12 Tem 2019

Yoğurtlu Makarna Salatası


Yoğurtlu makarna salatası; altın günlerinin, çat kapı gelen misafirler için kurulan sofraların, pratik bir öğle yemeği sofrasının ve lezzetli aperatiflerden oluşan bir çay saatinin vazgeçilmez seçeneklerinden biridir. Az malzeme ile hazırlanır ve hazırlaması gerçekten çok pratiktir.

Makarna salatası denince, akla genellikle mayonez, bezelye, patates, havuç ve mısır gibi malzemeler gelir ancak bu tarifte; makarnaları dereotu, domates, kekik, salatalık, zeytin, peynir, soğan ve yoğurt ile buluşturuyoruz ve ortaya çok çok aromatik hem de çok hafif bir lezzet çıkıyor. Mayonez kullanmadığımız için de, gönül rahatlığıyla yiyebileceğiniz bir salata oluyor. Tarifin videosu için

Hazırsanız, hemen ilk önce ihtiyacınız olan malzemelere bir göz atalım ve ardından bu nefis yoğurtlu makarna salatasını yapmaya başlayalım…

Malzemeler
300 gram makarna
Yarım bardak beyaz peynir
Yarım kırmızı soğan
¾ bardak zeytin
1.5 bardak cherry domates
3 çorba kaşığı limon suyu
2 çorba kaşığı ince doğranmış dereotu
1.5 bardak yoğurt
1 adet salatalık
Tuz
Karabiber
1 çay kaşığı kekik

Nasıl Yapılır?

Makarnayı haşlamak için suyu tencereye alın ve altını açıp kaynamaya bırakın.
Kaynamaya başlayınca, içerisine tuz serpin ve makarnayı suyun içerisine bırakıp haşlayın.
Haşlanan makarnaların suyunu süzün.
Bir kasede kıyılmış dereotu, limon suyu, kekik, zeytinyağı ve yoğurdu birleştirin ve güzelce karıştırın.
Doğranmış soğanı, çeri domatesleri, salatalığı ve zeytini de ekledikten sonra malzemeleri bir kez daha karıştırın.
Son olarak, karışıma makarnayı da dahil edin ve biraz daha karıştırın.

Afiyet olsun.

devamı »

16 May 2019

Erkek Çocuk Yetiştirmek


Ben 80 li yıllarında doğmuş biriyim. Bizim dönemimizde ve bizden önce doğan erkek çocukları ağam, paşam gibi pamuklara sarılarak büyütüldü.

Yatak dahi düzeltmeden büyüyen bir erkek kardeşim var. Kaymak sevmez diye evlenene kadar sütü ve ayranını kendi elleriyle süzerdi annem asla kıyamazdı. Neyse ki babam sorumluluk verirdi de anneme rağmen evde bir denge sağlanırdı. Çok şükür kardeşim aklı başında yetişkin bir erkek oldu :)

Ya babaları da anneleri gibi toz kondurmadan büyütülen erkek çocuklarına ne oldu?

Söyleyeyim; onlar bugünün ki şiddet haberlerinin baş kahramanı oldular. Çünkü onlar "göster amcalara pipini"diyen ailelerinin erkek egemenliğini sonuna kadar yaşatılan yetişkinleri oldular. Kadına acıması olmayan, değer vermeyi, sevmeyi bilmeyen bireyler oldular. Merhamete dair hiç bir olgu yok içlerinde. Kadın her şeyi hak ediyor onların gözünde...

Geçmişi bırakın bugün hepimiz çocuklara yapılan tacizlerin artmasından, kadına yönelik şiddetin her gün tekrarlanmasından, hayvanlara merhamet etmeyen insanların varlıklarından dert yanıyoruz.

Peki bu kadar isyan ederken biz evde nasıl erkek çocuk yetiştiriyoruz?

Sokakta oynarken oğlun kavga etti diye aslan kesilip diğer çocuğun üzerine öfkeyle yürüyor musun?
Oğlun bir hayvana zarar verdiğinde karşına alıp hayvanların da yaşam hakkı olduğunu sevgiyle anlatıyor musun?
Merhamet duygusunu aşılayıp elinde olanı olmayanlarla paylaşmanın önemini vurguluyor musun?
Koşulsuz sevmeyi belki sana da öğreten olmadı ama öğrenip oğluna da anlatmayı hiç düşündün mü?
Daha şimdiden olmayan gelinine şakayla karışık laf ediyor musun?
Oğlunu ileri de karısıyla paylaşma fikrini canını acıtıyor mu?
Lise kadar ayakkabısını bağladın mı? Peki ağzına besledin mi?
Evde sana yardım etmesine fırsat veriyor musun?
Odasını o yapamaz ya da yorulmasın okuldan geliyor ben toplayayım diyor musun?
Notlarını deli gibi önemsiyor her başarılı olduğunda maddi değeri yüksek ödüller alıyor musun?
İlerisi için hayalin sadece başarılı, iyi bir meslek sahibi bir adam olması mı?

Daha bir sürü yazarım ama gerek yok. Cevapları her erkek çocuk annesine göre değişir fakat bilmelisin ki vereceğin cevapların oğlunun ileri de maalesef kendi kendine yetemeyen, yetemedikçe stres yapıp başkalarına zarar verme potansiyeline sahip bir yetişkin olup olmayacağını belirleyecek. Bunu ben değil araştırmalar söylüyor.

Erkek evladım yok diye kenara çekilme komşun, kardeşin, etrafında kiler nasıl erkek çocuk yetiştiriyor dikkat ediyor musun?

Bilmelisin ki;
Bugünün yetişen erkek çocukları yarının haber gündemlerini belirleyecekler.
Bunun ne kadar farkındayız?

Bugün haberlerde 20.kattan atılarak ölen üniversite öğrencisi Şule Çet in babasının, gencecik bir erkek olan sanığın "kızına sahip çıksaydın" lafıyla nasıl yıkıldığı haberleri dönüyor. Sosyal medya da da herkes bunu kınayan paylaşımlar yapıyor.
Eğer acilen silkelenip nasıl çocuk yetiştirdiğimize dikkat etmez isek yarın öbür gün o babanın yerinde olmaktan daha acısı bu sözleri kolayca söyleyebilen merhametsiz o erkek çocuğunun annesi yerinde olabileceğimiz gerçeğini hiç ama hiç unutmamalıyız.

