28 Ağu 2020

Geçmişten Günümüze Liposuction Serüveni

 


İlk olarak 70'li yıllarda Avrupa'da başlayan liposuction uygulaması, ilk dönemlerde sakşın yani emme yöntemi uygulaması ile gerçekleştirilmiş bir uygulamadır. 1990'lı yıllarda uygulanan bu yöntem yağ dokusu alınacak bölgeye önceden bir sıvı verilmemiş, yani kuru bir yöntem kullanılarak yapılmıştır. 2000'li yıllarda tıp alanındaki gelişmeler ve teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte yağ aldırma alanında da yeni bir çağ başlamıştır. Lazer lipoliz (yağ parçalama) çağı ile bölgesel olarak bazı yağlar sıvı hale getirilip tüp yardımıyla vücuttan atılmaya başlandı ve bu sayede ciltte sıkılaşma sağlandı. Lazer yağ aldırma işlemi aslında çok daha yeni bir uygulamadır. 2006 yılında Amerikan İlaç ve Yiyecek Derneği FDA'nın onayı ile birlikte yaygın olarak kullanılmaya başlamış olup, ülkemizde de son zamanlarda birçok sağlık kuruluşu ve estetik cerrah tarafından uygulaması artan bir yöntem haline geldi.

 

Modern Çağa Ayak Uyduran Lazer Liposuction Dönemi

 Birçok diyet, spor ve klasik yöntem denemeleri sonrasında dahi fazla yağlarından şikayetçi olan kişiler için lazer liposuction dönemi başladı. Bu uygulama diğer bilinen yağ aldırma operasyonlarına göre daha fazla yağ kaybı sağlaması, sıkılaşma oranının daha fazla olması ve iyileşme süresinin kısa olması gibi avantajları ile daha fazla ilgi çekiyor. Cilt altı yapısında yağ bulunan her yere uygulanabilmesi de bu ilginin bir başka nedeni. Sırt, basen, karın, bel, bacaklar, diz içleri, alt bacak, ayak bilekleri, kollar, çene altı (gıdı) gibi alanlar uygulama yapılabilen alanlardır. Bütün bunların yanı sıra; erkeklerde jinekomasti yani meme büyümesi tedavisinde de çok başarılı sonuçlar elde ediliyor. Daha önce liposuction uygulanmış fakat istenilen ve yeterli miktarda yağ alınamamış bölgelerde de etkisini büyük bir oranda gösterebiliyor.

 

Lazer Liposuction Sonrası Dönem

 Lazer liposuction fazla yağlarından yakınan, 16 yaşını tamamlamış her birey için uygulaması mümkün olan bir yöntem. Küçük alanlarda uygulanan operasyonlar için, lokal anestezi uygulanırken daha büyük bölgesel operasyonlarda lokal anestezi ile beraber damar yoluyla uyutma yöntemi tercih edilir. Daha geniş bölgelerde yapılacak uygulamalarda ise genel anestezi yapılır. Herhangi küçük bir bölgede uygulama yapıldıysa örneğin; çene altı gibi küçük operasyonlarda, birey hemen ertesi günü işe ve sosyal hayatına dönebilir. Uygulama daha geniş alanlarda operasyon gerektirdiği takdirde, birey yine birkaç günlük aradan sonra sosyal hayatına devam edebilir. Operasyon sonrası çok şiddetli, etkili bir ağrı oluşmaz, hafif bir ağrı kesici kullanılması bireyi rahatlatması açısından yeterli olur. İşlem yapılan alanda ödem, morarma, hissizlik veya karıncalanma diğer liposuction yöntemlerine oranla fark edilir derecede az olur.

 


Liposuction ve Lazer Liposuction Arasındaki Farklar

 Diğer bilinen klasik yöntemlere göre lazer liposuction için kullanılan cihaz daha güçlüdür ve daha fazla dalga boyu sağlar. Bununla beraber daha fazla 'yağ alma' imkanı sunar. Klasik yöntem sonrası sarkan bölgeler gözlemlenirken, lazer liposuction uygulaması deri sıkılaştırıcı bir etki yaratır. Ödem, morarma ve ağrı gibi etkiler diğer yöntemlere oranla daha düşüktür. Bu operasyonda lazer ışınları sinirlere zarar vermeyip kanama ihtimali olan ince damarları da ortadan kaldırır.

