum olası önemserdim ama sağlığımı bu kadar önemsemem babamın gidişinden sonra oldu. Şekersiz beslenme ve spor hayatımın bir parçası oldu. Çocuklarım, ailem, sevdiklerim dışında kimse için kafa yormamaya başladım.

Eskiden yazmak iyi hissettirirdi geceleri oturur saatlerce yazardım. Şimdi ise akşamları bulduğum her fırsatı dışarıda yürüyüş yaparak ya da evde spor yaparak geçiriyorum. Meditasyondan yogaya kadar kendimi dinleyebileceğim her şeyi uygulamaya çalışıyorum. Bol bol dua ve şükredip kendimi tazeliyorum. Evde, yolda bulduğum her fırsatta kitap okuyorum. Geride kalan sevdiklerimin sağlığı ve mutluluğu için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. İhtiyacı olanlara dokunmaya kendimce iyilik yapmak için çabalıyorum.

İnsan sevdiğini kaybedince, canı sonuna kadar acıyınca asıl yaşadığını anlıyormuş. Asla isyanım yok bu kaybediş bana diğer taraftan çok şey kazandırdı bunun için bile ne kadar şükretsem azdır diye düşünüyorum.

Böyle diye diye 7 ay geçti. Kendimi çok iyi hissettiğim bir dönemdeyim. Önümde beni zorlayacak, yaramı kanatacak olan babasız ilk babalar günü ve ramazan bayramı var. Kendime; unutma böyle günleri doya doya sarılarak kutladın sen için rahat olsun desemde içimde ki kız çocuğu bambaşka bir masal aleminde sanki yeryüzünde herkes bu özel günleri babasına sarılarak geçirecek ve sanki benden başka herkesin babası var bir tek benim yokmuş gibi geliyor. Zaman her şeyin ilacı bunu iyi biliyorum. Yaralarım kabuk bağlıyor, özlemim daha çok artıyor ama unutmaktan asla korkmuyorum çünkü biliyorum ki unutulmayacak. Dilerim çocuklarımda babalarına doya doya büyürler daha doğrusu dilerim her çocuk anne/babasına doyarak ve desteklerini yanında hissederek büyürler. Rabbim kimseye dayanamayacağı acılar vermesin en büyük duam budur.

Kısaca iyiyim ve buralardayım çok şükür...

Sevdiklerim için kendime iyi bakmaya çalışıyorum. Size de tavsiyem sağlığınıza dikkat edin. Ve fırsatınız varken yanınızda olan tüm sevdiklerinize doya doya sarılın. Bayramlarda tatile kaçmak yerine nefes alıyor olduklarını bildiğiniz ailenizi mutlaka görmeye gidin. Bol bol da fotoğraf, video çekin özlem ağır bastığında gülümseyerek hatırlayacağınız anılarınız olsun elinizde...

Şimdiden huzurlu bayramlar dilerim...

@gulsahonen



devamı »

28 May 2018

Son Söz Kimde Kalsın?


İki çocuk büyütürken en çaresiz kaldığım zamanları bana bir sorsanız ilk 5'e laf yetiştirme anlarımızı koyarım.

Çocukların dil gelişimi ilerledikçe kelime hazneleri hızla artıyor. Ve bu gelişimlerini ilk önce ev içerisinde bizde uyguluyorlar. Şöyle ki; her soruna ters bir cevap, her istenilene aykırı isyanlar, her öğütüne senden daha çok akıl vermeler olarak haneye yansıyor. Kavga anları ise off off. Herkes birbirine laf yetiştiriyor ve herkes de son sözü ben söylerim havasında davasını uzatmaya devam ediyor.

Kendi aralarında ki laf ebeliklerine karışmıyor müdahale etmiyorum fakat konu bana sıçradığında biraz can sıkıcı olabiliyor. Morali bozuk olan, canı sıkılan bana sarıyor. Ben ufacık bir rica da bile bulunsam bir dünya laf işitiyorum. Bana akıl vermeye bile başladılar. Haliyle insan bozuluyor bacak kadar boyları ile bana kafa tutuyorlar.