Sevgiyle kalın...







devamı »

29 Nis 2019

LOL Bebek Çılgınlığı


Bu kızçelerin oyuncak tutkusu kaç yaşında bitiyor bilen var mı :)
Yağız 6-7 yaş itibariyle oyuncak almayı bırakmış daha çok kutu oyunları, puzzle gibi şeylere yönelmişti. Fakat Ela nın 6 yaş olmasına rağmen hala bitmek bilmeyen bir oyuncak alma tutkusu var.

Bu yılında en büyük tutkusu Lol bebek sanırım. Hangi kız annesiyle konuşsam Lol bebek üreticilerine sevgilerini ilettiğini duyuyorum :) Ürünler ufacık ve çok pahalı ama kat kat o paketi açmanın çocuklara verdiği mutluluk inanılmaz etkili. Kendi açamasa bile oturup youtube videolarını izleyen çocuklar var. Ela çok fazla tv ve telefon izlemez ama bu furyaya etrafında ki arkadaşlarından dolayı kendini maalesef kaptırdı.

İlk başlarda asla bu ürüne o kadar para vermem dedim. Ama Ela öyle bir para topladı ki bizi bile şaşırtıp kendi ilk lol bebeğini kendi aldı. Bu yaşta böyle azimle para biriktirmesine hayret ettik. Lol bebeklere sen nelere kadirsin :)

Normalde para topla desem asla toplamayacak olan çocuk kendini aştı desem yeridir. Ben kararımdan dönmedim ve para verip almadım. Fakat o para toplayıp almaya devam etti. Ee bide doğum gününde hediye olarak da gelince yeterince doymuştur dedim ama öyle olmadı. Bir sürü çeşit çıkardıkları için garip bir tutku haline geldi.

Yalnız oyuncakçılarda çok pahalı olabiliyor diye internette araştırma yaptım. Daha öncede deneyimlediğim için yine en uygun fiyatlısını karakter dükkanı sitesinde buldum. Orjinal ürün olması, kapıda ödeme imkanı gibi fırsatları olduğu içinde en büyük tercih sebebim oldu. Özellikle indirimi yakaladıysanız şanslısınız çok uyguna geliyor. Hızlı kargo sayesinde çok beklemeden elinizde olacağının garantisi veriyorlar.

Bizde bu tutku daha ne kadar devam eder bilmiyorum ama karakter dükkanı gerçekten kurtarıcımız oldu ;)

Sevgiler






devamı »

24 Nis 2019

Yaşadığınız Yerdeki En İyi Mekanları Keşfedin



Hepimiz çeşitli dönemlerde mekan arayışına girebiliyoruz. Hatta bir kültür merkezini, restoranı ya da oteli aramak için dakikalarca zaman kaybedebiliyoruz. Bunun önüne geçmek için sizlere kolay bir yoldan söz edeceğiz. En iyi mekanları ya da size en yakın mekanları saniyeler içerisinde görüntüleme imkanı sunan Biz Point internet sitesi ile tanışmanızı öneriyoruz. Son günlerde çeşitli platformlarda da adından söz ettirmeye başlayan bu site her türlü işyeri, otopark, eğlence mekanı, yiyecek ve içecek gibi aramanızı kolayca yapmanızı sağlıyor.

İşyeri bulmak için de harika bir seçenek olduğunu belirtelim. Çünkü işletmeleri yürüme ve araç ile ulaşma süresi ile birlikte gösteriyor. Yol tarif alabiliyor ve haritalar üzerinden işyerini görüntüleyebiliyorsunuz. Dolayısıyla aradığınız bir yerin yol tarifini bulmak, telefon numarası ya da adres bilgisine ulaşmak için ekstra arayışlara girmenize gerek kalmıyor. Facebook üzerinden giriş yaparak çevrenizdeki arkadaşlarınızı dahi görebilirsiniz.

Sitede 52 binin üzerinde işyeri kayıtlı ve her türlü işletme için bu imkanlardan faydalanabiliyorsunuz. Ücretsiz olarak üye olunabiliyor ve bireysel kullanıcılardan herhangi bir ücret talep edilmiyor. İşyerleri ve profesyoneller de üye olarak onlarca farklı ayrıcalıktan faydalanabiliyor. Bu avantajlardan da söz edeceğiz ama öncesinde isterseniz küçük bir deneme yapmak için önce en iyi mekanları inceleyin.

Üyeliğin Getirdiği Ayrıcalıklar Neler?

Öncelikle bireysel kullanıcılar etkinlik, hizmet arayabiliyor ve profesyonellerden teklif isteyebiliyor. İş ilanlarını görebiliyor, arkadaşları ile canlı sohbet edebiliyor, randevu isteyebiliyor ve rezervasyon işlemi yapabiliyor. Özel not tutabiliyor ve “beni ara” talebinde bulunabiliyor. Hatırlatma ayarlama imkanı bile var. Onlarca indirim ve promosyondan faydalanma fırsatı da mevcut.

İşyerleri ve mekanlar müşterilerine daha kolay ulaşıyor ve yeni müşteriler kazanabiliyor. Etkinlik, kampanya, ürün ve hizmet yayınlayabiliyor. İndirim kuponları yayınlama, hatırlatma ayarlama meetup organize etme gibi avantajlara da sahip olabiliyorlar. Üyeliğin getirdiği ayrıcalıklar bunlarla sınırlı değil. İş ilanları yayınlama, yeni tedarikçi bulma, tavsiye ve teklif alma gibi onlarca farklı imkan var. Yani BizPoint sadece bir şehir rehberi değil, çok daha fazlasını tek bir platform üzerinden sunan ve gerçekten avantajlı bir adres! Detaylı bilgi için mutlaka siz de göz atın.


devamı »

21 Nis 2019

Ofislerin Temel İhtiyacı Çay Çeşitleri



Ofisler her ne kadar bir çalışma alanı olarak görülse de aslında bir anlamda da yaşam alanıdır. Çalışırken aynı zamanda içecek ihtiyacının da karşılandığı ofislerde olmazsa olmaz ise çay ve kahve! Özellikle çay gün boyunca sürekli tüketilen bir içecek olduğundan sabahın erken saatlerinde demlenir ve akşama kadar sıcak bir halde tüketilir. Gelen konuklara da ikram edildiğinden haliyle çay çeşitleri ofislerin temel giderlerinden biri haline geliyor.