 

Lazer Liposuction Fiyatları Neye Göre Değişir?

 Estetik ve cerrahi uygulamaların başarı yüzdesinde iki çok önemli faktör vardır; bunlardan biri işlem yapılan cihazın kalitesi, dalga boyu ve gücüdür. Cihazın sahip olduğu teknoloji, uygulamadaki etkileyici başarı oranını da gösterir. Diğer önemli etken ise cihazı kullanan doktorun bilgisi, becerisi, tecrübesi ve alanındaki başarısı ile birlikte yetkinliğidir. Liposuction fiyatlarında tüm bu teknik özelliklerle birlikte yağ alınacak bölgenin yeri, yağ miktarı, kişinin yapısal farklılıkları ön plana çıkar. Bu durumda doktorun işlem sonrası hastanın iyileşme seyrini gözleminde tutması başarıyı tamamlayan bir diğer önemli faktördür. Bu alanda etkinliğini kanıtlamış Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Alpaslan Topçu'dan randevu alabilir sizin için en doğru olan uygulamayı belirleyebilirsiniz.

devamı »

25 Ağu 2020

Yataş Bedding Yastıklar ile Derin Uykularla Buluşun


İyi bir uykunun temel ögelerinden biri gözlerinizi kapatmadan önce başınızı koyduğunuz yastıktır. Yastıkların da tıpkı yatak ve baza gibi uyku ve dinlenme üzerinde doğrudan etkisi vardır. Sonuçta bir yatak nasıl ki bedenimizin tamamını taşıyorsa, yastık da başımızı ve boynumuzu taşıyor. Bizim için bu kadar hayati kısımları taşıyan bir ürünün mutlaka büyük bir özen ve kaliteyle üretilmiş olması gerekir. O zaman size bir sır vermeliyiz: Hem sağlığınız hem de konforunuz için Yataş Bedding uyku ürünleri arasında yer alan yastık modelleri, sizin için üretildi ve sizleri bekliyor.

Zengin Seçenekli Yastık Modelleri Arasından En Uygununu Seçin

Yataş Bedding ile bebekler gibi mışıl mışıl uyumanızı sağlayacak yastığı bulmanız elbette mümkün. Mesela hayatın stresinden yorulduysanız, bir şeyleri düşünmeden edemiyorsanız, hatta uykunuzda bile stresinizden kurtulamıyorsanız anti-stress model ürünler sizin için ideal. İçerisindeki karbon teller aracılığıyla gün boyu biriken statik elektriğinizden kurtulun ve böylece güne zinde ve enerjik başlama imkanı bulun. Eğer alerjik bir bünyeniz varsa, rahat ve sağlıklı bir uyku için Dacron Hollofil Allerban model tam da size göre. Çünkü üretiminde kullanılan özel teknoloji sayesinde alerjik reaksiyonları ve solunum yolu hastalıklarına neden olan faktörleri ortadan kaldırmaya destek olur, böylece size de rahat bir uyku kalır. Diyelim ki yorgun ve güçsüz hissediyorsunuz . İşte o zaman güne dinlenmiş ve yenilenmiş başlamanızı garantileyen Tesla Sleep ve Tesla Sleep Visco model olanı deneyebilirsiniz. Bebeğiniz için yumuşacık, sağlıklı ve doğal pamuktan yastıklar da mevcut. İçindeki elyaf miktarı konforlu bir şekilde hazırlanmış medikal yastıklar; yumuşacık yapıları, kılıfları yıkanabilir olanlar ve hijyenik olanlar ya da çevre dostu, organik ve bambudan yapılmış olanlar ve hatta deve tüyünden üretilmiş olanlar dahi mevcut. Tabii bulutlardaymış gibi hissedeceğiniz bir uyku isterseniz kabarık bulutsu yastıkları da tercih edebilirsiniz. Çeşit çeşit tüm modellerle rahat bir uyku almanız için Yataş Bedding yanınızda!