Mesela Yağız'ın kendinden emin ben her şeyi bilirim "yooo hiçte öyle değil" ile başlayan çok fazla cümleleri var. Bazen hata edip düzeltip doğrusunu açıklayayım diyorum saatler süren ikna etme, her lafımı geri çevirme bitmek bilmeyen bir didişmeye dönüyor işte o zaman sakin kalmak için dudak içlerimi falan ısırıyorum :) Mesela dün akşam konudan konuya atlarken mevzu kondisyonun anlamına geldi. Ben bildiğim açıklamamı yaptım o tabi anında itiraz etti. Bende "itiraz etmeden önce her şeyi araştırmayı denemelisin" deme gafletinde bulundum bir de üzerine açtım google dan kondisyonun açıklamasını okudum. Google da bazen yanılabilir bence öyle değil diyerek bir başladı anlatmaya duysanız yılların tecrübesi ile beni eğitiyor gibiydi. Bazen anlattıklarını tebessümle dinliyorum ama çoğu zaman bu ben bilirim havaları damarıma basıyor ve beni geriyor. Mesela aceleyle işe giderken tam kapının ağzında "bana kahvaltı etmek senin anlattığın kadar her zaman yararlı olmayabiliyor mesela şuan midem bulanıyor ve hiç bir şey yemek istemiyorum" gibi uzunnnn açıklamaları için sabahın o saatinde onu ikna etmeye vaktim kalmıyor. Hoş konuların sonunda ikna etmeyi de bilerek ve isteyerek ben bırakıyorum. Yağız inatlaşma dönemini çoktan geçti. Şuan ki itiraz ve ben bilirim dönemi ergenlik dönemi girişlerinde asiliğin başlangıcı olarak bir çok çocuk da görülebiliyormuş. Üzerine çok gitmeden kendi haline bırakmakta fayda var :)

Ela ise tam da inatlaşma döneminde ona ne seçenek sunarsan sunalım HAYIR diyor. Ve abisi gibi başlıyor lafları tek tek dizmeye.
Bu tişörtle bu etek giyilmez,
bu yemeğinde yanında bu yenmez,
ben kendi kararımı verebilirim,
yooo o asla mavi değil anne blue o blue,
abim benden büyük olamaz ben ondan büyüğüm (abi olarak kabul ediyor ama büyük olduğunu kabullenemiyor)
odamı ben dağıtmadım ben toplamam (ciddende toplamıyor bende toplamıyorum)
Şimdilik kabullendiği hiç bir olay yok. Hatta arada ağzından "tamam anne" lafı kaçınca bana teşekkür etmelisin bak sana TAMAM dedim diyor o an kendimi dünyanın en şanslı annesi hissediyorum 😊 Bence büyüdüğünde dansöz olacağına avukat olsa daha iyi iş yapar sanki :)

Dil gelişimini tamamlamış, kelime hazneleri oldukça geniş olan bu iki karakterle aynı anda tartışma yaşadığım anları hiç yazmayayım. İç karartmanın anlamı yok hemen polyannaya bağlıyorum; bu dönemde geçecek birey olma yolunda hızla büyüyorlar ama ben yine de ev içinde bir ana olarak son söz bende kalırsa çok mutlu olurum sanki ya :)

Bizi instagramdan takip edebilirsiniz.
@gulsahonen

Sevgiler












devamı »