Çok daha ekonomik bir tercih olması nedeniyle ofislerde genellikle dökme çay çeşitleri kullanılıyor. Demini kısa sürede veren ve tazeliğini de bir o kadar uzun süre koruyabilen dökme çay çeşitleri her ofiste mutlaka bulunuyor. Peki, ofisler çay masrafını nasıl düşürebilir? Sürekli olarak temin edilen çaylara daha az bütçe ayrılması mümkün olabilir mi?

Çay Masrafınızı Azaltacak Tüyolar

İlk önerimiz kaliteli bir çay makinesi temin etmeniz olacak. Çünkü çay makinaları çayı gün boyunca sıcak ve taze tutuyor. Haliyle yeniden demlenmesine ihtiyaç duyulmuyor. Bu da gün içerisinde tüketilen dökme çay oranının azalması anlamına gelir ki stoklarınız çok daha uzun sürede tükenir. Çaydanlıkta çay demleme dönemi artık tarihe karıştı. Gayet makul bir bütçe ayırarak enerji tasarrufu da sunan bir çay makinesi temin edebilirsiniz.

İkinci önerimiz ise çay alışverişiniz Avansas internet sitesinden yapmanız olacak. Çünkü bu sitede dökme çay fiyatları gayet uygun ve aynı zamanda çok sayıda farklı çay markasının en sevilen ürünlerini satışa sunuyor. Yani kullandığınız çay çeşidinden ödün vermeden alışveriş yapabiliyorsunuz. Fiyatları birkaç site ile kıyasladık ve gerçekten rekabetçi bir fiyat anlayışının olduğu kanısına vardık. Bu yüzden sizlere de gönül rahatlığı ile tavsiye edebiliyoruz.

Bu arada az önce söz ettiğimiz çam makinesi çeşitlerini de Avansas internet sitesinden kolayca temin edebileceğiniz bilgisini de sizlerle paylaşalım. Gerçekten kullanışlı ve seçkin markalar tarafından geliştirilmiş olan çay makinesi çeşitleri bu sitede şaşırtan derecede uygun fiyatla satışa sunuluyor. Eğer siz de artık çay masraflarınızı azaltmak, çaydanlıkla çay demleme devrini kapatmak istiyorsanız mutlaka Avansas internet sitesine tıklayın. Pişman olmazsınız!

devamı »

1 Nis 2019

Önce Sen DEĞİŞ


Ela'nın bebekliğinde çok uykusuz geceler geçirdim ve bir çok anneye yalnız olmadığını anlatmak için bu bloğu açtım. Yağız'ı büyütürken çok sıkıntı yaşamadım ama kabul etmeliyim ki Ela'yı büyütürken çok zorlandım.

Blog arşivim uykusuz geceler, sendromlar, kriz dönemlerini içerin yazılarla dolu :)

Ela şuan 6 yaşına girdi. Eskisi gibi yazı yazma sıklığım düştü tabi bunun tek nedeni Ela'nın artık uyuyor ve beni yormuyor olması değil blog okuma oranlarının eskiye oranla çok düşmesi büyük etken. İnstagram da aktifim ama maalesef buralara eskisi gibi yazmak içinden gelmiyor. Çünkü verilen emeğin hakkının verilmediğini düşünüyorum. Neyse bu başka bir yazı konusu olsun ;)

Ela artık uyuyor beni yormuyor dediğim de büyüdü artık olgunlaştı diyorlar. Tabii ki büyüdü, değişti ama Ela dan önce ben değiştiğimin farkındayım. Mesela artık sabahları kıyafet krizleri yaşamıyoruz ki sabahları ağlayarak işe gitmişliğim çok olurdu. ( örnek daha önceki isyan yazım TIK TIK )

İster kısa kollu gitsin, ister çıplak müdahale etmiyorum. Böyle olunca üşüyüp hasta nasıl olunuyor onu öğrendi mesela daha temkinli giyiniyor. Mesela önceden tayt altına külotlu çorap giydirirdim oda giymeyeceğim diye kavga ederdi. Bu sene en soğuk havalarda bile sadece penye taytlarla okula gittiği oldu ve inanın bu kış hiç hasta olmadı. Belki de olacaktı bu bir riskti ama olsaydı da en kötü tecrübe kazanır dedim ve kendi haline bıraktım. Sonuç şuan sabahları evden hepimiz çok mutlu mesut çıkıyor. Bazı sabahlar huysuz kalkıyor meditasyon tekniklerini öğrendiğim için bi yere kapanıp nefes tekniklerini uyguluyorum ve yanına gidiyorum hadi sen yat güne bir daha başlayalım diyorum acayip hoşuna gidiyor.

Akşamları yatması için çok kriz yaşardık. Şimdi yemekten sonramı tamamen oyuna ayırıyorum hep birlikte 1 kutu oyunu oynuyor ve ardından kitap okuyoruz sonrasında da direnmeden yatıyor. Hala yalnız uyumuyor ama kendi isteğiyle yatması bile benim için mucize... Tabii bide 13 yaşında oğlum var onunla da illa yarım saat kadar sohbet ediyorum. Ve gecenin sonrası bana ait :)

Dizi izlemeyi bıraktım. Meditasyon yapmayı öğrendim. Yoga ve egzersizi hayatımın tam ortasına koydum. Sağlıklı beslenme kurallarını evde hepimiz uygulamaya başladık. 1 yılda çok çok iyi yol katettik. Ani sinirlenmelerim, başkalarına kızıp çocuklara bağırmalarım, oturup kendi kendime hırsımdan ağlamalarım hiç kalmadı. Kendimi inanılmaz iyi hissediyorum. Bu yıl hiç hasta olmadım mesela 10 aydır aylık regl ağrılarım olmasına rağmen asla ağrı kesici içmiyorum. Bunun bile yan etkilerini lütfen internette araştırın.