Reflünüze Çok İyi Gelecek: Reflü Yastığı

Belki de ilk kez duyduğunuz bir ürün olan reflü yastığı, reflü rahatsızlığınız düşünülerek özel olarak tasarlandı. Üretilen medikal modellerden biri olan bu ürünün tasarımı bildiğiniz yastıklardan oldukça farklı ve sıra dışı. İlk bakışta üçgen prizmaya benzeyen bu model sünger bloktan üretildi ve tabii ki tam ortopedik. Farklı tasarımı sayesinde yatış pozisyonunuzu doğru ayarlar ve mide asidinin yemek borunuza kaçmasına engel olur, böylece deliksiz ve rahat uykular sizin olur.

İyi Bir Uykunun Temeli: Kalite ve Konfor

Yataş Bedding yıllardır rahat ve huzurla uyumanız için bazadan nevresime kadar birçok uyku ürünü üretiyor. Verimli ve deliksiz bir uyku yaşamak için ihtiyaç duyduğunuz bu ürünleri, sağlığınıza iyi gelecek ve problemlerinize çözüm olacak şekilde konforunuzu düşünerek kaliteyle tasarlıyor. Derin uykulara dalıp mışıl mışıl uyumanız hedefiyle ürettiği konforlu ve sağlıklı yataklar için, baş ve boyun sağlığınızı da koruması ve iyileştirmesi amacıyla tam ortopedik yastık çeşitleri sunuyor. Size sadece tüm bu güvenilir ürünler arasından kendinize en uygun olanı seçmek kalıyor. Yataş Bedding’te hangi yastığı seçeceğinize karar verebilmişseniz en zor kısmı geçmişsiniz demektir. Çünkü oldukça uygun yastık fiyatları, kusursuz bir uyku uyumanız için sizi bekleyen modeller arasından istediğinizi seçebilmenizi sağlıyor. Sizin için sağlığınız ve konforunuz hedef alınarak itinayla üretilen tüm modeller, hem uygun fiyatlı hem de kaliteli olmasıyla rahat uykular vadederken Yataş Bedding farkını bir kez daha gözler önüne seriyor. O halde hemen Yataş Bedding'e uğrayın derin ve rahat uykunun kapısını aralayacak yastık modellerini keşfedin.





devamı »

20 Tem 2020

Neden Ambalajlı Süt?



Çocukluğumda en sevdiğim şeylerden biri de  ben okuldan geldikten sonra yemeğimi yerken kapının çalması, sütçünün gelmesi ve annemin tencerelere doldurttuğu sütü kaynatmasıydı.  Niye derseniz, mis gibi tazecik sütü kaynadıktan sonra ılıtıp lıkır lıkır içmeyi çok severdim. Her ne kadar kaymağını ayırsam da o kaymak sonra birikir, kahvaltıda balla kavuşur, ekmeğime konardı.

Sonra aradan yıllar geçti. Ben büyüdüm. Haliyle biraz azalttım süt içmeyi. Ama yine de hiç vazgeçmedim süt sevgimden.
Eskisi gibi sütçü gelmiyor kapıya ama her yerde açıkta satılan süt görmeye başladım.  Neredeyse her köşe başında açık süt bidonları var. Her ne kadar kaynamış sütü bardağa koyup ılıttıktan sonra içmeyi özlesem de açıkçası ben açık süt almıyorum. Çünkü güvenemiyorum. Sizde de öyle mi?
Açık sütlerin nereden geldiğini tam bilmiyorum. Bunca virüs, bakteri, mikrop ortalıkta dolaşırken ben bu sütleri güvenip alamıyorum. Bu konuda biraz araştırma da yaptım. Açık süt hakkında öğrendiklerim bu konudaki şüphelerimi haklı çıkardı.