İspanya’ya İlk Kez Gidecekler İçin Önemli Tarihi Bilgiler



Akdeniz’in en güzel ülkelerinden birisi olan İspanya Avrupa turu kapsamında gidebileceğiniz en güzel seyahat seçeneklerinden birisi oluyor. Bunun içinde ispanya turu yapanların her zaman mutlu ayrıldıklarını görebiliyoruz. Klasik bir İspanya turu yerine bu makalemizde sizlere ülkenin tarihi yerleri ve doğal güzelliklerinden bahsetmek istiyoruz. İspanya sanat ve etkinliklere önem veren bir ülke dolayısıyla sık sık düzenlenen festivaller ve dans gösterileri İspanya’yı her zaman yaşanılabilir konuma getirmiştir. İspanya’da farkı kültürleri de modern hayatla harmanlayarak yaşayabilir ve keyfine de doyamazsınız. İsterseniz İspanya’ya geldiğiniz zaman tarihi noktaları nereler ve nereyi ziyaret etmeniz gerekiyor size kısaca anlatalım. 

BARSELONA

Sanıyorum ki İspanya’nın adının geçtiği bir yerde Barcelona’dan bahsetmeden geçmek olmaz. Her ne kadar dünya burayı takımından biliyor olsa da İspanya’nın en çok tanınan ve vazgeçilmez şehri de yine burasıdır. Barcelona turistler bakımından da ilgi çeker. Bunun için her yıl binlerce turisti Barcelona sokaklarında görebilmek mümkün. Barcelona müziği ve kültürüyle hatta yemekleriyle önemli destinasyonlara sahip. İspanya’da tarihi olarak gidebileceğim yerler nereler derseniz size tavsiye olarak La Rambla,La Sagrada Familia ve Park Güell gibi alanları gösterebiliriz. Bunun yanı sıra gitmeniz gereken yerlerden bazıları ise Katalan Ulusal Sanat Müzesi, Katalan Müzik Sarayı, Picasso Müzesi ‘dir.

MADRİD

İkinci durağımız Madrid gezilecek listesinde ilk başlarda göremiyor olsak da aslında olması gerekenden çok daha fazla ilgiyi hak ettiğini de söylemek mümkün. Kendisine başkent muamelesi yapmanızı da öneriyoruz çünkü burası İspanya’nın en büyük şehirlerinden de bir tanesidir. Madrid’ e geldiğiniz zaman görmeniz gereken tarihi yerler ise Plaza Mayor,Prado Müzesi,Depod Tapınağı,Kraliçe Sofia Ulusal Sanat Müzesi  Buraya geldiğiniz zaman en azından Barcelona kadar seveceğinizden eminim.

GRANADA

İspanya’ya geldiğiniz zaman gidebileceğiniz yerlerin sayısı çok fazla ancak tarihi bir amaçla gelmişseniz o zaman gelmeniz gereken yerlerden birisi de Granada olacaktır. Özellikle de Endülüs emevilerinden kalma dönemin izlerini taşıyan EL Hamra Sarayı ile ünü olduğunu da söyleyebiliriz. Granada İspanya’ya geldiğiniz zaman hayran kalacağınız yerlerden bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. 

SEVİLLA

İspanya ve Flamenko ancak Flamenko’nun başkenti de Sevilla’dır. Burası dar sokaklardan oluşan bir yer ve gezerken mistik kokusu sizi alıp çok uzak yerlere götürecektir. Tarihi mekanlarının yanı sıra müzik ve danslarıyla da size kendinizi özel hissettirecek bir yer. Sevilla İspanya’nın 4. Büyük şehridir ve gezebileceğiniz yeri de bir hayli varladır. Burası aynı zamanda iç liman olarak da bilinir ve konumu itibariyle de kıymeti bir hayli fazladır.