Çocuklarla iletişim benim için her zaman çok önemliydi. Abi kardeş yaş farkı 7 olduğu için aynı anda bir şey yapamadığımız için ikisiyle de ayrı ayrı vakit geçirmeyi öğrendim. Ela ile baş başa bir cafe ye gidip sohbet edebiliyoruz inanılmaz hoşuna gidiyor. Yağız ile kitapçı da dolaşıyor kitaplar hakkında birlikte konuşuyoruz, dolaşıyoruz, paylaşım yapıyoruz. Beni sürekli elimde, çantamda, yatağımın başucunda kitapla gördükleri için kitabını alan yanıma gelmeye başladı.

Kısaca ben önce kendimi iyi etmenin yollarını buldum. Ben sakinleşince, kendimi mutlu etmeyi öğrenince otomatikman çocuklarımla ilişkimde düzeldi. Eşimde normalde sinirli ama biz bu yolda ilerledikçe eminim oda düzelecek evde öfkeli kimse olmadıkça kendiyle kavga edecek hali yok :) Ondan her zaman tek ricam lütfen çocukların yanında TV açma ve elinde sürekli telefon olmasın oluyor. Elinden geldikçe ayak uyduruyor farkındayım. Onu da zorlamıyorum.

Daha doğrusu 6 yaşında ki bir birey, 40 yaşında ki bir birey ikisini de ben değiştiremem. Ama kendimi değiştirebileceğimi öğrendiğim andan beri yatırımım kendime çünkü SEN DEĞİŞİRSEN DÜNYA DEĞİŞİR mantığına inanıyorum ve etkisini de kendi gözlerimle görüyorum.

En çok BEYİN ve sağlık kitapları okuyorum. Çocuk beyni, yetişkin beyni nasıl çalışıyor. Hangi hormon neyi etkiliyor. Bağırsak parazitleri davranışları nasıl bozuyor, öğrenmeyi nasıl etkiliyor  hepsini okuyup araştırarak öğreniyorum hatta bir defterim var her yeni bilgiyi not ediyorum.

Ben kendimce bir yola girdim ve daha çok başındayım. Bu yolda kendim için ailem için daha ne yapabilirim acaba diye düşünürken etrafta ne olmuş kim arkamdan konuşmuş, o ne giymiş, bu ne yemiş hiç umurumda olmuyor. Nefsimi terbiye etmeyi hayat belki de böyle öğretiyor. Ve bu yolda yalnız kalmaktan inanın hiç korkmuyorum. Ailem olsun en sevdiğim bir kaç dostum yanımda olsun yeter fazlası zaten yoruyor ;) Eskiden öfkeden deliye döndüğüm şeylere artık tepkisiz kalabiliyorum. 2 çocuklu çalışan bir anneyim ama asla eskisi gibi yorgun değilim evde ki herkesle tek tek ilgilenecek kadar enerjim var. İş bölümümüz çok iyi  yavaş yavaş herkes birbirine yardım etmeyi öğrendi 6 yaşındaki üzerine düşen sorumlulukları yerine getiriyor 40 yaşında ki de :)

Bu konuda saatlerce konuşabilir yazabilirim de ama kısaca benim değişimim böyle başladı. Çok yoruluyor, çok sinirleniyor, çok şikayet ediyor, çok öfkeleniyor sonra pişman oluyorsan önce aynaya bakmayı dene güzel kardeşim...
Eşini, çocuğunu bırak önce kendini değiştirmeye başla...
Önce sen kendine SAHİP ÇIK.

Sevgiler,






devamı »

22 Mar 2019

Lifecell’den Akıllı Kamera: SUPERCAM

SUPERCAM ile Sevdiklerinize Gözünüz Gibi Bakın
Teknolojilerle deyimler çok bağlantılı aslında. Mesela “gözün gibi bak”. Ne güzel bir deyim değil mi? Bir şeyin ne kadar değerli olduğunu göstermek için söylenir. Eski zamanlarda önemsediği şeylerden ayrılmak zorunda kalan insanlara güven vermek için.

Zaman ilerlese de ihtiyaçlar değişmiyor. Deyimler ve ihtiyaçlar da teknoloji ile birlikte yeni anlamlar kazanıyor.
Gözün gibi bak deyimi için de başka bir çözüm var artık. Yeni bir teknoloji: Supercam
Supercam evini, işini, evcil hayvanını, bebeğini… insanın önemsediği ne varsa gözü gibi bakabilmesi için yapılmış bir hizmet. Lifecell’in sunduğu güvenlik hizmeti Supercam ile kamera sistemlerinizden evinizi mobil uygulama sayesinde izleyebiliyor, geriye dönük kayıtlarınıza ulaşabiliyorsunuz. Çift taraflı konuşma özelliği ile cihaz üzerinden iletişim kurabiliyor, davetsiz misafirler için alarm alanı oluşturabiliyorsun. Tüm bu özellikleri ile gerçekten sevdiklerine gözün gibi bakabiliyorsun.

Üstelik bu teknolojiyi Lifecell’liler ve Turkcell’liler avantajlı şekilde kullanıyor. Supercam ile birlikte uygulama içinde kullanabilecekleri 5 GB internet de beraberinde geliyor.
Supercam’in paket özelliklerini gözden geçirin, avantajlı fırsatları kullanın, siz de sevdiklerinize gözünüz gibi bakın.
Akıllı Paket: 7/24 izlemenin yanında hareket alarmı, video ve görüntü kaydetme/paylaşma özelliklerinin kullanılabildiği paket.