Öncelikle en şaşırdığım nokta şuydu; açık süt aldığımızda evde kaynatırken besin değerinde ve vitaminlerinde ciddi kayba neden oluyoruz. Zaten çocuklar ve yaşlılar sütü özellikle besin değeri için tüketiyor. Onu  da neden kaybedelim ki?  Ayrıca ambalajlı UHT ve pastörize sütler kontrollü bir şekilde ısıl işlemden geçtiği için besin değerini korurken, insan sağlığına zararlı mikrop ve bakterilerden arındırılıyor. Ama açık sütler denetlenmediği için bu sağlık riski hep var. Çok ürkütücü!

Bir de “ısıl işlem” kulağıma biraz garip gelmişti ki onu da araştırdım. Isıl işlem dediğimiz şey zaten tüm dünyada insan sağlığına zarar verme potansiyeli yüksek mikroorganizmaların sütten uzaklaştırılması amacıyla uygulanan bir teknolojik yöntem. Bu yöntem esnasında sütlere katkı maddesi de eklenmiyor. Ayrıca Isıl İşlem Görmüş İçme Sütleri Tebliği diye bir tebliğ var ve sütler bu tebliğe uygun olarak ısıl işlemden geçiriliyor. Tabii bir de işin teknolojik boyutu var. Isıl işlem olarak kullanılan pastörizasyon ve UHT teknolojileri, tüm dünyada kullanılan, sağlık otoriteleri tarafından da kabul edilmiş en ileri teknolojiler. Teknolojiye güvenmenin ve kendi faydamıza kullanmanın güzel bir örneği yani süt meselesi.

Ben bu nedenlerle ambalajlı sütleri tercih ediyorum anlayacağınız. Zaten açık süte en başında soru işaretiyle yaklaşırken, şimdi bu araştırmalarımla tamamen uzaklaştım, ambalajlı pastörize ve UHT sütlere güvendim. Eğer hala soru işaretleriniz varsa lütfen konuyu burada bırakmayın ve siz de biraz araştırın.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
devamı »

18 Haz 2020

LGS 2020 Stresi / Oğluma Mektup


Bu blog benim anı defterim gibi oldu. Kızımın uykusuz geceleri oğlumun büyüme maceraları hep bu blog içerisinde kayıtlı kaldı.

Çocuklar büyüdü eskisi kadar onları yazamıyorum. Büyüdüler dertleri bitti mi? Tabii ki HAYIR :) Ama onlar artık bir birey ve bende onların izni, onayı olmadan buraya hiç birşey yazıp yüklemek istemiyorum.

Ela artık 1.sınıfta ve 1 dönem giderek 2.sınıfa geçmeyi başaran nesil olarak adını tarihe yazdırdı :) Zaten okul açıldığından beri okula karşıydı evden ders yapılmalı derdi resmen çocuğun gönlüne göre oldu :) Bir ara ebatv den ortaokul / lise derslerini dahi izledi umudu evden lise mezunu olup çıkmak.

Yağız ise artık 14 yaşında bu sene LGS ye girecek. Bu zor dönemde sınava evden hazırlanmak zorunda kaldı. O kadar sorumluluk sahibi bir çocuk ki bir kere bile git çalış demeden bugünlere kadar geldik. Vay be yazarken bir tuhaf oldum LİSELİ bir oğlum varrrrr :)

İyi ki varlar iyi ki anne olmama sebep oldular...

Hiçbir zaman çocuklarımın geleceklerini planlamadım ve onlar üzerinden onlar adına asla hayal kurmadım. İkisini de koşulsuz sevmek ve onlarla iletişimimin kopmaması en büyük amacımdı kendimi hep bu yönde geliştirmek için çabaladım. Dilerim başarılı olmuşumdur asıl iletişim büyüdükçe başlıyormuş bunu şimdiler de daha iyi anlıyorum.