CORDOBA

Son olarak size bahsetmek istediğimiz Yer Cordoba burası da mistik bir kent edasında kendinizi sokaklarına atıp mistik bir havayı koklayabilirsiniz. Kısacası tarihi dokusu sizi büyüleyecek. 
devamı »

23 May 2018

2018’in Yükselen Trendi: Özel Havuzlu Kiralık Villalar




Antalya’da doğanın her anını görmek ve masmavi deniz berraklığını teninde hissetmek isteyen çoğu turist binlerce kilometreyi aşarak her sene Türkiye’ye geliyorlar. Türkiye’nin sıcak ikliminden mutfağına kadar her detayından memnun kalan yabancı turistler bir sonraki sene tüm yakınlarına da Türkiye’yi öneriyor ve Antalya’ya yeniden akın ediyorlar. Antalya’da her dönemde sıkça rastlayacağınız yabancı turistler erken rezervasyon dönemlerinden faydalanıyor ve konaklamalarını bütçelerine ve tercihlerine göre otellerde yapılıyorlar. Ancak, Türkiye turizminin git gide ilerlemesi ve Türkiye’nin doğal güzelliklerinin bilinmesi tüm Dünya’da dillere destan olmasıyla bu turizm talebi her gün artıyor. Hal böyle olunca, otellerde ful doluluk kapasitelerine erişiliyor, turistler ise otellere rezervasyon üstüne rezervasyon yapııyorlar.


Antalya’da konaklama hizmeti veren firmalar olarak bizler de turistlerin Türkiye’yi ve Antalya’yı sevmesi ve buralarda iyi alanlarda konaklaması için çalışıyoruz. Villa Kalkan olarak uzun yıllardır villada tatil ve konaklama sektörünün içinde olduğumuz için değerli tatilcilerimizin ne istediğini ve neye ihtiyacı olduğunu yakından biliyoruz. Muhafazakar görüşe sahip aileler için muhafazakar kapalı havuzlu villalardan, evcil hayvan izinli villa kiralama hizmetine kadar çeşitli villa kiralama kategorisinde hizmet sunuyoruz. Kapalı havuzlu villa Antalya’da sıklıkla muhafazakar ve balayı çiftlerinin isteği olduğu için villalarımızın tasarımını romantik ve aşk dokulu olarak tasarladık. Jakuziden saunaya kadar imkan sunabildiğimiz kapalı havuzlu kiralık villalarımızda dilerseniz yardımcılarınız da konaklayabilmektedir.

Villa Kalkan’ın  kapalı havuzlu tatil villalarını görmeden tatil planınız için otel veya alternatif konaklama çeşitlerini seçmeyin! Size özel sunabileceğimiz villada tatil hizmetlerimizden memnun kalacağınıza oldukça eminiz. Gerek uygun fiyatlarımız gerekse sunduğumuz avantajlar ile Villa Kalkan’da sizleri konuk etmeye kararlıyız. Birbirinden özel zevkle dekore edilmiş kiralık villalarımızda unutulmaz bir tatil deneyimi yaşamak için sizleri Villa Kalkan’a bekliyoruz. Her geçen gün yenilediğimiz villa çeşitlerimizi ise www.villakalkan.com.tr ‘de bulabilir, beğendiğiniz villalar hakkında detaylı bilgi talebinde bulunabilirsiniz. Kaş ve Kalkan’da faaliyet gösteren Villa Kalkan’a bizzat gelerek de sizlere sunacağımız özel dekore edilmiş villalarımızı görebilir, uygun fiyatlara kaliteli bir konaklamayı kendiniz ve sevdikleriniz için seçebilirsiniz.
 
devamı »

11 May 2018

Anneler Günü Hediye Seçenekleri


Anneler günü yaklaşırken "yapmayın, etmeyin ne olur canım analara artık ufak ev aletleri almayın" diye her önüme gelene alt yazı geçiyorum :)

Özellikle anneler günü gibi maneviyatı yüksek bi günde hediyeden ziyade beklentim çocuklarla birlikte birbirimizin kalbine dokunalım yeter diye düşünüyorum. Zaten sadece bir gün değil hergün hatırlanma taraftarıyım ama madem böyle bir gün türemiş üreticilerde bunu kazanç kapısına çevirmiş o zaman hediye alınacaksa da bence bir annenin yüreğine dokunacak, kendini değerli hissedecek ve sadece kendine özel bir hediye olmalı diye düşünüyorum.