Bulut Paketi (7 veya 30 gün): 7/24 izlemenin yanında hareket alarmı, video ve görüntü kaydetme/paylaşma ve 7 gün veya 30 gün geriye sarma özelliklerinin kullanılabildiği paket.
Not: Supercam, ücretsiz kurulum, 7/24 destek hizmeti, gece gündüz 1080p (HD) çözünürlüğünde izleme imkanı, alarm alanında hareket olması durumunda telefonuna anında bildirim gönderme ve video klip oluşturup paylaşma özellikleri ile birlikte kullanılabilmektedir.

Bir boomads advertorial içeriğidir.
devamı »

9 Mar 2019

Güneş Gözlüğü Almadan Önce Bilmeniz Gerekenler

Güneş gözlükleri aslında göz sağlığını korumak için mutlaka kullanılması gereken ürünlerin başında geliyor. Ancak bizler koruma özelliğinden ziyade bir aksesuar olarak bu tasarımları kullanmayı seviyoruz. Oysa gözlüklerin sadece güzel görünmesi, satın almanız için yeterli bir unsur olmamalı! Beraberinde UV ışınlarına karşı ne kadar koruma sunduğunu da bilmelisiniz.

Camlar Ultraviyole Işınlarını Bloke Ediyor mu?

Mutlaka bilmeniz gereken bir konu olduğunun altını çizelim. Seçtiğiniz güneş gözlüğü güneşin UV ışınlarını yüksek düzeyde bloke etmelisiniz. Blokaj oranı ne kadar yüksek olursa göz sağlığınızı da o kadar korur. Güneşin UVA ve UVB ışınlarının sadece cildi olumsuz etkilediği düşünülüyor. Oysa gözler de güneşin bu ışınlarından oldukça yüksek oranda olumsuz etkileniyor. % 99 koruma sunan gözlük modelleri dahi var, bu yüzden % 10 ya da % 20 gibi düşük blokaj oranı sunan gözlüklerden uzak durun.

Camların Koyuluk Düzeyi Kullanım Şeklinize Uygun mu?

Kullanım şekliniz aslında cam renginin koyuluğunda belirleyici bir unsurdur. Örneğin ayna kaplamalı olarak dizayn edilen güneş gözlüklerinin aslında göze gelen ışıkları kırarak daha net bir görüş sunduğunu biliyor musunuz? Sahilde uzanırken, arkadaşlarınızla yürüyüş yaparken bu özellik önemini kaybediyor olabilir. Ancak bir de araba kullandığınızı düşünün! Göze gelen ışığın kırılması işte bu durumda o kadar çok önemli bir hal alıyor ki, “hayati önem” taşıyor dersek abartmış olmayız. Cam rengini özgürce seçebilirsiniz ancak koyuluk düzeyini yaşam şekliniz ve günlük aktivitelerinizi dikkate alarak seçmelisiniz.

Kaliteli mi?

Burada kaliteden kastımız kullanışlı olması, uzun ömürlü kullanım sunması ve bununla birlikte uzun süreli kullanımlarda rahatsız etmemelidir. İşte bu noktada devreye belirli bir kalite düzeyinin üzerinde olan ürünleri satışa sunan adresler giriyor. Coquet de bu sitelerin başında geliyor ve en güzel
güneş gözlüğü modellerine kaliteden ödün vermeden, bol sıfırlı rakamlarla ödeme yapmadan sahip olmayı sağlıyor.

Bu nedenle beklentilerinizi netleştirip siteye tıklayın ve modelleri gözden geçirin. Tamamı modaya ve yılın trendlerine uygun olarak hazırlanmış gözlükler olduğundan gönül rahatlığı ile seçim yapabilirsiniz. Klasik, modern, spor, otantik, salaş, maskülen kısacası her tarza uygun pek çok farklı model seçeneğinin olması da cabası…

devamı »

10 Şub 2019

Çocuk Kitaplarını İnternetten Temin Edin




Çocuğunuz için ilgi çeken ve onlara kitapları sevdirecek eserlere ihtiyacınız varsa kitapçılar arasında mekik dokuyarak zaman kaybetmenize hiç gerek yok. Kitapçılarda ilgi çekebilecek çocuk kitapları aramak için ayırdığınız zamanı çocuğunuz için kullanabilirsiniz. Çünkü internette çok daha fazla sayıda kitap seçeneği sizi bekliyor. Online olarak sipariş vermeniz hem gereksiz yere zaman kaybetmenizi önler hem de çok daha uygun fiyatlarla ödeme yapmanıza olanak tanır.

Elbette internette çocuk kitapları satan herhangi bir adresten alışveriş yapmanızı tavsiye etmiyoruz. Çocukların gelişimine ve yaşına uygun bir şekilde hazırlanmış, onlara çeşitli mesajlar vererek katkıda bulunabilecek kitapları tercih etmelisiniz. Bu eserleri bulabileceğiniz ve gayet düşük bir bütçeyle satın alabileceğiniz platformlar da var. Bunlardan biri de Sihirli Yolculuk ismini taşıyor.

Sihirli Yolculuk web adresinde her yaş grubuna uygun çok sayıda farklı hikaye kitabı yer alıyor. Bu sitenin anne babalardan tam not almasının nedeni tüm eserlerin gerçekten çocukların ilgisini çekebilecek maceralar içeriyor olmasıdır. Dolayısıyla aileler “ acaba çocuğum bu hikayeden keyif alır mı” endişesini yaşamadan gönül rahatlığı ile sipariş verebiliyor.

İnternetten Kitap Alışverişinin Avantajları

Kitapçılarda özellikle çocuk kitabı reyonlarında sizleri sınırlı sayıda eser karşılar. Maalesef bu reyonlarda ailelerin görmek istediği geniş seçenek yelpazesinden eser yok! Bu nedenle online alışveriş aileler için çok daha cazip bir seçeneğe dönüşebiliyor. Özellikle Sihirliyolculuk.com adresinde fotoğraflı alfabe kitaplarından isme özel hikaye kitaplarına kadar onlarca farklı seçenek bulunuyor. Özellikle kişiye özel hikaye kitaplarının aileler tarafından mutlaka denemesini tavsiye ederiz. Çünkü bu eserler çocuğunuzu hikayenin içine çekmek için özel olarak hazırlanıyor.