Ve oğlum bu açık mektup senin için,



Canım oğlum, 
Yıllardır bu sınav için çalıştığını,aylardır ne kadar çok emek harcadığını ve günlerdir duygularını dizginlemek için çabaladığını biliyorum ama senin bilmen gereken çok daha önemli bir şey var.
Bu sınav senin ne kadar benzersiz ve özel olduğunu ölçemez. Hiçbir sınav senin beyninden geçen hayallerini, umutlarını, her canlıyı sevme şeklini ölçemez.
 Sınav sistemini hazırlayanlar senin saygılı, güvenilir, sorumluluklarını en iyi şekilde yerine getiren düşünceli biri olduğunu ve her gün elinden gelenin en iyisi olmaya çabaladığını bu uğurda büyük fedakarlıklar yaptığını bilemezler.
Zeki olduğunu ıspatlamanın sınav haricinde de pek çok yolu vardır. Sen zekisin. Zeki olmanın da önemi yok sen iyi bir insansın. Sen yeterlisin. Sen benim günümü ve yürüdüğüm yolumu aydınlatan parçamsın. Bu yüzden sınavın tam ortasında modun düşerse, lütfen seni sen yapan harika ve mükemmel özelliklerini düşün ve sınav gibi bir sistemle bu özelliklerini test etmenin hiç bir yolu olmadığını hatırla.
Sende çok iyi biliyorsun ki sınavdan kaç puan alırsan al sana bakış açım asla değişmeyecek. Sen bu hayatta bir yolcusun bende senin sahibin değil ömrüm yettiğince elini tutacak olan yol arkadaşınım. Koşulsuz/şartsız bir şekilde ne yaşarsan yaşa ailen olarak yanında olacağımızı asla unutma. Yolun hep açık olsun.

Seni çok seviyorum..
ANNEN

devamı »

Stilinize Renk Katacak Özel Ruj Çeşitleri Bir Arada



Dudaklarınızı renklendiren, bakımına yardımcı olan ve farklı renkleri ile stilinize eşlik eden rujların en güzel çeşitlerini Watsons'ta bulabilirsiniz. En iyi markaların seçkin koleksiyonlarının buluştuğu Watsons, makyajınızın yıldızı olacak rujları, avantajlı alışveriş seçenekleri ile sizlere sunar. Modeller, renklerine, formlarına göre çeşitlenir. Şeftali tonları, nude adı verilen ten rengine yakın çeşitler, toprak tonları, kırmızı, bordo ve turuncu tonlar alternatifler içinde yer alır. Ürünlerin klasik renklerinin yanında, gri, yeşil, mor gibi renklerde de opsiyonları özel serilerde yer alır. Neon, pastel, sedefli seriler, sezon trendlerine göre marka koleksiyonlarında yer alır ve kullanıcılara yenilikçi tarzlar vadeder. Flormar, Deborah, Golden Rose, Maybelline gibi en çok tercih edilen makyaj markaları her sezon yeni koleksiyonları ile makyaj trendlerine ulaşmanızı sağlar.