Geçen yıl olduğu gibi benim bu yılda tercihim sosyopix oldu. Geçen yıl gelen hediyelerimi çocuklarımla birlikte hazırladım bu yılda aynısını yapıyoruz. Hepimizin içinde bulunduğu en özel anların elimize geçtiği fotoğraf kareleri ile şahane bir anı albümü yaptık.

Her gün çocuklarımızın en özel anlarını elimizde ki telefonlar ile fotoğraflıyoruz ama ben o güzelim anların telefon ya da bellek içinde saklı kalmasını içime sindiremiyor illa her sene albüm hazırlıyorum. Dokunmak, o anı bir daha yaşamama sebep oluyor.

Bu arada sosyopix sayfasını incelerseniz anı kartları, anı albümleri, anı çerçeveleri, buzdolabı magnetleri gibi bir sürü anılarınızı ölümsüzleştireceğiniz ve sadece özel günler de değil her günü özelleştireceğiniz ürünlerin olduğunu görürsünüz.

Biz anı albümünüzü oluştururken çok eğlendik ;)






devamı »

8 May 2018

Düşünce Gücüyle Tedavi


Öncelikle bu kitabı elime aldığım andan itibaren, bir şeylerin değişmesi gerektiğini fark edip olumlu bir değişime girdiğimi gördükçe kendimi çok iyi hissettiğimi belirtmek isterim.

Bloğuma okuduğum her kitabı yazmıyor, beni çok etkileyen, bitmesini istemediğim bittiğin de ise bende izler bırakan, bu satırları herkes okumalı dediğim kitapları özellikle yazıyorum.

Bu kitapta aynen bu bahsettiğim türden bir kitap. Yakın çevremde bir çok arkadaşıma aldırdım. Belki sizleri de etkileyebilirim diyerek paylaşmaya karar verdim ;)

Pozitif psikoloji

Düşündüğünüz her şeyin, yaşayacağınız her şeyin belirleyicisi olduğunu hiç düşündünüz mü?

Yaşam gerçekten çok basit, Ne Ekersek, Onu Biçiyoruz
Kendi hakkımızda düşündüklerimiz, kendi gerçeklerimiz oluyor. İşte benim için en vurucu cümle bu oldu.

Önce düşüncelerini değiştir sonra hayatında ki her şey değişecek diyor. Çünkü aklımızda düşünce oluşturan yalnızca BİZ iz. Olumlu olumsuz tüm düşünceleri yaratan, başımıza gelmesini sağlayan biziz. Tabii kadere de inanan bir insanım ama bütün gün negatif düşüncelerle dolanan, etrafındakileri ve özellikle kendini sevmeyi bilmeyen insanın başına inanın her türlü kötü şeyler gelebilir. Buna inanmıyorsanız kendi üzerinizde denemeniz çok kolay. Bir sabah güne söylenerek, isyan ederek başlayın ve tüm gün suratınızı asın ve oturup başınıza neler geleceğini gözlemleyin.
Ertesi gün güne sağlığına şükrederek, kendine teşekkür ederek özenle güne başlayın ve gün boyu gülümsemeyi hatta ufak ufak iyilikler yapmayı deneyin işte bir de böyle bir günü gözlemleyin.

Tabii ki hiçbirimiz pembe masal aleminde yaşamıyoruz. Canımıza sıkan iş arkadaşımız, patronumuz, arkadaşımız olabilir ama işte o an durup bir başkası yüzünden ya bütün günümü berbat edeceğim ya da derin nefes alıp kendimi sakinleştireceğim seçeneklerine odaklanın. Başlarda kolay olmuyor ama kitap bazı alıştırmalarla size çok güzel yön veriyor. Ve unutmayın bir şeyi alışkanlık olarak kazanmak için her gün düzenli olarak uygulamak ve tekrar etmek gerekiyor. Tıpkı şekersiz 21 gün ve şekersiz 40 gün uygulamalarım gibi... Bu iki uygulamadan sonra bana alışkanlık olarak kalan en büyük hediye şeker düşkünlüğümün çok çok azalması ve paketli ürünlerin etiketlerini okuma alışkanlığı diyebilirim.