Örneğin çocuğunuzun ismini taşıyan bir karakterin başından geçenleri anlatan bir hikaye kitabı minikler için elbette daha cazip bir form kazanıyor. İlgiyle dinleyebiliyorlar hatta kitabının tekrar tekrar okunmasını dahi talep edebiliyorlar. Çocuğunuzun bazı özelliklerini taşıyan kitaplar da kişiselleştirilmiş hikaye kitapları kategorisinde değerlendiriliyor. Bu eserleri çocuğunuza kitapları sevdirmek için de tercih edebilirsiniz.

Söz konusu web adresinde daha küçük yaşlarda olan çocukların ilgi gösterebileceği eserler de mevcut. Online olarak tamamına göz attığınızda hangilerinin sizin çocuğunuz için uygun olduğunu zaten kolaylıkla tespit edeceksiniz.

devamı »

Parmaklar Pırlantayla Işıldasın



Aşkı kelimelerle tarif edemeyebilir; ama gösterebilirsiniz. Aşkınızı ifade etmenin birçok yolu vardır. Bu yollardan biri de özel günlerde alınan hediyelerdir. Özel günler, şüphesiz ki herkes için değerlidir. Bu özel günler, sevdiğiniz kişiye verdiğiniz değeri göstermek için birer fırsattır. Aldığınız hediyeyle aşkınızın sizin için anlamını ifade etmek; sevgilinizi, sizin için ne kadar önemli olduğunu göstermek istersiniz. Bu noktada da en doğru hediyeyi seçmek, sizin için ciddi bir mesele hâline gelebilir.

Pırlanta yüzük, "Sen benim için özelsin." demenin en güzel yoludur. Pırlantanın yeri, kadınlar için her zaman ayrı olmuştur. Pırlanta, sadece bir değerli taş olmaktan ziyade, taşıdığı anlam bakımından da kadınlar üzerinde çok özel bir etkiye sahiptir. Bununla birlikte sıradan bir tasarımdansa şık, zarif ve benzeri olmayan bir takıyı tercih ederler. Zira kadınlar, taktıkları değerli kolye ve pırlanta yüzüklerin, aynı zamanda eşsiz ve benzersiz de olmasını; görenler üzerinde hayranlık uyandırmasını ister.

Tabii ki hediye, mutlaka çok pahalı olmak zorunda değildir. Önemli olan, sevdiğiniz kişiye, onun hep aklınızda olduğunu göstermektir. Bir kadın, çünkü, her şeyden öte hiç unutulmamak ister. Özel günlerde onu unutmamanızı ve iyi düşünülmüş anlamlı bir hediye ile ona duyduğunuz aşkı taçlandırmanızı bekler. Bir kadının ruhunu ve isteklerini anlarsanız, ona doyamayacağı bir mutluluk yaşatabilirsiniz. Sadece ne istediğini bilmek, sizden ne beklediğini anlamak yeterlidir.

Buna bağlı olarak, kadınların güzel görünmekten, şık olmaktan ve kendilerinden söz ettirmekten ne kadar hoşlandığını aklınızda bulundurmalısınız. Kusursuz güzellik istekleri ve mükemmele ulaşma arzuları, doğalarındandır... Kadınlar, bulundukları ortamda güzellikleriyle dikkatleri çekmek ve ışıltı ile parlamak ister.
Pırlanta takılar ise ışıltılarıyla kadınların güzelliklerini aydınlatır; bulundukları yerde hemen fark edilmelerini sağlar. Pırlanta kolyeler, bileklikler ve yüzükler, kadınlar için tutkunun da sembolüdür. Ona değerli bir taş hediye etmeniz, onun kalbini kazanma yolunda önemli bir adımdır çoğu zaman. En özel pırlanta yüzükler, doğum günlerinde, yıl dönümlerinde, güzel bir başarıyı kutladığınız da ve elbette ki Sevgililer Günü'nde, aşkınızı anlatmanın en iyi yoludur. Bu, bazen bir tek taş, bazen de tüm zarafetiyle beştaş olabilir.

Her kadın, güzelliğini ve şıklığını birbirinden değerli ışıltılı taşlarla taçlandırmayı düşler. Pırlanta yüzük ise kadınların hayalindeki hediyeler arasında en etkili olanıdır. Siz de bu Sevgililer Günü'nde sizin için en özel kişiyi mutlu etmek için hediye olarak pırlanta bir yüzük almayı tercih edebilirsiniz. Çeşit çeşit modelleriyle Altınbaş, bu konuda en büyük yardımcınız olacaktır. Sadece birkaç tıkla birbirinden şık eşsiz pırlanta yüzüklere buradan kolayca ulaşabilirsiniz.

devamı »

6 Şub 2019

Özgüveni Yüksek Çocuk Yetiştirmek



Özgüven nedir?

Özgüven doğuştan gelen değil kazanılan ve geliştirilen bir duygudur.
Özgüven, kişinin kendisine güvenmesidir, saygı duyması ve değer vermesidir.  Yapabilirim, başarabilirim, çözebilirim, bu işin altından kalkabilirim duygusuna sahip olmaktır. Ve bu duygu çok ufak yaşlarda aile ortamında gelişmeye başlar.

Özgüven Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?

*Yabancı ortamlara girdiğinde kaygılanıyorsa,
*Akranlarının yanında veya  sosyal ortamlarda bulunmaktan rahatsız oluyorsa,
*Duygu ve düşüncelerini ifade etmekte zorlanıyorsa,
*Sorumluluk almaktan kaçıyorsa,
*Sürekli utangaç, çekingen, içe kapanıklık hissi varsa,
*Fikrini söyleyemiyorsa,

Çocuk kendini yetersiz hissediyor ve özgüven eksikliğini ciddi derecede yaşıyordur.