Birbirinden Güzel ve Kullanışlı Ruj Çeşitleri
●      Mat: Mat ürünler kullanımı özen ister. Dudakların pürüzsüz olması, makyajın mükemmel görünmesinin gereğidir. Kalıcı etki arayanların seçimi olan mat ürünler, mum tipidir. Mat özellikli dudak makyaj ürünlerinin dudakları kurutmaması gerekir. Çünkü mat renkler, dudakta kuruduğunda kabuksu görünüm oluşturabilir. Direkt sürülerek uygulanabilen ürünler, fırçayla da kullanılabilir. Mat bir makyaj malzemesi sürmeden önce, dudaklarınızı nemlendirici bir stick ile nemlendirebilir, üzerine peçete koyarak hafif bir pudra ile sabitleme sağlayabilirsiniz.
●      Likit: Likit ruj adından da anlaşılacağı üzere akışkan kıvamdadır. Hem parlatıcı ve şeffaf hem de renkli çeşitler bulundurur. Fırça yardımıyla uygulanan kilitlerin mat ve parlak alternatifleri görülebilir. Dolgunlaştırıcı efekt sunan ürünler de genellikle likittir.
●      Dudak balmları: Balm yani bakım ürünleri de renk verebilir. Mum şeklindeki bu ürünlerin birincil amacı dudakları nemlendirmek ve onarmaktır. Vişneli, muzlu, elmalı aromaları kullanıcılara egzotik bir atmosfer sağlarken verdikleri doğal renklerle dudakların makyajsız gibi ama bakımlı görünmelerine yardımcı olur.
●      Kutu: Kutu ürünler, profesyonellerin tercihidir. Plaka üzerine yerleştirilmiş, katılaşmış renkli ürünler, fırça veya parmak ile sürülerek uygulanır. Genellikle mat olan bu ürünler, refill yani yeniden doldurulabilir kutularda da sunulabilir.
●      Kalem: Kalem rujların dudak kalemleri ile karıştırılmaması gerekir. Dudak kalemleri dudak hattını belirginleştirmek için kullanılırken ürünler tüm dudaklara sürülebilir daha yoğun, kalın uçlu ve kremsi formdadır. 
●      Kalıcı ruj: Kalıcı ürünler hem likit hem de mum tipi olabilir. Özel içerikleri sayesinde dudaklardan saatlerce silinmeyen, sürtünmeye dayanıklı olan ürünler, yemek gibi eylemlerin ardından tazelenmeye gereksinim bırakmaz.
Doğru Ürünü Seçin, Göz Kamaştırın
Makyaj ürünü seçerken, kapatıcılık özelliğine, kalıcılık vaatlerine, suya dayanıklılığına dikkat etmelisiniz. Seçim esnasında kullanıcı yorumları da sizlere yol gösterebilir. Dudak ve cilt yapınıza göre ürünleri tercih edebilirsiniz. Çok kuru bir cilde sahipseniz, dudaklarınızda da aynı sorunu yaşıyorsanız mat ürünlerdense likit ve parlak ruj seçeneklerine yönelebilirsiniz. Dudaklarınızda daha geniş ve dolgun görünüm için açık renkleri seçebilirsiniz. Eğer dişlerinizin beyazlığından memnun değilseniz kırmızı tonlarına mesafeli yaklaşmalısınız.
Dudak Makyajı Yaparken Dikkat!
●      Sürerken kullandığınız dudak kaleminin ruj ile birebir aynı ton olduğundan emin olmalısınız. Koyu çerçeveler, 90'lı yıllarda modaydı.
●      Özellikle mat bir ürün sürmeden önce dudaklarınıza şeker ile peeling yapabilirsiniz. Böylece dudaklardaki pürüzleri ortadan kaldırabilirsiniz.
●      Dudaklarınıza bir kat nemlendirici sürdükten sonra renkli bir ürün sürmeniz daha uzun süre nemli hissetmenizi sağlar. Eğer nem desteği veren bir ürün tercih ediyorsanız buna gerek olmayabilir.
●      Makyaj dudak şeklinizi belirginleştirmeli ancak taşırarak dudak şeklinizi değiştirmeye çalışmamalısınız.
●      Fırça ile uygulama oldukça kolaydır ve dudak ürünlerinin daha kalıcı olmasına yardımcı olur.
●      Makyajınızı ara ara kontrol etmeyi ve gerekiyorsa tazelemeyi unutmamalısınız.
Ruj fiyatları, ürünlerin gramajına, bakım yapma gibi ek özelliklerine, içeriklerine, ambalajlarına göre değişiklik gösterebilir. L'Oréal Paris, Pastel, Revolution gibi markalar, birbirinden kaliteli makyaj malzemelerini dönemsel kampanyalarla tüketicilere sunabilir. Ürünleri seçerken markasına, nem desteğine, rengine ve dokusuna dikkat edebilirsiniz. Aradığınız nem etkisi, bakım, renk veya kalıcılık olabilir. Herkesin ihtiyacına, bütçesine ve zevkine göre bir ruj Watsons'ta bulunur.


devamı »

29 May 2020

6+ Aylık Kilo Aldıran Bebek Çorbaları: Bol Vitaminli, Besleyici


Ailenin gözbebeği, minik gurmelere özel lezzetli ve pratik bebek çorbaları Nefis Yemek Tariflerinde! Ek gıdaya geçiş döneminde bebeğinizin gelişimini destekleyecek bol vitaminli çok besleyici bebek çorba tarifleri, 6. ay ve devamı için doktor onayı alındıktan sonra güvenle pişirilebilir.