Ben ÖNCE BEN kelimesini her yere yazan çizen biriyim. Bazıları bunu bencillikle karıştırıyor. Fakat asla bencillikle alakası yok. Kitapta da anlatılan tam olarak bu " KENDİNİ SEVMEK." Sevmek mucizeler yaratır. Kendini sevmek de yaşamımızdaki mucizelerin yaratıcısıdır.

Kendini beğenmişlikten, kibirden, herkese tepeden bakmaktan söz etmiyorum. Çünkü bunlar sevgi değil. Sadece korku. Kendimize büyük bir saygı, bedenimizin ve zihnimizin mucizevi yeteneklerine şükran duymaktan söz ediyorum. ( sayfa 39)

İşte benimde tam olarak yıllardır anlatmaya çalıştığım bu ;)

Şimdi de kendimizi nasıl sevmediğimizi gözden geçirelim;
*Kendimizi durmadan azarlıyor ve eleştiriyoruz. Bedenlerimizi sağlıksız yiyecekler, alkol ve sigara ile yıpratıyoruz.
*Sevilmeye layık biri olmadığımızı inanmayı seçiyoruz.
*Emeğimizin karşılığı olan hak ettiğimiz ücreti talep etmekten korkuyoruz.
*Bedenimizde hastalıklar ve ağrılar yaratıyoruz. (yorumum: kötüyüm, hasta olacağım galiba, hiç iyi değilim, sanki midemde kötü diye diye üzerimize çekmiş oluyoruz. Dikkat edin erkekler de çok fazla ama annelerde bu durum çok yok. Çünkü sorumluluklarımız koşturmamız fazla ve biliyoruz ki hasta olup yatarsak düzen kayar bu yüzden iyi olma yolunu seçiyor ve kendimizi hasta olmadan iyileştirmenin yollarını buluyoruz)
*Bize yararlı olacak şeyleri erteliyoruz. (spor yapmak, kendine vakit ayırmak,sağlıklı beslenmek. Bu arada kitaba göre ki bence de öyle; DEĞERSİZİM duygusu erteleme yaratıyor)
*Yaşamımıza da her türlü borçlanma ve yük yaratıyoruz.( gereksiz bir özenmeyle alınan eşyalar, kıyafetler)
Ve daha bir sürü örnek......

Kitap bir ara geçmişe yolculuk yapıp zihinsel temizlik yapmanızı sağlıyor. Örnekleri okudukça evet bende böyle tepkiler aldım, ve evet banada bu kelimeler çok söylenmişti diyeceğinize %100 eminim. İnanmıyorsanız sayfa :50 okuyun ;)

Bu kitapla birlikte hayatıma meditasyonda girdi. Hatta çocuklarımı da buna dahil ettim. Akşamları yatmadan önce meditasyon yapıyor zihnimizi boşaltıyor, sonrasında da duamızı edip yatıyoruz. Oğlum panik bir çocuk bu şekilde bayağı yol aldık diyebilirim ve bu farkı kendinde onun fark etmesinden dolayı oldukça mutluyum.

Ve şimdi lütfen yeterince iyi değilim, bana göre değil, vakit yok, başaramayabilirim, denemek isterim ama devam ettiremem gibi olumsuz düşünceleri bir kenara bırakarak kendinize bir iyilik yapın ve bu kitabı kendinizi iyi etmek için alıp okuyun. Bazı paragraflar sizin inanç sisteminize uymasa da uyanları kendinize seçin ve benimseyin.

Sevgiler,
instagram hesabım: @gulsahonen





devamı »
Bumerang - Yazarkafe