Peki  çocuklarda özgüven duygusunu geliştirmeye nereden başlamalıyız?
Her anne baba çocuğunun özgüven duygusuna sahip olmasını ister. Her ne kadar her çocuk karakteri ile doğar deseler de;  hayata merhaba dediği an itibariyle gördüğü olumlu davranışlar ile özgüveni gelişecektir.
Özgüven konusunda çocuğunuzu geliştirmek istiyorsanız ; işe kendi davranışlarınızdan başlamalısınız.

Koşulsuz Sevmeyi Öğretin
Yeni doğan bebeğin annesini emmesi , babası ile göz ve ten temasında bulunduğu an sevgi/bağlılık başlar. 0-6 yaş dönemin kişiliğin oluştuğu ve geliştiği temel dönemdir. İşte o andan itibaren çocuğa koşulsuz sevgiyi öğretmeye başlamalıyız. 

Değer verildiği görerek büyüyen, fikirlerinin önemsendiğini hisseden  çocukta özgüven duygusu en iyi şekilde gelişecektir.

Fakat doğduğu andan itibaren önemsenmeyen, eleştirilen, sen yapamazsın, başaramazsın gibi söylemlerle baskılanan çocuk asla özgüven sahibi olamaz.  Anne baba olarak sert cezalardan kaçınmak zorundayız. Olumlu davranışları destekleyerek çocuğa bu konuda yardımcı olmayı öğrenmeliyiz.

Kıyaslama Yapmayın
Ne yaparsa yapsın çocuğunuzu asla başkalarıyla kıyaslamayın. Kendini eksik hisseden çocuk cesaretini kaybeder. Her çocuk özeldir. Her çocuk değerlidir. Ve bunu hissederek büyüyen çocuğun özgüveni  her daim artar.

Aşırı Koruyuculuktan Kaçının
Yürümeye başladığı andan itibaren onun eli, ayağı olma görevini sürdürmeyin. Aşırı koruma davranışı çocuklarda kaygıya sebep olur. Ya başıma bir şey gelirse hissi ile cesareti de kırılacaktır.

Sorumluluk Verin
Küçük yaşlardan itibaren ufak tefek sorumluluklar verip, çocuğa başarı duygusu tattırılabilir. Yapabiliyorum ve başardım hissi çocuğun özgüveninin artmasına büyük destek olacaktır.

Destek Olun
Yaşına ve becerisine göre ulaşabileceği hedefler koyun. Başaramadığında ise mutlaka her haliyle onu kabul ettiğinizi hissettirin. Aile desteği gören çocuk daha sağlam adımlar atacaktır.

Evinizde güven duygusunun yüksek olduğu, tüm üzüntü ve sevinçlerinizi ortaklaşa konuşup, paylaşabildiğiniz bir ortam oluşturmak için mücadele edin. Bu konu da anne babaların çocuklarına davranışları ile örnek olduğunu aklınızdan çıkarmamanızda fayda var.

Yaşamdan zevk alabilmemiz için özgüvene ihtiyacımız var. Ve bunun temeli en başta dediğim gibi evde yani ailede başlıyor.  Kaygıları ile başa çıkabilen, sorumluluklarını bilen, her ihtiyacını karşılayan, karşılayamadığında yardım istemekten çekinmeyen çocuklar yetiştirmek  elimizden geleni yapmalıyız. Gerektiği yerde de dışarıdan profosyonel destek almayı ihmal etmemeliyiz.

Sevgiler,


devamı »

31 Oca 2019

Lohusa Alışverişi



Benim için geçmiş bir konu olsa da biraz geriye dönüp baktığım da hamileliğim de en sevdiğim, en zevk aldığım eylem bebek ve kendim için alışveriş yapmaktı diyebilirim. Sorunsuz geçen bir hamileliğim vardı o yüzden bol bol araştırma yaparak o dönemi çok rahat atlattım.

Bloğumda doğum çantası nasıl olmalı, lohusa döneminde neler alınmalı veya bebek alışveriş listesi gibi yazılar yok. Çünkü online platform da artık her şeyi liste halinde bulmak çok kolay. Ayrıca şuna da inanıyorum ki; benim çok işime yarayan bir başkasının işine yaramayabiliyor. Tabii ki öneri de bulunmak, edindiğimiz tecrübeleri paylaşmak, fikir alışverişinde bulunmak oldukça önemli diyebilirim.

Ben bu konu da mesela ilk önce fikirlerine güvendiğim blogger arkadaşlarımın sayfalarını okuyorum. Tecrübeleri benim için çok değerli. Benimde tecrübelerime değer veren bir arkadaşım; 7 aylık karnımla çarşılarda gezdim ama istediğim gibi bir lohusa pijama takımı bulamadım dedi. Ve benim önerimi sordu. Açıkçası ben çalıştığım için vakit darlığından dolayı çarşı, pazar gezmedim bir çok alışverişimi online üzerinden yaptım. Öyle uzun uzun listelerle de yola çıkmadım. İlk 3 ay temel ihtiyaç diye kendime bir liste yaptım. Eksiklerimi de yine evden online alışveriş yaparak tamamladım.J 
Birde işin şık, sade veya aşırı süslü seçenekler tarafı var. Ben sade ve şık bir takım ararken bazı arkadaşlarım abartılı şeyler arayabiliyor. Hal böyle olunca da ben olası aksilikler kalkar başkasını bulur, benim memnun olduğum siteden başkası memnun kalmaz diye bloğuma da böyle bir paylaşım yapmadım. Fakat bu lohusa pijama olayına bir katkıda bulunmak istiyorum. Bu konuda benim fikrim sadece lohusa dönemine odaklanmadan her zaman giyebileceğim kumaş kalitesi iyi olan ve tabii ki şık bir takım bulmaktı. Hatta mümkünse aynı yerden lohusa terlik ve lohusa tacı alarak takımımı tamamlamaktı. İstediğim gibi de oldu tek bir adresten kapıda ödeme ile online alışverişimi yaptım.