Kilo aldıran, mevsiminde taze ve besin değerleri zengin sebzelerle hazırlanan bebek için çorba tarifleri, taze ebeveynlerin ek gıda döneminde bebeğime ne yedirsem endişesine çare olacak! Midesini zorlamayacak, hazmı ve yemesi kolay 6 aylık bebek çorbaları bebeğinizin bağışıklığını da kuvvetlendirecek.

Hazırlarken ihtiyaç duyacağınız tüm püf noktaları ve aşama aşama yapılış aşamaları ile bebek çorbası tarifleri Nefis Yemek Tarifleri bebekler için özel mutfağında sizlerle buluşuyor. Hem iştah açıcı hem de kolay bebek çorbaları tarhana, yoğurt, ıspanak, bal kabağı, havuç, patates, domates, irmik, şehriye, pirinç gibi besleyici malzemelerle özel olarak hazırlandı.

Bebeğinizin sağlığını korumak için 6. ay ve sonrasında bebeğinizin gelişimini takip eden doktorunuzla görüşmeli ve ek gıdalar için onay almalısınız. Doktor uygun gördükten sonra bebeğinizin bünyesini ve neye alerjisi olup olmadığını test etmeniz gereken bir süreç başlıyor. Çorbalarda kullanacağınız malzemelerin pürelerinden birer çay kaşığı, çok az miktarda yedirip 3 gün civarında beklemelisiniz. Herhangi bir reaksiyon gösterip göstermediğini bu şekilde gözlemleyebilirsiniz.



Nefis Yemek Tarifleri Bebek Çorbaları Çeşitlerine Nasıl Ulaşabilirim?

Minik gurmelerin çok hoşuna gidecek, damak tatlarına uygun, kolayca yenebilecek çorba tarifleri sıvı alımı için önemlidir. Taze ve iyi yıkanmış sebzeler, ev yapımı yoğurt ve tarhanalar ile pirinç, bulgur, irmik gibi tahılları birlikte kullanabileceğiz bebek için çorba tarifleri 6, 7 ve 8 aylık minikler için uygundur.

Peki, sağlıklı ve lezzetli bebek çorbaları nasıl hazırlanır?

Web sayfamızdan veya tamamen ücretsiz mobil uygulamamızdan üst kısımda sıralanan seçeneklerden Tarifler bölümüne gelip Bebekler İçin kategorisi içindeki Bebek Çorbaları alt kategorisine tıklayabilirsiniz.

Tamamı denenmiş, tecrübeli ebeveynler tarafından paylaşılan bu çorbalar arasından seçim yaparken malzemeye göre filtreleme yapabilirsiniz. Arama kutucuğunun sağındaki ‘Malzeme ile Ara’ bölümünden çorbanın içinde özellikle bulunmasını istediğiniz ürünleri veya mutfağınızdaki malzemeleri ‘içersin’ listesine ekleyebilir, bebeğinizin alerjisi olan veya yemek istemediği yiyecekleri de ‘içermesin’ listesine ekleyerek size özel tarifleri sıralayabilirsiniz.

Bebek Çorbaları kategorisinde hangi çorbalar var peki? İşte, besleyici, kilo aldıran, iştah açıcı üstelik sağlıklı çorba tariflerinden bazıları:

     Ev tarhanalı vitaminli çorbalar,
     Şehriyeli, pirinçli, bulgurlu doyurucu çorbalar,
     Yoğurt çorbaları,
     Patates, havuç, brokoli, ıspanak, bal kabağı, kereviz, kabak gibi sebze çorbaları,
     Şifa niyetine tavuk suyu, et suyu çorbaları
     Unlu, irmikli kolay çorbalar.


Bebek Çorbaları Hazırlarken Hangi Gıdalar Kullanılmalı?

Bebeğinizin zihinsel ve bedensel gelişimi için 6-12 ay oldukça önemli bir süreç. Uzmanlar, bebeğin iyi beslenebilmesi için takviye gıdaların besin değerinin yüksek olmasını vurguluyor.

Peki, ek gıdaya geçiş dönemine en uygun seçeneklerden olan bebek çorbaları hazırlarken faydalı gıdalar hangileri?

     Mevsiminde taze sebzeler: Patates, kabak, havuç, domates, bal kabağı, ıspanak, brokoli gibi sebzeler ayrı ayrı besin değerlerine sahiptir. Bu aşamada sebzeleri iyi yıkamak ve besleyici özelliklerini kaybetmeyecek şekilde pişirmek önemlidir.
     Tahıllar: İrmik, pirinç, bulgur ayrıca şehriye bebek çorbalarında sık sık kullanabileceğiniz ekonomik ve doyurucu gıdalar arasındadır.
     Tarhana: Ev yapımı doğal tarhana, bebeğinizin gelişimini destekleyebileceği gibi onu hastalıklara karşı korur. Sebze çorbalarına ara sıra farklı alternatifler oluşturmak isterseniz tarhana kullanabilirsiniz.
     Yoğurt: Ev yapımı yoğurtlar, bebeğinizin kas ve kemik gelişimini destekler, probiyotik içeriği sayesinde hazmı kolaylaştırır, bağırsak florasını iyileştirir.
     Tavuk ve Et Suyu: Hastalara şifa olan bol vitamin ve mineralli tavuk ve et suyu çorbalar, bebeklerinizin ek gıda döneminde önemli rol oynar. 6. aydan sonra evde kendi hazırladığınız et suları ile sebze, pirinç, şehriye çorbaları pişirebilirsiniz. Dilerseniz et sularını tek seferde bolca hazırlayıp küpler halinde dondurabilirsiniz.



Nefis Yemek Tarifleri Mutfağından Minik Gurmelere Özel 5 Bebek Çorbası

1)  Bebekler İçin İştah Açan Cevizli Sebze Çorbası

Patates, havuç, kabak, irmik ve cevizle iştah açıcı bir lezzet kazanan cevizli sebze çorbasını hazırlamak çok kolay! Haşlanan malzemeleri robottan iyice geçirip püre haline getirdikten sonra afiyetle yedirebilirsiniz.


2) Tavuklu Terbiyeli Şehriye Çorbası (Pütürlü Tüketebiliyorsa +7 Ay)

Tavuk suyu, şehriye, iyice pişmiş ve parçalanmış tavuk eti ile bütünleşen ev yoğurtlu terbiye sosu enfes bir çorbaya dönüştü! Bebeklerin gelişimini destekleyecek bol proteinli şehriye çorbası pütürlü olduğu için 7. ay ve sonrası için idealdir.


3) Pratik ve Lezzetli: Bebe Yoğurt Çorbası +7 Ay

Bebek muhallebilerinin vazgeçilmezi pirinç unu, pirinç ve yoğurtlu terbiye sosuyla kısa süre içinde şipşak hazırlayabileceğiniz yoğurt çorbası bebeğinizin midesini yormayacak, rahatlatıcı ve doyurucu bir seçim.



4) Kilo Aldıran Tel Şehriyeli Tarhana Çorbası

Ek gıda döneminde kurtarıcınız olacak tarhana ile farklı sebzeleri ve ilerleyen dönemlerde kıyma, balık ve tavukla kombinleyebileceğiniz çorbalar hazırlayabilirsiniz. Kabak, brokoli, karnabahar, havuç veya domates rendeleyip ilave edebilirsiniz.



5) Bebekler İçin Besleyici Sebze Çorbası Yapımı

Patates, havuç, bezelye, ıspanak, brokoli, soğan, sarımsak ve tavuk ile tam bir vitamin şöleni! Hem bebeğinizin hem de ailenizin favorisi olacak bu çorba, zengin besin içeriği sayesinde zihinsel ve bedensel gelişimi destekliyor.





devamı »
Bumerang - Yazarkafe