En son tecrübe etmiş arkadaşlarımın da fikrini alarak size de online alışverişleriniz için lohusam sitesini incelemenizi önerebilirim. Kredi kartına taksit, kapıda ödeme, hızlı gönderim, ücretsiz değişim ve iade mevcut. Tek bir siteden lohusa döneminize ait tüm ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Ayrıca aynı şehirde olan ve ben dokunmadan almam diyenler için randevu alıp firmaya gidip istediğiniz ürünü yerinde inceleme gibi bir imkanları da var. Siz yeter ki sakin bir hamilelik geçirin her şeyin bir çözümü elbet var ;)

Sevgiler,

devamı »

29 Oca 2019

Çocuklarla İletişim

Çocuklarla İletişim

Bu bloğu açtığım da Ela çok ufaktı ve en büyük derdim uyumuyor olmasaydı. 3-4 saatlik uykuyla işe gelip bloğuma bütün içimdekileri yazdığım dönemleri unutmam mümkün değil :)

Bu yıl neyse ki uyuma alışkanlığı kazandı ve bende böylece uykunun aslında bir insan için ne kadar da önemli olduğunu anladım. Tabii artık gelip eskisi gibi bloğa yazamaz oldum. Benim gibi bir sürü uykusuz anne ile dertleştiğim buraları boşlamak çok içime sinmese de blogların eskisi gibi okunmuyor oluşu hep yazmama engel oldu. Derdim bitti blogda bitti olmasın diye kapatmakta asla istemiyorum. Ama buralardayım işte blog yazmaktan kopmam mümkün değil. Sadece son 1 yıldır kendimle mücadele ediyorum. Şekersiz beslenme, spor, yoga, meditasyon vb bana iyi gelecek her şey ile meşgul olma çabam var. Artık her fırsatta kitap okuyorum. Roman okumayı bıraktım mesela bilim, kişisel gelişim, araştırma, sağlık kitapları ve beyine dair tüm bilgileri kendimde depolamak istiyorum. Özellikle çocuklarla iletişim kafaya en taktığım konu oldu. Bunları yapmak içinde bazı şeylerden uzak kalmak zorunda kalıyorum.

Yoksa çocuklar büyüdükçe dertleri de büyüyor tabii ki...

Ama deliksiz uyumak resmen sağlıklı bir beyine sahip olmak demekmiş bunu çok iyi anladım :) Uykusuz dönemlerimden kalma öfke ayarım iyice kaçmıştı. Aylardır da bunun üzerinde uğraşıyorum eskisi gibi her şeye sinirlenmemek için elimden geleni yapıyorum. Madem uykusuzluk derdim bitti kendimi iyileştirmeye bir yerden başlamak zorundayım :) Çünkü çocuklar büyüdükçe onlarla bağırarak iletişim kurmanın mümkün olmadığını çok iyi anladığım bir dönemdeyim.

Mesela; 15 tatil için 1 hafta yıllık izin aldım. Normalde yıllık izinlerden koşarak işe dönerim. İlk defa öyle olmadı çocuklarla gayet sakin ve doyuma ulaşmış bir şekilde zaman geçirdik. Hemde babamız çalışıyor olmasına rağmen tek başına çok güzel vakit geçirmenin huzurunu anlatamam. Yaş aralıkları çok olduğu için (7 yaş) ortak bir etkinlik bulmak zor olsa da ikisinin de birbirinin isteklerine saygılı oluşu beni inanılmaz motive etti. Sırayla herkes birbirinin gönlünü yaptı. Hiç kriz yaşamadık. İşte bu iletişimi ben ömür boyu yaşamak ve yaşatmak istiyorum. Başarıdan önce birbirlerine saygı duymayı, sevmeyi öğrensinler. Çatışmak yerine uzlaşmanın yollarını bulsunlar istiyorum.

Bunu bulmaları için de önce benim onlarla çatışmadan uzlaşma yolunu öğrenmem gerekiyordu. Değişime kendimden başladım ve sonuçlarından inanın çok memnunum. Her kişisel gelişim kitabında DEĞİŞİME KENDİNDEN BAŞLA yazar ve hepimiz bunu "aa güzelmiş ne kadar doğru" der okur geçeriz. Bunu bilmemize rağmen illa karşımızdakinden bir şeyler yapmasını beklemeye devam ederiz. Gerekirse karşımızda ki değişsin diye zorlama yoluna gideriz. Eğer karşımızda ki çocuksa; ceza veya tehdit yöntemine başvururuz. Amacımız dediklerimizi yapsınlar, bizim istediğimiz gibi davransınlar, bizim kurallarımıza göre büyüsünler diye istemekten asla vazgeçmeyiz.

Maalesef böyle bir iletişim şekli olmadığını ben 35 yaşında kabullendim ve çocuklardan çok kendimi yönlendirme, kendimi değiştirme yoluna geçmeyi seçtim. Mesela onlara sordum; sana nasıl davranırsam beni dinlersin? dedim. Ve söylediklerini not ettim. Hatta bir gün Ela bağırarak abisinden bir şey istediğinde; "neden sesin bu kadar yüksek yoksa kızgın mısın" dediğim de "yoo değilim sende abimden bir şey isterken böyle konuşuyorsun" dedi. İçime oturdu desem inanırsınız değil mi? Cidden oturdu çünkü :) Onlara örnek olduğumuzu bile bile yanlış davranmaya devam ettiğimiz sürece iletişim de asla bir sonuca varamayacağımızı kabul etmek zorundayız.
İşte böyle böyle ilerledi benim yolculuğum daha çok yolun başındayım ama çabalarımın karşılığını iyi bir iletişim olarak aldıkça ruhum okşanıyor.

Ama itiraf edeyim henüz bu değişimden koca faydalanamadı hala ondan beklentim çok fazla :))) azcık onu da değiştirmek istiyorum sonra silkeleniyorum hop bir dur orada onunda sırası var diye kendimi susturuyorum ;) inanıyorum oda olacak...

Çocuklarla iletişim konusunu önemsiyor isen ve nereden başlamayalım dersen? Kendinde en çok neyi değiştirmek istiyorsan ona odaklan.
Çocuklarından yardım almayı da unutma ;)

İnstagram: @gulsahonen

Sevgiler








devamı »
Bumerang - Yazarkafe